(1632 S. K. m. 162)
Davacı 26.05.2006 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesi ile özetle; 1989-1991 yılları arasında 102.Top.A.Uçş.Tb.K.lığı 4 ncü Bt.K.lığı görevini yürüttüğü dönemde bataryaya yeni gelen erlerden birisinin komşu bataryadaki arkadaşı ile anlaşarak gece nöbette iken firar etmesi olayına Ordu Komutanının çok sinirlendiğini, bu olay nedeniyle Ordu K.nın Kor.K.nına, Kor.K.nın da A.K.nına baskı yapması nedeniyle söz konusu olayda hiçbir suçu olmadığı halde ve olayla ilgili olarak savunması da alınmadan kendisine iki gün göz hapsi cezası verildiğini öne sürerek söz konusu cezanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve özlük dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının 1987, 1988, 1989, 1990 ve 1991 yılları sicil dönemlerinde Gelibolu 2nci Kor. 102 nci Top.A.Krş.Hf.Uçs.Top. Tb.K.lığı 4 ncü Bt.Tk.K.lığı ve Bt.K.Vekilliği görevlerinde bulunduğu, 2 nci Kor.102 nci Top.A.K.lığı emrinde görev yapmış olduğu bu döneme ilişkin olmakla beraber hangi disiplin amiri tarafından, hangi tarihte, ne şekilde ve surette verilmiş olduğuna dair herhangi bir bilgi, belge, kayıt ve açıklama mevcut olmaksızın birlik komutanlığınca K.K.K.lığına gönderilen disiplin cezası alan personel çizelgesi ile davacının disiplinsizlik suçu nedeniyle 3 gün göz hapsi cezası almış olduğunun bildirildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığının 11 Temmuz 2006 tarihli M.S.B. Hukuk Müşavirliği ve Davalar Dairesi Başkanlığına hitaben yazdığı yazıda; söz konusu ceza bildirim çizelgesinin K.K.K.lığına ulaşmasını müteakip bu durumun ceza olarak değerlendirilerek davacı ile ilgili kayıtlara işlendiği, bu belgenin dışında herhangi bir savunma, tecziye veya tebellüğ belgesine rastlanmadığının bildirildiği, davacının da 26.05.2006 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile söz konusu disiplin cezasının iptali istemiyle AYİMde bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır.
Davalı idare savunmasında öncelikle dava konusu işlemin yargı denetimi dışında olması nedeniyle inceleme kabiliyeti bulunmadığı, diğer taraftan davanın süresi içinde açılmadığından süre aşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de; mahkeme tarafından dava konusu işlem disiplin cezasının iptali olarak değerlendirilmeyip disiplin cezası alan personel çizelgesinde gösterilen 3 (üç) gün göz hapsi yazısının kayıtlara disiplin cezası olarak geçirilme işleminin iptali istemi olarak kabul edilmesi, ayrıca söz konusu yazının davacıya tebliğ edildiğine dair kayıtlarda herhangi bir bilgi ve belgeye de rastlanmaması karşısında davalı idarenin yukarıda belirtilen iddialarına itibar edilmemiştir.
Askeri Ceza Kanununun 162 nci ve devamındaki maddelerde disiplin cezasının hangi hallerde ve nasıl verileceği açıkça düzenlenmiştir. Öncelikle disiplin cezası mahiyetinde bir eylemin bulunması, yetkili amir tarafından bu eylemin disiplin suçu kapsamında değerlendirilmesi, savunmasının alınması ve amir tarafından uygun görülen cezanın takdir edilmesi gerekmektedir. Davacı hakkında dava dosyasında ve davacının Kıta ve Kuvvet Özlük Dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; disiplin cezası gerektiren bir eylemin ortaya konulamadığı, savunma alındığına dair bir belgenin olmadığı, yetkili amirin bu eylemi ceza olarak değerlendirdiğine dair amir ceza kararının bulunmadığı, dava konusu cezaya ait tebellüğ belgesi olmadığı görülmüştür. 1989 veya 1990 yıllarında olmadığı gibi diğer yıllarda da sicil belgelerinde 3 (üç) gün göz hapsi cezası verildiğine ilişkin herhangi bir kayda rastlanmaması, davalı idarenin savunma belgesinde de herhangi bir savunma, tecziye veya tebellüğ belgesine rastlanmadığını belirtmesi karşısında salt hangi döneme ait olduğu belli olmayan Disiplin Cezası Alan Personel Çizelgesi dayanak gösterilerek kayıtlara disiplin cezası olarak işlenmesinin hukuka aykırı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Disiplin Cezası Alan Personel Çizelgesinde yer alan 3 (üç) gün göz hapsi yazısının kayıtlara ceza olarak geçirilmesi işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy