(357 S. K. m. 2, 2/E) (2709 S. K. m. 10) (Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmelik m. 4, 5, 8, 12)
Davacı 19.04.2002 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1994 yılında GATA Hemşirelik Yüksek Okulundan mezun olup, Sağlık Teğmen olarak göreve başladığını, 2001 yılında da Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirmesi nedeniyle askeri hakim sınıfına geçmek için müracaatta bulunduğunu ancak bu talebinin harp okulu mezunu olmaması sebebiyle kabul edilmediğini, 357 sayılı Kanunun 2 nci madde (D) bendindeki Üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan Harp Okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenler hükmünün Anayasanın 10 ncu maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, ayrıca GATA Hemşirelik Yüksek Okulunun özlük hakları itibariyle Harp Okuluna denk bir okul olup bu denkliğin kabulü ile müracaatının kabul edilmesi gerektiğini, kaldı ki yine 2 nci maddeye göre subay olmayıp kadın olarak kendi hesabına hukuk fakültesini bitirdiğinde askeri hakimliğe kabul edilebilecekken, subay olması nedeniyle kabul edilmemesinin de Anayasaya aykırı olduğunu ve 2 nci madde (D) fıkrasının iptali için Anayasa Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini ileri sürerek, askeri hakim sınıfına müracaatının reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle bu davayı açtığı görülmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinde 1994 yılında GATA Hemşirelik Yüksek Okulunu bitirerek Sağlık Teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının kendi nam ve hesabına Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırarak 20.11.2001 tarihinde mezun olduğu ve 2002 yılı Şubat ayında gelen emir doğrultusunda askeri hakimlik sınavlarına giriş müracaatında bulunduğu, ancak talebinin Kara Kuvvetleri Komutanlığının 14.02.2002 tarihli yazısı ile reddedildiği ve bunun kendisine 04.03.2002 tarihinde tebliği üzerine davacının süresinde bu davayı açtığı görülmüştür.
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun Kaynaklar başlıklı 2 nci maddesine göre; Askeri hakim ve askeri savcı ihtiyacı aşağıda belirtilen kaynaklardan sağlanır.
A. Muvazzaf subay olan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa hukuk fakültelerine giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
B. Askeri liseleri bitirerek harp okullarına kabul olunan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa hukuk fakültelerinin giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
C. Kıtada başarı göstermiş ve bir hukuk fakültesini bitirmiş bulunan yedek subaylardan askerlik görevleri sırasında istemde bulunanlar,
D. Üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan harp okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenler. Bu subayların taşımaları gereken diğer özel şartlar yönetmelikle belirlenir,
E. Kendi hesabına hukuk fakültesini bitiren kadınlardan istemde bulunanlar,
F. Liseleri bitirerek hukuk fakültelerine devam hakkını kazanmış olanlar ile hukuk fakültelerinde okudukları sınıfı başarı ile geçenlerden lüzum ve ihtiyaç duyulduğunda askeri öğrenciliğe kabul edilip, öğrenimlerini tamamlayanlar, Bu kaynaklardan faydalanmaya ilişkin şekil ve esaslar, Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca tespit olunur hükmünü amirdir.
Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 4 ncü maddesinde de; Kanuna paralel bir düzenleme yapılmış, ayrıca Yönetmeliğin 8 nci maddesinde; hukuk fakültesi mezunu muvazzaf subaylarda aranacak şartları belirlenirken yine harp okulu mezunu olma koşulu belirtilmiştir.
Keza Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 5 nci maddesi Bu kaynaklardan hangisinden ne şekilde ve ne oranda yararlanılacağı öncelikle askeri yargı hizmetinin ihtiyaçları, TSK. İnsan Gücü Planı ve Kuvvet Komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığının personel yetiştirme planları göz önünde tutularak G. Başkanlığının teklifi üzerine Milli Savunma Bakanlığınca tespit olunur. Bu tespitlerle belirlenen kontenjanlar Genelkurmay Başkanlığınca Kuvvet Komutanlıklarına bildirilir. hükmüyle birlikte ayni yönetmeliğin 12 nci maddesi Askeri Hakim Subay ihtiyacının belirlenmesi, kontenjan ve farklı kaynaklara göre duyurulması, ilgililerin başvurularının esas, usul ve süreleri ile ilgili makamlarca yapılacak işlemler bu yönetmelikte belirtilen özel kayıt ve hükümler saklı kalmak kaydıyla Genelkurmay Başkanlığınca çıkarılacak yönerge ile tespit olunur hükmü yer almış olup, bu yönetmelik hükmüne istinaden çıkarılan Harp Okulu Mezunu Subaylardan Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönerge (G.Bsk.lığı Yönergesi No:734-1)'nin 17 nci maddesinde Harp Okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenlerin askeri hakim adayı olmak için gerekli şartların düzenlendiği, 18 nci maddesinde seçim esaslarının, 19 ncu maddesinde ise sınav esaslarının belirlendiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda özetlenen mevzuat hükümlerine göre idare, askeri hakim ihtiyacını yasada belirtilen kaynaklardan hangisinden ne şekilde ve ne oranda gidereceğini askeri yargı hizmet ihtiyaçları, T.S.K. İnsan Gücü Planı, Kuvvet Komutanlıklarının personel yetiştirme planlarını göz önünde tutarak tespit etmesi daha sonra bir emirle ilgililere duyuruda bulunması, istekte bulunan adaylar arasında değerlendirme yaparak kontenjan miktarı kadar askeri hakim adayını seçmesi gerekmekte olup, yasada ve yönetmelikte belirtilen kaynaklardan hangisinden ne oranda yararlanacağı idarenin takdirine bırakılmıştır.
Dava konusu olaya gelince, K.K.K.lığı Personel Temin ve Yetiştirme Planı gereğince kendi nam ve hesabına Hukuk Fakültesini bitiren Harp Okulu mezunu subaylardan Askeri Hakim Sınıfına personel temin edileceğini 14 Aralık 2001 tarihli emirle ilgililere duyuruda bulunmuş, davacı diğer istemde bulunanlarla birlikte değerlendirmeye tabi tutulmuş, davacının başvurusunun 14 Şubat 2002 tarihli emirle Harp Okulu mezunu olmaması gerekçesiyle reddedilmiş ve bu karar kendisine 04 Mart 2000 tarihinde tebliğ edilmiş olup, idarenin bu işleminin ilgili yasal mevzuata lafzen ve ruhen uygun olduğu değerlendirilmektedir.
357 S. Kanunun 2 nci maddesinde hakim sınıfına alınacak kaynaklar tek tek sayılmış olup bu kaynaklar arasında GATA Hemşirelik Yüksek Okulu mezunları yer almıştır. Bu nedenle davacının askeri hakim sınıfına geçirilmesine yasal imkan bulunmamaktadır.
Davacının, eğer subay olmasaydı 357 sayılı Kanunun E fıkrası gereğince, kadın olması nedeniyle müracaatının kabul edilmesi gerekeceği şeklindeki iddiasının davacının halen subay statüsünde bulunması karsısında hukuksal bir geçerliliği bulunmamaktadır.
Diğer taraftan davacının mezun olduğu okulunun Askeri Hakim ihtiyacının karşılanacağı kaynaklar arasında gösterilmemesinin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu söylenemez. Anayasanın 10 ncu maddesinde belirtilen eşitlikten amaç, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında açıklandığı gibi eylemli değil hukuki eşitliktir. Hukuki eşitlikten amaç, aynı hukuki durum ve konuma sahip kişiler arasındaki eşitliği öngörür. Yasa koyucu Anayasaya aykırı olmamak koşuluyla her alanda düzenleme yapmak yetkisine sahiptir. Yasa önünde eşitlik ilkesi tüm yurttaşların mutlaka her yönden her zaman aynı kurallara bağlı tutulmaları zorunluluğunu getirmez. Kamu hizmetini en iyi ve etkin şekilde yürütmekle görevli ve yükümlü olan idare hizmetinin gereksinimine göre o hizmeti nasıl ve hangi niteliklere sahip personel ile yürütüleceğini planlamak hak ve takdir yetkisine sahiptir. Bu bakımdan Hemşirelik Yüksek Okulu Mezunu olan ve sonradan Hukuk Fakültesini bitiren davacı, harp okulu mezunu ile aynı hukuksal durumda olmadığından davacının Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle yasal dayanaktan yoksun olan DAVANIN REDDİNE,
17 Nisan 2003 tarihinde Üye Hv.Hak.Kd.Alb.Adnan ALTIN ın karsı oyu ve OYÇOKLUGU ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı askeri öğrenci olarak yüksek öğrenimini tamamlamış ve doğrudan muvazzaf subay nasbedilmistir. Kıdemli üsteğmenliğine kadar Türk Silahlı Kuvvetlerinin özgün disiplin ve genel performans kriterleri açısından uyumu ve verimliliği kanıtlanmıştır. Bu konuda hiçbir verisi bulunmayan dış kaynaktan adayların askeri hakimlik başvurusunun kabul edildiğine ve esasen 357 sayılı Kanunun 2/A madde ve fıkrası uyarınca askeri hakim yetiştirileceklerin muvazzaf subay olmaları ve hukuk fakültesini kazanmış olmalarının yeterli görüldüğüne göre davacının başvurusunun kabulü hukuken zorunludur.
TC. Anayasasının Kamu Hizmetlerine Girme baslığı altındaki ...hizmete alınmada, görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemez hükmü uyarınca, davacının da bu niteliklere sahip olduğu ve dava konusu işlemin iptalinin gerektigi kanaatinde olduğumdan, çoğunluğun aksi görüşe dayalı davanın reddine ilişkin kararına katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy