(5434 S. K. m. 44, 45, 56)
Davacı vekili 15.03.2006 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesi ile özetle; müvekkilinin 54 ncü Mknz. P. Tug. 1 nci Mknz. Tb. K.lığı emrinde P.Uzm.Onb. olarak görev yapmakta iken 09.04.2004-13.04.2004 tarihleri arasında kanuni izne ayrıldığını, izin bitimi birliğine dönerken 12.04.2004 tarihinde içinde yolcu olarak bulunduğu yolcu otobüsünün tek taraflı kaza geçirmesi sonucu ağır şekilde yaralanıp felç olduğunu ve hakkında askerliğe elverişsizlik kararı verildiğini, sözkonusu trafik kazasının müvekkilinin birliğindeki görevine dönmek için binmiş olduğu araçta meydana gelmiş olması nedeniyle malûliyetin askerlik hizmetinin neden ve etkisiyle meydana geldiğinin kabulünün gerektiğini, bu itibarla davalı kurumca tesis edilen vazife malûliyeti aylığı bağlanmaması işleminin iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 23.03.2006 tarih ve E.2006/692, K.2006/380 sayılı kararı ile davacı vekilinin yürütmenin durdurulması talebi yasal şartları bulunmadığından reddedilmiştir.
Dava ve Tahsis dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının Edirne/Karaağaç 54 ncü Mknz. P. Tug. 1 nci Mknz. Tb. K.lığı emrinde P.Uzm.Onb. olarak görev yapmakta iken 09.04.2004-13.04.2004 tarihleri arasında İstanbul iline gönderilmiş olduğu kanuni izninden birliğine dönmek amacıyla binmiş olduğu sivil yolcu otobüsünün 12.04.2004 günü Babaeski İlçesi Kuleli Mevkiinde bulunan Kuleli Köprüsünde yapmış olduğu trafik kazası sonucunda yaralandığı, yapılan tedavi ve muayene işlemleri ile verilen hava değişimi raporları sonrasında Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi Bştbp.liğinin 06.10.2005 gün ve 133 sayılı sağlık kurulu raporu ile T9 PARAPLEJİ ASIA-A PARAPLEJİ+TORAKAL 6-TORAKAL 10 VERTEBRALAR ARASINDA POSTERİOR ARTRODEZ AMELİYATLISI teşhisiyle (63/D/F7,10/D/F1) 1) D/63 F7, D/10 F1 Askerliğe Elverişli Değildir. 2) Hayati Tehlike Geçirmiştir. 3) 45 Gün İş ve Gücünden Kalmıştır. 4) Uzuv Kaybı Uzuv Tatili Niteliğindedir. 5) Hayatını Bir Başkasının Yardım Ve Desteği İle Sürdürebilecek Şekilde Maluldür. 6)Hastalığı İle İlgili İlaçları (....) Bir Yıl Süreyle Kullanması Uygundur. 7) Günde 6 Adet 14 Numara HİDROFİLİK NELATON Sonda Bir Yıl Süre İle Kullanması Uygundur. 8) Hastanın Ambulans İle Refakatli Olarak Eskişehir/ Karapazar Köyüne Gidişi Uygundur. kararı verildiği, davacı vekilinin 06.06.2005 tarihli dilekçesi ile vazife maluliyeti aylığı bağlanması istemiyle yapmış olduğu müracaatının davalı kurumun 07.03.2006 gün ve B.07.1.EMS.0.10.06.01./79.461.458 sayılı cevabi yazısı ile reddedilmesi üzerine AYİMde bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Malûllük ve vazife malûllüğü konuları 5434 Sayılı Kanunun 44 ve 45 nci maddelerinde düzenlenmiştir. 5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesine göre her ne sebep ve suretle olursa olsun vücutlarında hasıl olan arızalar veya düçar oldukları tedavisi imkansız hastalıklar yüzünden vazifelerini yapamayacak duruma gelen iştirakçilere malûl denir ve haklarında bu kanunun malûllüğe ait hükümleri uygulanır. Vazife malûllüğü konusunu düzenleyen aynı Kanunun 45 nci maddesinde de 44 ncü maddede yazılı malûllüğün iştirakçilerin vazifelerini yaptıkları sırada vazifelerinden doğmuş olması veya vazifeleri dışında kurumların verdiği herhangi bir kuruma ait başka işleri yaparken bu işlerden doğmuş olması halinde buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü deneceği belirtilmiştir.
Yine aynı Kanunun 56 ncı maddesinde ise ; Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malûlü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,%80'i üzerinden aylık bağlanır. Bu suretle bağlanacak aylıklarına, malûliyet derecelerine göre, 55 inci maddede gösterilen nispetlerde zam yapılır. Askerlik vazifesini veya yedek subaylık hizmetini başkasının yerine yaptığı anlaşılanlara aylık bağlanmaz. hükmü bulunmaktadır.
Açıklanan mevzuat hükümleri gereğince davacının vazife malûlü sayılarak aylık bağlanabilmesi için vazife esnasında ve vazifenin sebep ve tesiriyle malûl hale gelmiş olması gerekmektedir. Hâlbuki davacının yaralanmasına neden olan olay izinli bulunduğu sırada meydana gelmiş olup kazanın birliğine dönmek için bindiği sivil otobüste meydana gelmiş olması olayın vazife esnasında ve vazifenin sebep ve tesiriyle meydana geldiğini kabul etmek için yeterli sebep değildir. Davacının durumu 5434 Sayılı Kanunun 56 ncı maddesi kapsamında da değerlendirilemez. Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, yedek subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malûlü olmaları halinde aylık bağlanacağına dair hüküm, yasa metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, muvazzaf, yedek ve gönüllü askerler ile yedek subay okulu öğrencileri için getirilen istisnai bir düzenlemedir. Yasa koyucu askerlik hizmetinin zorunlu bir kamu hizmeti olması nedeniyle, bu zorunlu kamu hizmetini yerine getirmek amacıyla kişilerin birliklerine sevkleri sırasında malûl hale gelmelerini doğrudan vazife malûliyeti kapsamına almış ve bu durumda 56 ncı madde hükmü gereği aylık bağlanacağını düzenlemiştir. Ancak davacı 56 ncı maddede sınırlı olarak sayılan muvazzaf, yedek ve gönüllü erbaş ve erlerden olmadığı gibi yedek subay okulu öğrencisi de değildir. Davacı 1111 Sayılı Askerlik Kanunu hükümlerine göre zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmemekte, 3269 Sayılı Uzman Erbaş Kanunu uyarınca profesyonel olarak ücret karşılığı sözleşmeli personel statüsünde Türk Silahlı Kuvvetleri kadrolarında görev yapmaktadır. Hal böyleyken davacının 56 ncı madde kapsamında aylık bağlanacak kişilerden olduğunu kabul etmek yasal olarak mümkün değildir.
Sonuç itibariyle davacının malûliyetinin vazife esnasında ve vazifenin neden ve etkisiyle meydana gelmemiş olması nedeniyle, davacıya vazife malûliyeti aylığı bağlanmaması işleminde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Davacı vekili bazı Danıştay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararlarını emsal olarak göstermiş ise de; bu kararlarda geçen maddi vakaların davacının durumundan farklı olduğu davacı için emsal karar niteliğinde olmadığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy