(1602 S. K. m. 42)
Davacı, 29 Ağustos 2006 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen dava dilekçesinde özetle; 27.07.1994 tarihinde Ankara Merkez Orduevi Müdürlüğünde yardımcı hizmetler sınıfında garson olarak göreve başladığını, 1998 tarihinde geçirdiği bir ameliyat sonrası hakkında, GATA Sağlık Kurulunun 29.01.1998 tarih ve 94 sayılı raporu ile Egzersiz ve efor gerektiren işlerde çalıştırılmaması uygundur. kararı verildiğini, bu raporu nedeniyle Orduevinde Lokanta Amirliği İdari İşler Memurluğu Mal Sorumlusu, bilahare Lokanta Amirliği Mal Sorumlusu Yardımcısı olarak görevlendirildiğini, hastalığının devam eden kontrol ve tedavileri sonucunda, Ankara Jandarma Hastanesi Sağlık Kurulunun 20.04.2004 tarih ve 3372 sayılı raporu ile hakkında, Askeri sivil memur görevine devam eder. TSK Sağlık Yeteneği Yönetmeliğinin 86 ncı maddesine göre fikir ağırlıklı işerde görevlendirilmesi uygundur. kararı verildiğini, bu raporu nedeniyle Kiler Kısım Amirliği Ambar Sorumlusu, Döner Sermaye Döşeme Demirbaş Hesap Sorumlusu, Menekşe Salonu Kısım Amir Yardımcısı olarak görevlendirildiğini, bu arada Açıköğretim Lisesini bitirdiğini, bu gelişmelerden sonra gerek sağlığı, gerekse aldığı diploma nedeniyle 10.07.2006 tarihinde, yardımca hizmetler sınıfından, genel idari hizmetler sınıfına geçirilmesi için dilekçe ile başvurduğunu, Ankara Orduevi Müdürlüğünün 11.07.2006 gün ve OREV.:3053-165-06/İd.İşl.(948) sayılı yazısı ile dilekçesine cevap verildiğini, bu yazıda, yukarıda belirttiği görevlerde başarılı olmadığının, verilen hiç bir görevi yerine getiremediğinin, fikir ağırlıklı görevlerde başarılı olamadığının ve uyum sağlayamadığının belirterek sınıf değişikliği talebinin reddedildiğini, gerçeği yansıtmayan bu yazının şahsi dosyasına girdiğini, bundan sonra özlük haklarına ilişkin her başvurusunda karşısına çıkacağını, yazının kendisi için iptal davasına konu olabilecek sonuç doğran bir işlem olduğunu belirterek, anılan yazının yok hükmünde kabul edilerek iptaline karar verilmesini; 22.01.2007 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen cevaba cevap dilekçesinde de; dava dilekçesinde açıklandığı üzere, davanın konusunun, sınıf değişikliği müracaatının yetkili makama gönderilmemesi işleminin iptali istemi olmayıp, hakkında görevlerde başarılı olamadığı, verilen hiçbir görevi yerine getirmediği, fikir ağırlıklı işlerde başarısız olduğu ve uyum sağlayamadığı değerlendirmelerini içeren, Ankara Merkez Orduevi Müdürlüğünün 11.07.2006 gün ve OREV.:3053-165-06/İd.İşl. (9481) sayılı yazısının yok hükmünde kabul edilerek, iptaline karar verilmesi olduğunu belirtmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının 10.07.2006 tarihli dilekçesiyle sağlık ve eğitim durumunu gerekçe göstererek yardımcı hizmetler sınıfından, genel idari hizmetleri sınıfına geçirilmek için müracaat ettiği, Merkez Orduevi Müdürlüğünün 11.07.2006 tarih ve OREV:3053-165-06/İd.İşl.(948) sayılı yazısıyla; 1. 10 Temmuz 2006 tarihli sınıf değişikliği konulu dilekçeniz incelenmiştir. 2. Dilekçe Ekinde bulunan Sağlık Kurulu Raporlarına istinaden, ilgi (a) emir ile garsonluk görevinize son verilmiş ve Kiler Kısım Amirliği Ambar Sorumlusu olarak görevlendirmeniz yapılmıştır. Bu görevde başarılı olamadığınız değerlendirildiğinden, size, Lv. Mali İşl. A. Tarafından şifahen Döşeme Demirbaş Hesap Sorumluluğu görevi verilmiştir. 3. Daha sonra çalışma performansınız yeterli bulunmadığından ilgi (b) emir ile görevlendirmeniz Lv. Mali İşler Amirliği Muhasebe Bölümü olarak değiştirilmiştir. 4. Lv. Mali İşler Amirliği bünyesinde verilen hiçbir görevi yerine getiremediğiniz görülmüş ve ilgi (c) emir ile Lokanta Amirliği Muhasebe/V.H.K.İ. görevine görevlendirmeniz yapılmıştır. 5. Sonuç olarak; sağlık durumunuz tarafımızdan değerlendirilmiş ve bu maksatla efor gerektirmeyen, fikir ağırlıklı görevlerde, farklı birimlerde ve farklı görevlerde görevlendirmeniz yapılmıştır. Fikir ağırlıklı işlerde başarılı olamadığınız ve uyum sağlayamadığınız tespit edildiğinden bahse konu dilekçenizdeki Sınıf Değişikliği talebiniz uygun görülmemiştir. 6. Asli atama göreviniz olan Y.H.S./Garson branşında herhangi bir değişiklik yapılmadan ilgi (c) emir ile belirtilen Lokanta Amirliği Muhasebe/V.H.K.İ görevine devam etmenizin uygun olacağı değerlendirilmektedir. denilmek suretiyle davacının talebinin reddedildiği, davacının bu yazıdaki değerlendirmelerin gerçeği yansıtmadığı, görevlerinde başarılı olduğunu gösteren birçok takdir belgesi bulunduğu, bu yazıdaki değerlendirmelerin görevde yükselme ve özlük hakları konusunda önüne engel olarak çıkacağını belirterek, söz konusu yazının iptali istemiyle yasal süre içerisinde iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Öncelikle dava konusu yazının idari davaya konu olup olamayacağının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
İptal davası, hukuk devleti ilkesinin geçerli olduğu bir sistemde idarenin hukuka uygunluğunu sağlayan en önemli araçtır. İptal davası ancak bir idari işlemin hukuka aykırılığı iddiasıyla açılabilir. İşlemin yerindeliğinin tespit edilmesi için iptal davası açılması ise söz konusu değildir. İptal davasının açılabilmesi için davacının hakkının ihlal edilmesine gerek yoktur; menfaatinin ihlal edilmiş olması yeterlidir. İdarenin bütün işlemleri iptal davasına konu edilemez. İdarenin işlemlerinden ancak kesin ve icrai (yürütülmesi gerekli) ve tek yanlı olanlar iptal davasına konu olabilir. Bu tür işlemlerin iptal davasına konu edilebilmesi için ayrıca tamamlanmış olmaları da gereklidir.
Yönetim hukuku alanında, yönetimin tek yanlı irade açıklaması ile hukuksal sonuç yaratan, başka bir deyişle, hukuk düzeninde değişiklik yapan işlemlerine, yönetsel işlemler denir... Yönetsel işlemler, uygulanabilir işlemlerdir. Yönetsel işlemlerin icrai olma ayrıcalığı vardır (A.Şeref GÖZÜBÜYÜK, Yönetim Hukuku, 19 ncu Bası, Mart 2004, s.277, 278).
Genel anlamda idari tasarrufların tümünü içine alan idari işlem, kural olarak, idari makamların, idare hukuku alanı ile ilgili olarak yaptıkları, kamusal nitelikli, etkili ve tek yanlı iradi açıklamalarıdır (Halil KALABALIK, İdari Yargılama Hukuku, İst.2003, s.134)
Bir idari işlemin iptal davasına konu olabilmesi için, bu işlemin aynı zamanda etkili, icrai, İdari Yargılama Usulü Kanununun deyimiyle, yürütülmesi gereken bir işlem olması gerekir. Kararın etkili olması, ilgilinin hukuki durumunda değişiklik yapması, diğer bir deyimle ilgiliyi hukuki olarak etkilemesidir. Bu güce sahip olmayan idari işlem ve kararlar iptal davasına konu olmazlar. (KALABALIK, s.144.)
İdari işlem, idari makamların, kamu gücü ve kudreti ile hareket ederek, idare işlevine ilişkin olarak yaptıkları ve çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamalarıdır. (Celal ERKUT, İdari İşlemin Kimliği, s.2)
AYİMe göre: yetkili idari makamların, kamu gücünü kullanarak, idare işlevlerine ilişkin olmak üzere, İdare Hukuku esaslarına göre aldıkları, kişiler yönünden idari alanda hak ve yükümlülükler (statüler) doğuran, kesin ve uygulanabilme özelliği olan tek yanlı irade açıklamaları idari işlemdir.(AYİM Drl.Krl.11.12.1997, E.1997/70, K.1997/132)
Danıştaya göre: Bir idari işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu sayılabilmesi hukuk düzeninde varlık kazanabilmesi için gerekli prosedürün son aşamasını geçirmiş bulunmasına, başka bir idari makamın onayına ihtiyaç göstermeksizin hukuk düzeninde değişiklikler meydana getirebilmesine, başka bir anlatımla idare edilenlerin hukukunu şu ya da bu yönde etkileyebilmesine bağlıdır. (D.3.D.17.10.1991, E.1989/4241, K.1991/26499)
... Kamu gücü ve kudretinin, üçüncü kişiler üzerinde, ayrıca bir başka işlemin varlığına gerek olmaksızın, doğrudan doğruya çeşitli hukuki sonuçlar doğurmak suretiyle etkisini gösterdiği işlemler icrai niteliktedir. (ERKUT. İdari İşlemin Kimliği, s.119)
İdarenin iradesinin var olan hukuk düzeninde yeni bir takım sonuçlar yaratmak yönünde oluşması, tek başına, işlemde icrailik özelliğinin varlık kazanmasında yeterli olabilmekte; hukuksal durumlarda yeni birtakım etkiler yaratabilme gücüne sahip olmaları, icrai işlemlerin diğerlerinden ayırt edilmesinde gözetilen en önemli kriteri oluşturmaktadır. Bu bakımından önemli olan diğer bir nokta ise, icrai işlemlerin araya başkaca bir işlem girmesine gerek olmaksızın, doğrudan doğruya hukuki sonuçlar doğurabilme yetenek ve yeterliliğini haiz olmaları esasıdır.(ERKUT, İdari İşlemin Kimliği, s.120)
Yukarıda açıklandığı üzere bir idari işlemin idari yargıda dava konusu yapılabilmesi için, kesin, icrai, yürütülebilir olması ve kişinin hukuki durumunda değişiklik yaratması gerekmektedir. Davacının da dilekçesinde vurguladığı gibi, dava konusu sınıf değişikliği isteminin reddi veya yetkili makama gönderilmemesi işlemi değildir. Dava konusu davacının talebinin reddedildiği yazıdaki davacı ile ilgili yapılan değerlendirmelerdir. Davacı hakkındaki değerlendirmelerin amirin takdir yetkisi içerisinde bulunduğu, bu değerlendirmelerin davacının hukuki durumunu değiştirici bir etkisi bulunmadığı, icrai, sonuç doğuran bir niteliği bulunmadığı tespit edici bir iç düzen işlem olduğu, bu nedenlerle idari davaya konu edilemeyeceği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Dava konusu işlem iptal davasına konu edilebilecek nitelikte bir idari işlem olmadığından inceleme kabiliyeti bulunmayan DAVANIN REDDİNE,
Full & Egal Universal Law Academy