(2709 S. K. m. 125) (1602 S. K. m. 21) (Subay Sicil Yönetmeliği m. 3, 5, 40) (Harp Akademileri Yönetmeliği m. 41)
Davacı, 19.03.2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; 1986 yılından itibaren 1994 yılına kadar başarılı olduğunu, komutanlarının kendisini yaptığı her faaliyette takdir ettiğini ancak bu tarihten sonra olumsuzlukların başladığını, buna neden olarak da 1994 yılında OHAL'de bulunan 1 nci Piyade Mekanize Piyade Taburunun emrine girdiğini, Tabur Komutanının başlangıçta kendisini takdir ettiğini, ancak bundan sonra Tabur Komutanının kendisine olumsuz yaklaştığını, kendisini görevden kaçmakla suçladığını, bölükleri arasında kendi bölüğünü ayırdığını, hareketlerini, yapacağı hata ve yanlışlarını tespit etmek için özel bir gayret sarf ettiğini, yaptığı her iyi faaliyetin Tabur Komutanı tarafından engellendiğini, buna rağmen Tugay Komutanının denetlemesinde başarılı olması üzerine takdir yazısı ile taltif etmek zorunda kaldığını, kendisinin dışında gelişen bir olay nedeniyle Disiplin Mahkemesine sevk edildiğini, ancak talebinin reddedildiğini, sabah sporu yoklamasına geç çıktığını ileri sürerek Tabur Komutanı tarafından 4 gün oda hapsi ile cezalandırıldığını, bundan sonraki görev yerlerinde söz konusu Tabur Komutanı tarafından verilen siciline bakılarak sonraki amirlerinin menfi kanaat sahibi olduklarını, bunun neticesinde düşük siciller verildiğini, 1996 ve 1998 yıllarında çok başarılı olmasına rağmen bunun sicillerine yansımadığını, sübjektif değerlendirmelerle verildiğine inandığı 1995, 1996, 1997, 1998, 1999 ve 2000 yılları 1 nci ve 2 nci sicil üstü not ve menfi kanaatleri ile, Kara Harp Akademisi puanlamasında dikkate alınmayan takdirlerinin göz önünde bulundurulmayan işlemin iptali ile Kara Harp Akademisine alınmama işleminin iptalini, öncelikle yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmeyi durdurma istemi AYİM Daireler Kurulunun 27 Eylül 2001 gün ve ESAS NO.: 2001/48 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Kara Harp Akademisine alınmama işlemi ile bunun dayanağı olan sicillerin ve puanlamada dikkate alınmayan takdirlerin göz önünde bulundurulmaması işleminin iptali talebiyle açılan davanın incelenmesi iki konu başlığı altında yapılmıştır.
A. 1995, 1996, 1997, 1998, 1999, 2000 yılı sicil notu ve menfi kanaatlerin iptali istemi:
Davacıya ait Kuvvet ve kıta özlük dosyaları, sicil belgeleri ve defterlerinin incelenmesi neticesinde; 30.-08.1986 yılında Tank Teğmen rütbesi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde göreve başlayan davacının sicil almaya başladığı 1987 yılından itibaren dava konusu 1995 yılına kadar çok iyi ve mükemmel siciller aldığı, 1995 yılında iyi derecede sicil notu ile değerlendirildiği 1 kez 1 nci sicil üstü tarafından 09.01.1995 tarihinde ikaz edildiği, aynı sicil amiri tarafından 12.02.1995 tarihinde 4 gün oda hapsi ile cezalandırıldığı, asıl kuruluşunda bulunduğu Tugay Komutanı tarafından 01.03.1995 tarihinde ikaz edildiği, 1 kez 1 nci sicil üstü tarafından takdir edildiği, 1996 yılında iyi derecede sicil notu ile değerlendirildiği, 1 kez 1 nci sicil üstü tarafından takdir edildiği, 1997 yılında çok iyiye yakın "iyi" derecede sicil notu ile değerlendirildiği, 1 kez 1 nci sicil üstü tarafından takdir edildiği, 1 kez Ordu Komutanı tarafından kalem ile ödüllendirildiği, 1998 yılında çok iyi derecede sicil notu ile değerlendirildiği, 1 kez 1 nci sicil üstü tarafından 3 kez 2 nci sicil üstü tarafından,1 kez 3 ncü sicil üstü tarafından takdir edildiği, 1999 yılında çok iyi derecede sicil notu ile değerlendirildiği, 1 kez 1 nci sicil üstü, 1 kez 2 nci sicil üstü tarafından takdir edildiği, 1 kez 2 nci sicil üstü tarafından başarı belgesi verildiği 1 kez Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından şerit rozet ile ödüllendirildiği, 2000 yılında çok iyi sicil notu ile değerlendirildiği, 2 kez 1 nci sicil üstü, 2 kez 2 nci sicil üstü tarafından takdir edildiği, davacının 2000 yılı sonu itibarı ile toplam 1 adet şerit rozet, 2 adet ödül, 1 adet başarı belgesi, 1 adet takdir ödül 35 kez yazılı takdir ve 4 kez yazılı ikaz ile 1 kez disiplin cezası aldığı görülmektedir.
Subay sicillerinin hangi esas ve şekillere göre tanzim edileceğini belirleyen Subay Sicil Yönetmeliğinin 5 nci maddesine göre; sicil üstlerinin emri altındakilere sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmeleri gereklidir. Zira Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye yükselme, yurtiçi ve yurtdışı kurs, öğrenim ve görevlendirmelerde personel sicilleri büyük önem arz etmektedir. Bu nedenle sicil amirleri üstlük ve komutanlığın en önemli özel yetkilerinden olan sicil verme yetkisini kullanırken, mutlaka objektif olmaları gereklidir. Ayrıca her ne kadar sicil işlemlerinin idarenin diğer işlemlerine göre takdir yetkisinin daha yoğun olarak kullanıldığı işlemler grubunda olması ve T.C. Anayasasının 125/4 ve 1602 sayılı Kanunun 21/2.nci maddesinde belirtildiği gibi takdir yetkisini ortadan kaldıracak biçimde yargı kararı verilmeyeceğini göz önünde tutulsa da, kamu yararına açıkça aykırı düşen ya da takdir yetkisinin bariz biçimde yanlış kullanıldığının anlaşılması halinde idarenin sicil tanzimi konusundaki takdir yetkisi de denetlenebilecektir.
Sicil işlemlerinde takdir yetkisinin kullanılmasındaki hukuka aykırılığın kendisini gösterdiği durum ise, uzun yıllar boyunca belirgin bir çoğunlukta çok yüksek sicil notları ve olumlu kanaatler ile takdir edilen personelin, genel gidişata A'e uygulamaya istisna teşkil edecek şekilde göze çarpacak nitelikte, ayrıca birden bire düşüşü izah eden makul nedenler öne sürülmeksizin düşük sicil notları takdir edilmesi ve hakkında olumsuz kanaatler belirtilmesi halidir.
Bu açıklamalardan sonra dava konusu sicil işlemlerinin değerlendirilmesinde; davacının 1996 yılı 1 nci ve 2 nci üstü notu ve kanaatleri ile 28.12.1995 tarihli 1 nci sicil üstü ayrılış sicil üstü notunun, 1997 yılı sicil işlemenin, 1999 yılı 1 nci sicil üstü notu ve kanaatinin davacının genel sicil eğilimi ile örtüşmediği, davacının genel sicil eğilimine göre belirgin derecede düşük not ve menfi kanaat takdir edilmesini haklı kılacak her hangi bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, bu dönemlerde davacının her hangi bir ceza ya da ikaza maruz kalmadığı nazara alındığından hukuka uyarlı olmadığı, 1995 yılında ise; davacıya sicil üstleri tarafından 3 adet disiplin cezası verilmiş olmasına rağmen aynı dönem sicil üstleri arasında belirgin bir not farkının olduğu, davacının genel sicil eğilimine bakıldığında, başarılı bir sicil safahatı içerisinde bulunduğu, 1995 yılı sicil döneminde verilen 1 nci sicil üstü notunun ve yazılan kanaatin sübjektif ölçülerle verildiği değerlendirildiğinden bu dönem 1 nci sicil üstü tarafından verilen sicil not ve kanaatinin de hukuka uygun olmadığı, 1995 yılı 2 nci sicil üstü notu ve 18.12.1994 tarihli ayrılış sicil notunun, 1996 yılı 1.1.1996 tarihli 2 nci sicil üstü ayrılış notunun, 1998 yılı sicil işlemlerinin, 1999 yılı 2 nci sicil üstü notunun, 2000 yılı sicil işlemlerinin davacı tarafından sübjektif unsur içerdiği iddiasını ortaya koyan bir durum söz konusu olmadığından hukuka uyarlı olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
B. Kara Harp Akademisine alınmama işlemi;
Harp Akademileri Yönetmeliği 41 nci maddesi: "Kuvvet Harp Akademilerine girmek için müracaatta bulunan subayların nitelik değerlendirilmeleri;
Harp Okulu mezuniyet derecesi: %15
Temel Kurs (İhtisas kursu, uçuş kursu) mezuniyet derecesi: %10
Mükâfat ve cezaları: %15
Sicil notu: %60 esas alınarak, Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı Personel Başkanlarınca aşağıda belirtilen şekilde yapılır." hükmünü amirdir.
Aynı Yönetmeliğin 41/d fıkrası; "Subayın Akademiye" girmek için müracaat ettiği tarihe kadar sıralı sicil amirlerinden almış olduğu sicil notlarının ortalaması nitelik değerlendirilmesinde %60 oranında etkili olur. Sicil not hesaplanırken sicil tam notu olan 100 sicil notuna 60 puan verilir. Bunun altındaki her sicil not için bir puan düşülür." hükmünü taşımaktadır.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 3/s bendi; "sicil not ortalaması: Teğmenler için teğmenlikte, üsteğmenler için teğmenlik ve üsteğmenlikte, yüzbaşılar, binbaşılar, Yarbaylar ve Albaylar için üsteğmenliğe nasıptan itibaren alınan, generaller ve amiraller için bulundukları rütbedeki geçerli sicil notlarının ortalamasını" şeklinde düzenlenmiştir.
Subay Sicil Yönetmeliğinin 40 nci maddesinde de; "Rütbe bekleme süresinin son yılında veya sonraki yıllarda teğmenler için teğmenlikte, üsteğmenler için teğmenlik ve üsteğmenlikte, yüzbaşı, binbaşı, Yarbay ve albaylar için üsteğmenliğe nasıptan itibaren; generaller ve amiraller için bulundukları rütbedeki bekleme süresinde mevcut geçerli sicillerin sicil notları toplanır ve geçerli sicil belgesi adetine bölünerek, sicil not ortalaması bulunur. Bölüm sonucu ortaya çıkan rakam kesirli olduğu takdirde, iki hane yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
Davacı 2000 yılında girmiş olduğu Kara Harp Akademisi sınavından toplam 276.45 puan almıştır. Yeni sicil notu ile puanlamada göz önüne alınmayan takdirlerinin de puanlamaya dahil edildiği ve bu durumda yapılan hesaplamalar neticesinde, davacının sınav notuna, nitelik notunun ilave edilmesi neticesinde elde edilen toplam notun Kara Harp Akademisine 2000 yılında kabul edilen 61 subaydan son sırada bulunan subayın notlarından daha düşük olduğu, bu nedenle davacının Kara Harp Akademisine alınmama işleminde mevzuata ve hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. Davacının 1995 yılı 1 nci sicil üstü not ve kanaatinin iptaline, 2 nci sicil üstü notu ve 18.12.1994 tarihli ayrılış sicil notunun iptaline ilişkin isteminin reddine OYBİRLİĞİ ile,
2. 1996 yılı 1 nci ve 2 nci sicil üstü notları ile kanaatinin ve 28.12.1995 tarihli 1 nci sicil üstü ayrılış sicili notunun iptaline, 1996 yılı 2 nci sicil üstü tarafından verilen 1.1.1996 tarihli ayrılış sicil notu iptalinin isteminin reddine OYBİRLİĞİ ile,
3. 1997 yılı sicil işlemlerinin iptaline Hak.Kd.Alb.Dr. Sezai Aydınalp'in karşı oyu üzerine OYÇOKLUĞU ile,
4. 1998 yılı sicil işleminin iptali isteminin reddine OYBİRLİĞİ ile,
KARŞI OY GEREKÇESİ
Davacının 1997 ve 1999 yılı 1 nci sicil üstü sicillerinin tarafsızlıktan uzak ve sübjektif değerlendirmelerle verildiğine ve dolayısıyla yönetmeliğe aykırı surette düzenlendiğine ilişkin kanaat oluşturacak somut bir kanıt göremediğimden bu sicillerin iptaline ilişkin çoğunluk görüşüne katılamadım.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy