(3466 S. K. m. 1, 5, 7) (5434 S. K. m. 87) (4721 S. K. m. 10)
Davacı vekili 07.05.2007 tarihinde Isparta İdare Mahkemesi, 14.05.2007 tarihinde AYİM kaydına geçen ve yenilenen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Elmalı İlçe J. K.lığında görev yaptığı sırada tamamen şahsi bazı komutanlık uygulamalarına maruz kaldığını, müvekkiline haksız cezalar verildiğini, bu nedenle psikolojik olarak çöküntüye uğrayarak rahatsızlandığını, Akdeniz Üniversitesi Psikiyatri Ana Bilim Dalında yapılan muayenesi üzerine kendisine 20 gün istirahat verildiğini, müvekkilinin ruhsal sağlığına kavuşamadığı ve yaptıklarının idrakine varamadığı bir dönemde istifa etmek istediğini yazılı olarak bildirmiş olduğunu, istifa talebi iradi olmadığı için bu talebe dayanan istifa talebinin kabulüne ilişkin işlemin de sakat olduğunu belirterek müvekkilinin istifa talebinin kabulüne ve onayına yönelik işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; Davacının uzm. j. çvş. nasbedilmesiyle birlikte ilk olarak Sivas İL J. K.lığında 11.08.1995 tarihi itibariyle göreve başladığı, Antalya İl J. K.lığı Elmalı İlçe J. K.lığı emrinde görevli iken Antalya İl J. K.lığının 18.01.2007 tarih ve PER:4186-01-07/Uzm.J.Erb.İşl.Uzm. (3278) sayılı yazısı ekinde gönderilen tarihsiz dilekçesi ile Mecburi hizmet süremi tamamladım. İstifa işlemlerimin yapılmasını arz ederim. şeklinde istemde bulunduğu, davacının istifa talebinin 3466 sayılı Uzm.J.Kanununun 7 nci ve 5434 s.K.nun 87/a maddeleri gereğince J.Gen.K.lığının 19.02.2007 gün ve PER.:4186-39-07/MRK.D.EM.Ş.UZM.İŞL.(60190) sayılı İçişleri Bakanlığı onayı ile kabul edildiği, onay işleminin tamamlanmasından sonra davacının bu kez 26.02.2007 tarihli dilekçesi ile istifa isteminden vazgeçtiğini beyan ederek göreve başlatılmasını talep ettiği, davalı idarece davacının bu isteminin reddedilerek davacının özlük hakları ödenerek 05.03.2007 tarihi itibarıyla Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesildiği, müteakiben davacının 30.03.2007 tarihinde AYİMde dava açtığı AYİMnin 12.04.2007 tarih ve 2007/371-559 E.K.sayılı kararı ile dilekçenin reddine karar verilmesi üzerine süresinde dilekçesini yenileyerek 07.05.2007 tarihinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 7 nci maddesi Uzman jandarmaların mecburi hizmet süresi, uzman jandarma çavuşluğa nasıp tarihinden itibaren on yıl olup, yaş hadleri 56dır.... hükmüne amirdir.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 87 nci maddesinde de Aşağıda yazılı sebeplerle, emeklilik hakkı tanınan vazifelerden ayrılanların, Sandıkla ilgileri kesilir ve o tarihe kadar aylık ve ücretlerinden kesilerek Sandıkta birikmiş kesenekleri (34 ve 38 nci maddelerde yazılı kesenek ve karşılık toplamlarının kesenek itibar edilen kısımları dahil) faizsiz olarak kendilerine ödenir.
a) İstifa edenler:..... şeklindedir. 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanununun 1 nci Bölüm 5/d maddesinde İlişikleri kesilenler subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaş olarak Silahlı Kuvvetlere alınamazlar. hükmüne yer verilmiştir.
J. Gen. K.lığı Ayrılma, Ayırma, Şehit, Yaralı İşlem Yönergesinin 2 nci Bölüm 8/b maddesinde de Emeklilik talebinden vazgeçmenin yasal bir anlam ifade edebilmesi için vazgeçme talebinin onay tarihinden önce resmi bir dilekçe ile Personel Başkanlığına intikal ettirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davacının 11.08.1995 tarihinde uzman jandarma çavuş olarak göreve başladığı dikkate alındığında 18.01.2007 tarihi itibariyle 3466 sayılı Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen 10 yıllık mecburi hizmet süresini tamamladığına ve dolayısıyla tek yanlı irade açıklaması ile görevinden istifa ederek ayrılmaya hakkı bulunduğuna şüphe bulunmamaktadır.
Davacı her ne kadar istifa dilekçesini psikolojik rahatsızlığı nedeniyle yaptıklarının idrakine tam olarak varamadığı bir dönemde vermiş olması sebebiyle, istifanın kabulüne ilişkin işlemin sakat olduğunu iddia etmiş ve Psikoz-Depresyon teşhisli 20 gün istirahatına ilişkin 05.11.2007 tarihli Tabip raporunu ibraz etmiş ise de; 4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 10 ncu maddesinde ayırt etme gücüne sahip ve kısıtlı olmayan her ergin kişinin fiil ehliyetine sahip olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Söz konusu raporda davacının akli ve ruhi sağlığının yerinde olmadığına veya akla uygun biçimde davranma yeteneğinden yoksun bulunduğuna ilişkin olarak herhangi bir bulgu ve tanıya yer verilmemiş olması karşısında davacının ayırt etme gücüne sahip olduğu ve fiillerinin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olduğu değerlendirilmiş bu nedenle davacının bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davacının istifa talebine ilişin yapılan işlemin hukuken tamamlanabilmesi bakımından lüzumlu olan yasal şartların tamamının bulunduğu, davacının istifa talebinin davalı idarece kabul edilip istifasının 19.02.2007 tarihinde İçişleri Bakanlığınca onaylanması ile davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayrılmasına ilişkin işlemin tamamlandığı, 3466 sayılı Kanunun 5/d maddesinin açık hükmü karşısında istifa talebinin kabulüne ilişkin işlemin tamamlanmasından sonra verilen istifa talebinden vazgeçme dilekçesinin de reddedilerek davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesinde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy