(1602 S. K. m. 35, 40, 45) (1086 S. K. m. 237)
Davacı 22.02.2005 tarihinde Batman Asliye Hukuk Mahkemesi ve bu yolla 01.03.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle: 2003 yılında Jandarma Meslek Yüksek Okulu (JAMYO)na müracaat ettiğini, ÖSS sınavında 229.297 gibi yüksek bir puan almasına rağmen müracaatının kabul edilmediğini, sonradan kabul edilmeme nedeninin 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarından kaynaklandığını öğrendiğini, sicil notunun iptali için Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtığını belirterek, 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarının iptali halinde tarafına JAMYOya giriş hakkının tanınmasını talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, AYİM Birinci Dairesinin Esas: 2005/919, Karar: 2005/931 sayılı dava dosyası ile sicil ve özlük dosyalarındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının 09.06.2003 tarihinde 2003 yılı JAMYO sınavı için yaptığı müracaata Jandarma Genel Komutanlığının 14.07.2003 tarih ve Per:4011-272/03/Per. D.Per. Tem.Ş.(240249) sayılı yazısı ile, % 80 sicil koşulunu taşımaması nedeniyle kabul edilmediğinin bildirildiği, bu yazının davacıya tebliğ edildiğine dair bir tebellüğ belgesinin bulunmadığı, davacının 01.08.2003 tarihli dilekçesi ile JAMYOya kabul edilmesi için sicil koşulunun % 75 olmasının gerektiğini belirterek müracaatının yeniden değerlendirilmesini talep ettiği, ancak bu talebine herhangi bir cevap verilmeyerek zımnen reddedildiği, davacının müteakiben 26.10.2004 tarihinde verdiği dilekçe ile 2002 yılı sicilinin yeniden tanzim edilmesi istemli dilekçesinin tabur komutanlığının 02.11.2004 tarihli yazısı ile Jandarma Genel Komutanlığının sicillerin yeniden tanzim makamı olmadığı belirtilerek reddedildiği, bu yazının davacıya tebliğ edilmekle birlikte tebliğ tarihinin belirtilmediği, müteakiben davacının 22.10.2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına giren dilekçesi ile 2002 yılına ait sicil notumun düzeltilmesini müteakip JAMYOya giriş hakkımın saklı tutularak tarafıma verilmesini arz ederim şeklindeki talebi ile dava açtığı, dava dosyasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğinin 24.12.2004 tarihli yazısı ile dava dilekçesinde hasmın belirtilmemesi nedeniyle dilekçenin reddine karar verilmek üzere gönderildiği Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince yapılan inceleme üzerine iptal isteminin bulunmaması, hasmın belirtilmemesi ve aynı dilekçe ile birden fazla istemde bulunulması nedenlerine dayalı olarak 01.02.2004 tarihinde dilekçenin reddine karar verildiği, bu karar üzerine davacının 22.02.2005 tarihinde Batman Asliye Hukuk Mahkemesi ve bu yolla 01.03.2005 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kaydına geçen iki ayrı yenileme dilekçesi verdiği, bunlardan 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil notlarının iptali istemli davasının Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinde görülerek 28.09.2005 tarihinde davanın reddine karar verildiği ve bu kararın 12.10.2005 tarihinde J.Atğm
.. e tebliğ edildiği, davacının diğer yenileme dilekçesinin ise Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Genel Sekreterliğinin 07.03.2005 tarihli yazısı ile idari işlemin iptali niteliğinde bir istemin olmaması ve terditli istemde bulunulması nedenlerine dayalı olarak dilekçenin reddine karar verilmek üzere gönderildiği Daireler Kurulunca yapılan inceleme üzerine dava konusu 2001 ve 2002 yılları sicil işlemlerinin iptali ile 2003 yılı JAMYO müracaatının kabul edilmemesi işleminin iptali istemi olarak belirlenerek 08.04.2005 tarihinde dava dilekçesinin tebligata çıkarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Davacı hakkında tesis edilen 2003 yılı Jandarma Meslek Yüksek Okulu (JAMYO) başvurusunun kabul edilmeme işleminin davacının sicil notları ortalamasının sicil tam notunun % 80 ve daha üstünde olma şartını taşımamasına dayandırılması nedeniyle öncelikle davacı hakkında düzenlenen 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil işlemleri incelenmiştir.
Davacının 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil işlemlerinin iptali istemine ilişkin olarak yenileme dilekçesi ile 22.02.2005 tarihinde açılan davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesinin 28.09.2005 tarih ve Esas: 2005/919, Karar: 2005/931 sayılı kararı ile esastan reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere Anayasanın 157 nci maddesinde: Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu belirtilmiş, Anayasanın söz konusu buyurucu kuralı doğrultusunda 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21 nci maddesi ile, asker kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden dolayı, yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından bahisle menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacak iptal davaları ile aynı idari işlem ve eylemlerin haklarını ihlal etmesi halinde açılacak tam yargı davalarının, doğrudan doğruya ve kesin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde çözümlenerek karara bağlanacağı, 63 ncü maddesi ile de, Daireler ve Daireler Kurulu kararlarının kesin olduğu ve kesin hükmün bütün hukuki sonuçlarını hasıl edeceği düzenlenmiştir.
Bunun yanı sıra 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237 nci maddesinin 2 nci fıkrası kaziei mahkeme mevcuttur denilebilmesi için iki tarafın ve müddeabihin ve istinat olunan sebebin müttehit olması lazımdır. hükmünü amirdir.
Bu hükme göre kesin hükmün mevcudiyetinin kabulü için tarafları, konusu, nedeni aynı olan bir davanın, kesinleşmiş bir yargısal kararla sonuçlandıktan sonra, bir daha yargı organları önüne getirilememesi, getirilmiş olsa bile esası görüşülmeden mahkemece reddedilmesi anlamını ifade etmektedir. Bir diğer anlatımla, bir davanın yargı makamınca dinlenebilir olması için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava nedenine dayalı olarak verilmiş bir kesin hüküm bulunmamalıdır. Aksi halde kesin hüküm, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237 nci maddesi uyarınca kesin kanıt sayılacağı için, aynı taraflar arasında, aynı konuda ve aynı dava sebebine bağlı kalınarak açılacak davada davanın dinlenmezlik koşulunu oluşturacağından açılacak ikinci davanın koşul yokluğu nedeniyle reddedilmesi gerekecektir.
Bu açıklamalar ışığında dava konusu 2001 ve 2002 yıllarına ait sicil işlemleri incelendiğinde, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Birinci Dairesince verilen ve kesin hüküm niteliğinde bulunan 28.09.2005 tarih ve Esas: 2005/919, Karar: 2005/931 sayılı kararı ile bu dava dosyasında davanın konusu, sebepleri ve tarafların aynı olduğu, dolayısıyla Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 237 nci maddesinde öngörülen tüm koşulların birlikte gerçekleşmesi nedeniyle, bu davada kesin hükmün olduğu anlaşıldığından, davacının 2001 ve 2002 yılları sicil işlemlerinin iptali istemine ilişkin davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği kabul ve sonucuna ulaşılmıştır.
Diğer yandan davacının 2003 yılı JAMYOya kabul edilmeme işleminin iptali istemi ile ilgili olarak, davalı idare tarafından ileri sürülen ve kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle, davanın her aşamasında gerek tarafların talebi üzerine ve gerekse resen mahkemece dikkate alınması gereken davada süre aşımının bulunup bulunmadığı öncelikle incelenmiştir.
Anayasanın 125 ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu'nun 40 ncı maddelerinde, dava açma süresinin her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı belirtilmiş ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 05.12.1983 gün ve E.1983/11, K.1983/17 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da dava açma süresinin yazılı bildirimi takip eden tarihten başlayacağı hükme bağlanmış bulunmaktadır.
1602 sayılı Kanunun Dava Açma Süresi başlığını taşıyan 40 ncı maddesinde: ...Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde 60 gündür. Adresleri belli olmayanlara özel kanunlardaki hükümlere göre ilan yolu ile bildirim yapılan hallerde, özel kanunda aksine hüküm bulunmadıkça ilan tarihinden itibaren on beş gün sonra başlar... hükmü yer almaktadır.
Kanunun İhtiyari Müracaat ve İdari Makamların Sukutu başlıklı 35 nci maddesinin (a) bendi, İhtiyari müracaat: Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur. Altmış gün içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan süre de hesaba katılır. hükmünü amirdir.
Kanunun 35/b maddesinde ise: İlgililer, hakkında idari davaya konu olabilecek bir eylem veya işlemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. Bu halde yetkili makamlar en çok altmış gün içinde bir cevap verirler. Bu süre içinde cevap verilmez ise, istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bitiminden itibaren idari dava açma süresi içinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açabilirler. denmektedir.
Kanunun 45 nci madde (A) bendinde, süresi dışında açılan davaların reddine karar verileceği belirtilmektedir.
Dava dosyasında mevcut bilgilerden: Jandarma Genel Komutanlığının 14.07.2003 tarih ve Per.: 4011-272/03/Per.D.Per.Tem.Ş.(240249) sayılı davacının % 80 sicil koşulunu taşımaması nedeniyle JAMYOya kabul edilmediğine ilişkin yazısının davacıya tebliğ edildiğine dair bir tebellüğ belgesi bulunmamakla birlikte davacının 01.08.2003 tarihli dilekçesi ile JAMYOya kabul edilmesi için sicil koşulunun % 75 olmasının gerektiğini belirterek müracaatının yeniden değerlendirilmesini talep etmesi nedeniyle en geç bu tarihte hakkında tesis edilen işlemi öğrendiği kabul edildiğinde, davacının 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 35/A maddesi kapsamında yaptığı ihtiyari müracaata herhangi bir cevap verilmeyerek, 30.09.2003 tarihinde zımnen reddedilmesi nedeniyle bu tarihten itibaren 60 günlük dava açma süresinin tamamlandığı 29.11.2003 tarihine kadar davasını açması gerekirken yaklaşık bir yıldan fazla bir sürenin geçmesinden sonra 22.12.2004 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu anlaşıldığından, davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiği kabul ve sonucuna ulaşılmıştır.
Davalı idare her ne kadar davacıya vekalet ücretinin yüklenmesini talep etmiş ise de, bakanlıklarda çalışan memur avukatların idari temsilden öte avukatlık ücretini hak eden bir tevkil görev ve yetkisinin bulunmaması nedeniyle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmolunmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1. Davacının 2001 ve 2002 yılları sicil işlemlerinin iptali istemine ilişkin davanın kesin hüküm nedeniyle REDDİNE,
2. Davacının 2003 yılı Jandarma Meslek Yüksek Okulu müracaatının kabul edilmeme işleminin iptaline ilişkin davanın, 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 35, 40, 44 /f, 45/A maddeleri uyarınca süre yönünden REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy