(Uçak Kaza-Kırım ve Olaylarında Uygulanacak İşlemler Yönergesi m. 4, 215)
Davacı ilk kez 04.07.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen ve AYİM 3.D.nin 13.07.2005 tarih ve E:2005/842, K:2005/962 sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar vermesi üzerine 05.08.2005 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle;
tarihinde
.. Filo K.lığı uçuculardan Hv.Plt.Kur.Alb
.. ve Dz.Tğm............... idaresindeki
. nolu
.. uçağının düşmesi sonucu A sınıfı kaza-kırım meydana geldiğini, olayın Hv.K.K.lığı tarafından incelendikten sonra Hv.K.K.lığının
.. tarihli A sınıfı kaza-kırımı müşterek kanaat raporunun(MKR) yayınlandığını, yine Hv.K.K.lığının
.. tarihli sonuç ve kararının yayınlandığını, sonuç ve karara göre o tarihte
standardize Filo Komutanı olması nedeniyle kendisine %10 idari faktör verildiğini,
.. Ana Jet Üs Uçuş Eğt.Mrk.K.lığına atanan pilotların öğretmen eğitimlerinin
.Standardize Filo K.lığı tarafından yaptırıldığını,
. uçağına atanan pilotlar için öğretmen eğitimi toplamının 21 sorti olduğunu, anılan kazada öğretmen olarak uçan Hv.Plt.Kur.Alb................un öğretmen eğitiminin 1. sortisinin (
tarihinde uçulan)
..Standardize Filo K.lığında uçulduğunu, 20 sortinin eğitiminin yapıldığı Standardize Kol K.lığında icra edildiğini, bu nedenle Akhisardaki Standardize Kol K.lığı sorumluluğunda icra edilen sortilerin planlanması, icrası ve kontrolünde kendisinin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını belirterek şahsına %10 idari faktör (kusur) verilmesi şeklindeki hukuka aykırı bulunan işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyası, olayın akabinde tanzim edilen davaya konu müşterek kanaat raporu, sonuç raporu ve davacının özlük dosyası ekindeki belgelerin incelenmesi neticesinde; davacının 2 nci Ana Jet Üs Uçuş Eğitim Merkezi Komutanlığı Uçuş Eğitim Yönergesi hükümlerine göre öğretmen pilot yetiştirme yetki ve sorumluluğuna haiz olan
.. Standardize Filo K.lığının filo komutanı olduğu, A sınıfı kaza kırıma uğrayan
.. No.lu
uçağına ait müşterek kanaat raporunda önlem ve öneriler başlığında; standardize kontrol uçuşları yönergede belirtilen ve yapılması gereken tüm hususları kapsayacak şekilde yapılmalı ve taviz verilmemelidir alınacak önlemlerden biri olarak belirtilerek, önlemlerin Std.Fl.K.lıkları, Std.Ks.A.likleri tarafından alınmasının gerektiğinin belirtildiği, sonuç ve karar bölümünde ise
.. Filo komutanı olan davacıya %10 idari faktör verildiğinin belirtildiği,
tarihinde Hv.K.Komutanı tarafından da onaylandığı, 25.05.2005 tarihinde davacıya tebliği üzerine ilk kez 04.07.2005 tarihinde kayda giren dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Burada öncelikli olarak tespiti gereken husus; adli inceleme ve araştırma amacını taşıyan ve dava konu olan müşterek kanaat raporunun sonuç ve karar kısmındaki, davacıya %10 idari faktör kusuru verilme işleminin niteliğinin ne olduğu, bu işlemin kesin ve yürütülebilir dava açık bir ifadeyle iptal davasına konu olabilecek niteliklere haiz bir idari işlem olup olmadığıdır.
İptal davasının konusunu idarenin her işlemi değil, idari işlemler yani idare tarafından bir kamu hizmetinin yürütülmesi dolayısıyla, kamu gücü kullanılarak tek taraflı iradeyle tesis edilen kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler oluşturur. İdarenin iç yapısına ve işleyişine ilişkin işlem ve uygulamalarının, hazırlayıcı işlemlerinin idari davaya konu edilmesi mümkün değildir. Başka bir deyişle, iptali istenen işlem kesin, etkili ve icrai nitelikte olmalıdır.
Davacının dilekçesinde bahsi geçen uçak kazasının akabinde teşekkül ettirilen kaza-kırım heyeti tarafından Uçak Kaza-Kırım ve Olaylarında Uygulanacak İşlemler Yönergesi (HKY 215-4 (c)) uyarınca tahkikat yapılmış ve davaya konu müşterek kanaat raporu tanzim edilmiştir. Uçak kazaları ile ilgili detayların tespitine yönelik tahkikat ile ilgili hususların düzenlendiği bu Yönergenin 1. Bölüm 4/i maddesine göre; Uçak kaza-kırım incelemeleri, gerçek neden /nedenlerin ortaya çıkarılması ve kaza-kırımların tekrar olmaması, doğru önlem ve önerilerin belirlenmesi için yapılır. İncelemelerde hiçbir zaman suçlu aranmaz, hata, aksaklık aranır ve gerçek sebebin ortaya çıkarılması esastır. Hazırlanan müşterek kanaat raporu (MKR) adli inceleme, araştırma amaçlı olmayıp olayın gerçek sebebinin ortaya çıkarılması ve doğru önlemin belirlenmesi içindir. MKR nin Hukukunun onaylı ve imzası ile yayınlanması, adli tahkikat özellikleri taşımaması nedenleriyle MKRye itiraz edilmeyecektir. MKRlerde %70 ve üzerinde pilotaj hatası bulunanlar savunma ve itirazların Hv.K.K.lığı uçuş kurulunda sunacaklardır.
Uçucu birlikleri bulunan komutanlıklarda meydana gelen uçak kazalarının sebep ve sonuçlarının tespitine yönelik olarak yapılan tahkikatlar sonunda uçuştan ayırma, yeniden eğitime alma vb. bir takım idari tedbirlerin alınması doğaldır. Bu durumda tahkikat bir hazırlık işlemi niteliğini kazanmaktadır. Ancak nihai işleme yönelik hazırlık işlemlerinin asıl işlemden bağımsız olarak tek başına hukuki sonuç doğurmadığı, şahsiyet haklarını ihlal etmediği veya hukuki durumlarda değişiklik yaptığından dolayı ayrılabilir işlem kavramı gereği sürecin tamamlanmasından önce dava edilebilirlik vasfı kazanmadığı müddetçe kural olarak doğrudan doğruya iptal davasına konu olamaz. Bu sebeple müfettiş, muhakkik, kaza-kırım veya idari soruşturma raporları hazırlık işlemi mahiyetinde olup kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmadıklarından idari davaya konu edilmeleri de mümkün değildir.
Somut olayda, ilgili Yönergede de bahsi geçtiği üzere kaza-kırım heyetinin yaptığı tahkikatın amacının suçluyu aramaktan ziyade, hata aksaklık ve tüm parametreleriyle olayın gerçek sebebini ortaya çıkarmak olduğu, suçlu aramadığı, tahkikat neticesinde ilgilinin durumuna tesir eden idari veya cezai mahiyette bir karar almadığı veya bu nitelikte bir karara bağlanmadığı sürece sonuç ve kanaat raporunun yeni bir hukuki durum yaratıcı veya değiştirici nitelikte kabul edilmeyeceği, bir tespit veya hazırlık işlemi olduğu, dolayısıyla kesin yürütülebilir bir idari işlem, başka bir değişik icrai bir nitelik taşımadığı, bu sebeple davacının iptalini istediği işlemin idari davaya konu olamayacağı değerlendirilmiş ve ortada hukuka aykırılık bulunmadığından davanın reddinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacının davaya konu ettiği ve iptalini istediği idari işlemin idare hukuku alanında sonuç doğuracak bir irade açıklaması niteliğinde olmadığı değerlendirildiğinden duruşma yapılmasına gerek olmadığı kanaatine varılmış ve davacının bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
İdari dava konusu teşkil etmeyen işlemin inceleme kabiliyeti olmadığından davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy