(Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği m. 31)
Davacı dilekçesinde özetle; rahatsızlığı nedeniyle GATA K.lığının 01.10.2001 tarih ve 6560 sayılı raporu ile hakkında nörü behcet hastalığı optalmojik yönden sağlam teşhisi konularak D/10, F1, 0/30 F1 Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini ve buna istinaden Adi Malul olarak emekliye sevk edildiğini, Ancak TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 5 nci Bölüm madde 31/6 fıkrası gereğince göreve devam etmek istediğini kuvvete bildirdiğini, bunun üzerine GA T A Hastanesine sevkinin yapılarak hakkında 05.06.2002 tarih ve 4121 sayılı raporla Behçet hastalığı (nörolojik tutumlu) teşhisi konularak D/10 f2 TSKda bedenen çalışamaz, fikren çalışabilir kararı verildiğini, bu rapora istinaden TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 5 nci Bölüm 31/6 maddesine göre Deniz Kuvvetleri Komutanlığının işlem tesis etmesi gerektiğinden yeniden göreve alınmama işleminin iptalini talep etmektedir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının 30.08.1984 yılında mezun olduktan sonra, 1986 yılında pilot olarak göreve başladığı, 1998 yılında başlayan nörolojik tutulumlu rahatsızlığından dolayı uzun süren tetkik, muayene ve tedavileri neticesinde son olarak GATA Sağlık Kurulunun 01.10.2001/6560 sayılı raporu ile Nöro Behçet Hastalığı Optalmolojik Yönden Sağlam. D/10, F-1, D/30, F-1, Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz kararı verdiği, kararın 26.11.2001 tarihinde onaylanarak kesinleştirildiği, davacının ilk olarak 04.02.2002 tarihinde durumunun yeniden değerlendirilerek göreve dönüş talebine ilişkin dilekçe verdiği, T.C. Emekli Sandığı Sağlık Kurulunun 11.02.2002 tarihli kararı ile davacının adi malül olduğuna karar verildiği, bu arada davacının 04.02.2002 tarihli dilekçesine istinaden 03.05.2002 tarihinde GATAya sevk edildiği, GATA Sağlık Kurulunun 05.06.2002/4121 sayılı raporu ile Behçet Hastalığı (Nörolojik Tutulumlu) D/30, F-5, Türk Silahlı Kuvvetlerinde Bedenen Çalışamaz. Fikren Çalışabilir. kararı verildiği, kararın 04.07.2002 tarihinde onaylanarak kesinleştirildiği, davacının son görev yeri olan MSB Seferberlik Daire Başkanlığının 13.06.2002 tarihli davacının görev yaptığı kadronun rapor kararına uygun olmadığı görüşü üzerine davacının adi malul olarak emekliye sevkinin 11.11.2002 tarihli MSB onayı ile tamamlandığı, bu yazının davacıya tebliğine ilişkin tebellüğ belgesi düzenlendiği, ancak tebellüğ belgesinde tarih bulunmadığı, davacının 20.06.2006 tarihinde sağlık durumuna uygun bir görev verilmesi için yeniden dilekçe verdiği, Dz.K.K.nın 07.07.2006 tarihli yazısı ile davacıya ayırma işleminin tamamlandığı şeklinde cevap verildiği, davacının 08.09.2006 tarihli dilekçe ile açtığı davanın dilekçe reddi ile sonuçlanmasından sonra, 16.10.2006 tarihli dilekçe ile süresinde yeniden dava açtığı, AYİM 1. Dairesinin 07.11.2006/1071-941 Esas Karar sayılı tevdii kararı ile dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
Davanın, hakkında verilen TSK da görev yapamaz kararlı rapor nedeniyle malulen emekli edilen davacının TSK. Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci maddesinin 6 ncı bendinin uygulanması suretiyle, sağlık durumuna uygun bir görev verilmemesine ilişkin idari işlemin iptali istemiyle açıldığı, Kurumunca resen yapılan bir atama veya yer değiştirme işleminin sözkonusu olmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlık konusunun Dairemizin görev alanına girdiği değerlendirilmiştir. Öte yandan gerek idare, gerekse Başsavcılık tarafından süre itirazında bulunulmuş ise de; GATA Sağlık Kurulunun raporundan sonra durumunun yeniden değerlendirilerek göreve döndürülme talebine, ilk dilekçesini verdiği esnada henüz adi maluliyet kararının alınmamış olması, ayrıca davacının aynı doğrultudaki ikinci dilekçesine kadar kendisine herhangi bir tebligatın yapılmamış olması karşısında süre itirazlarına itibar edilmemiş, 11.11.2002 tarihinde adi malul olarak emekliye sevkine ilişkin MSB onayını müteakip 20.06.2006 tarihinde idareye müracaat eden ve idarenin olumsuz cevabı üzerine 08.09.2006 tarihinde kayda giren dilekçesi ile davasını açan davacının yasal süreler içinde müracaatını gerçekleştirdiği anlaşılmıştır.
TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 31 nci maddesinin 6 ncı bendi ; Türk Silâhlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz raporu alan ve organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan subay, astsubay ve uzman jandarmaların raporları, ilgili kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne gönderilir. Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından söz konusu personelin malûllük durumunun tespit edilmesini müteakip, organ kaybı veya organ zafiyeti bulunan personelden kendi istekleriyle müracaat edip bu istekleri, bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fizikî noksanlıklarını kapatabilmesi nedeniyle mensup olduğu kuvvet komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı tarafından uygun görülenler, kuvvet komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığınca Gülhane Askerî Tıp Akademisi Profesörler Sağlık Kuruluna sevk edilir. Sevk yazısında görevlendirilecekleri yerlerde çalışmaya uygun olup olmadığının tayin edilmesi istenir. Profesörler Sağlık Kurulunca bu kişiler hakkında Belirtilen Görevleri Yapar veya Belirtilen Görevleri Yapamaz şeklinde karar verilir. Profesörler Sağlık Kurulu kararında bu personelin kontrol muayenelerinin yapılıp yapılmayacağı ya da hangi aralıklarla yapılacağı da belirtilir ve Belirtilen Görevleri Yapar kararı alanların raporları Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Sağlık Kurulunca onaylanıp, kuvvet komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, Genelkurmay Başkanlığının onayı alındıktan sonra uygun göreve ataması yapılır. Müteakiben personelin durumu ilgili kuvvet komutanlığı ile Jandarma Genel Komutanlığı tarafından Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne bildirilir. hükmünü içermektedir.
İlgili Yönetmelik hükmünden de anlaşıldığı üzere; sıhhi sebeplerden dolayı TSKden ayrılan personelin, kendisine sağlık durumuna uygun bir görev verilmesi yönünde bir talepte bulunması halinde, öncelikle mensubu olduğu kuvvet komutanlığı tarafından bilgi ve tecrübelerinin sınıfı için faydalı olması ve fiziki noksanlıklarını kapatabilmesi hususunun değerlendirilip, uygun bulunması gerekmektedir.
Kuvvet komutanlıklarının bu konudaki takdir yetkisinin çerçevesine yönelik olarak hazırlanan Gnkur. Başkanlığının 30.05.2002/PER:9050-9-02/Per. D.Ynt.Ş.(3) sayılı prensip emri uyarınca; organ kaybı veya zafiyeti, terör olayları ve göreviyle ilgili olaylar hariç olmak üzere diğer sebeplerden kaynaklananlardan, T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü tarafından adi maluliyet aylığı bağlanabilmesi için yeterli hizmet süresinin olmaması nedeniyle malulen emeklilik hakkını elde edemeyenler ile terör olayları ve görevleri nedeniyle organ kaybı veya zafiyeti olanların sınıfı için gerçekten faydalı olmaları, fiziki noksanlıklarını kapatabilmeleri halinde ilgili kuvvet komutanlığı tarafından TSKde göreve devam ettirilmeleri uygun görülebilir.
Nitekim davacının 04.02.2002 tarihli dilekçesindeki göreve devem etme talebinin Dz. K.K. tarafından değerlendirildiği 23.10.2002 tarihli sonuç ve teklif raporunda; hastalığı nedeniyle 01.06.1998 tarihinden 01.10.2001 (son rapor tarihi) tarihine kadar fiilen çok az görev yapan Dz. Bnb.
un Genelkurmay Başkanlığının prensip emri gereği emekliye sevk edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirilmiş, başka bir değişle TSKde görevine devam ettirilmesi kuvvet komutanlığı tarafından uygun görülmemiş, GATA Sağlık Kurulunun 01.10.2001/6560 sayılı ve TSKde Görev Yapamaz. kararlı raporunun yanı sıra, Dz.K.K.nın 23.10.2002 tarihli bu görüşüne istinaden malulen emekliye sevk edildiği anlaşılmıştır.
Mevzuat ve ilgili prensip emri dikkate alındığında, idarenin bu imkan ile personelinin moral-motivasyonunu yükseltmeyi, öte yandan belirli hizmet süresini tamamlamaması sebebiyle zor durumda olan malul personelden imkan dahilinde TSKnın diğer birimlerinin de hizmetlerinden yararlanmayı amaçladığı açıktır. Ancak temel amacın hizmetin iyi işlemesi olduğu unutulmamalıdır. Dolayısıyla yeniden istihdama yönelik bu işlemin hizmeti önemli ölçüde aksatabilecek niteliğe dönüşmemesi ve idarenin bu konudaki takdir hakkını belirlediği kriterlere göre itina ile kullanması gerekmektedir. Malul personelin öncelikle görevi yapabilecek durumda olması, öte yandan bilgi ve tecrübe birikiminin rahatsızlığını kapatabilecek seviyede olması gereği gözden uzak tutulmamalıdır. Öte yandan TSK. nin hangi biriminde ne kadar personele ihtiyaç duyulduğu ve hizmetin görülmesi için personelde aranması gereken niteliklerin tespiti noktasında ilgili kuvvet komutanlıklarının takdir hakkının bulunduğunda şüphe yoktur. Uyuşmazlığa konu olayda olduğu gibi, malulen TSKden ayrılmak zorunda kalan personele müracaatı doğrultusunda sağlık durumun uygun bir görev verilebilmesi ilk aşamada idarenin kabulüne, başka bir deyişle ilgili kuvvet komutanlığının uygun görmesine bağlıdır.
Somut olayda, organ kaybı veya zaafiyeti teşkil etmeyen rahatsızlığından dolayı malulen emekliye sevk edilen ve hizmet süresinin yeterli olması sebebiyle maaş bağlanan davacının talebi, ihtisasını ve durumunu gözönüne alan Dz.K.K. tarafından fiilen uçuşu gerektirmeyen kadro görevlerinde dahi aranan nitelikleri taşımaması ve hizmetinden başka bir birimde yararlanamayacağı değerlendirmesiyle uygun görülmemiş ve olumsuz sonuçlandırılmıştır. İdarenin işleminde hukuk ve mevzuat hükümlerine aykırı bir durum bulunmadığı gibi, takdir hakkının yerinde kullanılmadığı, takdirde zaaf olduğunu gösteren somut bir olgu da olmadığından tesis edilen işlemin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Malulen emekli olan davacıya sağlık durumuna uygun bir görev verilmemesi işleminde hukuka ve mevzuata aykırı bir yön bulunmadığından DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy