(926 S. K. m. 136)
Davacı, 23.05.2006 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 2004 yılı genel atamalarında Malatya İl J.K.lığı Doğanşehir İlçe J.K.lığı Olay Yeri inceleme Birim Astsubaylığı görevine atandığını, 06.09.-2004- 24.03.2006 tarihleri arasında asli görevi uhdesinde kalmak üzere Harekat Eğitim Astsubaylığı görevini, 15.08.2005 tarihinden itibaren de Asayiş istihbarat Kısım Komutanlığı görevini yürüttüğünü, ancak bu görevler nedeniyle kendisine vekalet ve ikinci görev ücret ve aylıkları ödenmesi gerekirken ödenmediğini belirterek hukuka aykırı bulunan işlemin iptalini, maruz kaldığı zararın tamamının yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 2004 yılı genel atamaları ile Malatya İl J.K.lığı Doğanşehir İlçe J.K.lığı Olay Yeri İnceleme Birim Astsb.lığına atandığı, 15.08.2004 tarihinde görevine başladığı, 06.09.2004-24.03.2006 tarihleri arasında Hrk. Eğt. İşl. Astsb.lığı (daha sonra Hrk.Eğt.Ks.K.lığı) ile 15.08.2005 tarihinden beri de Asyş.Ks.K.lığı görevini, ikiz görevli olarak yürüttüğü anlaşılmaktadır.
926 sayılı TSK Personel Kanunun 136/e-3 maddesinde; Eleman temininde güçlük zammı: Temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elemanlar için ödenen para yı ifade etmektedir.
Aynı Kanunun EK-3 ncü maddesinde ....temininde, görevde tutulmasında veya belli yerlerde istihdam edilmesinde güçlük bulunan elamanlara temininde güçlük zammı ödeneceği öngörülmüş, bu zammın hangi görevde bulunanlara ödeneceği, miktarları, ödeme usul ve esasları her yıl Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının müştereken lüzum göstermesi üzerine Maliye Bakanlığının görüşü alındıktan sonra Milli Savunma Bakanlığının teklifi ile Bakanlar Kurulunca yılda bir defa tespit edileceği ve tespiti izleyen mali yılbaşından itibaren yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Belirtilen kanun hükümlerine dayanılarak her yıl Aralık ayında yayınlanan Bakanlar Kurulunun TSK mensuplarına ilişkin yan ödeme kararnamelerinde iş güçlüğü, iş riski, eleman temininde güçlük ve mali sorumluluk tazminatlarının kimlere, hangi rütbelerde ve ne oranlarda verileceği belirlenmektedir. 31.12.2004 tarih ve 2004/8460 sayılı Bakanlar Kurulu Yan Ödeme Karanının 6 ncı maddesinde 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 121 nci maddesi gereğince yapılan atamalarda, Ek-2 Çizelgede Komutanlık olarak belirtilen görevlere asaleten veya asaleten vekil olarak atamaları yapılan subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlara Ek-1 Çizelgeden kendi rütbelerinin, Ek-2 Çizelgeden atandığı görevin kadrosundaki rütbe karşılığı komutanlık puanı eleman temininde güçlük zammı olarak ayrıca ödenir hükmü yer almaktadır. 30.12.2005 tarih ve 2005/10001 sayılı Bakanlar Kurulu Yan Ödeme Kararının 6 ncı maddesi de aynı hükmü içermektedir.
Davacının atandığı kadro görevi dışında ikiz görevli olarak yukarıda belirtilen süre kadar Hrk.Eğt.Ks.K.lığı ve 08.06.2005 tarihinden beri de Asyş.İsth.Ks.K.lığı görevini yürüttüğü konusunda ihtilaf bulunmamaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde; 926 sayılı TSK Personel Kanununa tabi davacının söz konusu kanunda personele ikinci görev verilmesi halinde ek ödeme yapılacağına ilişkin bir düzenleme bulunmaması, yan ödemelerin hesaplanması ve uygulanması ile ilgili Bakanlar Kurulu tarafından yapılan düzenlemede görevlere asaleten veya asaleten vekil olarak atanmış olmayı araması karşısında davacıya verilen ikiz görevler ile ilgili olarak her iki göreve ait yan ödeme ve tazminatı ödenmemesinde, sadece atandığı göreve ait yan ödemelerin ödenmesinde hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı, 23.08.2006 tarihinde AYİMde kayda giren savunmaya cevap dilekçesinde taleplerini genişleterek manevi tazminat talebinde de bulunmakta ise de; bu talep genişletilmesinin idari işlemin tebliğinden itibaren ancak altmış günlük süre içerisinde yapılabileceği, idari işlemin tebliğ bulunmadığından en son dava açma tarihinden başlatılacağı, bu süre dışında yapılan talep değişikliklerin yada genişletmelerin dikkate alınmasının mümkün olamayacağı sonucuna varıldığından değerlendirilmeye alınmamıştır.
Davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekalet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy