(205 S. K. m. 25, 26)
Davacı 06.03.2006 tarihinde Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesi, 13.03.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 ncü Dairesinin 23.03.2006 gün ve 2006/373 Esas, 2006/393 Karar sayılı kararı ile 1602 sayılı Kanunun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince 30 gün içinde dava açılmak şartıyla reddine karar verilmesi üzerine, 19.04.2006 tarihinde Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesinde, 25.04.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen yenilenen dava dilekçesinin de Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 ncü Dairesinin 11.05.2006 gün ve 2006/687 Esas, 2006/591 Karar sayılı kararı ile 1602 sayılı Kanunun 36, 44, 45/A maddeleri gereğince 30 gün içinde yeniden düzenlenmek üzere reddine karar verildikten sonra 10.07.2006 tarihinde Diyarbakır Nöbetçi İdare Mahkemesinde, 19 Temmuz 2006 tarihinde de Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen ikinci kez yenilenen dava dilekçesinde özetle; Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Top. Uzm. Çvş. olarak görev yaparken Hepatit B rahatsızlığı nedeniyle iki aydan daha fazla hava değişimi alması nedeniyle 30.09.2002 tarihinde sözleşmesinin feshedildiğini, Ordu Yardımlaşma Kurumuna 15.04.2001 tarihinden itibaren daimi üye olarak 9-296360 no.lu sırasına kaydının yapılarak kabul edildiğini ve düzenli olarak maaşının %10u tutarının aidat olarak kesildiğini, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 30.06.2004 gün ve 2004/907 Esas, 2004/1090 Karar sayılı kararı ile adi malûl kabul edilmesine karar verilmesi üzerine TC. Emekli Sandığı tarafından kendisine adi malûl aylığı bağlandığını, malûliyet yardımı ödenmesi talebinin OYAK tarafından GATA Sağlık Kurulunun 25.06.2003 tarihli ek raporu gerekçe gösterilerek reddedildiğini, malûliyet yardımı yapılmaması işleminin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesinde Top. Uzm. Çvş. olarak görev yapmakta iken Girne Asker Hastanesinin 30.07.2002 gün ve 1856 sayılı sağlık kurulu raporu ile Hepatit-B virus enfeksiyonu tanısı ile SMK. 3 ay hava değişimi verilmesi üzerine 1 yıl içinde 2 aydan fazla istirahat alması nedeniyle sözleşmesinin feshedilerek 30.09.2002 tarihinde terhis edildiği, aynı rahatsızlık nedeniyle davacıya Adana 100 Yataklı Asker Hastanesinin 03.10.2002 gün ve 640 sayılı sağlık kurulu raporu ile 3 ay hava değişimi verildiği, davacı hakkında Diyarbakır 600 Yataklı Asker Hastanesinin 07.02.2003 gün ve 341 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile Hbsag Pozitifliği (Altı Aydan Uzun Süren) Tanısı İle Türk Silahlı Kuvvetlerinde Uzman Erbaş Olarak Görev Yapamaz kararı verildiği, davacının davalı Ordu Yardımlaşma Kurumuna başvurarak malûliyet yardımı yapılması isteminde bulunduğu, davalı kurum tarafından davacının belirtilen rahatsızlığı nedeniyle 205 sayılı OYAK Kanununun 21 nci maddesinde tam ve daimi malûliyet yardımı yapılabilmesi için gerekli koşulları taşıyıp taşımadığının tespiti için GATA Sağlık Kurulu Başkanlığından davacının hastalığının tedavisinin mümkün olup olmadığı ve bu hastalıktan dolayı fikren ve bedenen bir işle meşgul olma imkânından mahrum kalıp kalmadığının sorulduğu, GATA Sağlık Kurulunun 25.06.2003 gün ve 182 sayılı ek raporu ile davacının mevcut HBV enfeksiyonunun kesin tedavisinin mümkün olmadığı ve bu hastalıktan dolayı fikren veya bedenen bir işle meşgul olma imkânından kati surette mahrum kalmadığının bildirilmesi üzerine Ordu Yardımlaşma Kurumunun 07.07.2003 tarihli yazısıyla davacının talebinin reddedildiği ve davacıya 16.07.2003 tarihinde tebliğ edildiği, bunun üzerine davacının malûliyet yardımı yapılmaması işleminin iptali istemiyle Ankara 1 No.lu İdare Mahkemesine müracaat ettiği, Ankara 1 No.lu İdare Mahkemesinin 12.09.2005 gün ve 2003/1462 Esas, 2005/801 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
205 sayılı OYAK Kanununun 26 ncı maddesi; Malûliyet yardımı aşağıdaki hallerde ödenir:
a) Tam ve daimî malûllük, üyelerden her hangi biri ister vazife dahili ister vazife harici olsun, her hangi bir kaza, hastalık ve sakatlık neticesinde bir işle meşgul olmak imkânından katî surette mahrum kaldığı heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün ettiği takdirde tam ve daimî malûl addedilir.
Muvakkat ve kısmi malûllük ile muvakkat hastalıklar tam ve daimî malûliyet mefhumunun haricindedir. Ancak, vücudun yarısının felci, iki kol veya iki bacağın, iki elin, iki ayağın ve iki gözün, bir kol ile bir bacağın, bir el ile bir ayağın tamamıyla kaybı, tedavisi gayrikabil daimî hastalıklarla gayrikabil tedavi olduğu heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün edip Kurumca da vazifeye devamına imkân olmadığı kabul edilen sair hastalıklar tam ve daimî hali olarak kabul edilir.
Hastalık sebebiyle yapılacak tam ve daimi malûliyet yardımı, malûliyet halinin tesbitinden bir sene sonra ödenir.
Tam ve daimi malûliyet yardımı 25 inci madde gereğince hesaplanan ölüm yardımı gibi hesap ve tesviye olunur.
b) Kısmi malûllük, üyelerden birisi her hangi bir kaza dolayısıyla daimi ve fakat kısmi bir malûliyete uğradığı takdirde işbu kanunun ilişik 2 No. lu tablodaki nispetler dahilinde kısmi malûliyet yardımına hak kazanır.
Kısmi malûliyet yardımı hesabında, son olarak alınan maaş tutarının 12 misli esas ittihaz olunur ve bu miktarın tablodaki nispetlerle hâsılı zarbı kısmî malûliyet yardımı tutarını verir.
Kısmi malûliyete duçar olan üyenin durumu, vazifesinden de ayrılmasını icabettirecek olursa bu takdirde ayrılış tarihine kadar birikmiş emeklilik yardımı tutarı da kendisine iade olunur.
Kasten husule getirilen sakatlıklar, alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanılmasının tevlidedeceği malûllükler için yalnız malûliyetin vukua geldiği tarihe kadar birikmiş emekli yardım tutarı verilir.
Sırf ihtiyarlık dolayısıyla çalışmamak veya kudretten düşme malûliyet sayılmaz ve 65 yaşından sonra vukua gelen malûliyet halleri her ne olursa olsun sureti katiyetle ödenmez.
Herhangi bir uzvun malûliyete duçar olması sebebiyle ödenen malûliyet yardımı, o uzvun ikinci bir defa malûliyete duçar olması halinde ödenecek malûliyet yardımında, tenzili bir şekilde nazara alınır.
Bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tabiri, o uzvun veya uzuv kısmının kati ve mutlak surette vazife görmemesini ve kullanılmamasını ifade eder.
Bir kazadan evvel esasen hiçbir suretle vazife, göremeyen ve kullanılamayan bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tazmin olunmaz. Aynı kazadan dolayı muhtelif uzuvlarda veya uzuv kısımlarında meydana gelen malûliyetler için ayrı ayrı hesap edilecek yardım yekûnu son olarak alınan maaş tutarının 12 mislini geçemez. hükmüne amirdir.
Dava konusu, OYAK Kanununun 26 ncı maddesi kapsamında malûliyet yardımı yapılmaması işleminin iptali istemi olduğundan davacının bu talebinin tam ve daimi malûliyet yardımı ve kısmî malûliyet yardımı bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekmektedir.
205 sayılı OYAK Kanununun 26/a maddesinde düzenlenen tam ve daimi malûliyet yardımını doğuran hukuki nedenler kaza, hastalık veya sakatlık olmak üzere üç halde gerçekleşebilir. İki paragraf halinde düzenlenen 26/a maddesinde her iki paragrafta da eşit şekilde kurucu unsur; kaza, hastalık veya sakatlığın bir işle meşgul olmak imkânından katti surette mahrum kalma sonucunu doğurması ve bu halin bir sağlık kurulu raporu ile ortaya konulmuş olması koşuludur. Bu nedenle 205 sayılı Kanunun 26/a maddesinin ikinci paragrafında belirtilen tedavisi gayri kabil daimi hastalıklar ve tedavisi gayri kabil tedavi olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlenip, kurumca da vazifeye devamına imkân olmadığı kabul edilen sair hastalıklarda söz konusu ortak unsurun gerçekleşip gerçekleşmediğinin aranması gerekmektedir.
Davacı hakkında düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 25.06.2003 gün ve 182 no.lu ek raporda davacının; HBV Enfeksiyonunun kesin tedavisinin mümkün olmadığı, bu hastalıktan dolayı fikren veya bedenen bir işle meşgul olma imkânından kati surette mahrum olmadığının belirtildiği, dolayısıyla tam ve daimi malûliyet yardımı yapılabilmesi için gerekli bir işle meşgul olmak imkânından kati suretle mahrum kalma şartının gerçekleşmediği, davacının mevcut hastalığının tedavisinin olanaksızlığı GATA Sağlık Kurulunun Ek Raporundan anlaşılmakla birlikte, OYAK tam ve daimi malûliyet yardımının ödenebilmesi için Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesine neden olan hastalığının tedavi edilmezliği yanında, bu hastalığın bir işle meşgul olma olanağından kendisini kesin biçimde yoksun bırakması da gerekmektedir.
205 sayılı OYAK Kanununun 26/b maddesinde düzenlenen kısmî malûliyet yardımının ise herhangi bir kaza nedeniyle daimi ve fakat kısmî bir malûllük durumunda yapılabileceği belirtilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 25.06.2003 gün ve 182 sayılı ek raporundan anlaşılacağı üzere davacının rahatsızlığının kaza dolayısıyla değil hastalık dolayısıyla meydana geldiğinden kısmî malûliyet yardımı şartlarının da oluşmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacının mevcut rahatsızlığı nedeniyle bir işle meşgul olma imkânından kati surette mahrum kalmadığı anlaşıldığından, tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy