(926 S. K. m. 24) (Türk Silâhlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliği m. 10)
Davacı vekili dilekçesinde özetle, davacının 1995 yılında Askeri Liseye, 1999 yılında Kara Harp Okuluna, 2003 yılında da Kara Havacılık Okuluna, 2003 yılında da Kara Havacılık sınıfına seçilirken her defasında sağlık muayenesine girdiğini ve sağlam raporu aldığını, 2004 yılında Kara Havacılık Okulunu başarı ile bitirerek Malatyadaki 2 nci Kara Havacılık Alayına atandırıldığını, 13.12.2004 tarihinde Eskişehir Hava Hastahanesinde yapılan periyodik muayene sırasında Sağ Renal Aganezi= doğuştan sağ böbreğinin olmadığı teşhisi konularak 10.02.2005 tarihli ve 137 sayılı raporla 53/D pilotaja elverişli değildir. Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2 nolu sınıflandırma çizelgesine göre yeniden sınıflandırılması uygundur kararı verildiğini, bu rapora itiraz üzerine Ankara Etimesgut Hava Hastahanesince de aynı teşhisin konulduğunu ve raporun Milli Savunma Bakanlığı Sağlık Dairesince 01.03.2005 tarihinde onaylandığını, bu rapor üzerine sınıf değişikliği işlemlerinin başlatıldığını ve davacının maliye sınıfına geçirildiğinin 29.12.2005 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, maaşında %50'ye yakın bir düşüş olduğu, davacının tek böbrekli olmasına rağmen tüm tahlil sonuçlarının normal olduğunu ve tüm eğitimleri başarıyla bitirdiğini, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinin güncelliğini yitirdiğini, fiziki olarak davacının uçmasına hiçbir engel bulunmadığını belirterek davacının kara havacılık sınıfından maliye sınıfına geçirilme işleminin öncelikle yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline ve ayrıca bu işlem nedeniyle özlük haklarındaki azalmadan kaynaklanan maddi zararlarının yasal faiziyle tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması talebi AYİM 3 ncü Dairesinin 16.03.2006 tarih ve Esas No: 2006/342 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında yer alan bilgi ve belgelerden; davacının 2003 yılında Kara Harp Okulundan, 2004 yılında da Kara Havacılık Okulundan mezun olması sonrası pilot olarak görev yapmaya başladığı, 5 yıllık periyodik muayenesinin 13.12.2004te Eskişehir Hava Hastanesinde yapılması sonrasında 10.02.2005 tarih ve 137 sayılı sağlık kurul kararı ile sağ renal aganezi (doğuştan sağ böbreğinin olmadığı) tanısı konularak 53/D Pilotaja elverişli değildir. Kara Kuvvetleri Komutanlığının 2 No.lu sınıflandırma çizelgesine göre yeniden sınıflandırılması uygundur kararı verildiği, davacının muayene raporuna itiraz etmesi sonucu Kara Kuvvetleri Komutanlığının 12.01.2005 tarihli yazısı ile kontrol muayenesi için 3 No.lu Mua. Mrk. (Etimesgut/Ankara)ne sevk edildiği, burada yapılan muayenesi neticesi 3 No.lu Mua. Mrk. Bşk.lığınca 13.02.2005 gün ve 137 sayılı sağlık kurul kararı ile Sağ renal agenezi tanısı konularak 53/D F5 pilotaja elverişli değildir. Arızası uçuştan dolayı değildir. Türk Silahlı Kuvvetleri SYYnin Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait 2 No.lu sınıflandırma çizelgesinde (+) işaretli yeniden sınıflandırması uygundur. kararlı raporun verildiği, her iki hastanenin tanı ve kararlarında bir farklılık bulunmadığından Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 71 nci maddesi gereği davacı hakkında verilen kararın kesinlik kazandığı, bunun üzerine davalı idarenin verilen sağlık raporunun gereği davacının sınıflandırmaya esas dilekçesinde sıraladığı sınıf tercihleri içersinde birinci sırada bulunan maliye sınıfına sınıflandırmasının yapıldığı anlaşılmaktadır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 24 ncü maddesinin b fıkrasında; Uçuculuk niteliğini kaybeden veya uçmak istemeyen uçucu subaylar yeniden sınıflandırılırlar. Ancak sınıf değişikliğini gerektirecek nitelikteki sıhhi sebepler hariç olmak üzere, Kara Havacılık ve Pilot sınıfındaki kıdemli yüzbaşı ve daha üst rütbelerdeki uçuculuk niteliğini kaybeden veya uçmak istemeyen subaylar yeniden sınıflandırılmazlar. Bunların uçuculuk statüleri sona erer hükmü yer almaktadır.
926 Sayılı Kanuna dayanılarak çıkarılan ve 23.5.1968 günkü 12906 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Subay Sınıflandırma Yönetmeliğinin Yeniden Sınıflandırma başlıklı 10 ncu maddesinde; uçuculuk niteliğini kaybetme veya uçmak istemeyerek uçuştan ayrılma yeniden sınıflandırmayı gerektiren hallerden sayılmıştır.
Davacının sağlık durumu Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği hükümlerine göre yetkili Sağlık Kurullarında değerlendirilmiş ve uçuşa elverişli olmadığına karar verilmiştir. Bu durumda bağlı yetki çerçevesinde hareket etmek durumunda olan idarenin, davacının tercihlerini de dikkate alarak davacıyı maliye sınıfına geçirmesinde kanuna ve hukuka aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Davacı vekilleri de bu işlemin mevzuata uygun olduğunu kabul etmekle birlikte sırf Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümlerine bağlı kalınmaması gerektiğini, davacının tek böbrekli olmasının uçuş görevine menfi yönde hiçbir etkisi olmadığını ileri sürmektedirler. Pilotluğun son derece riskli, hata ve eksiklik kabul etmeyen, psikolojik ve fiziki olarak daha yüksek sağlık standardı gerektiren bir meslek olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle pilotların sağlık muayene ve kontrolleri bu konuda uzmanlaşmış hekimler tarafından yapılmaktadır. Yine pilot ve uçucu sınıfı personel için diğer sınıflara nazaran daha yüksek sağlık standartları getirilmiştir. Hiçbir tıbbi veriye dayanmadan, uzun araştırma ve tecrübeler sonucu hazırlanan Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin ilgili hükümlerinin geçersiz olduğunu söylemek mümkün değildir.
Davacının bir dönem tek böbrekle uçuş görevini yerine getirebilmiş olması, ileriki dönemlerde de bu görevini tam olarak yerine getirebileceğinin kanıtı olamaz. Ayrıca idarenin uçuş görevi için tam sağlam personeli tercih etme imkanı varken, sırf davacının yetiştirilmesi için bazı maliyetlere katlanmış olması nedeniyle çok büyük can ve mal kayıplarına neden olabilecek risk alması ve davacının uçuşa devam etmesine razı olması da beklenemez.
Bu durum karşısında, Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği hükümleri uyarınca duçar olduğu rahatsızlık sebebiyle davacının pilotaja elverişli görülmeyerek yeniden sınıflandırılması işleminin tüm unsurları itibarıyla hukuka uyarlı olduğu, bu bağlamda davalı idarenin hukuka uygun olarak tesis ettiği idari işlemden dolayı tazminat sorumluluğunun doğmasının söz konusu olamayacağı değerlendirilmekle, davacı vekillerinin gerek davacının yeniden sınıflandırma işleminin iptali isteminin ve gerekse anılan işlemden doğduğu ileri sürülen tazminat isteminin hukuki dayanaktan yoksun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy