(7269 S. K. m. 2, 13) (2526 S. K. m. 4) (Kamu Konutları Yönetmeliği m. 20)
Davacı 13.03.2006 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; 2005 yılı genel atamaları ile 3 ncü Or.Mu.A/E/H bölüğüne atandığını, TSK Konut Yönergesi hükümleri uyarınca 25.07.2005 tarihinde kendisine hizmet tahsisli olarak lojman tahsis edildiğini, bilahare MSB Deprem Araştırma Grubu (DAG) tarafından AĞUSTOS 2005 tarihinde yapılan inceleme sonucunda siyah kod verilen aralarında kendisine tahsis edilen konutun da bulunduğu lojman bloğunun tahliyesinin istendiğini, 01.12.2005 tarihinde lojmanı boşaltarak dışarıda ev kiraladığını, dışarıda kiralamış olduğu evin kira bedelinin karşılanması için davalı idareye yapmış olduğu müracaatının reddedildiğini, bahse konu red işleminin hukuka aykırı olduğunu öne sürerek olumsuz işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının 2005 yılı genel atamaları ile KARS 3 ncü Or.Mu.A.EH.Bl.K.lığı emrine atandığı,atama döneminde yürürlükte bulunan Konut Yönergesine göre birlik personelinin tamamının hizmet tahsisli konut tahsis edilecek personelden olduğu, bu görevi nedeniyle davacıya Kars 3 ncü Or.Mu.A.Elektronik Harp Bl.K.lığının 25.07.2005 tarihli emri ile KARS garnizonu 3 ncü Or.Mu.A.EH.Bl.K.lığındaki D/10 no.lu dairenin hizmet tahsisli olarak tahsis edildiği, bilahare MSB Deprem Araştırma Grubu (DAG) tarafından Ağustos 2005 tarihinde yapılan inceleme sonucunda yayınlanan inceleme sonuç raporu ile davacının da oturmakta olduğu lojman konut bloğunun yer aldığı 4 blok lojmana siyah kod verildiği, bu nedenle davalı idarece personelin can güvenliğinin sağlanması amacıyla toplam 61 personelin oturduğu söz konusu lojmanların tümünün 01.12.2005 tarihinden itibaren tahliyesine ve KARS ilindeki sivil imkanlardan yararlanarak (kiralama suretiyle) iskan edilmelerine karar verildiği, davacının da ikamet etmekte olduğu lojmanındaki tahliye işlemini 01.12.2005 tarihinde tamamladığı, bu şekilde lojmanını tahliye eden davacının 01.12.2005 tarihinden geçerli olmak üzere düzenlenen yazılı kira sözleşmesi ile aylık kira tutarı 350.YTL olan Kars ilindeki sivil bir konutu kiralayarak bu konutta ikamet etmeye başladığı, müteakiben davacının 23.12.2005 tarihinde davalı idareye müracaat ederek kira yardımı talebinde bulunduğu, talebin Erzincan 3 ncü Or.Mu.A.K.lığının 01.02.2006 gün ve PER:6124-07-06/270 sayılı cevabi yazısı ile reddedilmesi üzerine bahse konu menfi işlemin iptali istemiyle AYİMde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
2526 Sayılı Kamu Konutları Kanununun 4/1, Kamu Konutları Yönetmeliğinin 20 ve TSK Konut Yönergesinin [MSY/319-2(B)] 1. Bölüm 9. maddesinde; hizmet tahsisli konutlarda tahsise esas olan görev veya hizmetin tamamı süresince oturulacağı belirtilmiştir. Yönergenin 3. Bölüm 3/6 maddesinde; ....ikametindeki konut için oturulamaz raporu tanzim edilen personele kalan yasal oturma süresini tamamlamak üzere aynı bina veya bölgeden, idarece belirlenecek eşidi bir konut tahsis edilir. Konutta oturulamaz raporu verilen konut sayısının birden fazla olması durumunda personele konut tahsisi; görev, hizmet ve süre tahsisli öncelik sırasına göre yapılır..... şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Davacının görevli olduğu birlik komutanlığına ait 61 dairelik lojman grubunun tamamının oturulamaz raporu alması nedeniyle tahliye edildiği, 44 ailenin kiralık eve çıktığı, 14 ailenin orduevine yerleştiği, 3 personelin de ailelerini memleketlerine gönderdiği, dolayısıyla hiçbir personelin yeniden aynı birlikte lojmana giremediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu edilen kira yardımı ile ilgili olarak 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanunun 13 ncü maddesinin (d) fıkrası Afete uğrayanların veya uğraması muhtemel olanların bulundukları yerlerde veya başka yerlerde geçici olarak barınmalarını sağlamak üzere baraka ve konutlar inşa edilebilir, ettirilebilir, kiralanabilir veya satın alınabilir. Bu tedbirlerin kısa zamanda yerine getirilmesinin mümkün olamayacağı hallerde, geçici iskan tedbirlerini kendileri almak isteyenlere nakdi yardım da yapılabilir.... şeklinde düzenlenmiştir. Ancak bu yardımdan istifade edebilmek için bölgenin afete maruz bölge olarak ilan edilmesi gerekmektedir. İlgili Kanunun 2/1 maddesi;
Su baskınına uğramış veya uğrayabilir bölgeler, İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Devlet Su İşlerinin bağlı bulunduğu Bakanlıkça; yer sarsıntısı, yer kayması, kaya düşmesi ve çığ gibi afetlere uğramış veya uğrayabilir bölgeler ise, İmar ve İskan Bakanlığınca tespit ve bunlardan şehir ve kasabalarda meydana gelen ve gelebileceklerin sınırları imar planına, imar planı bulunmayan kasaba ve köylerde de belli edildikçe harita veya krokilere işlenmek suretiyle, afete maruz bölge olarak İmar ve İskan Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca kararlaştırılır ve bu suretle tespit olunan sınırlar, İmar ve İskan Bakanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde ilan olunur. şeklinde düzenlenmiştir.
Dosya içeriğindeki belgeler ve mevzuat hükümleri ışığında; davacının atama gördüğü tarih itibarıyla atandığı birliğin hizmet tahsisi yapılacak personel listesinde bulunmasına ve davacının hizmetinin devamı süresince hizmet tahsisli konutta ücretsiz olarak oturma imkanına sahip olmasına rağmen, 61 personelin ikamet ettiği birlik lojmanlarının tamamının oturulamaz raporu alarak yıkım tehlikesi nedeniyle tahliye edildiği, dolayısıyla birlikte tahsisi çıkacak yeni bir konut kalmadığı ve zaruretten kaynaklanan bu durumun aynen davacı gibi hizmet tahsisli olarak oturan personelin tamamının mağduriyetine yol açtığı, davacıya lojman tahsis imkanının kalmadığı, davacının da aralarında bulunduğu birlik personelinin çeşitli tedbirler aldığı, bu bağlamda esasen hizmet tahsisli olarak kira ödemeksizin lojmanda oturma imkanına sahip olan davacının oturulabilir niteliklere haiz lojman olmaması sebebiyle kiralık ev tuttuğu anlaşılmıştır. Davacı kira yardımı yapılmasını talep etmekte ise de, hizmet tahsisli olarak lojmanda oturma imkanına sahip olanlardan, lojman bölgesi dışında oturanlara kira yardımı yapılacağına ilişkin olarak Kamu Konutları Kanunu, Yönetmeliği veya Yönergesinde bir hüküm bulunmadığı gibi öngörülmesi mümkün olmayan bu zaruretten kaynaklanan durumun davacıya kira yardımı yapılması sonucunu doğurmayacağı değerlendirilmektedir. Davacı 7269 sayılı kanun hükümleri uyarınca kira yardımı yapılmasını talep etmekte ise de; kira yardımı yapılacak bölgenin Bakanlar Kurulu kararıyla afet bölgesi ilan edilmesi gereği, davacının oturduğu lojman bölgesinin ise lokal olarak tedbiren boşaltılması, afete uğramış bölge niteliğinde olmaması sebebiyle davacının bu durumda kira yardımı imkanından istifade etmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy