(3713 S. K. m. 21) (2709 S. K. m. 61)
Davacı 23.01.2007 tarihinde AYİM kaydına geçen dilekçesinde özetle; 26.10.1994 tarihinde Şırnak Fındık 6 ncı Komando Tugay Komutanlığı sorumluluk sahasında icra edilen operasyon esnasında, bölücü terör örgütünce yerleştirilmiş mayına basarak yaralandığını, yaklaşık bir yıl süren tedavisi sonucunda GATA Sağlık Kurulunun 26.08.1994 gün ve 5237 sayılı raporuyla sınıfı görevini yapamaz kararı verildiğini, bu rapor ile emekli olma imkanı varken sınıf değiştirerek Levazım sınıfına geçip görevine devam ettiğini, Beytepe Jandarma Eğitim Komutanlığında görev yapmakta iken periyodik muayene için 14.04.2006 tarihinde Beytepe Asker hastanesine, buradan da GATA hastanesine sevk edildiğini, burada yapılan muayenesi sonucu GATA Sağlık Kurulunun 27.04.2006 tarih ve 1698 sayılı raporuyla Mayına basma tanısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini, bu raporun 02.06.2006 tarihinde onaylanması üzerine 16.10.2006 tarihinde emekli edilerek aynı tarihte ilişiğinin kesildiğini, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21/b maddesi gereğince ilişiğinin kesilmesinden sonra bir yıl daha lojmanda oturma hakkı bulunmasına rağmen 23.01.2007 tarihinde, 15 gün içerisinde lojmanı tahliye etmesi gerektiğinin yazılı olarak tebliğ edildiğini, halbuki söz konusu yasanın, terörle mücadele görevi sırasında malul hale gelerek Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak zorunda kalanların geçiş dönemi kolaylaştırmak, sosyal yönden rehabilite etmek amacını taşıdığını, eşinin iş ve çocuklarının okul durumlarını ve diğer planlamalarını lojmanda bir yıl daha ikamet edecek şekilde yaptığından, lojmandan çıkması halinde maddi manevi büyük zarara uğrayacağını belirterek, lojmandan tahliye işleminin iptaline ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM 3 ncü Dairesinin 01.02.2007 gün ve E.:2007/153 sayılı kararı ile idari işlemin yerine getirilmesi halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğumunun muhtemel bulunması ve dilekçede ileri sürülen hususların ciddi görülmesi nedeniyle yürütmenin durdurulmasına karar verilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden davacı J. Lv. Bçvş.
.in 26.10.1993 tarihinde Şırnak Güçlükonak Fındık Köyü bölgesinde teröristlerce tuzaklanan mayına teması sonucu yaralandığı, GATA Sağlık Kurulunun 26.08.1994 tarih ve 5237 sayılı raporuyla, B/66 F8 sınıfı görevini yapamaz kararı verildiği, davacının vazife malulü olarak emeklilik yerine, sınıf değiştirerek görev yapmayı tercih etmesi üzerine Levazım sınıfına geçirildiği, 06.09.2002 tarihinde, TSK Konut Yönergesinin ilgili hükmü gereği Ankara Beytepe konut grubundan görev tahsisli olarak konut tahsis edildiği, periyodik muayeneler sırasında GATA Sağlık Kurulunun 27.04.2006 tarih ve 1698 sayılı raporuyla davacı hakkında D/66 F-6, D/66 F-9, A/7 F-2, A/41 F-4 Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiği, bu karar üzerine davacının 3713 sayılı kanun kapsamında vazife malulü sayılarak emekli edildiği ve 16.10.2006 tarihinde ilişiğinin kesildiği, davacının aynı tarihte 3713 sayılı kanunun 21/B maddesi gereği bir yıl süreyle lojmanda oturmak isteğiyle dilekçe ile müracaat ettiği, bu müracaatına 12.01.2007 tarihinde olumsuz yanıt verilerek 15 gün içerisinde konutu tahliye etmesinin istenildiği, bu işlemin 23.01.2007 tarihinde davacıya yazılı olarak tebliğ edilmesi üzerine aynı tarihte iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesinin (b) fıkrasındaki; Yurtiçinde ve yurtdışında kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanların kendileri, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimleri, Kamu Konutları Kanununda gösterilen özel tahsisli konutlarda oturanlar hariç olmak üzere, bir yıl süreyle kamu konutlarından yararlanmaya devam ederler. Bu süre sonunda kamu konutundan çıkacaklar ile kamu konutundan yararlanmayanlar ve özel tahsisli konutlarda oturanların istekleri halinde ikametgah olarak kullanacakları yurtiçindeki taşınmazın kira bedeli on yıl süre ile Devletçe karşılanır. Yurtdışındaki özel tahsisli konutlarda oturanların yurtdışı kira bedelleri de istekleri halinde bir yıl süre ile Devletçe karşılanır hükmü bulunmaktadır.
Davacının bölücü terör örgütüne karşı yapılan operasyon sırasında doğrudan terör eylemine muhatap olarak, mayına basmak suretiyle malul hale geldiği, maluliyetinin 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında olduğu hususunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlık, davacının bir yıl süreyle lojmanda oturma hakkını kullanma zamanı ile ilgili olup, davalı idare davacının 1994 yılı içerisinde aldığı raporla vazife malulü olduğunu, ancak emekli olmayıp sınıf değişikliğini tercih etmekle artık bu hakkını kullanmasının mümkün olmadığını ileri sürmektedir.
Anayasamızın Sosyal Güvenlik Bakımından Özel Olarak Korunması Gerekenler başlıklı 61 nci maddesinin 1 nci fıkrasındaki; Devlet harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesini sağlar hükmü bulunmaktadır.
Terörle mücadele görevleri sırasında veya bu görevlerinden dolayı terör eylemine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 21 nci maddesinde, yukarıda belirtilen Anayasa hükmüne uygun olarak bazı ilave haklar tanınmıştır. Bunlardan birisi de kamu konutlarından yararlanmakta iken malul olanlara bir yıl daha aynı konutta ikamet etme hakkıdır. Bu hükmün düzenlenme amacının, terörle mücadele görevinin etkisiyle malul hale gelenlerin emeklilik dönemine geçişlerinde bir geçiş süresi öngörmek suretiyle, çocuklarının okul durumu, çalışan eşlerin tayinleri gibi sorunları çözmek için zaman tanımak yeni hayat koşullarına rehabilitasyonu sağlamak olduğu anlaşılmaktadır. 3713 sayılı Kanunun 21/b maddesinde bu hakkın ne zaman kullanılması gerektiği hususunda bir açıklık bulunmamakla birlikte, yukarıda belirtilen Anayasa ve yasa hükümleri ve bu hükümlerin düzenlenme maksatları göz önüne alınarak yorumlandığı takdirde, bu hakkın mutlaka maluliyetin tespitinden hemen sonra kullanılmasının gerekmediği, aksine Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesini müteakip kullandırılmasının Anayasa ve yasa hükmüne daha uygun düşeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği tarih olan 16.10.2006 tarihinden itibaren oturmakta olduğu kamu konutunda bir yıl süreyle oturmasına müsaade edilmeyerek kamu konutundan çıkarılma işlemi sebep ve amaç unsurları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan İŞLEMİN İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy