(357 S. K. m. 2)
Davacı 08.02.2006 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde ve cevap dilekçelerinde özetle; Askeri hakim ihtiyacının karşılanması için yayınlanan emir kapsamında askeri hakimliğe geçmek için 22.08.2005 tarihinde müracaat ettiğini, 27.02.2006 tarihinde yapılan sınava çağrılmadığını, kıdemli yüzbaşı rütbesinde olması nedeniyle müracaatının kabul edilmediğini, kıdemli yüzbaşı rütbesine yükseltilmeden önce müracaat etmek koşulu ile kıdemli yüzbaşılığın ilk yılında askeri hakimlik sınavına girilmesinin hukuka uygun olduğuna dair AYİMnin 16.11.1994 tarih 1994/329-1675 E.K. sayılı kararının bulunduğunu, müracaatının kabul edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek işlemin iptaline, yürütmenin durdurulmasına, yargılamanın duruşmalı yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesinin 23.07.2006 tarih Gensek No:2006/306, Esas No:2006/269 sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmiştir.
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun Kaynaklar başlıklı 2 nci maddesi;
Askeri hakim ve askeri savcı ihtiyacı aşağıda belirtilen kaynaklardan sağlanır:
A) Muvazzaf subay olan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa, hukuk fakültelerine giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler.
B) Askeri liseleri bitirerek harb okullarına kabul olunan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa, hukuk fakültelerinin giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
C) Kıtada başarı göstermiş ve bir hukuk fakültesi bitirmiş bulunan yedek subaylardan askerlik görevleri sırasında istemde bulunanlar.(2)
D) Harp Okulu mezunu ya da en az dört yıllık fakülte veya yüksekokulu Türk Silahlı Kuvvetleri nam ve hesabına okuyarak muvazzaf subay nasbedilenlerden veya 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu hükümlerine göre dış kaynaktan muvazzaf subay nasbedilenlerden hukuk fakültesi mezunu üsteğmen rütbesinde veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan. Bu subayların taşımaları gereken diğer özel şartlar yönetmelikle belirlenir... şeklinde düzenlenmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; Kara Kuvvetleri Komutanlığının 17.08.2005 tarihli Askeri Hakim sınıfına personel temini konulu emrinin yayınlandığı, yayınlanan bu emirde yazı ekinde yer alan şartlara haiz subayların dilekçelerinin belgelerle birlikte 16.01.2006 tarihine kadar KKKlığı Tayin Daire Başkanlığına gönderileceğinin, Kara Kuvvetlerine mensup subayların evrakları üzerinde ilk incelemenin Kara Kuvvetleri Tayin Daire Başkanlığınca yapılarak uygun görülen personelin evraklarının 23.01.2006 tarihine kadar KK Personel Daire Başkanlığına gönderileceğinin, Jandarma Genel Komutanlığı mensubu subayların evraklarının 23.01.2006 tarihine kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına iletileceğinin, Kara Kuvvetleri Personel işlem Daire Başkanlığı ve MSB Askeri Adalet İşleri Başkanlığı personeli tarafından müracaat edenlerin durumunun inceleneceğinin, başvuruları kabul edilen subaylara yazılı sınav ve mülakat tarihinin bildirileceğinin belirtildiği, davacının 30.08.2005 tarihinde kıdemli yüzbaşı rütbesine terfi ettiği, Ocak 2006 tarihinde yapılan değerlendirmeyi müteakip davacının yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunmak şartını sağlamadığından müracaatının uygun görülmediğinin davacıya bildirildiği, 27.02.2006 tarihinde yapılan askeri hakim sınavına çağrılmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıda yer verilen kanun hükmünde askeri hakim ve savcı ihtiyacının hangi kaynaklardan sağlanacağı gösterilerek diğer şartlar yanında muvazzaf subay nasbedilenlerde üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunma şartı getirilmiştir. Askeri hakimliğe geçecek subaylarda belli bir rütbe koşulunun aranmasının amacı genç yaşta küçük rütbedeki subayların askeri hakimliğe kabul edilmesi sağlanarak askeri hakimlik mesleğine uyumlarının kolaylaştırılması ve birinci sınıf askeri hakimliğe geçirilmeden önce yeterince tecrübe kazanarak mesleğe katkılarının artırılmasıdır. 357 sayılı Kanunun 2 nci maddesinde rütbe şartının hangi aşamada aranacağı hususunda bir açıklık bulunmamaktadır. Ancak kanunda yer alan askeri hakim ve askeri savcı ihtiyacı aşağıdaki kaynaklardan sağlanır ifadesi ile hukuk fakültesi mezunu üsteğmen rütbesinde veya yüzbaşı rütbesi rütbesinin ilk üç yılında bulunan ifadesi kanunun amacı ile birlikte değerlendirildiğinde rütbe şartının askeri hakimliğe yapılan müracaatların değerlendirme ve kabul tarihinde aranması olarak anlaşılması gerekir. Kanun hükmünün bu şekilde yorumlanmasında küçük rütbedeki personelin mesleğe alınmasını sağlamak bakımından kamu yararı bulunmaktadır. Kara Kuvvetleri Komutanlığından yayınlanan 17.08.2006 tarihli emirde de müracaatlarla ilgili evrakların Ocak 2006 tarihine kadar Kuvvet Komutanlığını gönderilmesi istenerek, değerlendirmelerin başvuruların tamamlanmasından sonra yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Davacının değerlendirme tarihinde rütbe şartını sağlamaması nedeniyle müracaatının kabul edilmemesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. AYİM 2 nci Dairesinin 02.02.1994 tarih 193/663-159 E.K. sayılı kararında da askeri hakimliğe geçişte aranan şartların başvuru tarihine göre değil değerlendirmenin yapılacağı tarihteki koşullara göre aranması gerektiği vurgulanmıştır.
Emsal olarak gösterilen AYİM 2 nci Dairesinin 16.11.1994 tarih 1994/329-1675 E.K. sayılı kararında OHAL bölgesinde güvenlik operasyonlarında görevlendirildiği için askeri hakimlik sınavına gönderilmeyen davacı subayın hizmetin içinden gelen mazeretinin kabulü mümkün ise de Kuvvet Komutanlığınca üç yıl süre ile askeri hakim alımının planda bulunmaması karşısında kanunda öngörülen rütbe bekleme süresini dolduracak olması nedeniyle davacıya bir sınav hakkı tanınmamasında hukuka aykırılık olmadığı belirtilmiştir. Davada kıdemli yüzbaşı olmadan önce müracaat eden personel sınav tarihinde kıdemli yüzbaşı olmasına rağmen idare tarafından sınava çağrılmış, operasyon nedeniyle sınava gönderilmeyen davacıya yeni bir sınav hakkı verilip verilmemesi uyuşmazlık konusu edilerek tartışma bu noktada yapılmıştır. Emsal gösterilen karar ile davacının durumu arasında benzerlik görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy