(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (AYİM 1 D 14.05.2002 T. 2001/1468 E. 2002/743 K.)
Davacı, 15.06.2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçelerinde özetle; Ankara İl Jandarma Komutanlığının 25 Ocak 2005 gün ve PER.:6124-1105/Dis.Mor.Ks.(254)(1259) sayılı emrine istinaden 31 Ocak 2005 tarihinde yapımı tamamlanarak tahsise sunulan konutların dağıtımına izinde olması nedeniyle katılamadığını, Ankara İl Jandarma Komutanlığının 16 Şubat 2005 gün ve PER.: 6124 - 20 - 05 / Dis. Mor. Ks. (327) (2640) sayılı emrine istinaden 21 Şubat 2005 tarihinde Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılan ikinci dağıtımda Zenbat Apt.5 no.lu daireyi İl Jandarma Komutanlığında mevcut ve atanacak subay talebine göre sırası geldiğinde çıkmak şartı ile teslim aldığını, Jandarma Genel Komutanlığının 31 Mayıs 2006 gün ve PER.: 6124-60-06/Per.D.Dis.Mor.Ş.(5)(117102) sayılı uygulama emri ile Ankara İl Jandarma Komutanlığı Kışla Güvenlik Sınırları içerisinde bulunan 64 daireli 2 bloğun kışla güvenlik sınırları statüsünden çıkartılıp Anıttepe, Güvercinlik ve Demetevler bölgeleri birleştirilerek Merkez Konut Grubuna dahil edildiğini, bu durumun lojmanın konumu itibariyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 14.05.2002 gün ve 2001/1468 Esas, 2002/743 Karar sayılı kararına istinaden hukuka aykırılık teşkil ettiğini, konut tahsis esasları uygulama emrinin 11 nci maddesinde Beytepe Konut Grubundaki personelin çoğunluğunun Jandarma Okullar Komutanlığında görevli olması ve hizmet etkinliğinin en üst seviyede tutulabilmesi maksadıyla birleştirme dışı bırakıldığının belirtildiğini, İl Jandarma Komutanlığı Demetevler bölgesinde Zenbat ve Sağlam apartmanlarında oturan personelin tamamının İl Jandarma Komutanlığı personeli olduğunu ve asayiş görevi nedeniyle hizmet etkinliği açısından önem arz ettiğini, Uygulama Devamlı Talimatının 2/c maddesinde Ankara Garnizonunda Ankara İl Jandarma Komutanlığına bağlı Mamak, Keçiören, Altındağ ve Sincan İlçe Jandarma Komutanlıkları, Ziir Atış Poligon Bl. Komutanlığı kışlasındaki konutların kışla güvenlik sınırları içerisindeki konutlar olduğunun ifade edildiğini, İl Jandarma Komutanlığı kışlası içerisinde konuşlu ve koruma planları krokisinde de açıkça kışla içerisinde olduğu görülen Zenbat ve Sağlam apartmanlarının kışla güvenlik sınırlarına dahil edilmesi gereken konutlar olmasına rağmen idare tarafından kışla güvenlik sınırlarına dahil edilmediğini, Jandarma Genel Komutanlığı tarafından çıkarılan uygulama emri ve uygulama devamlı talimatı ile kışla güvenlik sınırları içerisinde bulunan lojmanlara subay şartlı giren 19 astsubay, 9 uzman jandarma çavuş ailesinin mağdur edilmek istendiğini, Ankara İl Jandarma Komutanlığına atanacak subay sayısına göre sırası geldiğinde lojmandan çıkarılacağını tahmin etmekte iken uygulamada yapılan değişiklik ile başka birlikte çalışmakta olan yeni atanacak subayların talebi halinde Ağustos 2006 dağıtımlarında çıkarılma tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu, Ankara İl Jandarma Komutanlığı Kışlası içerisinde bulunan Zenbat ve Sağlam apartmanlarından oluşan lojmanların Merkez Konut Grubuna alınmış olmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini belirterek Jandarma Genel Komutanlığının 31.05.2006 gün ve PER.: 6124-60-06/Per.D.Dismor.Ş.(5) (177102) sayılı Ankara Garnizonu Konut Tahsis Esasları Uygulama Emri ve Jandarma Genel Komutanlığının 06.06.2006 gün ve PER.: 6124-61- 06 / Per. D. Dismor. Ş. (5) (178944) sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Garnizonu Konut Tahsis Esaslarını Uygulama Devamlı Talimatına dayanılarak tesis edilen konut bölgelerinin yeniden tahsisi işleminin iptali ve yürütmenin durdurulması isteminde bulunmuştur.
Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 ncü Dairesinin 29.06.2006 gün ve 2006/2167 Gensek., 2006/946 Esas sayılı kararı ile davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; J. Astsb. olan davacının, Ankara İl Jandarma Komutanlığının 16.02.2005 gün ve PER.: 6124-20-05/Dis.Mor.Ks.(327)(2640) sayılı emrine istinaden 21 Şubat 2005 tarihinde Ankara İl Jandarma Komutanlığınca yapılan ikinci dağıtımda subay kontenjanında olan Demetevler Konut Bölgesindeki Zenbat Apt.5 no.lu daireye şartlı olarak girdiği, Jandarma Genel Komutanlığının 31.05.2006 gün ve PER.: 6124-60-06/Per.D.Dismor.Ş.(5) (177102) sayılı Ankara Garnizonu Konut Tahsis Esasları Uygulama Emri ve Jandarma Genel Komutanlığının 06.06.2006 gün ve PER.: 6124-61-06/Per.D.Dismor.Ş.(5)(178944) sayılı Jandarma Genel Komutanlığı Ankara Garnizonu Konut Tahsis Esaslarını Uygulama Devamlı Talimatı ile davacının oturmakta olduğu konutunun da bulunduğu Demetevler Konut Bölgesi ile Anıttepe ve Güvercinlik Konut Bölgeleri birleştirilerek Merkez Konut Grubu oluşturulması üzerine davacı tarafından oturmakta olduğu konutun Kışla Güvenlik Sınırları statüsüne tabî iken bu uygulama ile bu statüden çıkarılıp Merkez Konut Grubu na dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek tesis edilen idari işlemin iptali talebiyle dava açıldığı anlaşılmıştır.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu ile Kamu Konutları Yönetmeliği amir hükümleri gereği çıkarılan Türk Silahlı Kuvvetleri Konut Yönergesinin 1 nci Bölüm 4 ncü maddesi; Garnizonlarda Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı için ayrılan konutların kendi personeline hangi birlik komutanı veya kurum amiri tarafından tahsis edileceği, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığınca belirlenir.
Ayrıca bir emir verilmediği takdirde tahsis işi o garnizondaki Kuvvet Komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı en büyük birlik komutanı veya kurum amiri tarafından yapılır.
Konutların dağıtımı, tahsis ve tahliye emirleri tugay ve daha büyük birliklerde (Deniz, Hava, Jandarma ve Sahil Güvenlik eşidi) kurmay başkanı veya yetki verecekleri amirler, diğerlerinde ise komutan tarafından onaylanır. Bu işlemler birlik, karargâh ve kurumlarda personel işleri ile sorumlu başkanlık, şube veya kısımlarca yürütülür.
Konut tahsisine yetkili makamlar bu yönerge esaslarına uygun olarak, tahsis sorumluluğunda bulunan konut gruplarını, bu konut gruplarından istifade edecek birlikleri ve bu yönergede belirlenen esasları nasıl yürüteceğini belirler.
hükmüne amirdir.
Anayasanın 125 nci maddesinin 1 nci fıkrasında İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.... hükmüne yer verildikten sonra aynı maddenin 4 ncü fıkrasında Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya tekdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. denilmekte, söz konusu kural 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesinin 2 nci fıkrasında; İdari yargı yetkisi, idari işlem ve eylemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yerindelik denetimi yapılamaz. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak tarzda kullanılamaz ve idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez. şeklinde yer almaktadır. Bu düzenlemelerle, idari işlemlerin yargısal denetimine bir sınır getirilmek istenmektedir. İdare görevlerini kanunlarda gösterilen yetki ve şekil kurallarına ve işlemin sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak yerine getirmek zorundadır. Takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılması gerekir. Ancak, takdir yetkisinin hukuka uygunluğunun denetimi, bu yetkinin yerinde kullanılıp kullanılmadığının denetlenmesini içermemektedir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusuna dönüldüğünde; davalı idarece, Anıttepe Konut Bölgesinde subaylara ortalama 120, astsubaylara 140 puanla konut tahsis edilirken, Güvercinlik Konut Bölgesinde subaylara 10, astsubaylara 190 puanla konut tahsis edilmekte olduğu, Demetevler Konut Bölgesinde ise astsubayların 26 subay konutlarında şartlı olarak oturmakta olduğu, dolayısıyla Anıttepe Konut Bölgesi tahsis puanlarının yüksek olması nedeniyle puanı diğer bölgelerdeki konutlara yetmesine rağmen bu bölgeden istifade etmek zorunda olan personelin 2 - 3 yıl konut sırasında beklemek ve dışarıda yüksek kiralar ödemek zorunda kaldığı, aynı garnizonda ve aynı şartlarda görev yapan personelin moral ve motivasyonunu olumsuz olarak etkileyen bu durumun giderilmesi amacıyla Ankara Garnizonunda görev yapan personelin konut imkânlarından eşit seviyede yararlanmasının sağlanması ve konut bölgeleri arasındaki yararlanma oranı dengesizliğinin ortadan kaldırılması maksadıyla Anıttepe, Güvercinlik ve Demetevler Konut Bölgeleri olarak ayrılan üç konut bölgesinin birleştirilerek Merkez Konut Grubu oluşturulması, Beytepe Konut Grubunun ise şehir merkezine olan uzaklığı, ulaşım sorunlarının devam etmesi ve personelin çoğunluğunun J.Okullar K.lığında görevli olması nedeniyle hizmet etkinliğinin en üst seviyede tutulabilmesi maksadıyla birleştirme dışı bırakılması şeklinde tesis edilen idari işlemde; idarece takdir yetkisinin takip edilen amaca (kamu yararına) uygun olarak kullanıldığı, duygusal değerlendirmelerden kaçınıldığı, kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge gözetildiği, kanısına varılmıştır. Ayrıca davacı tarafından Demetevler konut grubunun kışla güvenlik sınırları içerisinde olduğu belirtilmiş ise de dosyada bulunan krokiden lojmanların bu statüde bulunmadığı anlaşılmakta bu konuda da emirde herhangi bir aykırılık tespit edilmemiştir.
Diğer yandan davalı idare cevap lahiyasında lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ise de; haksız çıkan tarafa yüklenen avukatlık ücretinin, esas itibariyle diğer tarafın vekâlet/avukatlık sözleşmesi ile temsil olunmasından doğan masrafının karşılığı olduğu ve yasal temsilciler bakımından ancak kanunun açıkça öngördüğü takdirde hükmedileceği dikkate alındığında, 178 sayılı KHK ve 4353 sayılı Kanun hükümleri ile temsil/tevkil tekeli öngören gerekçesi karşısında genel bütçeli idareleri avukat sıfatıyla temsil yetkisinin münhasıran hazine avukatlığı teşkilatına ait olduğu, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davalı idare lehine avukatlık ücretine hükmedilmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun bulunan davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy