(2547 S. K. m. 43) (357 S. K. m. 2,8, 9, ek m. 3, ek m. 9) (2709 S. K. m. 124, 145) (Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmelik m. 13)
Davacı vekilleri, 10 Nisan 2001 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; KKK. lığının Askeri hakim ihtiyacını karşılamak amacıyla hukuk fakültelerini kendi hesaplarına bitiren muvazzaf subaylardan 9 kişinin hakim sınıfına geçirilmesine ilişkin askeri hakim sınıfına personel temini konulu KKK. lığının 11 Aralık 2000 tarihli emirleri uyarınca başvurularının alındığını, hukuk fakültesini sekizi iyi derece, otuz ikisi de orta derece ile bitirmiş toplam kırk subayın başvuruda bulunduğunu, iyi derece ile diploma alan 8 subayın yazılı ve mülakat sınavlarına tabi tutulmadan askeri hakim sınıfına geçirilmelerine, orta derece ile bitiren 32 kişinin de bir kişilik kontenjan için kendi aralarında 3-4 Nisan 2001 tarihlerinde yazılı ve mülakat sınavlarına katılmalarına karar verildiğini, ve uygulandığını, davacının 1999 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini (Harp Okulu notlarının ortalamaya katılması İstanbul Hukuk Fakültesince kabul edilmediğinden) orta derece ile bitirdiğini, sınava katıldığını ancak askeri hakim sınıfına geçme imkanını elde edemediğini, Konu ile ilgili olarak uygulanan Askeri Hakim Adaylarının seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13/1 maddesindeki "muvazzaf subaylar" hükmünün davacının 40"ta 9 olan sınavı kazanma imkanını 32'de l'e düşürdüğünü, menfaatini açıkça ihlal ettiğini, Yönetmeliğe göre yapılan sınavı sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırı olduğunu, 357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununun 2/D maddesinde "üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan harp okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenler, Bu subayların taşımaları gereken diğer özel şartlar yönetmelikle belirlenir." denilerek askeri hakim kaynakları içinde gösterildiğini, bu maddede ki özel şartlarında Yönetmeliğin 2nci Bölüm 8 nci maddesinde 8 bent halinde belirtildiğini, Askeri Hakimler Kanununda (m.2/C-E) yedek subaylardan ve kendi hesabına hukuk fakültesini bitiren kadınlardan da istemde bulunanların askeri hakimliğe geçirilebileceklerinin hüküm altına alındığını, bu kaynaktan alınacaklar için 22.09.1983 tarih ve 2894 sayılı Kanunla eklenen EK-3 ve EK-9 ncu maddelerle "hukuk fakültelerini pekiyi veya iyi derece ile bitiren isteklilerden ve bu istekliler ihtiyaçtan fazla ise bunlar arasından ihtiyaç bu suretle karşılanamadığı takdirde orta derece ile bitirenler arasından sınavla alınır." hükmünün eklendiğini, Kanun koyucunun bu iki kaynakla ilgili bu şekilde düzenleme yapmasına rağmen muvazzaf subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenlerle ilgili böyle bir düzenleme ve derecelendirme yapmadığını, muvazzaf subayların pekiyi, iyi ve orta dereceli mezunlarının hepsinin birlikte aynı sınava tabi tutularak başarılı olanların askeri hakim sınıfına geçirilmelerinin amaçlandığını, Nitekim Askeri Hakimler Kanunun 2/A-B madde ve fıkralarında hukuk fakültelerini MSB. adına bitiren subay ve askeri öğrencilerde de bir derece ayrımına gidilmediğini sadece hukuk fakültelerini bitirmenin yeterli sayıldığını, kamın koyucunun muvazzaf subaylar yönünden bir derece değerlendirilmesi yapmadığını, bu kaynak için Kanunda belirtilen özel şartlar" ibaresinin diploma derecesini kapsamadığını, Dava konusu yönetmelik hükmünün kendi hesabına hukuk fakültelerini bitiren muvazzaf subayları da yedek subay ve kadınlarla ilgili düzenlemeye tabi tutanakla açıkça 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 2/D maddesine sebep ve konu unsurları itibariyle aykırı düştüğünü, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununun 8/C maddesinde de herhangi bir derecelendirme yapılmadığı, 9/2 nci maddesinde doktora yapanların yazılı sınava tabi tutulmadan sadece mülakata tabi tutularak mesleğe aday kabul edilebileceklerinin hüküm altına alındığını, iptali talep edilen Yönetmelik hükümlerine göre ise orta derece ile lisans diploması alıp sonra yüksek lisans ve doktora yapmış bir adayın hem yazılı hem sözlü sınava girmesi gerekirken iyi derece ile lisans diploması almış bir adayın doğrudan mesleğe kabul edildiğini, Türkiye'de çok sayıda hukuk fakültesi bulunduğunu, bunlardan bazılarının Harp okulunda okutulmaları sebebiyle muaf tutulan derslerden aldıkları notları mezuniyet notunu hesaplarken ortalamaya kattıklarını bazılarının ise katmadıklarını müvekkilinin mezun olduğu İstanbul Hukuk Fakültesinin Harp Okulu notlarını ortalamaya dahil etmediğini ancak Ankara Hukuk Fakültesinin dahil ettiğini bununda fakülte bitirme derecelerini etkilediğini, fakültelerin mezuniyet ortalamalarını hesaplarken de farklı ölçüler kabul ettiğini, üniversiteler arasında büyük eğitim ve seviye farklılığı olduğunu, yüksek derece ile mezun veren üniversitelerin ÖSYM sınavında düşük puan ile öğrenci kabul eden sonradan açılmış üniversiteler olduğunu, Hukuk Fakültelerini kendi hesabına okuyan muvazzaf subayların yasaya aykırı olarak Yönetmelikte kendi aralarında derecelendirilerek askeri hakimliğe geçirilmelerinin TSK'nin personel temin ve yetiştirme amaç ve prensiplerine, kamu yararına aykırı bulunduğunu, Nitekim Askeri Adalet İşleri Başkanlığınca da diploma derecelerinin kaldırılması yönünde Yönetmelik değişikliği için bir "Andıç" hazırlandığını, ancak bu çalışmanın en erken 2002 yılında yürürlüğe gireceğinin öğrenildiğini Yönetmelik değişikliğinin 1989 mezunlarını kapsamayacağını dokuz kontenjanı geri getirmeyeceğini ve müvekkilinin mağduriyetini gidermeyeceğini, bu nedenlerle Askeri Hakim Adaylarının seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13/1 nci maddesindeki "muvazzaf subaylar" ibaresinin iptalini, 3-4 Nisan 2001 tarihlerinde yapılan yazılı ve mülakat sınavlarının iptalini, öncelikle yürütmenin durdurulmasını ve yargılamanın duruşmalı olarak yapılmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM Daireler Kurulunun 26 Nisan 2001 tarih ve GEN SEK NO.: 2001/617, ESAS NO.: 2001/57 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; Kara Kuvvetleri Komutanlığının askeri hakim subay ihtiyacının karşılanması amacıyla kendi nam ve hesabına hukuk fakültelerini bitiren muvazzaf subay kaynağından personel alımı için 11 Aralık 2000 tarihinde KKK. lığınca yayımlanan emirle şartların ilgililere duyurulduğu, bu kaynaktan 9 (dokuz) personel alımı için kontenjan belirlendiği, sekizi "iyi", otuz ikisi "orta" derece ile hukuk fakültelerini bitiren 40 personelin müracaatta bulundukları, iyi derece ile bitiren personel miktarının kontenjan miktarından az olması nedeniyle bunların tamamının sınava tabi tutulmadan askeri hakim sınıfına geçirildikleri, kalan bir kontenjan için ise orta dereceli 32 personelin sınava tabi tutulacaklarının Kara Kuvvetleri Komutanlığının 23.03.2001 tarihli mesaj emriyle ilgililere duyurulduğu, davacının da hukuk fakültesini orta derece ile bitirenler arasında müracaat ettiği, 03.04.2001 tarihinde, hukuk fakültelerini orta derece ile bitirenlerle birlikte yazılı sınava tabi tutulduğu, sınavı kazanamayarak başarısız olduğu anlaşılmaktadır.
TC. Anayasasının 124 ncü maddesinde, Başbakanlık, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve tüzüklerin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri öngörülmüş, yine Anayasanın "Askeri Yargı" başlığını taşıyan 145 nci maddesinin 4 ncü fıkrasında, "Askeri yargı organlarının kuruluşu, işleyişi, askeri hakimlerin özlük işleri, askeri savcılık görevlerini yapan askeri hakimlerin mahkemesinde görevli bulundukları komutanlık ile ilişkileri, mahkemelerin bağımsızlığı, hakimlik teminatı, askerlik hizmetinin gereklerine göre kanunla düzenlenir. Kanun ayrıca askeri hakimlerin yargı hizmeti dışındaki askeri hizmetler yönünden askeri hizmetlerin gereklerine göre teşkilatında görevli bulundukları komutanlık ile olan ilişkilerini de gösterir" hükmü yer almıştır.
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun "Kaynaklar" başlığını taşıyan 2 nci maddesinde "Askeri Hakim ve askeri savcı ihtiyacı aşağıda belirtilen kaynaklardan sağlanır:
A) Muvazzaf subay olan isteklilerden üniversitelerce aranıyorsa, hukuk fakültelerini giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
B) Askeri liseleri bitirerek harp okullarına kabul olunan isteklilerden, üniversitelerce aranıyorsa, hukuk fakültelerinin giriş sınavlarını veya testlerini kazananlardan bu fakültelere gönderilip öğrenimlerini başarı ile bitirenler,
C) Kıtada başarı göstermiş ve bir hukuk fakültesi bitirmiş bulunan yedek subaylardan askerlik görevi sırasında istemde bulunanlar,
D) Üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında bulunan Harp Okulu mezunu subaylardan kendi hesabına hukuk fakültesini bitirenler, bu subayların taşımaları gereken diğer özel şartlar yönetmelikle belirlenir.
E) Kendi hesabına hukuk fakültesini bitiren kadınlardan istemle bulunanlar,
F) Liseleri bitirerek hukuk fakültelerine devam hakkını kazanmış olanlar ile hukuk fakültelerinde okudukları sınıfı başarı ile geçenlerden lüzum ve ihtiyaç duyulduğunda öğrenciliğe kabul edilip, öğrenimlerini tamamlayanlar,
Bu kaynaklardan faydalanmaya ilişkin şekil ve esaslar Genelkurmay Başkanlığının teklifi üzerine, Milli Savunma Bakanlığınca tespit oluru." Hükmü öngörülmüştür.
Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13/1 nci maddesinde de "Hukuk fakültesi lisans öğrenimini kendi hesabına pekiyi ve iyi derece ile bitirmiş muvazzaf subaylar, yedek subaylar ve kadınlardan öngörülen nitelikleri taşıyan isteklilerin sayısı kontenjan miktarından fazla ise bunlar arasından, ihtiyaç bunlarla karşılanamıyorsa orta derece ile bitirenler arasından yapılacak mülakat ve yazılı sınavda başarılı olanlar arasından not sıralamasına göre alınır." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
357 sayılı Askeri Hakimler Kanununun 2/D maddesinde, Harp Okulu mezunu subaylardan hukuk fakültesini bitirip de askeri hakim sınıfına geçmek isleyenlerle ilgili olarak özel şartların yönetmelikle düzenleneceğine ilişkin açık hüküm karşısında Yönetmeliğin 13/1 maddesindeki, muvazzaf subayların da yedek subay ve kadın kaynakların da olduğu gibi askeri hakim alımında hukuk fakültelerini bitirme derecelerinin esas alınacağına ilişkin düzenlemenin üst normlara dolayısıyla 357 sayılı Askeri Hakimler Kanununa aykırı olmadığı, Yönetmeliğin 13/1 maddesinde, yedek subaylar ve kadınlar için hangi koşul öngörülmüşse muvazzaf subaylar için de aynı koşul öngörülmüştür. Bu anlamda hukuk fakültesinde askeri hakim olarak yetiştirilmek üzere okutulan askeri öğrenciler dışındaki diğer kaynaklar arasından askeri hakim alımında hukuk fakültesini bitirme derecelerinin esas alınması yönünde eşitlik de sağlanmış bulunmaktadır.
Bakanlık adına hukuk fakültesinde okutulan askeri öğrenciler ile muvazzaf subaylardan kendi nam ve hesabına hukuk fakültelerini bitirenler arasında okulu bitirme derecesi yönünden karşılaştırma yapılması mümkün bulunmamaktadır. Zira muvazzaf subaylardan kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitirenlerin askeri hakim sınıfına geçirilmeleri idarenin ihtiyaç gösterip bu konuda istekli olmasına bağlıdır. Oysa öğrenci olarak okutulan personelin başka bir sınıfta istihdamı mümkün olmayıp, hukuk fakültesinden mezun olduklarında doğrudan askeri hakim sınıfına geçirilmektedirler. Bu nedenle bu iki askeri hakim aday kaynağının kıyas edilmesi de yasal yönden uygun bulunmamaktadır.
Dava dilekçesinde, kendi nam ve hesabına hukuk fakültesini bitiren muvazzaf subayların Yönetmelikte düzenlendiği şekilde diploma notu bakımından bir derecelendirmeye tabi tutulmalarının, değişik hukuk fakültelerinde farklı bitirme dereceleri uygulandığından kendi aralarında da haksızlıklara yol açıldığı ileri sürülmüş ise de; 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanununun 43/a maddesinde, Yüksek Öğretim Kurumlarında, kuruluş özelliklerine ve ihtiyaçlarına göre yapılan eğitim-öğretim ve buna dayalı olarak verilen diplomalarla ilgili olarak verilen esasların her üniversitece hazırlanacak öğretim ve sınav yönetmeliğinde belirtileceği hükmü getirilmiş olup sınavlar ve diplomalarla ilgili hususları yönetmelikleri ile belirleyip tespit etmek bakımından üniversiteler ayrı ayrı yetkili kılınmıştır. Bu bakımdan her üniversitenin farklı uygulamalar içeren Yönetmelikleri ile sınav ve diploma notu hususlarındaki uygulamalarının farklı olması, Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13/1 nci maddesindeki düzenlemenin mevzuata aykırı olduğunu ve iptalini gerektirmemektedir.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, iptali istenilen Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13 ncü maddesinin birinci fıkrasındaki düzenlemenin mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının, 03-04 Nisan 2001 tarihlerinde yapılan yazılı ve mülakat sınavlarının iptali istemine gelince; sınavların 357 sayılı Askeri Hakimler Kanunu ve Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yapıldığı, mevzuata ve hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacının bu talebinin de reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
1. Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkında Yönetmeliğin 13/1 maddesindeki "...muvazzaf subaylar..." ibaresinin iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE,
Hukuk Fakültelerini kendi nam ve hesabına bitirmiş muvazzaf subaylardan askeri hakim sınıfına geçirilmek için 03-04 Nisan 2001 tarihlerinde yapılan yazılı ve mülakat sınavlarının iptaline yönelik DAVANIN REDDİNE.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy