(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21, 35, 40) (Subay Sicil Yönetmeliği (MÜLGA) m. 4)
Davacı 13 Ekim 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, çok başarılı bir meslek safahatı olduğunu, 1991 yılında kıdem sıralamasında 1nci sırada iken daha sonraki yıllarda geri sıralara düştüğünü, bu durumun 1994-1996 yılları arasında birlikte görev yaptığı 2 nci sicil üstünün, mensubu olduğu Jandarma Genel Komutanlığındaki düşük sicil verme eğilimine uygun olarak kendisine haksız düşük sicil vermesinden kaynaklandığını iddia ederek, 1994, 1995 ve 1996 yılları sicil işlemlerinin iptali ile ve bu sicillere bağlı olarak tesis edilen üstün başarı kıdemi verilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyası, davacıya ait kuvvet komutanlığı ve kıta özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 30.08.1988 tarihinde piyade teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının sicil almaya başladığı 1989 yılından itibaren dava konusu yapılan 1995 yılı sicil dönemi haricinde tüm sicil notlarının mükemmel seviyede bulunduğu, dava konusu yapılan 1994 yılı sicil döneminde iptali istenen 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının mükemmel seviyede olduğu ve 1 nci sicil üstünce olumlu kanaatler belirtildiği, bu sicil döneminde 01.01.1994 tarihinde kamp ve para ödülü ile taltif edildiği, 13.10.1993, 30.04.1994, 29.06.1994 ve 13.08.1994 tarihlerinde görevindeki başarıları nedenleri ile verilmiş dört adet takdirinin mevcut olduğu, buna karşın herhangi bir cezasının bulunmadığı, dava konusu yapılan 1995 yılı sicil döneminde iptali istenen 17.12.1994 tarihli 1 nci sicil üstü ayrılış sicil notunun ile 02.05.1995 tarihli yıllık 1 nci sicil üstü sicil notunun mükemmel seviyede oldukları, 2 nci sicil üstü sicil notunun ise mükemmele çok yakın çok iyi seviyede olduğu, her iki sicil üstünce de olumlu kanaatler belirtildiği, 28.02.1995, 24.05.1995, 28.06.1995 ve 01.08.1995 tarihlerinde görevindeki başarıları nedenleri ile verilmiş dört adet takdirinin mevcut olduğu, buna karşın herhangi bir cezasının bulunmadığı, dava konusu yapılan 1996 yılı sicil döneminde iptali istenen 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının mükemmel seviyede oldukları, her iki sicil üstünce de olumlu kanaatler belirtildiği, 15.11.1995 tarihinde görevindeki başarıları nedenleri ile verilmiş bir adet takdirinin mevcut olduğu, buna karşın herhangi bir cezasının bulunmadığı, sicil safahatı boyunca ise toplam 45 (Kırkbeş) adet takdirinin, 21.06.2001 tarihinde verilmiş bir adet NATO madalyasının, 09.07.2001 tarihinde verilmiş bir adet muharebe harekatı şerit rozeti ile 06.10.1990, 11.12.1992 ve 01.04.1994 tarihlerinde verilmiş üç ayrı para ödülünün bulunduğu, buna karşın herhangi bir cezasının bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu 1994, 1995 ve 1996 yıllarında yürürlükte olan 21.01.1972 gün ve 14079 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesindeki Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı düzenlemelerinde; Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden biri olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar.
Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve TC Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakkı olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar ışığında, 1994 ve 1996 yılları 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil işlemleri ile 1995 yılı 1 nci sicil üstü sicil işlemleri değerlendirildiğinde; belirtilen yıllara ait sicil üstü sicil notlarının hepsinin de mükemmel seviyede oldukları, davacı hakkında herhangi bir olumsuz kanaat belirtilmediği, bu nedenlerle hukuka aykırı bir yönlerinin bulunmadığı kararına ulaşılmıştır.
1995 yılı 2 nci sicil üstü sicil işlemi değerlendirildiğinde ise, sicil notunun genel sicil alma eğiliminden ve sicil not ortalamasından birkaç puan düşük olmakla birlikte, sicil notunun mükemmele çok yakın çok iyi seviyede olması, herhangi bir olumsuz kanaat belirtilmemesi, her sicil döneminin birbirinden bağımsız ve ayrı olarak değerlendirilmesi yanı sıra, davacı tarafından dava konusu sicillerin sübjektif ölçütlerle verildiğine ilişkin somut bilgi ve belge sunulmadığı gibi resen yapılan incelemede de, bu yönde bir kanıtın bulunmaması, sicil notunun sicil üstünün takdir alanında kalan bir nota tekabül ettiği, takdir yetkisinin eşit, adil ve hizmet gereklerine uygun olarak hakkaniyete uygun bir şekilde kullanıldığının görülmesi nedenleri ile 1995 yılı 2 nci sicil üstü sicil işleminin hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı kararına ulaşılmıştır. Davacı 1994, 1995 ve 1996 yıllarına ait 3 ncü sicil üstünün sicil işleminin de iptalini talep etmiş ise de; belirtilen yıllarda 3 ncü sicil üstü tarafından sicil düzenlenmediğinden davacının konusuz kalan bu talebi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığı anlaşılmıştır.
Davacının üstün başarı kıdemi verilmemesi istemi incelendiğinde; bilindiği üzere davanın süresi içinde açılıp açılmadığı hususu kamu düzenine ilişkin olup, davanın her aşamasında gerek resen yüksek yargı yerince, gerekse tarafların istemi üzerine dikkate alınmak durumundadır. 1602 sayılı Kanunun 40 ncı maddesi, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde, dava açma süresi her çeşit işlemlerde yazılı bildirim tarihinden itibaren Kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde altmış gündür. hükmünü, 35/a maddesi ise aynen, Kesin işlem yapmaya yetkili makamlarca tesis edilen idari işlemlerin geri alınması, kaldırılması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması, üst makamdan, yoksa işlemi yapmış olan makamdan idari dava açmak için belli olan süre içinde istenebilir. Bu müracaat işlemeye başlamış olan dava açma süresini durdurur.
Altmış gün içinde cevap verilmez ise istek reddedilmiş sayılır. İsteğin reddi üzerine dava açma süresi başlar ve müracaat tarihine kadar geçmiş olan sürede hesaba katılır. hükmünü amirdir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacının Kara Harp Akademisini bitirmesi nedeni ile 30.08.1997 olan yüzbaşılığa nasıp tarihinin 30.08.1995 tarihine götürüldüğü, bu nedenle yüzbaşılıkta 6 yıl olan normal bekleme süresi bitim tarihi olan 30.08.2001 tarihinde binbaşı rütbesine terfi etmesi gerektiği, ancak TSK Personel Kanununun 38 nci maddesi ikinci fıkrasının c bendi gereğince, üstün başarı nedeniyle terfi edecek yüzbaşıların rütbelerine ait bekleme sürelerinin bitiminden bir yıl önce değerlendirmeye alınmaları nedeni ile davacının da üstün başarı nedeni ile yüzbaşı rütbesinden binbaşı rütbesine terfi ettirilmesi gereken tarihin 30.08.2000 olduğu ancak bu tarihte davacının üstün başarı nedeni ile terfi ettirilmediği, buna göre davacının terfi ettirilmediğini öğrendiği tarih olan 30.08.2000 tarihinden itibaren 60 gün içerisinde üstün başarı kıdemi verilmemesi işleminin iptali istemi ile dava açması gerekirken, bu süreyi geçirerek 13.10.2004 tarihinde davayı açtığı görülmüştür.
Yukarıda açıklanan sebeplerle,
1. Yasal dayanaktan yoksun olan 1994,1995 ve 1996 yılları 1 nci ve 2 nci sicil üstleri sicil işlemlerinin iptali isteminin REDDİNE,
2. Üstün başarı kıdemi verilmemesi işleminin iptali istemli DAVANIN SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy