(4313 S. K. m. 4) (2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21)
Davacı 16 Nisan 2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Kara Harp Okulundan 1990 yılında Tankçı Teğmen olarak 43 ncü Zırhlı Birlikler Sınıf Okulundan 1991 yılında 47 nci sırada mezun olduğunu, ilk görev yerinde kısa süre çalıştıktan sonra Eylül 1991 tarihinde İç Güvenlik Komutanlığı emrinde Tim Komutanı olarak görevlendirildiğini, bu görevlendirme sırasında birinci sicil üstlerinin teğmen ve üsteğmen olmaları sebebiyle kendisiyle sağlıklı iletişim kuramadığını, Tabur Komutanı olan 2 nci sicil üstününde birliğe yeni katılanlar ve eskiden beri birlikte görevli bulunanlar ayrımına gittiğini, kendisinin timi için temin ettiği kamuflaj parkalarını isteyen Tabur Komutanına ret cevabı verdiği için 1991 ve 1992 yılı sicillerinin düşük takdir edildiğini, 2 nci Ordu Hava Alay Komutanlığına 24 Ocak 1994 tarihinde katıldığını, 14 Şubat 1994 tarihinde pilot olarak OHAL bölgesinde görevlendirildiğini, bu dönemde hakkında tanzim edilen sicillerin yeterli kanaat edinilmeden düzenlendiğini, 14 Şubat 1994 - 10 Haziran 1997 tarihleri arasında 602 gün OHAL bölgesinde görev yaptığını, 1996 - 1997 yıllarında 8 ay lisan okulunda eğitim gördüğünü, bu zaman zarfında verilen sicillerin önceki dönemlerin yansımasıyla düşük takdir edildiğini, bu biçimdeki sicil tanziminin aldığı takdirlerle çeliştiğini, 1999 yılında tabur ve alay komutanı arasındaki gerginliğin kendisi hakkında tanzim edilen sicile yansıtıldığını, tabur komutanının kendisini siciliyle oynamak üzere tehdit ettiğini, mesai arkadaşlarıyla aralarındaki hizmet ilişkisi ve anlayışının amirlerine yanlış aksettirilmiş olması nedeniyle amirlerinin olumsuz davranışlarının 2000 yılında da devam ettiğini, 2000 ve 2001 yılı sicillerinin ikinci sicil amirinin geçmiş yıllarda objektif tanzim edilmemiş sicillerin etkisinde kalarak düşük takdir edildiğini, dava konusu ettiği sicillerin iptal edilerek Harp Akademisi sınav sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi halinde Harp Akademisine kabul edilmeme işleminin hukuka aykırı olduğunun da görüleceğini iddia ederek işbu davayı açmıştır.
Dava konusu, sicil iptali ve 2002 yılı Kara Harp Akademisi sınavı sonucu kontenjana dahil edilmeme işleminin iptalini içerdiğinden, sonuca etkisi nedeniyle öncelikle 1991, 1992, 1994, 1999, 2000 ve 2001 yılları 1 nci ve 2 nci, 1996 yılı 1 nci sicil üstüne ait sicillerin iptali istemi incelenmiştir.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet Komutanlığı ve kıta özlük dosyaları ile sicil belge ve defterlerinin incelenmesi neticesinde, 30.08.1990 tarihinde teğmen olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının 1991 yılından itibaren sicil almaya başladığı, genelde yükselen, ortalamaları yüksek seviyede olan bir sicil safahatı sergilediği, iptali istenen 1991 ve 1992 yıllarına ait sicillerin çok iyiye yakin iyi seviyede, diğer sicillerin ise çok iyi seviyesinde olduğu, sicil üstlerince müspet kanaatlerin yazıldığı, davacının safahatında hiç disiplin cezasının bulunmadığı ve çok sayıda takdir belgesi, bir para ödülü, bir de muharebe harekât şerit rozeti verildiği görülmektedir.
Mülga Subay Sicil Yönetmeliğinin Sicil Üstlerinin Görev ve Sorumluluğu başlıklı 4 ncü maddesinde, Sicil üstleri emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken; üstlük ve komutanlığın en önemli özelliği olan özel yetkilerinden birini kullanır. Sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmelidir... denilmektedir.
Bilindiği üzere; askerlik müessesesinde her türlü yükselme, taltif, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personelin sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil üstleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken mutlaka objektif olmak durumundadırlar. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve TC. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2 nci maddelerinde belirtildiği üzere, takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilemeyeceği göz önünde tutulsa da, burada denetlenemeyecek olan husus hukuka uygun kullanıldığı tespit edilen takdir hakki olup, bu hakkın hukuka aykırı ve yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde, idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerindeki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise; uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata ve uygulamaya istisna teşkil edecek biçimde ve göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü açıklayan makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları ile takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatlerin belirtilmiş olmasıdır.
Bu açıklamalar çerçevesinde dava konusu sicillerin değerlendirilmesinde, iptali talep edilen bütün sicillerin davacının genel safahatına uyumlu ve objektif değerlendirmelerle verilmiş siciller olduğu, bu sicillerin tanziminde Subay Sicil Yönetmeliği hükümleri ile hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır 1992 yılı birinci sicil üstünün notu ile 2001 yılı sicilinde menfi sayılan işaretlemelerin iptali istemi konusunda beş üye iptal doğrultusunda oy kullanmış ise de, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İçtüzüğünün 9 ncu maddesi son fıkrasının Daireler Kurulunda kararlar oy çokluğu ile verilir. Oylarda eşitlik halinde Başkanın bulunduğu tarafının oyu geçerli sayılır. hükmü uyarınca bu istemlerin de reddine oyçokluğu ile karar verilmiştir. Davanın ikinci bölümü ise, 2002 yılı Kara Harp Akademisi sınavı sonucu kontenjana dahil edilmeme işleminin iptali istemidir.
Bilindiği üzere Harp Akademilerine giriş koşulları ve engellerine ilişkin hususlar 3563 sayılı Harp Akademileri Kanunu ile bu Kanunun 19 ncu maddesine istinaden çıkarılan Harp Akademileri Yönetmeliğinde belirlenmiştir. Harp Akademileri Kanunun 10 ncu maddesi giriş Esasları, 11 enci maddesi ise girişe engel halleri göstermekte, Harp Akademileri Yönetmeliğinin 40 enci maddesi Kuvvet Harp Akademilerine Müracaat Şeklini, 41 enci maddesi Nitelik Değerlendirmesini, 42 enci maddesi giriş Sınavlarını, 43 ncü maddesi Sonuçların Değerlendirilmesini ve 44 ncü maddesi ise Kuvvet Harp Akademilerini Kazananların Tespiti usullerini belirlemektedir.
Yapılan incelemede davacının sınav notunun 254.81, nitelik notunun 71.30, sınav sıra notunun 326.11, sınavı son sırada kazanan P.Yzb
..in sınav notunun 253.11, nitelik notunun 77, sınav notunun ise 330.11 olduğu anlaşıldığından ve iptali talep edilen sicillere ilişkin davanın reddine karar verilmesi nedeniyle Kara Harp Akademisi Kanunu ve Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmede dava konusu Akademi Kontenjanına dahil edilmeme işleminde de hukuka aykırı bir hususun bulunmadığı sonucuna oybirliği ile ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1- 1991, 1994, 1999, 2000 ve 2001 yılları sicil dönemlerinde 1 nci ve 2 nci, 1992 yılı 2 nci, 1996 yılı 1 nci sicil üstlerince takdir edilen sicillerin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE
2- 1992 yılında 1 nci sicil üstü tarafından takdir edilen sicil notunun ve belirtilen olumsuz kanaatler ile 2001 yılı sicilinde menfi kanaat sayılan işaretlemelerin iptaline,
3- 2002 yılı Kara Harp Akademisi sınavı sonucu kontenjana dahil edilmeme işleminin iptaline yönelik yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇESİ
1992 yılında düzenlenen sicil belgesinde 1 nci sicil üstünce takdir edilen sicil notu ile belirtilen olumsuz kanaatin sicil safahatında yüksek düzeyde gerçeklesen sicil notu ve kanaatleri ile aynı dönem 2 nci sicil üstünce çok iyi düzeyde takdir edilen sicil notu ile de açıkça çeliştiği, ayrıca bu şekilde düzenlenen sicilin haklı nedeni olabilecek her hangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, keza 2001 yılında 1 ve 2 nci sicil üstleri tarafından düzenlenen sicil belgesinde menfi kanaat kabul edilen işaretlemelerin yapıldığı, ancak bunları izah edecek bir bilgi ve belge olmadığı gibi verilen not ve bu dönemde almış olduğu takdirle çelişkili olduğu, bu itibarla davacının gerçek performansını yansıtmadığı, Sicil Yönetmeliğindeki sicil belgelerinin tam bir tarafsızlık içinde düzenlenmesi gerektiğine ilişkin ana ilkeye ve hukuka uyarlı olmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmesi gerekirken aksine gerçekleşen çoğunluk kararına iştirak etmedik. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy