(926 S. K. m. 112, 113, ek geçici m. 75)
Davacı 22.03.2001 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 30.08.1997-30.08.2000 tarihleri arasında Bonn ve Berlin'de Kara Ataşesi olarak görev yaptığını, yurtdışına atanmasından 11 ay sonra 29.07.1998 tarihinde 926 sayılı Kanunda yapılan değişiklikle, yurtdışına sürekli göreve atanan subay ve astsubayların yükümlülüklerinin, buralarda geçen süreler kadar uzatılacağı hükmünün getirildiğini ve Ek Geçici 75 nci madde ile de halen yurtdışı sürekli görevde bulunanlar için ek hizmet yükümlülüğünün, bu kanunun yürürlük tarihinden sonra geçecek süre ile sınırlı olmak üzere uygulanacağının öngörüldüğünü, 926 Sayılı Kanunun 113/b ile Ek Geçici 75 nci maddesinin iptali için AYİM'de açtığı davada, henüz ortada iptal davasına konu bir işlemin olmadığı gerekçesiyle, inceleme kabiliyeti bulunmayan davanın reddine karar verildiğini, bunun üzerine 29.01.2001 tarihinde davalı idareye başvurularak emekli olma isteğinde bulunduğunu, ancak 24.02.2001 tarihli işlemle, ek hizmet yükümlülüğü gerekçe gösterilerek, bu talebinin reddedildiğini, TSK. mensuplarına ek hizmet yükümlülüğü getiren söz konusu yasal düzenlemelerin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, çünkü benzer bir yükümlülüğün 657 Sayılı Kanuna tabi memurlar bakımından öngörülmediğini belirterek, anılan yasal hükümlerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulmasını ve emeklilik isteminin kabul edilmemesine ilişkin işlemin iptali ve öncelikle yürütmenin durdurulması talebiyle dava açmıştır. Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin talebi AYİM Drl.Krl.26.04.2001 gün Gensek:2001/487, Esas:2001/58 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Davalı idare her ne kadar, davacının yükümlülük süresiyle ilgili kanun değişikliğinin 1998 yılında tebliğ edildiğini, kanun değişikliğinin tebliğ edilmesiyle işlemin de tebliğ edilmiş olduğunu, yazılı bildirimin yapıldığı 02.08.1998 tarihinden itibaren yasal süre içinde açılmayan davada süre aşımı bulunduğunu ileri sürmüş ise de; davacının kanunun yayınlanmasından sonraki bir tarihte emeklilik talebinde bulunması ve kanunun kendisine uygulanması üzerine tesis edilen işlemin iptalini istediği ve red cevabının tebliği tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açtığı anlaşıldığından davalı idarenin süre itirazına itibar edilmemiştir.
Dava dosyası ile davacıya ait Kıt'a ve Kuvvet özlük dosyalarını incelenmesinde; 1976 nasıplı olan davacının Genelkurmay Başkanlığının 9 Aralık 1996 tarihli yurtdışı sürekli görev atamalarında Edirne 54.Mknz.P.Tug.K.lığı emrinden Almanya F.C.Bonn Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Kara Ataşeliğine atandığı ve 30.08.1997 ile 30.08.2000 tarihleri arasında üç yıl süre ile görev yaptığı, dönüşünde Erzurum 9.Kor. 109.Topçu Alay Komutanlığına atandırıldığı, emekliliğe tabi 25 fiili hizmet süresini doldurduğundan bahisle 29 Ocak 2001 tarihinde emekliye ayrılmak için müracaat ettiği, talebinin KKK. lığının 13 Şubat 2001 tarihli emriyle TSK.Personel Kanunun 113 ncü maddesi gereğince yükümlülük süresi bulunduğu gerekçesiyle reddedildiği, durumun 9.Kor.K.lığının 24.02.2001 tarihli yazısıyla davacının birliğine bildirildiği, bunun üzerine davacının 22.03.2001 tarihinde, ek hizmet yükümlülüğünü tamamlamadığı gerekçesi ile emeklilik başvurusunun kabul edilmemesi işleminin iptali istemiyle dava açtığı anlaşılmaktadır.
926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunun "Yurt içinde ve dışında öğrenim kurs ve staj yapanların yükümlülükleri" başlıklı 29.07.1998 tarih ve 4376 Sayılı Kararla değişik 113 ncü maddesi; "Subay ve astsubay nasbedildikten sonra öğrenim, kurs, staj için ve sürekli göreve atanma nedeniyle yurt dışına gidenlerle, Silahlı Kuvvetler hesabına yurt içinde öğretim yapanların yükümlülükleri aşağıda gösterilmiştir.
a) (Değişik: KHK/499-09.08.1993) Subay ve astsubay nasbedildikten sonra yabancı memleketlere 6 ay veya daha fazla süre ile öğrenim, staj, kurs, ihtisas veya görgü ve bilgilerini artırmak maksadıyla gidenlerin yükümlülükleri, masrafların ödenme şekline bakılmaksızın, gidiş ve dönüş tarihleri arasında geçen sürenin iki katı kadar uzatılır.
b) (Değişik:4376-29.07.1998) Subay nasbedildikten sonra Silahlı Kuvvetler hesabına yurt içindeki fakülte ve yüksekokullarda öğrenim yapanlarla, meslekleriyle ilgili ihtisas yapanların ve yurt dışına sürekli göreve atanan subay ve astsubayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır.
Yurtdışı sürekli görevi nedeniyle hizmet yükümlülüğü bulunan subay ve astsubaylardan yaş haddinden ve kadrosuzluktan emekli edileceklere bu yükümlülük süresi uygulanmaz.
c) (a) ve (b) fıkraları gereğince yükümlüklere eklenecek hizmet sürelerinin başlangıç tarihleri,
1) Yükümlülük süresini tamamlamadan gidenlerin, yükümlülük süresini tamamladıktan sonra,
2) Yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle, yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlar" hükmünü amirdir.
926 Sayılı Personel Kanunun 29.07.1998 tarih 4376 SK.la Ek Geçici 75 nci maddesinde "926 Sayılı Kanunun bu kanun ile değişik 113 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ek hizmet yükümlülüğü, halen yurt dışında sürekli görevde bulunanlar için, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçecek süre ile sınırlı olmak üzere uygulanır" denmektedir.
Aynı Kanunun 112 nci maddesine göre muvazzaf subay ve astsubaylar nasbedildikleri tarihten itibaren fiilen 15 yıl hizmet etmedikçe istifa edemezler. Davacının 15 yıllık yükümlülük süresini doldurmakla beraber emeklilik için gereken fiili hizmet yılını henüz doldurmadığı, bunun nedeninin ise TSK. Personel Kanunun 113 ncü maddesinde yapılan değişiklik sonucu yurtdışı sürekli görevde bulunması nedeniyle getirilen hizmet yükümlülüğü olduğu görülmektedir.
TSK. bünyesinde subay ve astsubay olarak görev yapan ve yurtdışında sürekli göreve gönderilen personelin yurda dönüşlerinde, yurt dışında edinmiş oldukları bilgi, deneyim ve becerilerini, TSK'nin bilgi, teknoloji ve vasıf bakımından daha üst düzeye çıkarılması için kendi personeline sunulabilmesi, bilgi birikimini TSK'nin çeşitli kademelerine aktarma fırsatı bulabilmesi için yükümlülüklerinin buralarda geçen süre kadar uzatılmasında ve bu yönde yapılan kanuni düzenlemede anayasaya aykırılık bulunmadığı, TSK'de görevli subay ve astsubayların statüsünün farklı olduğu ve bu statüdeki tüm personele aynı hükmün uygulanacağı, bu durum karşısında davacının, 926 sayılı Kanunun 113/b ve Ek Geçici 75 nci maddesinin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması yönündeki talebinin reddedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
TSK. Personel Kanunun 113 ncü maddesinde yapılan değişiklikle yurtdışında sürekli göreve atanan Subay ve astsubayların yükümlülüklerinin buralarda geçen süre kadar uzatılmasının düzenlenmesi karşısında davacının hizmet süresinin de söz konusu kanunun Ek Geçici 75 nci maddesi gereğince kanunun yürürlük tarihi olan 02.08.1998 tarihinden, yurtdışı görevden döndüğü tarihe kadar uzatılması işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1. 926 sayılı Kanunun 113/b ve Ek Geçici 75 nci maddesinin Anayasaya aykırılığı, bu maddelerin iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE(üye Hak.Kd.Alb.Dr.Sezai AYDINALP'in karşı oyu üzerine) OYÇOKLUĞU ile,
2. Ek hizmet yükümlülüğü nedeniyle emeklilik başvurusunun kabul edilmemesi işleminin iptali istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, OYBİRLİĞİ ile,
KARŞI OY GEREKÇEM
Davacı Top.Kur.Alb ............. Genelkurmay Başkanlığının 09 Aralık 1996 tarihli emriyle yurtdışı göreve (Almanya Bonn Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Kara Ataşeliğine) atanmış, bu görevinin (11) nci ayında 926 sayılı TSK Personel Kanununun 113 ncü maddesinde 29.07.1998 tarihli ve 4376 sayılı Kanunla değişiklik yapılmış ve Yasanın birinci maddesinde "yurtdışında sürekli göreve atanan subay ve astsubayların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır" hükmü getirilmiştir.
Aynı zamanda, EK GEÇİCİ MADDE: 75 "926 sayılı Kanunun bu Kanun ile değişik 113 ncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde öngörülen ek hizmet yükümlülüğü, halen yurtdışında sürekli görevde bulunanlar için, bu Kanunun yürürlük tarihinden sonra geçecek süre ile sınırlı olmak üzere uygulanır" hükmünü getirmiştir.
Yasanın yürürlükle ilgili 8 nci maddesinde, yasanın 5 nci maddesi dışındaki diğer maddelerinin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenlemektedir.
Davacı, yurtdışı göreviyle görevlendirildiğinde, yurtdışında kalacağı sürenin zorunlu hizmet süresini uzatacağına ilişkin bir yasa maddesi bulunmamaktaydı. Davacının yurtdışındaki görevlendirilmesi (3) yıl süreyle yapılmıştır. Görevinin 11 nci ayında yürürlüğe giren bu yasa, daha önce yurtdışında görevlendirilenlerle ilgili bir istisna getirmemiş, tam aksine, yasanın resmi Gazetede yayımlandığı tarihten itibaren kalan süresinin zorunlu hizmetine eklenmesine ilişkin hüküm öngörmüştür.
Bir kamu görevlisinin, göreve atandığı ilk günden itibaren, emeklilik süresi dahil, çıkacak tüm yasalara tabi olacağı doğaldır. Davacının da bu konuda herhangi bir itirazı bulunmamaktadır.
Ne var ki, yurtdışı sürekli görevinin hizmet süresiyle bir ilgisi bulunmamaktayken çıkan bir yasanın "kazanılmış haklara uygun surette hüküm getirmesi de Hukuk Devleti ilkesinin gereğidir. Yurtdışına göreve giderken böyle munzam bir yükümlülük yokken davacının yurtdışında bulunduğu bir sırada ek yükümlülük kapsamına alınması sonucu doğrudan Ek Geçici 75 nci maddenin Anayasanın "Hukuk Devleti" ilkesine ve "kazanılmış hak" kavramına aykırı olduğundan, Anayasanın 152 nci maddesi uyarınca, Anayasa Mahkemesine iptali için başvurulması gerektiği halde, aksi yönde oluşan çoğunluk görüşünün bu bölümüne katılmadım.
(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy