(1602 S. K. m. 56) (1086 S. K. m. 91, 95) (2709 S. K. m. 141)
Davacı vekili 14.07.2006 tarihinde AYİM kaydına giren dava dilekçesinde özetle; 5 nci Zh. Tug. K.lığı emrinde görevli iken davacıya, 1 nci sicil amiri tarafından verilen 09.01.1999 gün ve PER:7200-4-99/20 sayılı 3 gün göz hapsi cezasının, yasa da öngörülen şekil şartlarına riayet edilmeksizin ve cezalandırma prosedürü takip edilmeden yazılı ya da sözlü savunması alınmaksızın tesis edildiğinden bahisle yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 27.07.2006 tarihinde kayda geçen dilekçesinde ise; dava açılmasını müteakip yapılan araştırma sonucunda aynı konuda daha önce dava açıldığını ve söz konusu cezanın iptal edildiğini, ancak buna ilişkin kararın önceki davayı açan davacı vekili Av. ................ tarafından müvekkili davacıya ulaşılamaması nedeni ile iletilmediğini, davacının söz konusu cezanın iptal edilmediği ya da dava açılmadığı düşüncesi ile kendilerine başvurduğunu ve bu şekilde zuhulen davanın açılmış olduğunu belirterek davacı hakkında 1 nci sicil amiri tarafından tesis edilen 09.01.1999 gün ve PER:7200-4-99/20 sayılı 3 gün göz hapsi cezasının yok hükmünde olduğunun tespiti ile iptali talebiyle açılan davadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Dosyada bulunan vekâletname incelendiğinde davacı tarafından vekile feragat yetkisi verildiği anlaşılmıştır.
Bilindiği üzere 1602 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin atfıyla davadan feragatle ilgili uygulanacak hükümler HUMKnun 91-95 nci maddelerinde yer almaktadır.
Anılan yasal hükümlere göre davadan feragat, iki taraftan birinin (davasının) neticesi talebinden vazgeçmesidir. Davasından vazgeçen davacı, bununla dava dilekçesinin talep ve sonuç bölümünde istemiş olduğu haktan (talepten) vazgeçmektedir. Davacının davasından feragat etmesi ile dava konusu uyuşmazlık sona erer. Zira, feragat kesin hükmün bütün hukuki sonuçları doğuran bir irade beyanıdır. Bu itibarla hüküm kesinleşinceye kadar davadan feragat edilmesi mümkündür.
Dava dilekçesinde yargılamanın duruşmalı olarak görülmesi talebi mevcut ise de; davacının davasından feragat ettiği, davanın esasına girilmesinin hukuken mümkün olmadığı göz önüne alındığında, duruşma yapılmasında hiçbir hukuki fayda görülmediği gibi, Anayasanın 141/ son maddesi gereğince yargılamaların en az giderle, en kısa sürede sonuçlandırılması ilkesi gereğince duruşma açılmasına gerek görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Feragat nedeniyle DAVANIN ESASI HAKKINDA BİR KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy