(1602 S. K. m. 52, 66) (5442 S. K. m. 11) (2709 S. K. m. 152)
Davacı vekili 13.03.2007 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde, müvekkillerinin vefat eden eşinin Konya 55001 Muhimmat Depo Komutanlığında askerlik görevini Ani Müdahale Manga Komutanı olarak ifa ederken 21.06.2001 tarihinde sivil bir kişinin birlik sınırları içerisine girdiğinin telsizle bildirilmesi üzerine olay yerine emrindeki erlerle ünimorg askeri aracı ile, tam teçhizatlı, silahlı ve mermili olarak hareket ettiğini, bu intikal esnasında şoförün aşırı hız yapması ve acemiliği nedeniyle aracın devrilmesi sonucu Mg. K. Onb.
ile Ord. Er
nun vefat ettiği, 8 erbaş ve erin yaralandığını, 22.03.2006 tarihinde müvekkiline nakdi tazminat ödenmesi ile ilgili olarak açtıkları davanın reddedildiğini, bu manganın asıl görevinin İç Güvenliği sağlamak olduğunu, mahkeme tarafından bu manganın güven ve asayişi korumak ve sağlamak gibi bir görevinin bulunmadığının gerekçe gösterilmesinin kabul edilmediğini, ayrıca idare tarafından gönderilen gizli belge diye bir kısım belgelerin taraflarına tebliğe çıkarılmamasın adli yargılama ilkesine aykırı olduğunu, bu hususun kararda karşılanmadığını, tüm iddialarının müspet ya da menfi surette yasanın öngördüğü sebeplerle bir karara bağlanarak ve hangi nedenlerle varit olmadığının açıklanmasını talep ve dava etmektedir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66 ncı maddesine göre, Daireler ile Daireler Kurulunca verilen kararlar hakkında bir defaya mahsus olmak üzere, ilamın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde;
a) Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların, kararda karşılanmamış olması,
b) İlamda birbirine aykırı hükümlerin yer alması,
c) Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması,
sebepleriyle kararın düzeltilmesi istenebilir.
3 ncü Daire Başkanlığının 01.02.2007 tarihinde oybirliği ile verdiği Esas No:2006/598, Karar No:2007/259 numaralı kararda da açıkça ifade edildiği gibi davacının müteveffa eşinin Ani Müdahale Mangası Komutanı görevini icra ederken Ani Müdahale Mangasının şüpheli durumu araştırmak ve gerekirse müdahale etmek maksadıyla birlik içerisinde kullanılmayan 11 Nolu nizamiyeye intikal ederken bulundukları ünimorg aracının devrilmesinin ve davacının eşinin vefat etmesinin 2330 Sayılı Nakdi Tazminat Kanunu ve Yönetmeliğinde tazminat verilmesi için öngörülen görevler olmadığı sonucuna varıldığından davacıya nakdi tazminat ödenmemesi işleminde hukuka aykırılık olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı vekilince karar düzeltme dilekçesinde; davacının eşinin olay tarihinde icra ettiği görevin İç Güvenlik, Güven ve Asayişi sağlamakla ilgisi olduğuna ilişkin iddialarının kararda karşılanmadığı ileri sürülmüştür.
Jandarma Teşkilat ve Görevleri Yönetmeliğinin (17.12.1983 R.G.18254) 3 ncü maddesi ile Genelkurmay Başkanlığı MT 145-3 Toplumsal Olaylarda Askeri Birliklerin Kullanılması Talimnamesinin 3 ncü maddesinde Emniyet; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik; sabotaj, tehlike ve kazaları önlemek için alınan hukuki önemlerin tümünü ve bu önlemlerin alınmış olduğu hali belirtir. Asayiş; Hukuka uygun ve gerekli önlemlerin alınması sonucu; Devlete, topluma, kişilere, mal ve eşyalara yönelik tehlike, kaza ve sabotajların söz konusu olmadığı bir ortamı; düzensizlik ve karışıklıkların önlendiği hayatın normal akışının sağlandığı hali, dirlik ve düzenin varlığı konusunda kamuda yaratılan yerleşik ve yaygın inancı ifade eder. Genel Kolluk; Emniyet ve asayiş ile kamu düzeninin korunmasını sağlayan, diğer kanun ve nizamların verdiği görevleri yerine getiren ve silahlı bir kuvvet olan Jandarma ve polisi ifade eder. (J. Teşk. Görev ve Yetkileri Yönetmeliği) MT 145-3 Talimnamesinin 3 ncü maddesinde ise Genel Kolluk Kuvveti: İl içinde görevli veya o ilde geçici olarak görevlendirilmiş polis ve mülki teşkilata tabi Jandarma ve İç Güvenliklerini ifade eder. yer almıştır. Aynı talimnamede; Askeri Birlik: Kara, Deniz ve Hava Kuvvet Komutanlıklarına bağlı birlikler, mülki teşkilata tabi olmayan Jandarma İç Güvenlik Birlikleri ile diğer Jandarma Birliklerini ve Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı birlikleri ifade eder. tanımı bulunmaktadır. MS 76-3 Türk Silahlı Kuvvetleri Müşterek Askeri Terimler Sözlüğünde ise İç Güvenlik Harekatı: Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü ve anayasal düzenini ortadan kaldırmayı amaçlayan, örtülü ve açık her türlü hareketlerle, bozulmuş istikrarı yeniden tesis etmek maksadıyla, istikrarı bozan her türlü silahlı eylemi önlemek veya bastırmak için icra edilen askeri, yarı askeri, siyasi, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik faaliyetlerdir. tanımı yapılmıştır.
5442 Sayılı İl İdaresi Kanununun 11 nci maddesinde valilerin ilde çıkabilecek veya çıkan olayların emrindeki kuvvetlerle önlenmesini mümkün görmedikleri veya önleyemedikleri takdirde emniyet ve jandarma dışındaki askeri birliklerden yardım isteyebilecekleri belirtilmektedir.
Buraya kadar dayanak alınan mevzuata göre açıklanan tanımlar sentez edildiğinde; emniyet ve asayişi sağlayacak unsurların öncelikle polis ve iç güvenlik görevi olan jandarma olduğu, normal durumlar ile şartlara göre ilan edilmiş Olağanüstü Hal durumunda genel güvenlik; asayiş ve kamu düzeninin sağlanmasından mülki amirlerin sorumlu olduğu, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununun 11-d maddesine göre il valisi normal ve olağanüstü hal durumlarında yönelttikleri il hudutları içinde çıkabilecek toplumsal olayların veya terörle mücadelenin emirlerindeki kolluk kuvvetleriyle önlenmesine olanak bulunamayacağına kanaat verir veya kolluk kuvvetleriyle bastırılamayacak çapta ani ve olağanüstü olaylarla karşılaşırsa Emniyet - Asayiş - Yardımlaşma Planları (EMASYA) gereği bölgesindeki askeri birliklerden yardım istemesi üzerine EMASYA Görevi veya İç Güvenlik Harekatı kapsamında genel kolluk kuvveti olmayan TSKlerin kullanılması durumundaki askeri personelin kolluk kuvvetinin sahip olduğu yetkileri de kullanarak görevlendirilmesi halinde İç güvenlik harekatı, emniyet, asayiş görevleri icra ettiği açık ve net olarak görülmektedir.
Davacının müteveffa eşinin askerlik hizmetindeyken icra ettiği Ani Müdahale Mangasının görev, yetkileri ve kullanılma esaslarıyla ilgili mevzuatı incelendiğimizde ise bu görevin askeri bir görev olduğu, İç Güvenlik, EMASYA görevi ile kolluk kuvvetlerinin icra ettiği emniyet ve asayiş görevleri kapsamında yani 2330 sayılı Nakdi Tazminat Kanunu ve Yönetmeliği uyarınca TSKleri personeline tazminat verilmesini gerektiren hususular kapsamında olmadığı açık olarak anlaşılmaktadır.
İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliğinde tanımlanan hususlara ilave olarak Kara Kuvvetleri Komutanlığı Devamlı Emirler Muhtırasında (KKM 368-(A) ise;
Türk Silahlı Kuvvetlerinde emir beklemeksizin yapılan başlıca faaliyet KEŞİF, EMNİYET ve İRTİBATtır. Bu nedenle, bu prensip geliştirilerek tek erden en üst komutanlık seviyesine kadar otomatik olarak yapılan faaliyet haline getirilir.
Hizmet ve faaliyetlerin yürütülmesinde EMNİYETin en önemli faktör olduğu düşüncesinden hareketle, MY 114-1(B) Silahlı Kuvvetler İKK, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesi, MY 114-3 Birlik Güvenliği Yönergesi ile MY 75-1(A) Silahlı Kuvvetler Karargah Hizmetleri Yönergesinde belirtilen tertip ve tedbirler her kademede eksiksiz, detaylı olarak planlarını, uygulanır ve yapılacak kontrollerle uygulamanın devamlılığı sağlanır.
Birlik/kurumlarda bulunan ani müdahale birlikleri ve hazır kıtalar bir tehdide mümkün olan en kısa sürede müdahale edecek şekilde eğitilir ve bu husus bütün komutan/kurum amirleri ve denetleme heyetleri tarafından devamlı kontrol edilir.
Ani müdahale mangası/kuvveti muhtemel eylemlere karşı ilk reaksiyonda bulunmak üzere:
Her kışlada ve askeri kurumda büyüklükleri gözönünde bulundurularak bir veya daha fazla ani müdahale mangası/kuvveti teşkil edilir.
Ani müdahale mangası/kuvveti, 24 saat esasına göre görev yapar ve ertesi gün istirahat eder.
Ani müdahale mangası/kuvveti görevi, kışlada ve askeri kurumda, nöbet görevinde bulunan Bl./Bt.lar tarafından tutulur.
Ani müdahale mangası/kuvveti göreve her an sevk edilebilecek şekilde uygun bir yerde bulundurulur ve mermileri de olaya anında müdahale edebilmek maksadıyla personelin üzerinde (5 adet şarjörde 100 adet mermi) muhafaza edilir. Bu mermiler eğitim devreleri içinde yapılan atışlarda yenilenir. şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yukarıdaki mevzuat hükümlerinden ani müdahale mangasında görevli personelin birliğin güvenliğinden bireye yönelecek tehdidi bertaraf etmekten sorumlu olduğu ve bu görevin kanunda tanımlanan asayiş hizmeti olmadığı anlaşılmaktadır. Nakdi tazminat kanununda öngörülen amaçtan farklı bir hizmet olduğu görülmektedir.
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde idarenin gönderdiği gizli belge diye bir kısım belgelerin tarafında tebliğe çıkarılmadığını belirtmiş ve 1602 sayılı AYİM yasasının 52 nci maddesi uyarınca tarafına belgelerin tebliğ edilmemesi halinde T.C. Anayasasının 152 nci maddesi uyarınca Anayasa Mahkemesine götürülmesini talep etmiş ise de davacı vekilince biri duruşmadan bir gün önce olmak üzere iki kez 3 ncü Daire Yazı İşleri Müdürlüğüne gelerek mahkeme heyetinin onayıyla dava dosyasındaki davacı vekilince gizli bilgiler diye tanımlanan tüm bilgi ve belgeleri temin etmesine ve idare tarafından kendisine gönderilmediğini iddia ettiği belgeleri fotokopi etmesine izin verilmiştir. Davacı vekilinin idarenin mahkemeye gönderildiği tüm belgelere iki kez muttali olmasına izin verilmesi nedeniyle tebliğ edilmemiş bir belge olmadığından 1602 Sayılı kanunun 52 nci maddesinin davada uygulama imkânı kalmamıştır. Bilgi edinme kanununa aykırı bir durum da söz konusu değildir. Anayasaya aykırılık iddiası bu nedenle dikkate alınmamıştır.
Davacı vekilinin kararın düzeltilmesi istemini içeren dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler yerinde görülmediği gibi, düzeltilmesi istenen karar da Kanuna ve usule uygun bulunduğundan; KARARIN DÜZELTİLMESİ İSTEMİNİN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy