(2926 S. K. m. 3, 4, 7, 8, 9, 11)
Davacı 02.05.2006 tarihinde AYİMde kayda giren dava dilekçesinde özetle; 30.08.1999 tarihinde P.Astsb.Çvş. olarak TSKnde göreve başladığını, 08.04.2003-25.04.2003 tarihleri arasında Muharebe Arama Kurtarma Kursunu başarıyla tamamladığını müteakiben 1 nci Kr.Hv.A.K.lığı Arama Kurtarma Bölük Komutanlığına atamasının yapıldığını, KKKlığının 24.01.2003 gün ve Hrk.:2064-19-03/ Kr. Hvcl. D. Uçş. Emn. Ş.(37830) sayılı emri gereğince uçuş ekibi personeli olarak kabul edildiğini ve uçuş ekibi tazminatı ödendiğini, Mart 2006 tarihinden itibaren ise uçuş ekibi olarak kabul edilmemesi nedeniyle söz konusu ödemenin yapılmadığını, uçuş ekibi tanımında yer verilen uçuş vazifesi ifadesinden sadece uçuşun yapılabilmesi için gerekli görevler olarak değil, uçuşun yapılmasını gerektirir maksadın yerine getirilmesi için gerekli olan görevler olarak kabul edilmesinin gerektiğini, MSBlığının görüşüne dayalı olarak yapılan kesinti ile Kanunun Kuvvet Komutanlıklarına tanıdığı takdir yetkisinin ortadan kaldırıldığını, ayrıca Dz.K.Klığı ile Hv.K.Klığı bünyesinde görev yapan AKİP personelinin görevlerinin yapısı, çalışma şartları, kullanılan teçhizat ve donanımlar yönünden herhangi bir farklılık bulunmamakta iken uçuş ekibi içerisinde kabul edilmemesinin eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğunu belirterek, uçuş ekibi tazminatının ödenmemesi işleminin iptali ile Mart 2006 tarihinden itibaren ödenmeyen tazminat miktarının yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; 1 nci Kara Havacılık Alayı Kurtarma Bölük Komutanlığı emrinde Arama Kurtarma İhtisaslı Personel (AKİP) olarak görev yapmakta olan davacının 2629 sayılı Kanunun 4 ve 7 nci maddeleri gereğince, KKKlığının 24.01.2003 tarih ve Hrk.:2064-19-03/ Kr.Hvcl.D.Uçş.Emn.Ş.(37830) sayılı emri ile, uçuş ekibinden kabul edilerek, uçuş tazminatı ödenirken, oluşan tereddütlerin giderilmesi amacıyla MSBlığına durumun sorulduğu, MSB Maliye Daire Başkanlığının 08.11.2005 gün ve MLY.:5010.1-36-05/MALİ YNT.(4)Ö.530 sayılı yazısı ile Kara Havacılık Birliklerine atanan Arama Kurtarma İhtisaslı Personelin (AKİP) 2629 sayılı Kanunun 3/c maddesinde tanımlanan uçuş ekibinden sayılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildirildiği, bu yazının KKKlığının 20.02.2006 gün ve HRK:1525-65-06/Kr.Hvcl.D.İd.Ş.(66682) sayılı yazısı ile Kara Havacılık Komutanlığına bildirildiği, ancak aynı yazıda uçuş vazifesinin geniş anlamda uçuşun ne maksatla yapıldığı ve bu maksadın yerine getirilmesi için gerekli olan görevler olarak da değerlendirilebileceğinin belirtildiği, KKKlığının söz konusu emrinin 08.03.2006 tarihinde davacıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Türk Silahlı Kuvvetlerine mensup pilot, silah sistem operatörü uçuş ekibi personeli, paraşütçü, denizaltıcı, dalgıç ve kurbağa adamlar ile adaylarının; niteliklerinin, hizmet sürelerinin, tazminatların ödenmesine ilişkin esas ve yöntemleri düzenleyen 2629 sayılı Uçuş, Paraşüt, Denizaltı, Dalgıç ve Kurbağa Adam Hizmetleri Tazminat Kanunu ve 926 sayılı TSK Personel Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 3 ncü maddesinin (c) bendinde; Uçuş ekibi: Uçmakta olan bir hava vasıtasının içinde pilot ile beraber bulunarak uçuş vazifelerinin yapılmasına katılmalarının gerekli olduğu Kuvvet Komutanlıklarınca onaylanan kimse veya kimselerdir, (h) bendinde Uçuş hizmet süresi: Uçucuların, okul veya uçuş kurslarında ilk uçuşa başlama tarihlerinden itibaren uçuculuktan ayrılmalarına kadar geçen uçuculuk süreleridir. şeklinde tanımlanmış, Kanunun 4 ncü maddesinde; ...d) Uçuş ekibi personeline kıstas aylığının % 65i, ... uçuş tazminatı ödenir., 7 nci maddesinde ... uçuş ekibi personelinin uçuş tazminatı alabilmeleri için bir yılda en az; uçuş hizmeti 10 yıldan az veya tüm uçuşu 1 500 saatin altında olanların 60 saat, uçuş hizmeti 10-20 yıl veya tüm uçuşu 1 500-2 500 saat arasında olanların 30 saat, uçuş hizmeti 20 yıldan veya tüm uçuşu 2 500 saatten fazla olanların 15 saat uçuş yapmaları şarttır., 8 nci maddesinde ...sekiz uçuş hizmet yılını tamamladıktan sonra daimi olarak yer hizmetine nakledilen pilotlara, silah sistem operatörlerine, oniki uçuş hizmet yılını tamamladıktan sonra daimi olarak yer hizmetine nakledilen uçuş ekibi personeline, ...Silahlı Kuvvetlerde görevde bulundukları sürece uçuş,...görevlerinden ayrıldıkları tarihteki derece ve kademelerinin ödenme tarihindeki karşılığının (ek gösterge dahil) %10'u tutarında aylık yıpranma tazminatı ödenir., 9 ncu maddesinde Hangi meslek ve sınıftan olursa olsun, uçak veya denizaltı vasıtaları içinde fiilen uçmak veya dalmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında veya dalmasında görev alanlar ile bu vasıtaları kontrol ve tecrübe maksatları için görevlendirilen ve aylık uçuş veya dalış tazminatı almayan personelin her uçuş veya dalış saati başına kıstas aylığın % 1'i kendilerine tazminat olarak ödenir. Ancak bu şekilde görev yapanlara bir ay içinde ödenecek tazminat miktarı, kıstas aylığın % 10'unu geçemez. 11 nci maddesinde Silahlı Kuvvetlerde uçucuların, paraşütçülerin ve denizaltıcıların bu hizmetlerini yapacakları uçak (sabit veya döner kanatlı) ve gemi tipi, görev ve ihtiyaca göre Kuvvet Komutanlıklarınca saptanır. düzenlemesine yer verilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan hava araçlarının çeşitliliği nedeni ile bu araçların uçuş vazifelerinin yapılmasına katılması gereken bir diğer ifadeyle uçuş ekibi olarak belirlenecek personelin farklılık göstermesi tabiidir. Nitekim Kanunun 11 nci maddesi ile Silahlı Kuvvetlerde uçucuların, bu hizmetlerini yapacakları uçakların (sabit veya döner kanatlı) görev ve ihtiyaca göre Kuvvet Komutanlıklarınca saptanacağı hükmüne yer verilmiş bu düzenlemeye uygun olarak Kanunun 3 ncü maddesinin (c) bendi ile uçuş ekibinin belirlenmesinde Kuvvet Komutanlıklarına takdir yetkisi tanınmıştır. Bu nedenle yasa koyucunun sayma yoluyla uçuş ekibi için bir belirlemede bulunmadığı ve Kuvvet Komutanlıklarına takdir yetkisi verdiği anlaşılmaktadır. Ancak takdir yetkisinin Kanunun belirlediği sınırlar içerisinde ve yasa koyucunun amacı doğrultusunda kullanılması gerektiği açıktır.
Dava konusu uyuşmazlığın çözümünde; 2629 sayılı Kanunda yer verilen uçuş ekibi tanımından neyin anlaşılması gerektiğinin açıklığa kavuşturulması, bu kapsamda Kanunun 3 ncü maddesinde uçuş ekibi tanımında yer verilen pilot ile beraber bulunarak uçuş vazifelerinin yapılmasına katılmaları gerekli olan kimse veya kimseler ifadesinden hangi personelin anlaşılmasının gerektiği önem taşımaktadır.
Uçuş ekibi tanımı içerisinde yer verilen uçuş vazifesi ifadesinin lafzı yorumundan; dar anlamda hava aracının uçurulması ya da geniş anlamda hava aracı ile belirli bir görevin yerine getirilmesi anlamları çıkarılabilir.
2926 sayılı Kanunun sistematiği incelendiğinde; yasa koyucunun kanunun öngördüğü tazminattan yararlanacak personeli belirlerken pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi ve diğer personel olarak iki ayrı statüye ilişkin bir tasnife gittiği görülmektedir. Bu düzenlemeden de anlaşıldığı üzere uçuş ekibi tanımından uçakta bulunan tüm personeli anlamak mümkün değildir. Zira yasa koyucu pilot, silah sitem operatörü ve diğer personeli (uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alan personeli) uçuş ekibi olarak tanımlamamış ve ayrı bir statü olarak belirlemiştir.
Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak olan 2629 sayılı Kanunun 3 ncü maddesinin (h) bendinde Uçuş hizmet süresi: uçucuların, okul veya uçuş kurslarında ilk uçuşa başlama tarihlerinden itibaren uçuculuktan ayrılmalarına kadar geçen uçuculuk süreleri olarak tanımlanmıştır. Yine Kanunun 4 ncü maddesinde uçuculara ödenecek tazminat miktarı düzenlenmiş ve pilot, silah sistem operatörü ile uçuş ekibi olarak belirlenen personele, kıstas aylığa göre belirlenen oranlardaki uçuş tazminatının aylık ödeneceği öngörülmüştür.
Madde düzenlemesinde ayrıca, jet pilotu, pervaneli pilot, silah sistem operatörü ile adaylarına ve uçuş ekibi personeline uçuş görevlerinin ağırlığına göre ödenecek tazminat oranı belirlenmiş, bu tazminatın da hizmet yılları karşılığında gösterilen oranda personele ödenmesi öngörülmüştür.
Bunun yanı sıra Kanunun tazminatın ödenme şartlarını düzenleyen 7 nci maddesi uyarınca; pilot, silah sistem operatörü, uçuş ekibi personeline uçuş tazminatı ödenebilmesi için yıllık olarak uçuş hizmet sürelerine göre tespit edilen belirli bir uçuş süresini tamamlamalarının gerektiği belirtilmiş ayrıca Kanunun 8 nci maddesi ile, bu personele belirlenen uçuş hizmet yıllarını tamamlamış olmak kaydıyla aylık yıpranma tazminatının verilmesi öngörülmüştür.
Kanunun 11 nci maddesinde de Kuvvet Komutanlıklarına uçak tipi, görev ve ihtiyaca göre uçucuların belirlenmesi hususunda takdir yetkisi verilmiştir.
Belirtilen bu hükümler birlikte değerlendirildiğinde; uçuş ekibine dahil edilecek personelin uçucu olarak ; okul veya uçuş kurslarında ilk uçuşa başlama tarihlerinden itibaren uçuculuktan ayrılmalarına kadar geçen uçuculuk sürelerinin uçuş süresi olarak hesaplanması, bu süreye bağlı olarak Kanunun 4 ve 7 nci maddelerinde belirtilen aylık uçuş tazminatının ödenebilmesi için yıllık olarak uçuş hizmet sürelerine göre tespit edilen belirli bir uçuş süresini tamamlamalarının gerektiği, Kanunun 8 nci maddesi ile, belirlenen uçuş hizmet yıllarını tamamlamış olmak kaydıyla aylık yıpranma tazminatının verilmesinin öngörüldüğü görülmektedir.
Bir diğer ifade ile, Kanunun 3 ncü maddesinin (h) bendinde uçuş hizmet süresinin uçucuların, okul veya uçuş kurslarında ilk uçuşa başlama tarihlerinden itibaren uçuculuktan ayrılmalarına kadar geçen uçuculuk süreleri olarak tanımlandığı dikkate alındığında; uçuş ekibi personelinin de pilot ve silah sistem operatörleri gibi uçuş tazminatı ve yıpranma tazminatının ödenebilmesi için uçuş hizmet sürelerinin hesaplanmasının ve bu hesaplamanın da ancak okul veya uçuş kurslarında ilk uçuşa başlama tarihlerinden itibaren uçuculuktan ayrılmalarına kadar geçen sürelerin dikkate alınması gerektiği görülmektedir. Personelin Kuvvet Komutanlıklarınca uçuş ekibi olarak belirlenebilmesi için uçuş hizmet süresinin hesaplanabilmesinin mümkün olması bir diğer ifadeyle uçucu olmasının gerekli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu düzenlemelere karşın, Kanunun diğer personele ilişkin 9 ncu maddesinde uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alma yeterli sayılmıştır. Kanunun 9 ncu maddesine göre diğer personele tazminat ödenebilmesi için; hangi meslek ve sınıftan olursa olsun, uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alması veya bu vasıtaları kontrol ve tecrübe maksatları için görevlendirilmesi yeterli görülmüş, tazminat ödenebilmesi için yıllık olarak belirli bir uçuş süresini tamamlamaları gibi başkaca bir koşul aranmamış, ayrıca bunlara yıpranma tazminatı verilmesi de öngörülmemiştir. Madde düzenlemesinde ödenecek tazminatın üst sınırı belirlenmiş ve bir ay içinde, kıstas aylığın %10'unu geçmemesi koşuluyla uçuş saati başına tazminat ödeneceği öngörülmüştür. Madde düzenlemesinde diğer personel statüsünde bulunanlara ödenmesi öngörülen tazminat uçuş tazminatı olarak isimlendirilmemiş ve her ay düzenli olarak ödenmesi gereken bir tazminat olarak düzenlenmemiştir.
Hemen belirtilmesi gerekir ki Kanunun 9 ncu maddesi kapsamında görev yapan personelin bu görevlerini sürekli olarak yapması uçuş ekibi içerisinde yer almasını gerektirmemektedir. Zira 2629 sayılı Kanun gereğince bu personelin belirli bir uçuş süresini tamamlama zorunluluğu bulunmamaktadır. Ayrıca yasa koyucu bu personelin sürekli görev yapma durumunu dikkate alarak bu şekilde görev yapanlara bir ay içinde ödenecek tazminatı sınırlandırarak kıstas aylığın %10'unu geçmeme düzenlemesini getirmiştir.
Yukarıda yer verilen bu düzenlemelerden pilot, silah sistem operatörü ve uçuş ekibi personelinin uçuş görevlerini devamlı olarak ve kanunda belirlenen sürelerle yapmak zorunda oldukları, diğer personelin ise verilen görevler kapsamında hava aracının uçmasında görev almasının yeterli olduğu, ancak bu görevlerin sürekli ya da arızi olarak yapılmasının bir öneminin olmadığı anlaşılmaktadır.
Görüldüğü üzere hava aracı içerisinde pilot ve silah sistem operatörü dışında görevli olarak iki ayrı statüde daha personel bulunmaktadır. Bunlar uçuş ekibi ve uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alan personeldir. Dolayısıyla yasa koyucunun bu yönde bir ayrıma gitmesinin; bir uçuş vazifesinin yapılmasında yerine getirilen görevlerin farklılığından kaynaklandığı, ödenecek tazminatın belirlenmesinde ve sağlanan haklar bakımından bu nedenle ayrık bir düzenlemede bulunduğu görülmektedir.
Yasa koyucunun, pilot, silah sistem operatörü ve uçuş ekibine tanınan haklar bakımından kendi arasında ayrık kurallar getirmesi gerekse uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alan diğer personel bakımından tamamen farklı bir düzenlemeye gitmesi yapılan görevin niteliğinden kaynaklanmaktadır.
Yasa koyucunun bu kabulünün bir sonucu olarak; uçuş ekibi personeline tanıdığı haklar bakımından uçucu personel olarak açıkça belirlediği pilot ve silah sistem operatörleri ile birlikte aynı madde düzenlemelerinde benzer koşullara yer vermek suretiyle uçuş ekibi personelinin pilot ile beraber hava aracının uçurulmasında görev alanları kastettiği, bir diğer ifadeyle tevdii edilen görevini devamlı ve Kanunda belirlenen sürelerden az olmamak kaydıyla yerine getirmesi gereken uçuş ekibi personelinin doğrudan doğruya hava aracını uçurmakla görevli olduğu, bu nedenle uçuş vazifesi ifadesinden dar anlamda hava aracının uçurulmasının anlaşılmasının gerektiği, buna karşın uçak içinde fiilen uçmak suretiyle bu vasıtaların uçmasında görev alanların ise diğer personel olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna varılabilir.
Ancak ne var ki Anayasada yer verilen ve yasama organı yönünden de bağlayıcı olan eşitlik kuralı uyarınca; yasa koyucunun 2926 sayılı Kanunu düzenlerken, doğrudan doğruya hava aracını uçurmaya yönelik bir görevi bulunmayan silah sistem operatörlerini uçucu personel statüsünde kabul ederek uçuş tazminatı ödenmesini öngörürken hava aracı içerisinde benzer nitelikte görevleri yerine getiren ve doğrudan doğruya hava aracını uçurmaya yönelik bir görevi bulunmayan personelin Kanunun 9 ncu maddesinde düzenlenen ve farklı nitelik ve oranda ödenmesi öngörülen tazminattan yararlanmasını öngördüğü düşünülemez.
Günümüzde hava araçlarının teknolojik gelişmelere paralel olarak önemli değişiklikler gösterdiği ve askeri ihtiyaçlar doğrultusunda çeşitlendiği bilinmektedir. Bu gelişmenin doğal bir sonucu olarak TSKnde sadece belirli görevlerin yapılmasına yönelik özel donanımlı hava araçları ile özel eğitimli personel de bulunmaktadır.
Bu kapsamda olmak üzere; uçuş vazifesinin diğer bilinen uçuşlardan farklı özellikli bir görevin ifasına yönelik olması, bu görevin yerine getirilebilmesi için uçucu niteliğine haiz, hava aracı ile birlikte görev yapan özel eğitimli personelin veya hava aracının içerisinde görevin ifasına yönelik özel donanımın bulunmasının gerekli olduğu durumlarda; özel donanımı kullanan personel ile özel eğitimli personelin uçuş ekibi personeli içerisinde kabul edilmesi, eşitlik ilkesinin zorunlu bir gereği olmalıdır.
Bu nedenle belirtilen koşulların gerçekleşmesi durumunda; uçuş vazifesi ifadesinden geniş anlamda hava aracı ile belirli bir görevin yerine getirilmesinin amaçlandığının kabulü gerekir.
Sonuç olarak; özellikli bir görevin ifasına yönelik uçuş vazifelerinin yerine getirilmesinde görev alan uçucu sağlık niteliğine sahip özel eğitimli personel ile bu görevler için tasarlanan özel donanımı kullanan ve uçucu sağlık niteliğine sahip personelin yaptıkları görev itibariyle; uçmakta olan bir hava aracının içinde pilot ile beraber bulunarak uçuş vazifelerinin yapılmasına katılmalarının gerekli olduğu, bu nedenle de uçuş ekibi olarak kabul edilmelerinin gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Buraya kadar yapılan tespit ve değerlendirmeler karşısında; davacının AKİP personeli olması nedeniyle doğrudan doğruya hava aracını uçurmaya yönelik bir görevi bulunmamakla birlikte, aldığı özel eğitimin niteliği, ifa ettiği görevin hava aracı ile birlikte yerine getirilmesi zorunluluğu ve uçucu personel sağlık niteliklerine sahip olduğu dikkate alındığında davacının uçuş ekibi personeli olarak kabulü ile kendisine uçuş tazminatının ödenmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle Kara Kuvvetleri Komutanlığının 24.01.2003 tarihli emri ile davacının uçuş ekibi olarak belirlenmesi yönünde tesis edilen ve takdir hakkının kullanımına yönelik işlemin Kanunun belirlediği sınırlar içerisinde ve yasa koyucunun amacı doğrultusunda kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davalı idarece davacının uçuş ekibine dahil edilmemesi ve buna bağlı olarak da 2629 sayılı Kanunun 4 ncü maddesinde öngörülen uçuş tazminatının ödenmemesi işleminin sebep, konu ve maksat yönleriyle hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından, işlemin iptaline karar verilmesinin gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının uçuş ekibine dahil edilmeyerek 2629 sayılı Kanunun 4/d maddesinde öngörülen uçuş tazminatının ödenmemesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy