(926 S. K. m. 36)
Davacı 15 Ocak 2004 tarihinde İzmir Nöbetçi idare Mahkemesinde, 21 Ocak 2004 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığında kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1990 yılında Deniz Harp Okulundan mezun olduğunu, 15.09.2003 tarihinde Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde yüksek lisans öğrenimini tamamladığını, lisansüstü öğrenim kıdemi verilmesi için müracaatta bulunduğunu, fakat dilekçesine verilen cevapta 926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 116.b.(8)(b) maddelerinde belirtilen lisansüstü öğrenim kıdemi alma şartını sağlayamadığı gerekçesi ile kıdem verilmediğinin belirtildiğini, bu durumun 1991 - 1995 yılları arasında verilen sicillerden kaynaklandığını belirterek 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yılları sicil notları ile olumsuz kanaatlerin ve lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının Dokuz Eylül Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsünde yüksek lisans öğrenimini tamamlayarak 15.09.2003 tarihinde mezun olduğu, yüksek lisans kıdemi verilmesi için 24.09.2003 tarihinde Deniz Kuvvetleri Komutanlığına müracaat ettiği, davacının bu isteminin Deniz Kuvvetleri Komutanlığının 12.11.2003 gün ve PER.: 4013-272-03/Sic. ve Kd.Ş.(444057) sayılı yazısıyla 926 sayılı TSK Personel Kanununun 36/d-2 nci bendi ve Subay Sicil Yönetmeliğinin 116-b-8(b) maddelerinde belirtilen lisansüstü öğrenim kıdemi alma şartını sağlayamaması gerekçesiyle reddedildiği, ret yazısının 02.12.2003 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, bunun üzerine davacının 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yılları sicil notları ile olumsuz kanaatlerin iptali ve yüksek lisans kıdemi verilmemesi işleminin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmıştır.
Davacı hakkında tesis edilen Yüksek Lisans Öğrenimi Kıdemi verilmemesi işleminin davacının sicil notları ortalamasının sicil tam notunun % 90 ve daha üstünde olması şartını taşımamasına dayandırılması nedeniyle öncelikle davacı hakkında düzenlenen sicil işlemlerinin irdelenmesi gerekmektedir.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve kıta özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesinden; 30.08.1990 tarihinde teğmen rütbesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının iptalini istediği 1991 yılından itibaren sicil almaya başladığı 1991 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iyi derecede olduğu, hakkında sicil kanaati takdir edilmediği, 1992 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iyi derecede olduğu, her iki sicil üstü tarafından olumlu kanaatler takdir edildiği, 1993 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iyi derecede olduğu, her iki sicil üstü tarafından olumlu kanaatler takdir edildiği, 1994 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının iyi derecede olduğu, her iki sicil üstü tarafından olumlu kanaatler takdir edildiği, 1995 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının çok iyi derecede olduğu, her iki sicil üstü tarafından olumlu kanaatler takdir edildiği, iptali istenen sicil dönemlerinde takdir ve cezasının bulunmadığı, 1996 ile 2003 yılları arasındaki sicil notu ortalamalarının genelde çok iyi derecede olduğu, iptali istenen sicil dönemleri dışında olmak kaydıyla 7 kez takdirle taltif edildiği, cezasının bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu sicillerin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 1972 tarihli Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil üstlerinin görev ve sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullanırlar. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidirler. Aksi hal ehliyetli olmayanların, layık olmadıkları rütbe ve makamlara yükselmelerini, dolayısı ile Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetenekten yoksun kişilerin elinde görevini yapamaz duruma düşmesi sonucunu doğurur. Sicil üstleri düzenledikleri sicillerdeki isabet derecesine göre kendileri hakkında da hüküm verileceğini gözden uzak tutmamalıdırlar. denilmektedir.
Sicil üstelerinin kabul edilebilir nedenlere dayanmaksızın astlarının istikrarlı olan ve yüksek seviyede gerçekleşen sicil eğiliminden ani ve açık bir sapmaya yol açacak ve safahatıyla çelişecek bir şekilde not ve kanaat belirtmeleri durumunda takdir yetkisinin hukuka aykırı kullanıldığından söz edilebilir.
Diğer taraftan, sicil üstleri sicil düzenledikleri astları hakkında her sicil döneminde, önceki yıllara ait sicil notları ve kanaatleri ile bağlı olmaksızın, personelin görevinde gösterdiği çalışma düzeyini bağımsız surette takdir etmek ve değerlendirmek, objektif ve yansız surette sicil düzenlemek görev ve yetkisiyle donatılmıştır. Aksi görüşe itibar edilirse o zaman sicil üstünün sicil verdiği personelin o sicil dönemindeki çalışma seviyesini gerçeklere uygun surette değerlendirmesi olanağı kalmamış olur ki bu durum sicil müessesine ait kamu yararı ilkesine aykırı olur.
Komutanlığın belli başlı görevlerinden biri olan sicil düzenleme yetki ve görevindeki takdir yetkisinin yerinde ve doğru kullanılmadığına ilişkin davacı iddialarının yine davacı tarafından somut kanıtlarla ortaya konması gerekir. Zira sicil üstünün bu değerlendirmesinin yerinde olup olmadığını kanıtlayacak taraf davacı olup ispat külfeti davacıya aittir. Yargı erkince sırf o sicilin önceki yıllar sicilleriyle uyumlu olmadığı gerekçesi kullanılarak iptaline olanak bulunmamaktadır. Esasen Subay/Astsubay Sicil Yönetmeliklerinde de verilen sicillerin önceki yıllara ait siciller ile uyumlu olacağına, önceki yıllarda, örneğin 90 küsur ya da yüz not sicil alanların sicillerinin daha aşağıya düşürülemeyeceğine, düşürülecekse sicil üstünün bunun belgesini sicil belgesine ekleyeceğine ilişkin Yönetmelikte herhangi bir hüküm mevcut değildir. Yönetmelikte belge ekleme yükümlülüğü sadece bazı olumsuz sicil notu haliyle sınırlıdır.
Bununla beraber, sicili üstünün yazdığı olumsuz kanaatlerinin dayanağının sicil üstünce somut surette belgelendirilmesi zorunluluğu vardır. Örneğin menfaatine aşırı düşkündür, verilen görevleri yapmaz, alkoliktir, sosyal değildir gibi kanaatlerin somut kanıtlarının sicil üstünce sicil belgesine eklenmesi hukukun gereğidir. Olumsuz kanaatlerin kanıtlanmasında ispat külfeti sicili düzenleyen sicil üstüne aittir. Bilindiği üzere, çoğu kez bir tek olumsuz kanaat bile o personelin tüm mesleki geleceğini ve yükselmesini olumsuz surette etkileyebilir. O nedenle sicil üstlerinin bu tür sicilleri yazarken son derece duyarlı olması ve objektiflikten ayrılmaması hukuken zorunludur.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu işlemin değerlendirilmesinde; dava konusu 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yılları 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notlarının, davacının 1991 - 1995 yılları arasıdaki sicil eğilimine uygun olduğu, ani ve açık düşüş göstermediği, notların birbirine yakın olduğu, düzenlenen sicil işlemlerinin takdir yetkisi içinde kalınarak düzenlendiği, söz konusu sicil notlarının sübjektif düzenlendiğini kanıtlayan herhangi bir delilin mevcut olmadığı, Subay Sicil Yönetmeliği esaslarına göre hukuka uygun ve objektif kriterlere uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Davacının diğer bir talebini kendi nam ve hesabına tamamladığı yüksek lisans öğrenimi nedeniyle kıdem verilmemesi işleminin iptali istemi oluşturmaktadır.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun 36 ncı maddesinin (d) bendinde Kuvvet Komutanlıkları İnsan Gücü Temin ve Yetiştirme Planlarında belirtilecek ihtiyaç duyulan dallarda yüksek lisans öğrenimi yapanlara bir yıl kıdem verileceği belirtilmiş, bu kıdemin verilebilmesi için aranacak koşullar tek tek sayılmıştır. Bu koşullardan birisi de ilgili kişinin müracaat tarihinde subaylığa nasıp tarihinden itibaren almış olduğu sicil notları ortalamasının sicil tam notunun % 90 ve daha üstünde olmasıdır.
Davacının meslek hayatı boyunca aldığı sicillerinin not ortalamasının sicil tam notunun % 90ının biraz altında olduğu görülmektedir. Bu durumda, davacıya lisansüstü öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin mevzuata uygun bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak şunu da belirtmek gerekir ki davacı ilerleyen dönemlerde % 90 sicil ortalamasını tutturduğu zaman lisansüstü öğrenim kıdemini alma imkanına da sahip bulunmaktadır.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı hakkında 1991, 1992, 1993, 1994 ve 1995 yıllarında düzenlenen 1 nci ve 2 nci sicil üstü sicil notları ile 1992, 1993, 1994 ve 1995 yılları olumsuz kanaatlerinin iptali istemlerinin REDDİNE,
2- 1991 yılında davacı hakkında 1 nci ve 2 nci sicil üstleri tarafından sicil kanaati takdir edilmediğinden, davacının konusu bulunmayan 1991 yılı olumsuz sicil kanaatlerinin iptali istemi ile ilgili olarak ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞNA,
3- Yasal dayanaktan yoksun bulunan yüksek lisans öğrenim kıdemi verilmemesi işleminin iptali isteminin REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy