(4721 S. K. m. 14, 405, 448, 462)
Davacı vekili 09.04.2007 tarihinde Kadıköy 3 ncü Asliye Hukuk Mahkemesi ve bu yolla 01.05.2007 tarihinde AYİM kaydına geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin 01.09.1982 tarihinde göreve başladığını, 26.10.2006 tarihinde adi malûl olarak 26 yıl 10 ay hizmet süresi üzerinden emekli edildiğini, Emekli Sandığı Genel Müdürlüğünün 16.05.2006 tarih ve B.07. 01. EMS. 0.10.06.01/64.442.035 sayılı işleminin iptali ile tam malûl olarak ve hizmet yılının 29 yıl 2 ay olarak emekli edilmesini talep ve dava etmiştir.
AYİM Genel Sekreterliğinin 04.07.2007 tarih ve Gensek:2007/1234 Teb. Md. sayılı yazısıyla, davalı idarenin savunma süresinin uzatılması talebi hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesi neticesinde;
1. Davacı vekilinin dilekçesi ekinde gönderilen Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.02.2007 tarih ve 2007/4 Esas, 2007/210 Karar sayılı kararın incelenmesinden, davacının Atipik psikoz denilen hastalığı olduğu, bu durumuyla ayırt etme gücünden yoksun olduğu sağlık kurulu raporuyla belirlendiğinden annesi
..nın vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 405 nci maddesi hükmüne göre akıl hastalığı veya akıl zayıflığı sebebiyle işlerini göremeyen veya korunması veya bakımı için kendisine sürekli yardım gereken ya da başkalarının güvenliğini tehlikeye sokan ergin kişilerin kısıtlanacağı, aynı Kanununun 14 ncü maddesine göre kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı, 448 nci madde hükmüne göre, vesayet dairelerinin yetkilerine ilişkin hükümler saklı olmak kaydıyla, vesayet altındaki kişiyi bütün hukuki ilişkilerde temsil etmeye vasinin yetkili olduğu; 462 nci maddenin 8 nci fıkrası hükmüne göre de vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izninin gerektiği bilinmektedir.
Davacının vasisi olarak atanan annesi
.nın dava açabilmesi için öncelikle 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunun 462 nci maddesinin 8 nci fıkrası hükmüne göre vesayet makamından izin alması gerekmektedir. Dava dosyasında vesayet makamı tarafından vasiye izin verildiğine dair bir karar bulunmamaktadır.
2- Ayrıca davacı
.. tarafından adi malûllük kararının iptali ile vazife malûlü sayılması talebiyle daha önceden Mahkememizde dava açıldığı davanın AYİM 3 ncü Dairesinin 2006/1558 esasına kayıtlı olarak halen derdest olduğu, 07.06.2007 tarihli ara kararı ile, davacının vasisi
ya davaya devam edip etmeyeceğini bildirmesi ve davaya devam etmek istemesi halinde vesayet makamından dava açma izni alarak Mahkememize göndermesinin istenildiği, vasiye üç ay süre tanındığı, davacının vasisi tarafından henüz bir cevap verilmediği anlaşılmaktadır.
3- Yukarıdaki tespitlerden sonra, davacının vasisinin öncelikle daha önceden açılan
..nın vazife malûlü sayılması gerekirken adi malûl sayılma işleminin iptali istemiyle açtığı davaya devam edip etmeyeceğine karar verip bu hususu Mahkememize bildirmesi, devam etmek istemesi halinde vesayet makamından izin alması gerekmektedir.
4- Davacı vekili dilekçesinde
müvekkilinin tam malûl olarak ve hizmet yılının 29 yıl 2 ay olarak göz önüne alınarak emekliye ayrılmasını şeklinde talepte bulunmuştur. Tam Malûl ifadesinden hangi işlemin iptalinin talep edildiği anlaşılmamış, vazife malûllüğünü kastedip kastetmediği hususunda tereddüde düşülmüştür. Bu hususun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Bu itibarla; 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 45 nci maddesinin (B) bendi gereğince, 30 gün içinde dava açılmak şartıyla DİLEKÇENİN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy