(1602 S. K. m. 40) (926 S. K. m. 151) (6245 S. K. m. 17, 34) (2709 S. K. m. 10)
Davacı 20.09.2007 tarihinde kayda geçen dava dilekçesiyle özetle; 22 Ocak 2007 tarihinde Afganistan Türk Görev Kuvvet Komutanlığı (ATGK) emrinde geçici olarak görevlendirildiğini, görev süresinin tamamlandığı 26 Temmuz 2007 tarihine kadar 2006/10425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın 13'üncü maddesi uyarınca 48 ABD Doları yurt dışı geçici görev yolluğu tahakkuk ettirildiğini, oysa 07 Kasım 2006 tarihinden itibaren Afganistan'da oluşturulan Vardak İl İmar Ekibi askeri personeline Yurt Dışı Gündeliklerinin Hesaplanmasında Esas Alınacak Cetvel'e göre harcırah ödendiğini, bu durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, bu nedenle kendisine de anılan cetvel uyarınca harcırah ödenmesi için idari müracaatta bulunulmasına karşın bu talebin reddedildiğini belirterek, yurt dışı geçici görev yolluğunun eksik ödenmesi işleminin iptali ile eksik ödenen 5580 ABD doları miktarın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Jandarma Genel Komutanlığının 07 Aralık 2006 ve 22.01.2007 tarihli emirleri ile görevlendirilen personel dahilinde Afganistan Kabil Bölge Komutanlığı Türk Piyade Tabur Komutanlığı bünyesinde görevli personelin değişimi maksadı ile 22.01.2007 tarihi ile 26.07.2007 tarihleri arasında Afganistan Türk Görev Kuvvet Komutanlığı J.Özl.P.K.lığı emrinde Sağlık Astsubayı olarak görev yaptığı, Vardak İl İmar Ekibinde görevli personel ile aynı ülke topraklarında görev yapmasına rağmen farklı ücret almalarının eşitliğe aykırılık teşkil ettiğini belirterek, Vardak İl İmar Ekibinde görevli personele ödeme 2006/11123 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında artırılmış şekilde yurtdışı geçici görev yolluğu ödenmesi için yaptığı müracaatın idarenin 20.07.2007 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı idare tarafından davada süre aşımı bulunduğu savunması yapıldığından öncelikle bu konu incelenmiştir. 1602 sayılı Kanunun Dava Açma Süresi başlığını taşıyan 40 ncı maddesinde; ...Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde 60 gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde; özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça ilan tarihinden itibaren onbeş gün sonra başlar... hükmü mevcuttur. Her ne kadar davacının harcırah farkının ödenmesine ilişkin dilekçesine verilen 20.07.2007 tarihli red cevabının aynı tarihte davacıya tebliğ edildiği anlaşılmakta ise de; davacının 26.07.2007 tarihine kadar bu görevde bulunması nedeniyle dava açma süresinin 26.07.2007 tarihindeki görevinin sona ermesinden itibaren başlamasının gerektiği, bu durumda ise davada süre aşımının bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden yapılan incelemede ise; dava konusu uyuşmazlıkla ile ilgili mevzuat incelendiğinde; 926 sayılı Kanunun 151 nci maddesine göre Subay ve Astsubaylardan, görevin ifası için sürekli veya geçici olarak görev yerinden ayrılanların yolluk giderleri ve gündelikleri 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre ödeneceği hükme bağlanmıştır. 6245 Sayılı Harcırah Kanununun 17 nci maddesi: Uluslararası anlaşmalar gereğince askeri birlikler halinde yabancı ülkelere gönderilecek Türk Silahlı Kuvvetleri Mensuplarına verilecek harcırahın esasları ve miktarı Bakanlar Kurulunca tespit olunur. hükmüne; aynı Kanunun 34 ncü maddesi ise; Bu Kanun gereğince verilecek yurtdışı gündeliklerinin miktarı, gidilecek ülkeye, memur ve hizmetlilerin aylık veya ücret tutarları ile görevin mahiyetine göre, mali yıl itibariyle ve Maliye Bakanlığının teklifi üzerine Bakanlar Kurulunca tayin olunur. hükmüne amirdir.
Zikredilen Kanun hükümlerinden de anlaşılacağı üzere Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin yurtdışında görevlendirilmeleri halinde ödenecek harcırah miktarının tespiti konusunda Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Davacıya, yurtdışında geçici görevlendirilmesine dayanak teşkil eden 08 Mayıs 2006 tarih ve 10425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca harcırah ödendiği anlaşılmaktadır. Davacı ise kendisine, tabi olduğu Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında değil Afganistan/Vardak İl İmar Ekibinin Görevlerinin İcrasına İlişkin Esaslar konulu 11 Ekim 2006 gün ve 11123 sayılı Bakanlar Kurulu kapsamında harcırah ödemesi yapılması gerektiğini iddia etmektedir. Ancak davacıya, kapsamında bulunmadığı bir düzenleme uyarınca ödeme yapılması mümkün değildir. Zira idare hukuku statüler hukukudur. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı, 10425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile oluşturulan statüde bulunmaktadır ve Kanundan alınan yetki çerçevesinde belirlenen harcırah miktarı davacıya ödenmiştir. Bu nedenle dava konusu uyuşmazlıkta bu yönüyle hukuka aykırılık bunmamaktadır.
Her ne kadar davacı, Vardak İl İmar Ekibinde görevli askeri personele önce kendisi gibi 10425 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında harcırah ödenirken, 11123 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile daha fazla harcırah ödenerek Anayasanın 10 ncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını ileri sürmekte ise de; Anayasanın 10 ncu maddesinde; herkesin dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebepleriyle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşit olduğu, hiçbir kişiye aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamayacağı, Devlet organları ve idare makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek makamlarının bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorunda oldukları belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesinin yerleşik kararlarında eşitlik ilkesinin eylemsel değil hukuksal eşitlik olduğu, eşitlik ilkesi ile aynı durumda olan kişilere aynı hukuki kuralların uygulanmasının amaçlandığı, farklı statüde bulunanlara farklı hükümlerin uygulanabileceği kabul edilmektedir. Dava konusu uyuşmazlık incelendiğinde de; Harcırah Kanununun Bakanlar Kuruluna tanıdığı takdir yetkisi kapsamında, iki ayrı Kararda (10425 ve 11123) farklı oranlarda harcırah miktarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Her iki Bakanlar Kurulu Kararı yapılan yurtdışı görevlendirmesinin sırf aynı ülkeye yapılması ile aynı oranlarda harcırah ödenmesi gerektiği sonucunu çıkarmak mümkün değildir. Zira her iki Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan görevlendirmeler farklı nitelikte ve içeriktedir. Bu durumda Bakanlar Kurulu Kararı ile yapılan bu düzenlemenin eşitlik ilkesine aykırı olduğunun söylenemeyeceği; keza farklı görev ve amaçla görevlendirilmiş personele sonradan geriye dönük olarak yapılan ilave ödemenin de eşitlik ilkesine aykırı olduğunun söylenemeyeceği değerlendirildiğinden davalı idare tarafından tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı ve davanın reddinin gerektiği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy