(1602 S. K. m. 36, 38, 44) (4721 S. K. m. 14, 405, 448, 462)
Davacı vekili 08.11.2006 tarihinde AYİM kaydına geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin hakkında düzenlenen sağlık raporu gereği adi malûl olarak emekliliğinin onaylandığını bu işlemin 13.07.2006 tarihinde kendisine tebliğ edildiğini, müvekkilinin çeşitli suçlardan 3 ay tutuklu 6 ay açıkta kaldığını, bu dönemde eksik maaş aldığını, 24.06.1998 tarihinde disiplinsizlik nedeniyle ayırma işlemine tabi tutulduğunu, AYİM kararıyla göreve döndüğü 03.10.2001 tarihine kadar hiç maaş almadığını, daha sonra bu sürelere ilişkin maaş farklarının 26.12.2002 tarihinde 14.872.000.000 TL. olarak ödendiğini, ancak geç ödemeden kaynaklanan zarar ve faizlerin müvekkiline ödenmediğini, müvekkilinin temyiz kudretine sahip olmadığından hakkını arayamadığını, müvekkilinin 1173542929 numaralı tasarrufu teşvik personel hesabına Temmuz 1992(dahil)-Aralık 1994 (dahil) dönemi, Temmuz 1995 (dahil)-Aralık 1995 (dahil) dönemi ve Temmuz (1998) (dahil) tarihinden kesintinin kaldırıldığı döneme kadar olan kesinti ve işveren katkı paylarının hesaba yatırılmadığını, anılan kesiti ve işveren katkı paylarının hesaba yatırılarak emsalleri ile aynı seviyeye getirilmesi için yaptıkları başvuruya cevap verilmeyerek taleplerinin zımnen reddedildiğini, müvekkilinin hiçbir suçu yokken değişik suçlardan yargılanıp mahkemeler tarafından suçsuz görülerek beraat ettiğini, bu yargılama sürecinde yaklaşık 6,5 ay tutuklu kaldığını, daha sonra açığa alındığını ve açıkta iken hukuka aykırı bir şekilde ayırma işlemine tabi tutularak Türk Silahlı Kuvvetleri ile işliğinin kesildiğini, daha sonra AYİM Kararıyla görevine iade edildiği fakat rütbe derece/kademesinin emsallerine intibak ettirilmediğini, müvekkilinin hastalığından dolayı rütbe bekleme süreleri tamamlanmadan Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz raporu ile emekliye ayırma kararının onaylandığını, müvekkilinin rütbe derece ve kademe intibakları yapılmadan emekliye ayrılması halinde telafisi imkansız maddi ve manevi zararlarının doğacağını, müvekkilinin hiçbir kusuru yokken idarenin kusurundan kaynaklanan bu zararları idarenin karşılaması gerektiğini, müvekkilinin rütbe derece ve kademe ilerlemelerinin yapılarak emsalleri ile aynı duruma getirilerek emekli edilmesi için yaptıkları müracaatın reddedildiğini, bu işlemlerin hukuka aykırı olduğunu belirterek, tazminat haklarının saklı kalmak kaydı ile müvekkilinin rütbe derece ve kademe ilerlemeleri yapılarak emsalleri ile aynı duruma getirilerek emekli edilmemesi işlemi ile, yine tazminat hakları saklı kalmak kaydı ile, tasarrufu teşvik kesinti ve işveren katkı paylarının hesaba yatırılarak emsalleriyle aynı seviyeye getirilmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM Genel Sekreterliğinin 28.11.2006 gün ve Gensek: 2006/3559 Teb. Müd. sayılı yazısı ile, davalı idarelerden Milli Savunma Bakanlığının savunma süresinin uzatılması talebi hakkında karar verilmek üzere dosyanın dairemize gönderildiği anlaşılmaktadır.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun,
44 ncü maddesi; Kaydı yapılan dilekçeler Genel Sekreterce;
a) Görev,
b) İdari veya yargı mercii tecavüzü,
c) Ehliyet,
d) Husumet,
e) 36 ve 38 nci maddelere uygun olup olmaması,
f) Süre aşımı,
Noktalarından sırası ile incelenir.
Bu noktalardan kanuna aykırı görülmeyenlerin tebligat işleri yapılır.
Kanuna aykırı görülen dilekçeler, karar verilmek üzere görevli Daire veya Daireler Kuruluna havale olunur. Daire veya Daireler Kurulunca kanuna aykırı görülmeyen dilekçelerin, tebligat işlemi için Genel Sekreterliğe iadesine karar verilir.
36 ncı maddesi;
Dilekçelerde:
a) Tarafların ad ve soyadları ile sınıf ve rütbeleri, duhulü, nasbı, adresleri ve unvanları; varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları ile adresleri ve unvanları;
b) Davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı deliller;
c) Davaya konu olan idari eylem ve işlemin yazılı bildirim tarihi;
d) Tazminat davalarında uyuşmazlık konusu miktar gösterilir.
Dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örnekleri karşı taraf sayısından bir fazla olur.
38 nci maddesi; 20 nci maddede yazılı idari eylem ve işlemler aleyhine ayrı ayrı dava açılır. Ancak aralarında maddi ve hukuki bakımdan bağlılık varsa, aynı şahsı ilgilendiren birden fazla eylem ve işlemler aleyhine bir dilekçe ile de dava açılabilir. hükümlerini içermektedir.
Dava dilekçesi incelendiğinde;
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405 nci maddesi hükmüne göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması veya bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişilerin kısıtlanacağı, aynı Kanununun 14 ncü maddesine göre kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı, 448 nci madde hükmüne göre, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki ilişkilerde temsil etmeye vasinin yetkili olduğu; 462 nci maddenin 8 nci fıkrası hükmüne göre de vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiği bilinmektedir.
Dava dilekçesinden anlaşıldığı üzere, davacı hakkında düzenlenen sağlık raporlarındaki teşhisler ve davacı vekilinin dilekçesinde, davacının temyiz kudretine sahip olmadığını açıkça belirtmiş olması karşısında; öncelikle davacının temyiz kudreti bulunup bulunmadığı ve vasi tayini gerekip gerekmediğinin vesayet makamından alınacak bir kararla ortaya konulduktan sonra, davacıya vasi atanması halinde de 462 nci madde hükmüne göre dava açma izni alınması gerekmektedir. Davacıya vasi tayin edilip edilmediği, husumet izni alınıp alınmadığına ilişkin bilgi ve belgelerin dava dilekçesine eklenmediği görülmüştür.
2. Dava ehliyeti sorunu aşıldığı taktirde, tasarruf teşvik kesintilerinin eksik yatırılması işlemi ile, rütbe derece ve kademelerinin emsalleri seviyesine yükseltilmemesi işlemi arasında maddi ve hukuki irtibat bulunmadığından her iki konu hakkında ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerekmektedir.
3. Davacının rütbe derece ve kademesinin emsalleri seviyesine yükseltilmesinden neyi kastettiğini, rütbesinin de emsallerinin seviyesine yükseltilmesini isteyip istemediğini, yoksa rütbesinin emsallerinden aşağıda olmasına itiraz etmeyip, sadece maaş derece ve kademesinin emsalleri seviyesine yükseltilmemesinin iptalini mi istediğini tereddüde yer vermeyecek şekilde açıklaması gerekmektedir.
Bu itibarla; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince, 30 gün içinde dava açılmak şartıyla DİLEKÇENİN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy