(2330 S. K. m. 1, 10) (Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelik m. 2, 19)
Davacı vekilleri, 01.05.2007 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; davacının Konya Jandarma Komando Özel Harekat Bl.K.lığı emrinde J. Uzm. Çvş. olarak görev yaptığı esnada 13.01.2003 tarihinde diğer personelle birlikte görevli olarak bulundukları aracın kaza geçirmesi sonucu yaralandığını, Jandarma Genel K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 23.08.2003 gün ve 327 sayılı kararı ile davacının yaralandığı olayın 2330 Sayılı Kanun kapsamında görülmeyerek nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiğini, davacının yaralandığı olayda hazırlık faaliyeti için görev mahalline giderken kendi insiyatifi dışında meydana gelen kazada yaralandığını, yaralandığı olayın 2330 Sayılı Kanun kapsamına giren bir olay olduğundan nakdi tazminat ödenmesi gerektiğini, tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu bu işlemin iptali talebiyle idari yargıda iptal davası açtıklarını, Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 27.05.2004 gün ve 2003/1612 Esas, 2004/805 Karar sayılı kararı ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesi görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiğini, Danıştay 10 ncu Dairesinin 14.02.2007 gün ve 2004/12501 Esas, 2007/383 Karar sayılı kararı ile bu kararın onanmasına karar verildiğini, bu onama kararının kendilerine 25.04.2007 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip yasal süresi içinde AYİMde bu davayı açtıklarını belirterek nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının, Konya Jandarma Bölge Komutanlığı Jandarma Komando Özel Bölük Komutanlığı emrinde tim personeli olarak görev yaptığı, 13.01.2003 tarihinde Konya - Kızılören bölgesinde eğitim yapacak personeli taşıyan aracın devrilmesi sonucunda meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, J.Gn.K.lığı Nakdi Tazminat Komisyonunun 23.08.2003 gün ve 2003/327 sayılı kararıyla davacının yaralandığı olayın emniyet ve asayişin teminine yönelik bir görevin sebep ve tesiriyle meydana gelmediği gerekçesiyle nakdi tazminat ödenmemesine karar verildiği, Kararın 09.09.2003 tarihinde davacıya tebliğ edildiği; işbu nakdi tazminat ödenmemesi işleminin iptali istemiyle vekilleri aracılığıyla Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinde iptal davası açtığı, Ankara 9 ncu İdare Mahkemesinin 27.05.2004 gün ve 2003/1612 Esas, 2004/805 Karar sayılı kararıyla; davanın görümü ve çözümünde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevli olduğundan davanın görev yönünden reddine karar verildiği, işbu kararı davacının temyizi üzerine Danıştay 10 ncu Dairesinin 14.02.2007 gün ve 2004/12501 Esas, 2007/383 Karar sayılı kararı ile kararın onanmasına karar verildiği, bu onama kararının 25.04.2007 tarihinde tebliği üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Nakdi Tazminatın ödenme usul ve esasları, 2330 Sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ile Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmelikte düzenlenmiştir.
03.11.1980 tarih ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun Amaç başlığı altındaki 1 nci maddesinde, bu kanunun amacı; Barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir. şeklinde belirtilmiştir.
Kanunun ikinci maddesinde ise, iç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkikle görevlendirilen personelle kimlerin amaçlandığına açıklık getirilerek kanun kapsamında bulunan personel sayılmıştır.
Aynı Kanunun 10 ncu maddesinin 1 nci fıkrasında; Kanuna göre verilecek nakdi tazminatların ödeme şekli ile 3 ncü maddenin (b) bendi uyarınca ödenecek tazminatların tutarları ile bu kanunla ilgili diğer hususların hazırlanacak bir yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Yönetmeliğin Kapsamla ilgili 2 nci maddesinde, iç güvenlik ve asayişin korunması ile kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen personel sayılmakta, bu görev ve yardımlardan dolayı veya görev ve yardımları sona ermiş olsa bile yaptıkları bu görev ve yardımları nedeniyle ya da Devlet güçlerini sindirme amacına yönelik saldırı sonucu, derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma ve hastalık sonucu ölmeleri halinde hak sahiplerine verilecek Nakdi Tazminat ile bağlanacak aylığın, sakat kalmaları halinde kendilerine verilecek nakdi tazminatın esaslarını kapsayacağı açıklanmıştır.
Yönetmeliğin 19 ncu maddesinde, Nakdi tazminat ödenmesi, aylık bağlanması, öğretim ve sağlık yardımlarıyla ilgili hükümlerinin; ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın görevin sebep ve tesiriyle olmayıp da görevli kişinin kendi kasdı sonucu meydana geldiğinin idarece saptanması halinde uygulanmayacağı vurgulanmıştır.
İlgili hükümlere göre nakdi tazminat ödenebilmesi için: 1) İç güvenlik ve asayişin korunması, kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevli olunması ya da görevli kişinin 2330 Sayılı Kanunun 2 nci maddesinde belirtildiği derecede yakını bulunulması, 2) Ölüm, sakatlanma ve yaralanmanın, belirtilen görevlerin yapılışı sırasında veya görev sona ermiş bulunsa bile görevden dolayı meydana gelmiş olması, 3) Ölüm, yaralanma ve sakatlanmanın oluşumunda kendi kasdı bulunmaması koşullarının bir araya gelmesi gerekmektedir.
Yukarıda zikredilen mevzuat hükümleri kapsamında davacının yaralanma olayını değerlendirildiğimizde, bu yaralanmanın nakdi tazminatla ilgili mevzuat kapsamında sayılan bir yaralanma olmadığı kanısına varılmıştır. Zira Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin konu ile ilgili müstakar kararlarına göre, bu tür olaylarda yaralanma hadisesinin direkt olarak Kanun ve Yönetmelikte belirtilen İç güvenlik ve asayişin korunması ve kaçakçılığın men ve takibi esnasında veya buna bağlı olarak meydana gelmesi gerekmektedir. Davacının yaralanması ise, bu konuda tefrik edilip görev verilmeyen bir birliğin eğitim maksatlı olarak araçlı intikali sırasında, askeri araç şoförünün aracın sevk ve idaresindeki tedbirsizlik ve dikkatsizliği sonucunda meydana gelen trafik kazası sonucu oluşmuştur. Ortada iç güvenlik, asayişin temini veya kaçakçılığın önlenmesine yönelik somut bir görev bulunmamaktadır. Bu nedenle zikredilen mevzuat hükümlerine uymayan yaralanma olayından dolayı nakdi tazminat ödenmesi mümkün olmadığından, buna uygun olarak düzenlenen red işleminde de hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy