(3713 S. K. m. 21)
Davacı vekili, 13.3.2006 tarihinde AYİM kayıtlarına geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Şırnak Şenoba Bağlıcada askerlik hizmetini yaparken Köy Hizmetleri Şantiyesinin korunması görevinden döndüğü esnada dik ve meyilli, kaygan zeminde düşerek yaralandığını, vazife malullüğü aylığı bağlandığını, 3713 Sayılı Kanun kapsamında yaralanmış olmasına rağmen faizsiz konut kredisi hak sahipliği belgesinin verilmediğini, bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek olumsuz işlemin iptaline, yargılamanın duruşmalı yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Şırnak 2/119 ncu Sınır Tabur Komutanlığı emrinde askerlik hizmetini yaparken 5.6.1988 tarihinde Köy Hizmetleri Şantiyesinden döndüğü esnada dengesini kaybederek düştüğü, vazife malullüğü maaşının bağlandığı, faizsiz konut kredisi hak sahipliği belgesi verilmesi için davacının en son 21.4.2003 tarihinde davalı kuruma müracaat ettiği, 12.5.2003 tarihli yazı ile red edildiği, bu yazının tebliğine dair belge bulunmadığı, 14.3.2005 tarihinde İdare Mahkemesine dava açıldığı, Ankara İkinci İdare Mahkemesinin 22.9.2005 tarih ve 2005/476-1307 E.K.sayılı kararı görev yönünden red edildiği, bu kararın 27.2.2006 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, 13.3.2006 tarihinde AYİMde dava açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı kurum savunmasında, davada süre aşımı bulunduğunu ileri sürmekteyse de, davalı kurumun 12.05.2003 tarihli red cevabını içerir yazısının davacıya tebliğine ilişkin belge olmadığından, davada süre aşımı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun malûl olanlara aylığa müstehak dul ve yetimlere yardım başlıklı 21 nci maddesi; Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Ayrıca;
a) (Değişik:28/2/1995 - 4082/6 md.) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların terör nedeniyle öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz. Yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malûl olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek devlet memuru aylığı üzerinden, diğerlerine mevcut aylıkları üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödenir. Bu bent hükümlerine göre ilgililere fazla olarak yapılan ödemeler, faturası karşılığı ilgili sosyal güvenlik kuruluşlarınca Hazineden tahsil edilir.
b) Yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malûl olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçinde taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır.
c) Konut kredisinden istifade bakımından 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun Ek 9 ncu maddesinin üçüncü fıkrasındaki hüküm; malûl olanlar ile bunların dul kalan eşi, eşi hayatta değilse veya evlenmiş ise çocukları hakkında da uygulanır.
d) (Değişik:8/7/1999 - 4404/1 md.) Malûl olanlar, ölenlerin dul kalan eşleri, T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan ve bu kuruluşlardan aylık almayan kız çocukları, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malûl ve muhtaç olan erkek çocukları, reşit olmayan çocukları ile anne ve babaları, yurtiçinde Devlet Demiryollarında, Denizyolları Şehir Hatlarında ve belediye toplu taşım araçları ile belediye tarafından kurulan şirketler veya özel firmalar aracılığıyla yaptırılan toplu taşım işinde kullanılan araçlarda ücretsiz seyahat ederler.
e) (Ek:28/2/1995 - 4082/6 md.) Eksilen vücut organları, yurtiçi veya yurtdışında en son teknik usullere göre yapılması mümkün sunileriyle tamamlattırılır ve gerekirse tamir ettirilir veya yenisi yaptırılır.
f) (Ek:28/2/1995 - 4082/6 md.) Yurtiçinde tedavileri mümkün olmayanlar, yetkili sağlık kuruluşlarının raporlarına istinaden yurtdışında tedavi ettirilirler.
g) (Ek:28/2/1995 - 4082/6 md.) Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz olanlar ile kimsesizler, kamu kurum ve kuruluşlarına ait, bunlar bulunmadığı takdirde özel rehabilitasyon ve bakım merkezleri yurtlar ve huzurevlerinde parasız olarak veya masrafları devlet tarafından karşılanmak üzere barındırılır, baktırılır ve tedavileri yaptırılır.
h) (Değişik:8/7/1999 4404/1 md.) Terörle mücadele görevi ifa ederken yaralanarak veya sakatlanarak haklarında 03.11.1980 tarihli ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanmış olan erbaş ve erler, yukarıdaki (d), (e), (f) ve (g) bentlerindeki haklarından; ölen erbaş ve erlerin dul kalan eşleri ve T.C. Emekli Sandığı dışındaki sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak çalışmayan ve bu kuruluşlardan aylık almayan kız çocukları, çalışarak hayatını kazanamayacak derecede malûl ve muhtaç olan erkek çocukları, reşit olmayan çocukları ile anne ve babaları ise, yukarıdaki (d) bendindeki haklardan aynen yararlanırlar. şeklinde düzenlenmiştir.
21 Eylül 1991 tarih ve 20998 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Toplu Konut Fonundan Şehit Aileleri Malûlleri ile Dul ve Yetimlerine Açılacak Faizsiz Konut Kredisi Yönetmeliğinin 2 nci maddesinde 3713 sayılı Kanunun 21 nci maddesi gereği memur ve kamu görevlilerinden terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan ve sakatlanarak malûl olanlara T.C. Emekli Sandığınca faizsiz konut kredisinden yararlanmak için hak sahipliği belgesi düzenleneceği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesinde görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlananlara ve ölenlerin yakınlarına yapılacak yardımlar tek tek sayılmış, (h) fıkrasında terörle mücadele görevini ifa ederken yaralanarak sakat kalan erbaş ve erlerin hangi haklardan yararlanacağı belirtilmiş, (c) fıkrasında düzenlenen konut kredisinden faydalanma hakkı erbaş ve erler için yararlanılacak haklar arasında gösterilmemiştir. Kanunda erbaş ve erlerin faizsiz konut kredisinde faydalanma imkanı düzenlenmediğinden davacının bu hakkı kullanmak üzere faizsiz konut kredisi için hak sahipliği belgesi verilmemesi yönünde davalı kurum tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
KARŞI OY GEREKÇESİ
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun duruşmalara ilişkin esaslar başlıklı 49 ncu maddesinde taraflardan yalnız birisi gelirse onun açıklamalarının dinleneceği, hiçbiri gelmezse duruşmanın açılamayacağı, incelemenin evrak üzerinden yapılacağı, aynı Kanunun 71 nci maddesinde avukat marifetiyle takip olunan davalarda tarifesine göre avukatlık ücretinin haksız çıkan tarafa yükletileceği hüküm altına alınmıştır.
Davacı vekili yargılamanın duruşmalı yapılmasını talep etmiş, belirlenen duruşma gününde davalı kurum vekili gelmemiş, davacı vekilinin gelmesi nedeni ile duruşma açılmış, davacı vekilinin açıklamaları dinlenmiş, dava duruşmalı olarak görülmüştür. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu uyarınca çıkarılan ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3 ncü maddesinde avukatlık ücretinin tarifede yazılı miktardan az ve üç katından çok olamayacağı belirtilmiştir. Aynı tarifede Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde duruşmalı ve duruşmasız davalarda farklı vekalet ücretine hükmedileceği düzenlenmiştir. Davanın duruşmalı görülmesi nedeniyle avukatlık ücret tarifesinde yer alan duruşmalı ücretin altında vekalet ücretine hükmedilmesi mümkün değildir.
Davalı kurum lehine duruşmalı görülen davalara ilişkin vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği görüşü ile duruşmasız işlere ait vekalet ücretinin hüküm altına alınması yönünde oluşan çoğunluğa katılmadım. 14.12.2006 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy