(205 S. K. m. 26, 27) (1602 S. K. m. 56) (1086 S. K. m. 465)
Davacı vekili, 06.04.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, Van Başkale Bögrüpek Hudut Takım Komutanlığında Uzman Erbaş olarak görev yapmakta iken, 10.06.2003 tarihinde saat 15.40 civarında karakol dinlenme yerinde P. Atğm. ...............nın bölüğe ait zimmetli Kolt marka tabancanın şarjörü olmadığını düşünerek tetik düşürmesi sonucunda sağ bacağının kasık kısmından vurularak yaralandığını; bu yaralanmayı müteakip, Van 100 Yataklı Askeri Hastahanesine sevk ile tedavisine başlandığını; tedavisinin uzun süre devam ettiğini ve müvekkili davacının sağ bacağında kalıcı nitelikte 4.6 cm kısalma ve buna bağlı olarak hareket kısıtlığı oluştuğunu; bu hususun 100 Yataklı Askeri Hastahanesinin 26.06.2003 gün ve 1581 sayılı raporu ve nihayet GATAnın 16.11.2005 gün ve 1257 sayılı Sağlık Kurulu raporu ile sabit olduğunu; anılan son raporda; Sağ suptrokanterik kırık ameliyatlısı (kötü kaynamış kırık) sağ alt ekstremitede 4.6 cm kısalık teşhisi ile hakkında B/59 F4, B/59 F2 Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini; anılan kararın Kara Kuvvetleri Sağlık Daire Başkanlığınca 30.12.2005 tarihinde onaylandığını; müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin ise, 16.11.2005 tarihli Ön Rapor üzerine 17.12.2005 tarihinde kesildiğini; bu sebeple, OYAKa müvekkiline, kısmi malûliyet yardımı yapılması ve ayrılış tarihi itibariyle birikmiş emeklilik yardımı tutarının ödenmesi için 30.01.2006 tarihli dilekçe ile başvurulduğunu, anılan dilekçeye 60 günlük yasal süre içinde cevap verilmediğini ve bu nedenle de, 31.03.2006 tarihi itibariyle taleplerinin zımnen reddedilmiş sayıldığını; bu itibarla da işbu davayı açmak zaruretinin ortaya çıktığını ifade ederek; müvekkiline 205 sayılı Kanunun 27/b maddesi uyarınca kısmi malûliyet yardımı yapılmaması ve ilişiğinin kesildiği tarih itibariyle birikmiş emeklilik yardım tutarının ödenmesi için yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptalini ve anılan kısmi malûliyet yardımı ve emeklilik yardımlarının hak ediş tarihinden ödemenin yapılacağı tarihe kadar yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili dilekçesinde ayrıca müvekkilinin yargılama harç ve giderlerini yatırabilecek mali imkanlardan yoksun olduğunu, adli yardımdan yararlandırılmasını talep etmiş AYİM 3 ncü Dairesinin 13.04.2006 gün ve Gensek No: 2006/1085, Esas No: 2006/459 sayılı kararı ile adli yardım için Kanunda öngörülen şartların bulunmaması nedeniyle 1602 Sayılı AYİM Kanununun 56 ve HUMKnun 465 nci maddeleri uyarınca adli yardım isteminin kabulüne karar verilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının Van/Başkale Böğrüpek Hudut Takım Komutanlığında Uzman Erbaş olarak görev yapmakta iken 10.06.2003 tarihinde karakol dinlenme yerinde P.Atğm. .................nın bölüğe ait zimmetli Kolt marka tabancanın şarjörü olmadığını düşünerek tetik düşürmesi sonucunda sağ bacağının kasık kısmından vurularak yaralandığı, davacı hakkında bu yaralanma olayı nedeniyle en son olarak GATA Sağlık Kurulunun 16.11.2005 gün ve 1257 sayılı raporu ile Sağ suptrokanterik kırık ameliyatlısı (kötü kaynamış kırık) sağ alt ekstremitede 4.6 cm. kısalık teşhisiyle B/59 F4, B/59 F2 Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiği, bu rapor üzerine 17.12.2005 tarihinde davacının ilişiğinin kesildiği, bilahare raporun 30.12.2005 tarihinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Sağlık Daire Başkanlığınca onaylandığı, davacının vekili aracılığı ile 30.01.2006 tarihli dilekçe ile davalı kuruma müracaat ederek kısmi maluliyet yardımı yapılması ve ayrılış tarihi itibariyle birikmiş emeklilik yardımı tutarının ödenmesi isteminde bulunduğu, davalı kurum tarafından davacının durumunun 205 sayılı Yasanın 2 nolu tablosuna göre vücut fonksiyon kayıp oranı yönünden değerlendirilmesinin yapılabilmesi için GATA Sağlık Kurulundan ek rapor istendiği, GATA Sağlık Kurulunun 10.03.2005 gün ve 64 sayılı ek raporu ile davacının durumunun 2 nolu tabloya göre ortopedik yönden vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olarak belirlendiği, ancak davalı kurumun 60 gün içerisinde cevap vermemek suretiyle istemi zımnen reddetmesi üzerine, ikinci 60 günlük süre içerisinde bahsekonu zımni red işleminin iptali istemiyle AYİMde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı Kurumca, davacının OYAK Emekli Maaş Sistemine girip girmeme konusunda EMS formunu doldurup yollamaması nedeniyle hakkında tesis edilmiş bir idari işlem bulunmadığı öne sürülmüş ise de; davacının vekili aracılığıyla davalı kuruma göndermiş olduğu 30.01.2006 tarihli dilekçesiyle kısmi malûliyet yardımı ve birikmiş emeklilik yardımı tutarının ödenmesi isteminde bulunarak bu konudaki iradesini açıkça ortaya koymuş olduğu, davalı kurumun da bu istemi 60 günlük yasal süre içerisinde cevaplandırmamak suretiyle zımnen reddettiği, davanın zımnı red işlemine karşı açıldığı dikkate alındığında, davalı kurumun ortada denetlenebilecek bir idari işlem bulunmadığı yönündeki itirazı yerinde görülmemiştir
205 sayılı OYAK Kanununun 26/b maddesi; Kısmi mâlûllük, üyelerden birisi her hangi bir kaza dolayısıyla daimi ve fakat kısmi bir mâlûliyete uğradığı takdirde işbu kanunun ilişik 2 No. lu tablodaki nispetler dahilinde kısmi malûliyet yardımına hak kazanır. Kısmi malûliyet yardımı hesabında, son olarak alınan maaş tutarının 12 misli esas ittihaz olunur ve bu miktarın tablodaki nispetlerle hâsılı zarbı kısmî malûliyet yardımı tutarını verir. Kısmi malûliyete duçar olan üyenin durumu, vazifesinden de ayrılmasını icabettirecek olursa bu takdirde ayrılış tarihine kadar birikmiş emeklilik yardımı tutarı da kendisine iade olunur. Kasten husule getirilen sakatlıklar, alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanılmasının tevlidedeceği malûllükler için yalnız malûliyetin vukua geldiği tarihe kadar birikmiş emekli yardım tutarı verilir. Sırf ihtiyarlık dolayısıyla çalışmamak veya kudretten düşme malûliyet sayılmaz ve 65 yaşından sonra vukua gelen malûliyet halleri her ne olursa olsun sureti katiyetle ödenmez. Her hangi bir uzvun malûliyete duçar olması sebebiyle ödenen malûliyet yardımı, o uzvun ikinci bir defa malûliyete duçar olması halinde ödenecek malûliyet yardımında, tenzili bir şekilde nazara alınır. Bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tabiri, o uzvun veya uzuv kısmının kati ve mutlak surette vazife görmemesini ve kullanılmamasını ifade eder. Bir kazadan evvel esasen hiçbir suretle vazife, göremeyen ve kullanılamayan bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tazmin olunmaz. Aynı kazadan dolayı muhtelif uzuvlarda veya uzuv kısımlarında meydana gelen malûliyetler için ayrı ayrı hesap edilecek yardım yekûnu son olarak alınan maaş tutarının 12 mislini geçemez. hükmüne amir bulunmaktadır.
Davacının uzman erbaş olarak görev yapmakta olduğu birliğinde 10.06.2003 tarihinde meydana gelen ateşli silah kazası sonucunda yaralandığı ve bu yaralanma sonucunda hakkında GATA Sağlık Kurulunun 16.11.2005 tarihli raporu ile Sağ suptrokanterik kırık ameliyatlısı (kötü kaynamış kırık) sağ alt ekstremitede 4.6 cm. kısalık tanısıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiği, daha sonra GATA Sağlık Kurulunun 10.03.2005 gün ve 64 sayılı ek raporu ile davacının durumunun 2 nolu tabloya göre ortopedik yönden vücut fonksiyon kayıp oranının %10 olarak belirlendiği gözönüne alındığında, OYAK Kanununda kısmi maluliyet ve emeklilik yardımı için öngörülen şartları taşımakta olduğu, bu itibarla davalı kurumca tesis edilen menfi işlemin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.
Her ne kadar davalı kurum davacının Emekli maaşı sistemine girip girmeyeceği hususunda form doldurmadığı için ödeme yapılmadığını, bu gecikmenin davacının kendi kusurundan kaynaklandığını ileri sürmüş ise de; davacı vekilince yazılan 30.01.2006 tarihli dilekçede açıkça emeklilik yardımının ödenmesi talep edildiğinden, bu durumun tekrar davacıdan sorulmasının gerekmediği, davacının açık iradesinin 30.01.2006 tarihli dilekçeden anlaşıldığı, dolayısıyla davalı kurumun iddia ve itirazlarının mesnetsiz olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacıya Kısmi malûliyet ve emeklilik yardımı ödenmemesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy