(5434 S. K. m. 64, 72) (2330 S. K. m. 1, 2, 10) (3713 S. K. m. 21) (AYİM. 1.D. 21.05.1996 T. 1995/1165 E. 1996/514 K.)
Davacılar vekili, 26.01.2007 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu P.Onb.
..ün askerlik görevini yaparken 09.12.2005 günü Şemdinli Ortaklar Bölgesinde terörle mücadele kapsamında icra edilen operasyon esnasında aracın şarampole yuvarlanması sonucu yaptığı görevin neden ve etkisiyle şehit olduğunu, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca davacılara maaş bağlanması gerekirken bu konudaki taleplerinin reddine ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava ve tahsis dosyasının incelenmesinden; davacıların oğlu
.ün Hakkari-Yüksekova 4 ncü Dağ ve Komando Tabur Komutanlığı emrinde askerlik görevini yapmakta iken 09.12.2005 tarihinde içinde bulunduğu askeri aracın Ortaklar Jandarma Karakol Yolu Zorgeçit Mevkiinde yolun toprak, dar, keskin virajlı ve bozuk olmasından dolayı şarampole yuvarlanması sonucu vefat ettiği, Emekli Sandığı (Sosyal Güvenlik Kurumu) Yönetim Kurulunun 01.09.2006 gün ve 412 sayılı kararı ile Er
.e 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, ancak baba ..ün 55.641.261 sicil numarası ile Sosyal Güvenlik Kurumundan emekli aylığı alması, anne
.ün ise evlilik bağının devam etmesi nedeniyle aylık bağlanmadığı, davacıların 30.11.2006 tarihli dilekçeyle 3713 Terörle Mücadele Kanunu ve 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca aylık bağlanması taleplerinin ise davalı kurumun 07.12.2006 tarihinde davacılara tebliğ edilen cevabi yazısı ile reddedildiği anlaşılmıştır.
Davacıların aylık bağlanma taleplerinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun ve 3713 Terörle Mücadele Kanunu hükümleri kapsamında ayrı ayrı incelenmesi gerekir.
5434 Sayılı Kanunun 4049 Sayılı Kanunla değişik 72 nci maddesinin son fıkrasında Bu Kanunun 64 ncü maddesinin (a, b, c, ç, d ve e) fıkralarında açıklanan durumlardan dolayı veya 3.11.1980 tarih ve 2330 Sayılı Kanun ile bu Kanuna ek 2566 Sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle geride dul ve yetim bırakmadan hayatlarını kaybetmiş bulunan iştirakçilerle, bunlardan aylık almakta iken ölenlerin baba veya analarına ölüm tarihini takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanır hükmü yer almaktadır. Belirtilen kanun metninden de anlaşılacağı üzere, aylık bağlanması için getirilen ölçüt, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanununun 64/a-e maddesi ya da 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında mütalaa olunabilecek bir görevden dolayı yaşamın yitirilmiş olmasıdır.
2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 1 nci maddesinde Kanunun amacı barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların, bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile, yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi olarak belirtilmiştir.
2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi ile bu Kanunun uygulanmasını göstermek üzere yine bu Kanunun 10 ncu maddesi gereğince çıkartılan Nakdi Tazminat ile Aylık Bağlanması Hakkındaki Yönetmeliğin (RG.18.1.1993, S.41469) 2 nci maddesi gereğince; iç güvenlik, asayişin korunması ve kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen ve bu maddelerin (a) fıkrasında beş bent halinde sayılıp, içlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarının da yer aldığı bir kısım personelin, belirtilen bu görevlerle ilgili olaylara müdahale sırasında, fiilen görev yaparken bu görevleri nedeniyle veya bu görevleri sona ermiş olsa bile, aynı nedenle meydana gelen yaralanma, sakatlanma veya ölümleri halinde nakdi tazminat ödeneceği, ölüm halinde geride kalan dul ve yetimlerine, yaralanma ve sakatlanma halinde kendilerine nakdi tazminat verileceği hükme bağlanmıştır.
Dava konusunda, davacıların oğlu müteveffa
ün 08.12.2005 tarihinde kış şartlarının hüküm sürdüğü Hakkari/Şemdinli bölgesinde saat 22.00de başlayan ve yurt dışına çıkacak terör örgütü gruplarını tesirsiz hale getirmek, çıkış güzergahı üzerindeki karakol ve üs bölgelerinin emniyet tedbirlerini arttırmak maksadıyla yapılan Şehit J.Onb
. operasyonu kapsamında keşif, gözetleme ve pusu faaliyetlerini icra etmek üzere konvoy halinde 15-20 km/h hızla gece yapılan intikal esnasında 09.12.2005 tarihinde saat 02.00 sularında içinde bulunduğu askeri aracın Ortaklar Jandarma Karakol Yolu Zorgeçit Mevkiinde şarampole yuvarlanması sonucu vefat ettiği, meydana gelen kazada aracın ve şoförün bir kusurunun bulunmadığı, kazanın yolun toprak, dar, keskin virajlı ve yol genişletme çalışmaları nedeniyle sathın gevşek olmasından dolayı meydana geldiği (Tahsis dosyası dizi 11, 17, 25), bir diğer ifadeyle bölücü terörle mücadelenin yapıldığı bir bölgede gece yapılan keşif, gözetleme ve pusu faaliyetleri sırasında meydana geldiği, bu görevin ise 2330 sayılı Kanunun 1 nci maddesinde açıkça belirtilen asayiş ve güveni sağlamaya yönelik bir iç güvenlik faaliyeti olduğu, ölüm olayının yapılan görevden kaynaklanan nedenlerle meydana geldiği ve 5434 sayılı Kanunun 72 nci maddesinin son fıkrası kapsamına girdiği sonucuna varılmıştır.
Dava konusuna benzer olaylarda AYİM.1.D.21.5.1996 tarih ve E.1995/1165 K.1996/514; 21.5.1996 E. 1995/1165 K. 1996/514; 27.5.1997 E. 1996/875 K. 1997/411 sayılı kararları da aynı yöndedir.
3713 Terörle Mücadele Kanununun Yardım başlıklı 21 nci maddesinin birinci fıkrasında Memur ve kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak yaralanan, sakatlanan, ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uygulanır. Ayrıca; a) Malûl olanlarla, ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan; emekli olanların öldürülmeleri halinde ise, dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarı ve Kanuna göre kendisine bağlanabilecek emekli aylığından az olamaz... hükmüne yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, bu yardımlardan yararlanmanın asıl ve en önemli şartı terör eylemlerine muhatap olmaktır. Terörle Mücadele Kanunu Tasarısı ve Adalet Komisyonu Raporu (1/802) (S.Sayısı:554) Genel gerekçe bölümünün madde gerekçelerinin 23. maddesine Maddede, kamu görevlilerinden yurtiçinde veya dışında görevlerini ifa ederlerken veya sıfatları kalkmış olsa bile bu görevlerini yapmalarından dolayı terör suçluları tarafından yaralanmaları veya sakat bırakılmaları halinde kendilerine veya öldürülmeleri durumunda eşi ve çocuklarına bağlanacak aylık veya yapılacak yardımlar düzenlenmektedir. şeklinde bir gerekçe getirilmiştir.
Davacıların oğlunun ölümüne neden olan olayın doğrudan terör suçluları tarafından ika edilen bir olay olmadığı ve herhangi bir terör eylemi sonucu meydana gelmediği açıktır. Bu nedenle 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında aylık bağlanması mümkün bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle; 2330 sayılı Nakdi Tazminat Ödenmesi ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında yapılan görevden kaynaklanan nedenlerle meydana gelen kazaya bağlı olarak vefat eden müteveffa P.Onb.
.ün durumu 5434 sayılı Kanunun 72/Son maddesi kapsamında olduğundan baba ve anne olan davacılara başkaca bir koşul aranmaksızın yetim aylığı bağlanması gerekirken aksi düşünce ile tesis edilen işlem sebep ve konu unsurları yönünden hukuka aykırılıkla sakatlandığından iptaline karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacılara 2330 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanmaması işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy