(205 S. K. m. 26)
Davacı vekili, 14.05.2007 tarihinde AYİM kayıtlarına giren dava dilekçesinde ve 04.07.2007 tarihinde kayıtlara giren cevaba cevap dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında GATA Sağlık Kurulunun 10.11.2006 tarihli ve 1282 sayılı raporu ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde görev yapamaz kararı verildiğini ve bu rapora dayanılarak 07.02.2007 tarihinde müvekkilinin ilişiğinin kesildiğini, müvekkilinin Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine neden olan hastalık ve sakatlığının uzun yıllar iç güvenlik harekatı ve OHAL kapsamında yaptığı görev ve bu görevi sırasında sürekli olarak kullandığı silahlardan etkilenmesi sonucu maruz kaldığı akustik travma ve aşırı gürültünün etkisiyle meydana geldiğini, nitekim kulaklarındaki rahatsızlıkla ilgili olarak görev esnasında askeri sağlık kurumlarına muhtelif müracaatları olduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine neden olan hastalık ve sakatlığı nedeniyle, 205 sayılı Kanun 26/b maddesi gereğince kendisine kısmi malûliyet yardımı yapılması gerektiği halde aksi yönde tesis edilen işlemin hukuka aykırı olduğunu belirterek, müvekkiline kısmi malûliyet yardımı yapılmaması işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacı hakkında düzenlenen GATA Sağlık Kurulunun 10.11.2006 tarih ve 1282 sayılı raporu ile ... sol orta düzeyde sensörinoral işitme kaybı + bilateral yüksek frekansta işitme kaybı teşhisi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görev Yapamaz kararı verildiği, söz konusu kararın onaylanarak kesinleşmesini müteakip 19.01.2007 tarihli onayla davacının sözleşmesinin feshedilerek 07 Şubat 2007 tarihinde ilişiğinin kesildiği, davacının Ordu Yardımlaşma Kurumuna başvurarak malûliyet yardımı yapılması isteminde bulunduğu, davalı kurum tarafından davacının belirtilen rahatsızlığı nedeniyle OYAK Kanunu 26 ncı maddesinde tam ve daimi malûliyet yardımı yapılabilmesi için gereken koşulları taşıyıp taşımadığının tespiti için GATA Sağlık Kurulu Başkanlığından davacının hastalığının tedavisinin mümkün olup olmadığı ve bu hastalıktan dolayı fikren ve bedenen bir işle meşgul olma imkanından mahrum kalıp kalmadığının sorulduğu, GATA Sağlık Kurulunun 07.03.2007 tarih ve 95 sayılı EK Sağlık Kurulu raporu ile davacının ilgili raporda belirtilen rahatsızlığının KBB yönünden tedavisinin mümkün olmadığı ve bu hastalıktan dolayı fikren veya bedenen bir işle meşgul olma imkanından kati surette mahrum kalmadığının bildirilmesi üzerine Ordu Yardımlaşma Kurumunun 26 Mart 2007 tarihli yazısı ile davacının talebinin reddedildiği ve davacıya 02.04.2007 tarihinde tebliği üzerine AYİMde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
205 sayılı OYAK Kanununun 26 ncı maddesi; Malûliyet yardımı aşağıdaki hallerde ödenir:
a) Tam ve daimî malûllük, üyelerden her hangi biri ister vazife dâhili ister vazife harici olsun, her hangi bir kaza, hastalık ve sakatlık neticesinde bir işle meşgul olmak imkânından katî surette mahrum kaldığı heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün ettiği takdirde tam ve daimî malûl addedilir.
Muvakkat ve kısmi malûllük ile muvakkat hastalıklar tam ve daimî malûliyet mefhumunun haricindedir. Ancak, vücudun yarısının felci, iki kol veya iki bacağın, iki elin, iki ayağın ve iki gözün, bir kol ile bir bacağın, bir el ile bir ayağın tamamıyla kaybı, tedavisi gayrikabil daimî hastalıklarla gayrikabil tedavi olduğu heyeti sıhhiye raporu ile tebeyyün edip Kurumca da vazifeye devamına imkân olmadığı kabul edilen sair hastalıklar tam ve daimî hali olarak kabul edilir.
Hastalık sebebiyle yapılacak tam ve daimi malûliyet yardımı, malûliyet halinin tespitinden bir sene sonra ödenir.
Tam ve daimi malûliyet yardımı 25inci madde gereğince hesaplanan ölüm yardımı gibi hesap ve tesviye olunur.
b) Kısmi malûllük, üyelerden birisi her hangi bir kaza dolayısıyla daimi ve fakat kısmi bir malûliyete uğradığı takdirde işbu kanunun ilişik 2 No.lu tablodaki nispetler dâhilinde kısmi malûliyet yardımına hak kazanır.
Kısmi malûliyet yardımı hesabında, son olarak alınan maaş tutarının 12 misli esas ittihaz olunur ve bu miktarın tablodaki nispetlerle hâsılı zarbı kısmî malûliyet yardımı tutarını verir.
Kısmi malûliyete duçar olan üyenin durumu, vazifesinden de ayrılmasını icap ettirecek olursa bu takdirde ayrılış tarihine kadar birikmiş emeklilik yardımı tutarı da kendisine iade olunur.
Kasten husule getirilen sakatlıklar, alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanılmasının tevlit edeceği malûllükler için yalnız malûliyetin vukua geldiği tarihe kadar birikmiş emekli yardım tutarı verilir.
Sırf ihtiyarlık dolayısıyla çalışmamak veya kudretten düşme malûliyet sayılmaz ve 65 yaşından sonra vukua gelen malûliyet halleri her ne olursa olsun sureti katiyetle ödenmez.
Her hangi bir uzvun malûliyete duçar olması sebebiyle ödenen malûliyet yardımı, o uzvun ikinci bir defa malûliyete duçar olması halinde ödenecek malûliyet yardımında, tenzili bir şekilde nazara alınır.
Bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tabiri, o uzvun veya uzuv kısmının kati ve mutlak surette vazife görmemesini ve kullanılmamasını ifade eder. Bir kazadan evvel esasen hiçbir suretle vazife, göremeyen ve kullanılamayan bir uzvun veya uzuv kısmının kaybı tazmin olunmaz. Aynı kazadan dolayı muhtelif uzuvlarda veya uzuv kısımlarında meydana gelen malûliyetler için ayrı ayrı hesap edilecek yardım yekûnu son olarak alınan maaş tutarının 12 mislini geçemez, hükmüne amirdir.
Görüleceği üzere OYAK Kanunun 26/b maddesinde düzenlenen kısmi malûliyet yardımının herhangi bir kaza nedeniyle daimi ve fakat kısmi bir malûllük durumunda yapılabileceği belirtilmiştir.
İlgili mevzuat hükümleri doğrultusunda davacının durumu değerlendirildiğinde, davacı hakkında GATA Sağlık Kurulunca düzenlenen 07.03.2007 tarih ve 95 sayılı EK raporda, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesilmesine neden olan Sık Ventriküler Prematür Atım ve Nadir -Ventriküler Couple, Sol Orta Düzeyde Sensörinöral İşitme Kaybı + Bilateral Yüksek Frekanslarda Sensörinöral İşitme Kaybı rahatsızlığı nedeniyle KBB yönünden hastalığının tedavisinin mümkün olmadığı, bu hastalık nedeniyle fikren veya bedenen bir işle meşgul olmak imkanından kati surette mahrum kalmadığı, Kardiyoloji yönünden, fikren bir işle meşgul olabileceği, bedeni hareketlerden tam bir muafiyetinin de söz konusu olmadığı belirtilmiş olup, rapordan da anlaşılacağı üzere davacının rahatsızlığının kaza dolayısıyla değil, hastalık dolayısıyla meydana geldiği, ayrıca 205 Sayılı Kanun 26 ncı maddesinde belirtilen şekilde bir malûliyet durumunun da mevcut olmadığı, bu sebeple davacıya kısmi malûliyet yardımı yapılması koşullarının oluşmadığı ve kurumca davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Yasal dayanaktan yoksun DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy