(1602 S. K. m. 35, 40, 83)
Davacı 20.12.2005 tarihinde Erzurum 2 nci İdare Mahkemesi, 26.12.2005 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; kızının Atatürk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesinde öğrenci olması nedeniyle Şark hizmetini bitirmiş olmasına rağmen atama isteğinde bulunduğunu, Erzurum iline atandığını 05.07.2005 tarihinde ilişiğinin kesildiğini, harcırah ödenmediğini, 6245 sayılı Kanunun 10 ncu maddesine 4969 sayılı Kanunla eklenen kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 2004/54 E., 2005/24 K. ve 04.05.2005 tarihli kararı ile iptal edilerek kararın 26.11.2005 tarihli resmi gazetede yayınlandığını, harcırah ödenmesi için yaptığı müracaatın 12.02.2005 tarihinde red edildiğini belirterek yurt içi görev yolluğunun yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM Genel Sekreterliğinin 03.01.2006 tarih Gensek No:2005/3383/İd.Ks. sayılı yazısı ile davanın konusu sebepleri ile dayandığı delillerin gösterilmemesi nedeniyle dilekçenin reddine, yazılı bildirim tarihini takip eden altmış günden sonra dava açılmış olduğundan davanın reddine karar verilmesi için dosya AYİM 3 ncü Daire Başkanlığına gönderilmiştir.
Dava dilekçesi ve eklerinde yer alan belgelerin incelenmesinden; davacının 2005 yılı genel atamaları ile Ankara Polatlı Top.ve Füze Ok.Des.Kt.Kh.Bl.K.lığı emrinden Erzurum 9 ncu Kor.K.lığı emrine atandığı, 05.07.2005 tarihinde ilişiğinin kesildiği, ayrılış ve katılış bildirim belgesinde davacıya (isteğe bağlı atama) harcırah verilmediğinin belirtildiği, davanın 12.12.2005 tarihli dilekçesi ile harcırah ödenmesini talep ettiği, davalı idarenin 16.12.2005 tarihli yazısı ile harcırah ödenmeyeceğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren altmış gün olduğu, aynı Kanunun 35 nci maddesinde yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesinin üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebileceği, bu halde işlemeye başlamış olan dava açma süresinin durduracağı, altmış gün içinde cevap verilmez ise isteğin reddedilmiş sayılacağı, isteğin reddi üzerine dava açma süresinin başlayacağı, müracaat tarihine kadar geçmiş olan sürenin hesaba katılacağı belirtilmiştir.
Davacının kendisine isteğe bağlı atama nedeniyle harcırah ödenmediğini ilişiğinin kesildiği, 05.07.2005 tarihinde öğrendiği dava dilekçesi ve ilişik kesme belgesinden öğrendiği anlaşılmaktadır. Davacı harcırahın ödenmediğini öğrendiği tarihten itibaren dava açma süresi başlamış, 03.09.2005 tarihinde altmış günlük süre dolmuştur. Süre bitiminin adli tatile rastlaması nedeniyle 1602 sayılı Kanunun 83 ncü maddesi uyarınca en geç 12.09.2005 tarihinde dava açılması gerekirken bu süre geçtikten sonra dava açılmış olduğundan davada süre aşımı bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının resmi gazetede yayınladıktan sonra yürürlüğe girer. Dava açma süresi geçtikten sonra idareye yapılan müracaatların ve Anayasa Mahkemesi iptal kararların dava açma süresini yeniden canlandırması mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan nedenle;1602 sayılı Kanunun 35,40, 44/f, 45/A maddeleri uyarınca SÜRE AŞIMINDAN DAVANIN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy