(1602 S. K. m. 20) (2709 S. K. m. 157)
Davacı vekilinin 29.11.2004 tarihinde Ağrı Asliye Hukuk Mahkemesine verdiği ve 02 Aralık 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle, müvekkili
..
..un 21.07.2000 tarihinde 275 nci dönem yedek subay adayı olarak askere sevk edildiğini, temel eğitimini tamamladıktın sonra Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde Yedek Subay Öğretmen olarak ayrıldığını, Ağrı İli Kavacık Köyü İlköğretim Okuluna atandığını, 11.09.2000 tarihinde göreve başladığını, Ağrı İl Milli Eğitim Müfettişlerinin 13.02.2001 tarihinde yaptıkları teftişte müvekkilinin okulda bulunmaması sonucu yapılan soruşturmadan sonra 04.11.2000 tarihinden itibaren görevden çekilmiş sayıldığını, davacının Ağrı 12 nci Mknz.P.Tug.K.lığı Askeri Mahkemesinde firar suçundan yargılanarak beraat ettiğini, bu karardan sonra 06.02.2004 tarihinde göreve tekrar döndüğünü, davacının görevden çekilmiş sayılma nedeniyle, 15.04.2001 - 06.02.2004 tarihleri arasında maaş, ders ücreti ve eğitim-öğretim ödeneği alamadığını, davacıya ödenmesi gereken özlük hakları karşılığı olarak 17.000.000.000 TL maddi ve 3.000.000.000 TL. manevi tazminat verilmesini, açıkta geçirdiği sürelere ilişkin sicil intibakının yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının, Erzurum 1 Numaralı İdare Mahkemesinde, Yedek Subay Öğretmenlik görevinden çekilmiş sayılması sonucu uğradığı zarar karşılığı olarak 17.000.000.000 TL. maddi ve 3.000.000.000 TL. manevi olmak üzere toplam 20.000.000.000 TL tazminat talebine ilişkin davanın, bu mahkemenin 08.10.2004 tarih ve Esas No:2004/1218, Karar No:2004/887 sayılı kararı ile, Milli Eğitim Bakanlığı emrinde yapılan öğretmenlik hizmetinin gerçekte askerlik yükümlülüğünün başka bir biçimde yerine getirilmesi olduğu ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile davanın görev yönünden reddine karar verildiği, bu kez davacının; 20.000.000.000 TL. tazminat talebi ile birlikte, açıkta geçen sürelere ilişkin sicil intibakının yapılmaması işleminin iptali istemi ile Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde dava açtığı anlaşılmıştır.
Davanın esasına geçilmeden önce görev konusu incelenmiştir. Görev kamu düzeni ile ilgili olup davanın her safhasında dikkate alınması hukuk alanında ihtilafsız kabul edilen bir keyfiyettir.
Anayasanın 157 nci maddesinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin, askeri olmayan makamlarca tesis edilmiş olsa bile askeri kişileri ilgilendiren ve askeri hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden doğan uyuşmazlıkların yargı denetimini yapan ilk ve son derece mahkemesi olduğu, ancak askerlik yükümlülüğünden doğan uyuşmazlıklarda ilgilinin asker kişi olması şartının aranmayacağı belirtilmiş, 20.07.1992 günlü ve 1602 sayılı Kanunun 25.12.1981 günlü ve 2568 sayılı Kanunla değişik 20 nci maddesinde de aynı hükme yer verilmiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin bir davaya bakabilmesi için dava konusu idari işlemin asker kişiyi ilgilendirmesi ve Askeri hizmete ilişkin bulunması şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
1602 sayılı Kanunun değişik 20 nci maddesinde; Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan veya hizmetten ayrılmış olan subay, askeri memur, astsubay, askeri öğrenci, uzman çavuş, uzman jandarma çavuş, erbaş ve erlerle sivil memurlar asker kişi sayılmaktadır.
Görevli yargı yerinin belirlenmesi yönünden, idari işlemin Askeri hizmete ilişkin olup olmadığının tespiti için, işlemin konusuna bakılması gerekmektedir. Genel görevli idari yargı kolu işlevini sürdürürken özel görevli Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kurulması, 1602 sayılı Kuruluş Kanununun gerekçesinde de belirtildiği gibi askeri hizmetin genel idari ölçülere göre farklı yapısı ve askeri hizmete ilişkin işlemlerin bu alanda uzman bir kurulca denetlenmesi ihtiyacından kaynaklanmıştır.
Eğer idari işlemin tesisinde, asker kişinin askeri yeterlik ve yetenekleri, tutum ve davranışları, askeri geçmişi, asker kişi olmaktan kaynaklanan hak ve ödevleri, askerlik hizmetinin amacı, askeri görev yerlerinin özellikleri, askeri kural gerek ve gelenekleri göz önünde tutularak değerlendirilmiş ise, bu idari işlemin askeri nitelikli olduğu kabul edilmelidir. Bu halde işlem askeri olmayan bir makam tarafından tesis edilmiş olsa bile durum değişmemekte menfaati ihlal edilen asker kişinin açtığı davanın Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Aksi takdirde yargı görevinin genel görevli idari yargıya ait olacağı kuşkusuzdur.
Dava konusunda, davacının yedek subay öğretmen statüsünde olması itibariyle asker kişi sayılması gerektiği, dolayısıyla asker kişiyi ilgilendirme koşulunun davada mevcut olduğu anlaşılmakla beraber, davacının Milli Eğitim Bakanlığınca sicil intibakı yapılmaması işleminin ve bu işlemden kaynaklanan zararlarının askeri açıdan değerlendirilecek herhangi bir yönünün bulunmaması karşısında, askeri hizmete ilişkinlik unsurunun mevcut olmadığı açıktır. Bu nedenle de genel idari yargının görev alanına giren dava konusunun mahkememizin görevi dışında kaldığı görülmektedir.
Açıklanan nedenlerle,
Davacının, görevden çekilmiş sayılma nedeniyle uğranılan zararların tazmini ve sicil intibakı yapılmaması işleminin iptali istemiyle açılan davada askeri hizmete ilişkinlik unsurunun bulunmadığı, Genel İdari Yargı Yeri Görevli bulunduğundan davanın GÖREV YÖNÜNDEN REDDİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy