(4982 S. K. m. 1, 5, 25)
Davacı 19.03.2007 tarihinde AYİM kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; kıdem sıralamasında geri sıralara düştüğünü, hatalarını öğrenmek ve haksız verilen sicilleri varsa yargı yoluna başvurabilmek için 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca 2001-2006 yılları arasında hakkında düzenlenen sicillerin verilmesi talebinin 19 ncu P.Tug.K.lığının 19.09.2006 gün ve MRKŞ: 4031-477-06/1124 sayılı cevabi yazısı ile reddedildiğini, bunun üzerine Bilgi Edinme Değerlendirme Kuruluna itiraz başvurusunda bulunduğunu, ancak bu itiraz başvurusunun da reddedildiğini, bilgi edinme hakkı kapsamında söz konusu sicil belgelerinin verilmesi gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanununa aykırı olduğunu belirterek olumsuz yönde tesis edilen işlemin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının 06.09.2006 tarihli dilekçesi ile 2001, 2002, 2003, 2004, 2005 ve 2006 yılı sicil dönemlerinde 1 nci ve 2 nci sicil üstlerince hakkında verilmiş bulunan sicil not ve kanaatlerine ilişkin belgelerin ve varsa eklerinden onaylı birer suretinin 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamında verilmesi isteminin 19 ncu P.Tug.K.lığının 19.09.2006 gün ve MRKŞ: 4031-477-06/1124 sayılı cevabi yazısı ile reddedildiği, bunun üzerine 22.09.2006 tarihinde itiraz başvurusunda bulunduğu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulunun 13.12.2006 gün ve 2006/984 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığa uygulanacak olan 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu'nun Amaç başlığını içeren 1 inci maddesinde Bu Kanunun amacı; demokratik ve şeffaf yönetimin gereği olan eşitlik, tarafsızlık ve açıklık ilkelerine uygun olarak kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usulleri düzenlemektir. düzenlemesine, Bilgi Verme Yükümlülüğü başlığını içeren 5 inci maddesinde Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idarî ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler. Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren diğer kanunların bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz. düzenlemesine, bilgi edinme hakkının istisna hükümlerinin düzenlendiği Bilgi Edinme Hakkının Sınırları başlığını içeren dördüncü bölümünde yer verilen Kurum İçi Düzenlemeler başlığını içeren 25 inci maddesinde Kurum ve kuruluşların, kamuoyunu ilgilendirmeyen ve sadece kendi personeli ile kurum içi uygulamalarına ilişkin düzenlemeler hakkındaki bilgi veya belgeler, bilgi edinme hakkının kapsamı dışındadır. Ancak, söz konusu düzenlemeden etkilenen kurum çalışanlarının bilgi edinme hakları saklıdır. düzenlemesine yer verilmiştir.
İdarenin kanunlarla tevdi edilen kamu hizmetini, ancak nitelikli personel eliyle yerine getirebilmesi mümkündür. Yürütülen kamu hizmetinin niteliğine en uygun personelin belirlenmesi, atama ve görevlendirmelerin liyakat esasına göre yapılması, başarısız veya verimsiz personelin hizmetten uzaklaştırılması ancak doğru çalışan bir değerlendirme sistemi ile sağlanabilir. Liyakat sisteminin kurulması ve işletilmesinde bu nedenle sicil not ve kanaatleri önemli birer kriterdir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde sicil; personelin görev performansını gösteren ve belli bir sicil ortalama koşulunu sağlayan personelin, terfii, rütbe kıdemliliği, kademe ilerlemesi ve kritik görevlere seçilmelerine imkân sağlayan veya ilişiğinin kesilmesini gerektiren bir değerlendirme kriteri olarak işlev görmektedir. Bu nedenle personelin sicil değerlendirmeleri liyakat sistemini belirlemekte, komuta yapısını düzenleyerek Türk Silahlı Kuvvetlerince yerine getirilen milli savunma hizmetlerini doğrudan etkilemektedir.
Sicil işlemleri kurum içi düzenlemeler arasında yer alan ve kurum çalışanlarını etkileyen düzenlemeler kapsamındadır. Bununla birlikte dava konusu uyuşmazlığın çözümünde Türk Silahlı Kuvvetlerinde sicil müessesesi ve bu müessese çerçevesinde uygulanan işlemlerin niteliğinin ortaya konulması gerekir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve askerlik hizmetinin temel ayırt edici özelliğinin disiplin anlayışı olduğu, disiplinin yasal temel taşlarının da rütbe ve kıdem esasına dayandığı bilinen bir durumdur.
Sicil amirlerinin bireysel gözlemlerinin ve kanaatlerinin etkili olduğu sicil müessesesinde belirtilen kamu yararı gözetilerek ilgili mevzuatta ayrıntılı kurallar öngörülmüştür.
Buna göre sicil amirlerinin; belirli bir rütbe ve görevde olmaları, sicil verilecek personeli en iyi değerlendirebilecek kişilerden seçilmeleri ve sicil döneminde belirli bir süre çalışmaları gerekmektedir. Ayrıca sicil amirleri maiyetinin günlük eğitim ve çalışmalarını, tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini, sicil belgesinde yazılı diğer hususları aralıksız izleyerek; yapacakları haberli ve habersiz denetlemeler, özel yazılı veya sözlü sınavlar, verecekleri özel görevler, çeşitli tatbikat ve manevralardaki tutum ve durumu ile de yeterlik ve yetenekleri hakkında tam bir kanaat edinmekle görevli kılınmışlardır.
Diğer yandan sicil sisteminde sicil amirlerinin personelin görev performansını belirleyen; örneğin subay sicil belgesindeki 40dan fazla soruda, yine kendi içindeki niteliklere ilişkin kanaatleri belirleyen seçenekleri işaretlemek suretiyle yaptıkları değerlendirmeyle oluşan sicil not ve kanaatlerinin bir kısmı sicil alan personele imza karşılığı tebliğ edilmektedir. Bunun yanı sıra kuvvet komutanlıklarınca beş yıl üst üste en düşük puanlı kıstasla değerlendirilen personel ile beş yıl tam puan alan personele bu durum tebliğ edilmektedir. Kuvvet Komutanlıkları seviyesinde kurulan Sicil Değerlendirme ve Denetleme Kurullarınca da bu siciller her sicil dönemini müteakiben incelenmekte yetersiz sicil alan, sicil üstleri arasında %20 ve daha fazla sicil notu farkı bulunan ve sicil notu sicil alma eğilimi dışına çıkan sicil notları incelenmekte, kasıtlı ve keyfi verildiği değerlendirilen siciller iptal edilebilmektedir.
Ayrıca personele sicil not ortalamasına göre belirlenen ve her yıl emsalleri arasındaki yeterlilik sıralamasını gösterir kıdem sırası tebliğ edilmekte ve sicil notları hakkında genel bir bilgi sahibi olması sağlanmaktadır. Kıdem sırası, ceza ve mükafat bilgilerine ilişkin bilgilere ise her zaman bilgisayar ortamında bireysel düzeyde ulaşabilmektedir. Personel bu inceleme ve değerlendirmelere rağmen yine kendisi hakkında verilen ve meslektaşları arasındaki rütbe ve kıdem durumunu belirten sicil sıralamasını öğrendikten sonra ayrıca sicilinin mesleki kariyerine etkisi olabileceği ihtimalini ileri sürerek İdari Yargı (AYİM) yolu ile iptal isteminde bulunabilmektedir. Hiç şüphesiz bu düzenlemeler sicil sisteminin doğru çalışmasında bir güvence olarak ortaya çıkmaktadır.
Görüldüğü üzere esasen sicil sisteminde öngörülen düzenlemeler ile, sicil işlemleri Türk Silahlı Kuvvetlerince yerine getirilen milli savunma hizmeti ile uyumlu olacak şekilde ilgililerin erişimine açık hale getirilmiştir.
Türk Silahlı Kuvvetlerinde liyakat sisteminin devamının sağlanması ve gelecekte komuta yapısının belirlenmesinde asıl belirleyici kriter olan sicillerin verilmesinde sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden birini kullandıklarından sicil belgelerindeki nitelikleri tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle değerlendirmekten sorumludurlar. Sicil amirlerine verilen bu görevin yerine getirilebilmesi ancak hiçbir etki altında kalmayacakları bir ortamın sağlanması ile mümkündür.
Diğer kurumlara nazaran daha iç içe bir mesleki yaşam sürdüren seçkin görev yeri, kıta ve birlik komutanlıklarına yapılacak atamalarda her biri birbiriyle kıyaslanamayacak kadar başarılı ve performans sahibi aynı emsal personel arasındaki çok küçük nitelik farklılıklarının açıklanması durumunda; sicil amirinin iradesinin baskı altında kalmasının yanı sıra amir, memur ve maiyetin çalışma etkinliği, verimliliği ve uyumlu çalışması ve netice itibariyle askerliğin yegane ayırt edici temeli olan disiplin zaafa uğrayabilecektir.
Kişinin zaten mevcut sicil sistemine göre; kendisine imzasıyla tebliğ edilen kıdem sırasını, emsaller arasındaki konumunu ve amirinin hakkında verdiği kanaatlerin bir kısmını bilmesinin ötesinde tamamen alt ayrıntıları ve sicil notunu bilmek istemesinde sağlayabileceği yarar; Türk Silahlı Kuvvetlerinin ve askerlik hizmetinin rütbe ve kıdem esasına dayalı disiplin anlayışının uğrayabileceği zafiyetle kıyas kabul edilemeyecek önemdedir.
Yapılan bu tespit ve değerlendirmeler sonucunda davacıya hakkında düzenlenen sicil belgelerinin verilmemesi yönünde tesis edilen işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy