(211 S. K. m. 39, 99, 105)
Davacı vekili 20.03.2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; müvekkilinin 31 yılını TSK'ne vakfetmiş meslek yaşamı başarılarla dolu bir emekli subay olduğunu, oğulları .......... ve ..........'in 29.11.1998 tarihinde Merkez Orduevinde görevlilerle tartıştıkları iddiası ile aynı olay için Ankara 13 ncü Sulh Ceza ve Genelkurmay Askeri Mahkemesinde kamu davaları açıldığı, açılan davaların beraatla sonuçlandığı ve kesinleştiği, bunun üzerine İç Hizmet Yönetmeliğinin 664.md. 4/b bendi gereğince haklarında tesis edilen orduevleri ve askeri tesislere giriş yasağının kaldırılması için Genelkurmay Başkanlığına başvurduklarını ancak cevap alınamadığını, davacının yukarıda belirtilen olay ile yaklaşık aynı tarihlerde emekli bir arkadaşı ile Merkez Orduevi roofunda otururken, pencereden dışarıyı seyretmeleri konusunda kendilerine sataşan iki bayan ile tartıştıkları için orduevi yönetimince haklarında gıyaben tutanak düzenlendiği ve hakkında Orduevlerine giriş yasağı alınmasına dayanak teşkil ettiğini düşündüklerini oysa hiçbir idari ve adli soruşturma konusu yapılmadığını, bu konunun yasaklamaya dayanak teşkil etmesinin hukuken mümkün olmadığını, yasaklama konusunda müvekkiline herhangi bir tebligat yapılmadığını, herhangi bir orduevine girişinin engellenmediğini ancak gayri resmi olarak haklarında bu konuda işlem tesis edildiğinin değerlendirildiği, eğer var ise bu konudaki yasaklama kararı hükümlerini doğurmaya devam ettiğinden kaldırılması için dava açma zorunluluğu doğduğu belirtilerek, yasaklama kararının askıya alınması için yürütmenin durdurulması ve işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, Daireler Kurulunun 25 Mayıs 2000 gün ve E. 2000/21 Sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Dava dosyasında mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden davacının 18 Kasım 1998 tarihinde Ankara Merkez Orduevinde iki bayana sarkıntılık yaptığının tespit edildiğini, 29 Kasım 1998 tarihinde ise davacının oğulları .......... ve ..........'ın aynı orduevinin bayanlar tuvaletinde bir bayanla uygunsuz şekilde yakalandığı, olaya müdahale eden görevliler ile münakaşa edildiği, konunun Mahkemeye intikal ettiği ancak kişilerin davalarının beraatla sonuçlandığı, yukarıdaki olaylar nedeniyle hem davacı babanın hem de oğullarının TSK. Sosyal tesislerine girişlerinin yasaklanması üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
211 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanununun 39 ncu maddesinde; Silahlı Kuvvetlerde askeri eğitim ile beraber Ahlak ve Maneviyatın yükseltilmesine, Milli Duyguların Kuvvetlendirilmesine bilhassa itina olunacağı, Cumhuriyete sadakat, Vatanını Sevmek, İyi Ahlaklı Olmak; üste itaat, hizmetin yapılmasında sebat ve gayret, cesaret ve atılganlık, icabında hayatını hiçe saymak, bütün silah arkadaşları ile iyi geçinmek, birbirlerine yardım, intizam severlik, Yapılması Men Edilen Şeylerden Kaçınmak, sıhhatin korunması, sır saklamanın her askerin esas vazifesi olduğu; 99 ncu maddesinde: Silahlı Kuvvetler mensupları arasında tesanüdü arttırmak, mesleki ve kültürel inkişaflara, sosyal ve moral ihtiyaçları temin gayesi ile orduevleri kurulabileceği ve askeri gazino teşkil edilebileceği 100 ncu maddesinde, orduevleri askeri gazinolar ve kışla gazinolarının askeri bina olup askeri mahal vasıf ve mahiyetine haiz olduğu; 105 nci maddesinde, Silahlı Kuvvetler mensupları ile ailelerinin dinlenme ve moral ihtiyaçlarını temin maksadıyla dinlenme kampları tesis edilebileceği öngörülmüştür.
TSK. İç Hizmet Yönetmeliğinin 664/4 b maddesi Söz Atma, Sarkıntılık, ırz ve iffete tecavüz, askeri haysiyet ve şerefine dokunan fiilleri işleyenleri veya anılan yerlerde uyulması öngörülen kurallara uymamakta ısrar etmeleri halinde bunlar hakkında gerektiğinde yasal işlem yaptırılmakla birlikte bu tesislere girişleri Genelkurmay Başkanlığınca yasaklanabilir, yapılan işlem sonucunda bu filleri işlemedikleri anlaşılanlar hakkında, daha önce alınmış yasaklama kararı Genelkurmay Başkanlığınca kaldırılır hükmüne amirdir.
İdare, idari yaptırımı gerektiren bir durumun olup olmadığını kendi mevzuatına ve istihbarat bilgilerine göre takdir etme hakkına elbette sahiptir. Ancak, bu yetki mutlak olmayıp hukuki esaslar içinde kamu yararı ve kamu görevinin gerekliliği ile sınırlı kullanılması kaçınılmazdır. İşlemin hukuka uygunluk denetimi yapılırken öncelikle, maddede öngörülen orduevleri, askeri gazinolar ve diğer askeri sosyal tesislere giriş hakkının yasaklanmasına esas alınabilecek hallerin ya da bunlardan birisinin uyuşmazlık konusu işlem yönünden var olup olmadığı, ayrıca dayanılan hal veya hallerin niteliksel bakımdan işlemin tesisini gerektirecek, haklı sayılacak vüs'at ve yeterlikte bulunup bulunmadığıdır. Bu cümleden olarak, davacı hakkında Genelkurmay Başkanlığınca tesis edilen orduevleri, askeri gazinolar, diğer askeri sosyal tesislere girişinin yasaklanmasına ilişkin işlemin, hangi nedenlere dayandırıldığı, bu nedenlerin davacıyla ilinti durumu araştırılmış, davalı idare tarafından gönderilen gizlilik dereceli bilgi ve belgelerden, davacının Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Yönetmeliğinin 664 ncü maddesinde dile getirilen ve girişe engel sayılabilecek faaliyetleri yüzünden hakkında işlem tesis edildiği görülmüştür. Belgelerin içeriğinden, davacının saptanan faaliyetlerinin, hem yukarıda işaret edilen madde kapsamında sayılan hallerden olduğu, hem de işlemin tesisine haklılık kazandıracak boyut ve yeterlikte bulundukları sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacının idarece tespit edilen durum ve faaliyetlerinin mevzuat kapsamına uyan hallerden olması nedeniyle hakkında tesis edilen yasaklama işleminin mevzuata ve amaç yönünden de hukuka uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İşlem tüm öğeleri yönünden hukuka uygun ve uyarlı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle; yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE.
KARŞI OY GEREKÇEM
Türk Silahlı Kuvvetleri emeklisi statüsünü koruyanlar için orduevi ve askeri gazino gibi tesislerden yararlanma 211 Sayılı TSK İç Hizmet Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine göre sosyal bir haktır. Emeklilik hizmet süresini tamamlama sürecinde ifa edilen hizmetin ve taşman üniformanın sağladığı her haktan mahrumiyeti haklı kılacak bir işlem somut, belirli ve hukuken geçerli neden ve gerekçeye dayalı olması Sosyal Hukuk Devleti ilkesinin gereğidir.
Daireler Kurulunca peş peşe alınan ara kararlarına verilen cevapların ve Ek'i belgelerin hiçbirinde davacının ırza tasaddi, sarkıntılık veya laf atma olarak değerlendirmeye elverişli bir eylem ve söylemi ortaya konmamıştır.
Mademki bir rahatsızlık yaratılmıştır ve bu suretle bir olaya sebebiyet verildiği anlaşılmaktadır, o halde orduevi ve askeri gazinolardan yararlanma konusunda getirilen yasak doğrudur şeklindeki bir yaklaşıma adalet anlayışı ve Hukuk Devleti ilkeleri çerçevesinde yer yoktur. Hukukun genel kuralı gereği anonim bir yapı taşıyan sosyal bir haktan yararlanma asıldır. Yasaklama, kesin, somut ve haklı nedenlerin varlığı halinde hukuken geçeri iğe kavuşabil ir. Birilerinin belki de aşırı hassasiyeti sonucu, içeriği belli olmayan rahatsız olma gibi sübjektif değerlendirmeler dayanak yapılarak davacı hakkında üç yıldır devam eden yasağın sürekliliğine yol açan davanın reddi kararına bu nedenlerle katılamadım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy