(2330 S. K. m. 1, 3, 10) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 2, 19)
Davacı, 21.03.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Şırnak 1. J.Komd.Tug.3.J.Komd.Bl.K.lığı emrinde görevli iken 02.06.2005 tarihinde terörle mücadele faaliyetleri ile emniyet ve asayişi sağlamak maksadıyla görev yaptığı 3.J.Komd.Tb.K.lığının yaz tertiplenmesi için ana karargah olan Çakırsöğüt Kışlasından Gabar dağında bulunan Yağızoymak geçici üs bölgesine görevlendirildiğini, 25.06.2005 tarihinde emniyet ve asayişin korunmasına yönelik operasyon görevine hazırlanmak maksadıyla sırt çantasını göreve hazırlarken düzenli olarak her operasyona götürdüğü klaymor mayının fünyesini kontrol ettiğini ve uçlarını açtığı esnada fünyenin elinde patladığını, sağ el işaret parmağından yaralandığını, nakdi tazminat ödenmemesi yönünde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu ifade ederek, nakdi tazminat ödenmemesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Şırnak/Çakırsöğüt 1. J.Komd.Tug.3.J.Komd.Bl.K.lığı emrinde görevli iken yaz tertiplenmesi kapsamında Yağızoymak üs bölgesinde 6 ncı İç Güvenilk P.Tug.K.lığı harekat kontrolünde görevli 3.J.Komd.Tb.2.J.Komd.Bl.K.lığı 3 ncü J.Komd.Tim Komutan yardımcısı olarak 25.06.2005 günü akşamdan itibaren icra edilecek şehit er
.. operasyonuna hazırlık maksadıyla 25.06.2006 günü saat 18:00 sularında Bölük ve Tim Komutanından aldığı emir gereği, düzenli olarak her operasyona götürdüğü kleymor mayının kurulumunda kullanılan elektrikli fünyeyi tim sandığından alarak sırt çantasına yerleştirmek üzere kaldığı misafirhanenin 2 No.lu odasına götürdüğü ve fünyeyi kontrol etmek isterken elektrikli fünyenin her iki ucuna kazaen değmesi sonucunda fünyenin patlaması sonucunda sağ el işaret parmağından yaralandığı, yapılan tedavi ve muayene işlemleri sonucunda Diyarbakır Asker Hastanesinin 12.12.2005 gün ve 2410 sayılı sağlık kurulu raporuyla Sağ El 2.parmak Dıstal Falanx Ampüte ve Ip Eklem Ankilozu tanısı ile (65/A/F1, 64/A/F3), Sınıfı Görevine Devam Eder kararı verildiği, davacının nakdi tazminat istemi ile ilgili olarak J.Gn.K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 19.01.2006 gün ve 2006/18 sayılı kararı ile nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiği, işbu kararın davacıya 01.02.2006 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
03.11.1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığı altındaki 1 nci maddesinde, bu kanunun amacı; Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir. şeklinde belirtilmiştir.
Kanunun ikinci maddesinde ise, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek kanun kapsamında bulunan personel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 1 nci fıkrasında; Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ile bu kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin Kapsamla ilgili 2 nci maddesinde, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde; Nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasdı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır.
İlgili hükümlere göre nakdi tazminat ödenebilmesi için: 1) İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması,2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, 3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kasdı bulunmaması koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Davacının yaralanmasına yol açan olayın 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve Yönetmeliğinde öngörülen iç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki görevinin sebep ve tesiriyle vuku bulmuş bir olay olarak kabulü mümkün bulunmadığından davacının talebinin reddi yönünde tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Davacı tarafından benzer bir olayda Ütğm.
..ya nakdi tazminat ödendiği, kendisinin de üs bölgesinde görevli olmasına rağmen ödenmediği ifade edilmişse de kanunun farklı yorumlanması sonucu yapılan değişik uygulamaların davacı yönünden emsal teşkil edecek bir yönü bulunmamaktadır.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy