(2709 S. K. m. 125)
Davacı 09.05.2006 tarihinde Keşan Asliye 1 nci Hukuk Mahkemesinde, 16.05.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 11 Nisan 2006 tarihinde açılan iş ve Sosyal Sigorta Müfettişliği sınavına başvurduğunu ve hukuka aykırı olarak alınmadığını iddia ederek sınavın iptalini, kendisine tekrar sınav hakkı tanınmasını, bu olay nedeniyle maddi ve manevi tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden; MSB.lığının 06.01.2006 tarihli yazısı ile İş ve Sosyal Sigorta Müfettişliği kadrosunda çalıştırılacak subayların tespiti için 11.04.2006 tarihinde sınavın yapılacağının ve şartlarının ilan edildiği, K.K.K.lığının 26.01.2006 tarihli yazısına istinaden davacının da müracaat ettiği, K.K.K.lığının 20.03.2006 tarihli yazısı ile sınava katılması uygun görülenlerin sınava nerede ve ne zaman gireceklerinin ve sınav konusunun sınava girecek personele bildirilmesini ve sınava katılmalarının sağlanmasının Birlik Komutanlıklarından istenildiği, sınava katılması K.K.K.lığınca uygun görülmediği davacının 4 gün izin alarak 09.04.2006 tarihinde Ankaraya geldiği, sınava katılamayarak 11.04.2006 tarihinde Keşana döndüğü 09.05.2006 tarihinde kayda giren dilekçesi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
MSB.lığının 06.01.2006 tarihli yazısı ile iş ve sosyal sigorta müfettişliği kadrosunda çalıştırılacak subaylarda aranacak koşullar belirlenmiş, bu koşullar:
a) İş ve sosyal sigorta müfettişliği kadrosunda çalıştırılmak üzere atanacak subaylar için 11 Nisan 2006 tarihinde sınav yapılacağı,
b) Sınav için binbaşı, yarbay, albay rütbesinde hukuk fakültesi mezunu subaylardan aşağıdaki şartları taşıyan personelin müracaat edebileceği,
(1) Sicillerinde ve özlük dosyalarında müfettişlik yapmaya mani hali bulunmamak,
(2) Kıt'a sicil veya bölge tayin durumlarına göre asgari dört yıl bu görevde kalmaları mümkün olmak,
(3) Sağlık durumu değişik, iklim ve her nevi yolculuğa elverişli olmak,
(4) Tabi oldukları özel kanunlarda bu nevi görevler için engel bir hüküm bulunmamak,
c) Kuvvet Komutanlığınca sınava katılması uygun görülenlerin dilekçe ve onaylı diploma fotokopilerinin gönderilmesi şeklinde sayılmıştır.
Sınava gireceklerin bu şartları taşımaları gerektiği bildirilmiş, asgari bu şartları taşıyanların katıldığı sınav sonucuna göre atanacak personelin atanacağı belirlenmiştir. İdare, takdir hakkını kullanarak atama yapacağı bir kadro görevine dair şartları tespit etmiştir. Müracaat edenlerin müracaatı üzerine de K.K.K.lığınca bu şartlara yönelik yaptığı değerlendirmelere göre (1602 sayılı AYİM Kanunun 52/son maddesi kapsamında gönderilen belgelerin incelenmesinden) takdir hakkının adil, nesnel ve objektif ölçütlerle kullanıldığı, gerek davacıya sınav hakkı tanınmaması yönünde tesis edilen işlemde gerekse belirtilen kurallara göre yapılan sınavda hukuka aykırı bir yön görülmemiştir. Davacının sınava katılamaması hususu yapılan sınavın ve bu sınavın hukuksal sağlığından ayrı bir konu olmakla, bu süreçteki gelişmelerin, sınavın bizatihi kendisini etkilemesi olanaksızıdır. Belirtilen nedenlerle sınavın iptaline karar verilmesi isteminde haklılık görülmemiştir.
Davacının isteminin ikinci ise bölümü ise bir miktar maddi ve manevi tazminat istemidir. Bilindiği üzere idare kendi eyleminden doğan zararları kusurlu bulunması nedeniyle, bazen de (bazı koşulların oluşması durumunda) objektif sorumluluk ilkesi uyarınca gidermek zorundadır. Bu nedenle davacının sınava katılma sürecinde, bu cümleden olarak Ankaraya gitmesinde ancak sınava kabul edilmeyişinde idarenin bir kusurunun bulunup bulunmadığını tartışmak gerekmektedir. İş ve Sosyal Sigorta Müfettişliği sınavı için yayımlanan emre istinaden davacı da başvurusunu yapmış ve emirde belirtilen tarihte sınav yerine gitmiştir. Başvuruyu müteakip sınava ve müfettişliğe seçim ile ilgili olarak bir takvim devam ettirilmiş ve müracaat eden bazı kimseler elendikten sonra sınava girebilecek kimselerin birliklerine mesaj çekilmiştir. Davacı çeşitli ölçütler gözetilerek bu sınava çağırılmamış ve kendisine (çağrılanların aksine) bir mesaj emri iletilmemiştir. Ayrıca sınava girecekler, belli bir süre öncesinden de Karanet internet ağından yayımlanmıştır. Davacı ile beraber sınava girişi uygun bulunmayan 12 kişiden, davacı dışındakiler sınava gelmemişler sadece davacı gelmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde gerçekleştirilen personel faaliyetlerinin (sınava girme, kazanma ve özlük hakları ile ilgili diğer işlemler), çağımızın gereği olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan ve her kişinin kendi şifresi ile de kullanabildiği intranet ağından yapıldığı, bunun hem personelin lehine ve hem de çabukluk ve açıklık ilkelerine uygun olduğu yadsınamaz bir gerçeklik olmakla, kişilerin kendileri hakkındaki bilgileri buradan takip ettiği ve bunları bildiğini kabul etmek gerekmektedir. Bu nedenle idarenin bu konuda gerçekleşen bir kusuru bulunmadığından ve ayrıca objektif sorumluluk hali de bulunmadığından tazmin sorumluluğuna karar verilmemiştir.
Üyeler Hakim Albay Muhittin KARATOPRAK ve Hakim Albay Ayhan AKARSU belirttikleri gerekçeler ile maddi tazminat istemi ile ilgili olarak yukarıda varılan görüşe katılmamışlardır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Yukarıda belirtildiği şekilde, sınav iptali ve bir miktar maddi ve manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan davada, aşağıda belirteceğimiz gerekçeler ile, davacıya maddi tazminat ödenmesine karar verilmesi görüşüyle kararın bu bölümüne muhalif kaldık.
Yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacının da aralarında bulunduğu bir kısım personeli muhatap kılan İş ve Sosyal Sigorta Müfettişliği sınavına ilişkin mesaj emri çekilmiş bu emirde, rütbe koşullarını taşıyan ve hukuk fakültesi mezunu olan subayların bu sınava katılabilecekleri ve sınavın 11 Nisan 2006 günü saat 14 00.de TSK Sivil Memur Oryantasyon Merkezi Müdürlüğünde yapılacağı bildirilmiştir. Bunu takiben, idarece, yapılan müracaatlar, bir takım hizmet gerekleri ile değerlendirilmiş, müracaatçıların 13 adetinin isteği uygun görülmemiş, uygun görülenlere, sınava girecekleri ayrıca bir mesaj emri ile bildirilmiş ve sınava girecekler Karanet ortamında ilan edilmiştir. Tüm bu yapılan işler ve sonuçları ayrıca, başlangıçta sınava başvuran ve ilk emirde yazılı koşulları sağlayan davacıya bildirilmemiştir. Herhangi bir hususta bir talep ile müracaat eden kişiye, müracaatının sonucu ile ilgili somut ve açık bir tebligatın yapılması, hem hayatın olağan akışına ve mantığına, hem de hukuka uygun bir davranıştır. Davacı ilk emirden sonra (ki bu emirde sınav yeri ve tarihi de bildirilmiştir.) ayrıca hiçbir şekilde bilgilendirilmemiştir. Bu durumda davacının kendisinin de sınava gireceğini kabul ederek sınav yerine gitmesi bu nedenle bir takım harcamalarda bulunarak zarara uğramasında idarenin kusurlu hareketi bulunmaktadır. Manevi tazminat ödemesini gerektirmeyecek ağırlıkta olmasa da bu kusur nedeniyle davacının (maddi) zararlarının giderilmesi gerekmektedir. 14.12.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy