(5434 S. K. m. 44, 45, 48, 56, 66, 72)
Davacı 19.04.2007 tarihinde AYİMde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Er
..ın Konya İl Jandarma Alay Komutanlığı Hüyük İlçe Jandarma Bölük Komutanlığı emrinde askerlik görevini yerine getirirken, sevk ve idaresindeki araçla, beraberindeki İlçe J. Bl. K. vekili Bşçvş.
. ve J. Er
. ile birlikte, birliğe tertip edilen silah ve malzemeyi Derebucak ilçesinden Hüyük İlçe J. Bl. K.lığına getirirken 28.09.1989 tarihinde gece 23:00 dolaylarında geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, aynı yıl Emekli Sandığına aylık bağlanması konusunda müracaat ettiğini ancak davalı kurumun 19.07.1990 tarih ve 1378 sayılı dul ve yetim aylığı bağlanamayacağına ilişkin kararın kendisine tebliğ edilmediğini, bunun üzerine 15.01.2007de yeniden davalı idarenin 1378 sayılı eski kararı ile vefat olayının vefat edenin tamamen kendi kusurundan meydana gelmesi nedeniyle vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına imkan olmadığını belirttiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, bu yöndeki idari işlemin iptaline, dul ve yetim aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası ve tahsis dosyasındaki belgelerin incelenmesinden davacı
.ın eşi J. Er
.ın Hüyük İlçe J. K.lığı emrinde askerlik hizmetini yaparken sevk ve idaresinde 747753 plaka nolu JJ-8 jeep aracı ile 28.09.1989 tarihinde beraberinde İlçe J. Bl. K. vekili Bçvş.
ve J. Er .. ile birlikte birliğe tertip edilen silah ve malzemeleri Derebucak İlçesinden getirirken aracın virajı alamayarak devrilmesi sonucu meydana gelen kazada vefat ettiği, Deniz Kuvvetleri Askeri Savcılığının 29.12.1989 tarih ve 1989/428 sayılı kararı ile müteveffa
.ın acemiliği, tedbirsizliği ve dikkatsizliği nedeniyle tamamen kusurlu olmasından meydana gelen bu olayda ....ın da vefat etmesi nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davalı idarenin 19.07.1990 tarih ve 1378 sayılı kararı ile ölüm olayının müteveffanın kendi kusurundan kaynaklandığı ve vazife malullüğü hükümlerinin uygulanamayacağına karar verildiği, ancak kararın kendisine tebliğ edilmediği, nüfus kayıt örneğindeki bilgilere göre davacının dul olduğu, işlemin iptali istemiyle 19.04.2007 tarihinde kayda giren dilekçe ile iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
5434 Sayılı Kanunun 44 ncü maddesinde; vücutlarındaki arızalar veya tedavisi imkânsız rahatsızlıklardan dolayı vazifelerini yapamayacak durumda olan malûllerin tanımı yapılmış, 45 nci maddesinde; malûllüğün, vazife malûllüğü sayılabilmesi için vazifenin yapıldığı sırada ve vazifenin etkisiyle meydana gelmesi şartı getirilmiş, 56 ncı maddesinde; muvazzaf ve gönüllü erlerin iştirakçi olmadıkları halde silahaltında bulundukları esnada celp ve terhislerinde, sevkleri sırasında malûliyete uğramaları halinde kendilerine vazife malûliyet aylığı bağlanabileceği, keza 66 ncı maddesinde; erlerden 56 ncı maddede yazılı vazifeden doğma sebeplerle yaralanarak ölenlerin aylığa müstahak dul ve yetimlerine aylık bağlanacağı, 72 nci maddesinde; ölen iştirakçilerden dolayı anne ve babaya aylık bağlanma şartları düzenlenmiştir. Buna göre görevinin sebep ve tesiri ile vefat edenlerin aylığa müstahak anne ve babalarına yetim aylığı bağlanacağı, anneye aylık bağlanabilmesi için; iştirakçi olmaması, dul olması, muhtaç olması, babaya aylık bağlanabilmesi için; iştirakçi olmaması, 65 yaşından küçük ise malûl olması, muhtaç olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir. Aynı Kanunun 48 nci maddesinde; keyif verici madde kullanmaktan, kanun, tüzük ve emir dışı hareket etmekten, yasak fiilleri yapmaktan, intihardan, menfaat sağlamak veya zarar vermek kastından kaynaklanan malûliyet hallerinin vazife malûliyeti kapsamında olmayacağı öngörülmüştür.
Malûliyetin görevin yapılması sırasında görevin neden ve etkisinden doğması halinde ilgilinin vazife malûlü sayılması ilke olarak kabul edilmekle beraber, ilgilinin vazife malûlü sayılmaması sonucunu doğuran nedenler 48 nci maddede tek tek sayılmak suretiyle belirlenmiştir. Bu düzenlemeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 48 nci maddede sayılan nedenlerin malûliyeti doğuran eylem ile görev arasındaki nedensellik bağını ortadan kaldıran halleri kapsadığı görülmektedir.
Madde metnindeki keyif verici madde, intihar, menfaat sağlamak - zarar vermek ile ilgili sebeplerde, malûliyeti doğuran, ancak görevle bağdaşmayan eylemlerin maddi unsurunun açıkça ortaya konmasına rağmen, kanun - tüzük - emir dışı hareket ile yasak harekette eylemin maddi unsurunun açıkça belirlenmediği, dolayısıyla bu nedenlerin her olayın kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Hangi eylemin kanun, tüzük ve emir dışı hareket olduğunun ortaya konularak, bu eylemin vazife ile malûliyet arasındaki bağı ortadan kaldırıp kaldırmadığına bakılmalı, askerlik hizmetine yabancı hizmet bağını tümüyle koparan bir tavrın içinde olup olmadığı değerlendirilmelidir.
İlgilinin hukuka aykırı sonucu açıkça bildiği ve istediği veya hukuka aykırı sonucu öngörmekle beraber açıkça istemediği ya da aynı koşullarda makul bir kimseden beklenen en basit dikkat ve özeni göstermediği hallerde, artık görev ile malûliyeti doğuran eylem arasındaki nedensellik bağının bulunduğundan bahsedilemez.
Somut olayda askerlik hizmetini yapmakta olan Er
..ın kendisine verilen görev gereği Bl. K. vekili ile birlikte birliğe tertip edilen silah ve malzemeyi getirdiği sırada trafik kazası sonucu vefat ettiği anlaşılmaktadır. Er
.ın kendisine verilen emir ve talimatlar doğrultusunda gece 23:00 sıralarında araç kullandığı, tanık ifadelerinden de anlaşılacağı üzere 45 km/h hızla gittiği, intikal yolunu bilmemesi ve araç kullanmadaki acemiliği dışında emir ve talimatlar dışına çıktığına dair bir delil bulunmamaktadır. Maluliyet; yapılan görev esnasında görevin sebebi ile meydana gelmiştir. Er
.ın olayda tam kusurlu olmasının vazife ile olan bağı kesmemesi nedeniyle vazife malulü kabul edilmemesi hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmiştir. AYİM 3 ncü Dairesinin 02.02.2006 tarih 2005/791 Esas, 2006/170 Kararı da aynı doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; Dul ve yetim aylığı bağlanmaması işleminin İPTALİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy