(1602 S. K. m. 21)
Davacı 25.02.2000 tarihinde kayda geçen dilekçesinde özetle; 1987 yılında Tbp.Tğm. olarak GATA'dan mezun olduğunu, 1988 yılından beri Tıpta Uzmanlık Sınavlarına katıldığını, 29 ncu P.Tüm. K.lığı, 9 ncu Kor. K.lığı, Gnkur. Öz. Kuv. K.lığı ve ANKARA Fak. Ve Yük. Ok.K.lığında başarılı çalışmaları ile takdir edilen bir subay olarak görev yaptığını, bu görevleri sırasında İdari ve Lojistik Hizmet Şerit Rozeti ve takdir belgeleri ile ödüllendirildiğini, 15-16 Nisan 2000 tarihlerinde yapılacak olan TUŞ sınavı için yaptığı müracaatın, KKK.lığının 18 Ocak 2000 tarihli emriyle uygun görülmediğinin bildirildiğini, 1988 yılından başlayarak 1999 yılı dahil yapılan TUŞ sınavlarına müracaatlarının kabul edildiğini ve sınavlara girdiğini, Bu sınavın son hakkı olduğunu, 30.08.2000 tarihinde Binbaşı olacağı için sınava giriş koşullarını kaybedeceğini, 11 yıllık süre içerisinde yapılan sınavlara girmesine rağmen son hakkı olan bu sınava girmesinin uygun görülmemesinin idarenin sübjektifliğini gösterdiğini, ayrıca 1997, 1998 ve 1999 yıllarında birinci sicil amiri P.Kd.Alb. ......... tarafından verilen sicillerin düşük olduğunu ve olumsuz kanaatler içerdiğini öğrendiğini, FYO. K.lığında komutan olarak görev yapan birinci sicil amiri P.Kd.Alb. .......'nın olumsuz sicil ve kanaatlerini gerektirecek herhangi bir davranışı olmadığı gibi bunu delillendirecek belgelerin de bulunmadığını, hakkaniyetli ve objektif davranılmayarak hissi ve ön yargılı hareket edildiğini belirterek Tıpta Uzmanlık Sınavına alınmama işlemi ile 1997, 1998 ve 1999 yıllarında birinci sicil amiri tarafından verilmiş olumsuz sicil ve kanaatleri ile nitelik belgesinin iptalini ve yürütmenin durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi, AYİM Daireler Kurulunun 13 Nisan 2000 gün ve GENSEK NO: 2000/269, ESAS NO: 2000/18 Sayılı Kararıyla reddedilmiştir.
2955 sayılı Gülhane Askeri Tıp Akademisi Kanununun Lisansüstü Öğretimin Usul ve Şartlan nı düzenleyen 44 ncü maddesinin (a) bendinde; lisans düzeyinde öğrenim gördükten sonra, Gülhane Askeri Tıp Akademisinde yüksek lisans doktora veya tıpta uzmanlık öğrenimini yapmak isteyenler, Üniversitelerarası Kurulca tespit edilecek esaslar dikkate alınarak hazırlanacak yönetmelikte belirtilen ilkelere göre Gülhane Askeri Tıp Akademisi Komutanlığınca açılacak sınavla seçilirler hükmü yer almaktadır. Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin Tıpta Uzmanlık Eğitim ve Öğretimi başlığını taşıyan 131 nci maddesinin ikinci fıkrasında da sınavlara girebilmek için en az iki sicil amiri tarafından Ek-A'daki örneğine uygun olarak nitelik belgesi düzenlenmesi gereklidir. Müracaat eden subayların sınavlara girip girmeyeceği hakkındaki nihai karar, Kuvvet Komutanlıklarındaki şahsi dosyalarının ve nitelik belgelerindeki kanaatlerin incelenmesinden sonra Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığınca verilir hükmünü öngörmektedir.
Kanunun açık hükmüne göre; tıpta uzmanlık öğrenimi de dahil olmak üzere lisansüstü öğrenim yapmak isteyenlerin Yönetmelikte belirtilen ilkelere göre sınavla seçilmeleri esasının getirildiği, Kanun tarafından atıfta bulunulan Gülhane Askeri Tıp Akademisi Yönetmeliğinin 131 nci maddesinde ise müracaatta bulunan subayların sınavlara girip girmeyeceği hakkındaki nihai kararın şahsi dosyalarının ve nitelik belgelerinin incelenmesinden sonra Kuvvet Komutanlıkları veya Jandarma Genel Komutanlığınca verileceği bu konuda bu makamlara takdir yetkisi tanındığı anlaşılmaktadır.
Takdir yetkisi, genellikle idari makamların belli olaylar karşısında şu veya bu kararı almakta özgür olduğu, bu kararlar arasında seçim hakkına sahip bulunduğu şeklinde anlaşılmaktadır. Ancak kamu hizmetlerinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu takdir yetkisinin sınırlarını oluşturmaktadır. Takdir yetkisinin bulunduğu hallerde dahi bunun amaca uygun, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı olarak kullanılması gerekmektedir. Ancak takdir yetkisinin bulunduğu hallerde dahi idari işlem, amaç unsuru yönünden yargı denetimine tabi tutulabilecektir.
Dava dosyası, davacıya ait Kuvvet özlük ve sicil dosyası ile idare tarafından gizli gizlilik derecesiyle gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; davacının 30.06.1987 tarihinden geçerli olarak tabip teğmenliğe naspedildiği, 30.08.1988 tarihinde üsteğmenliğe, 30.08.1994 tarihinde yüzbaşılığa ve 30.08.2000 tarihinde binbaşılığa terfi ettirildiği, iptali istenilen 1997 ve 1998 yılı birinci sicil amiri tarafından verilen sicil notlarının çok iyi düzeyde, 1999 yılı birinci sicil amiri tarafından verilen sicilin iyi düzeyde olduğu, davacının raporla tevsik edilen rahatsızlığına ilişkin notlar yazıldığı, başkaca olumsuz bir kanaatin yer almadığı, psikolojik rahatsızlığı nedeniyle 21.08.1991 tarihinde 15 gün hava değişimi 15.01.1992 tarihin 10 gün istirahat raporu, GATA Sağlık Kurulunun 01.02.1993 tarihli raporu ile sonunda muayene kaydıyla üç ay istirahat raporu, aynı Hastanenin 24.09.1993 tarihli Sağlık Kurulu raporu ile sonunda muayene kaydıyla üç ay istirahat raporu, 30.12.1993 tarihli Sağlık Kurulu raporuyla sonunda muayene kaydıyla üç ay istirahat raporu, Ankara 600 Yataklı Mevkii Hastanesinin 16.09.1998 tarihli raporuyla dört ay istirahat raporu, aynı Hastanenin 25.01.1999 tarihli Sağlık Kurulu raporu ile sonunda muayene kaydıyla 3 ay istirahat raporu verildiği, GATA Sağlık Kurulunun 28.04.1999 tarihli raporu ile de altı ayda bir psikiyatri kliniğinde kontrol edilmesinin gerektiği belirtilerek sınıfı görevine devam edeceğine karar verildiği, davacının 15-16 Nisan 2000 tarihinde yapılacak Tıpta Uzmanlık Sınavına girmek için yaptığı başvuru üzerine düzenlenen nitelik belgesinde, sicil notlarının düşüklüğünden bahisle olumsuz bir kanaatin belirtilmediği, sadece tespit edilen rahatsızlığının yer aldığı, yapılan değerlendirme sonucunda da KKK. lığının 18.02.2000 tarihli yazısı ile müracaatının, 2955 sayılı GATA Kanununun 44 ve GATA Yönetmeliğinin 131 nci maddelerine istinaden uygun görülmediğinin davacıya bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacının iptalini istediği 1997, 1998 ve 1999 yıllarına ait birinci sicil amiri tarafından düzenlenen sicillerinin Subay Sicil Yönetmeliğinde öngörülen kuruluş bağlantısına uygun düzenlendiği, verilen sicil notlarının, davacının tüm safahatının incelenmesi sonucu verilen bir çok sicil notundan daha yüksek gerçekleştiği, sicillerin ve yazılan kanaatlerin objektif düzenlenmediğine ilişkin bir kanıtın mevcut olmadığı, davacıya verilen sicillerin sübjektif nedenlere dayalı verildiği yolundaki davacının iddialarına itibar etmenin mümkün olmadığı, kaldı ki TUŞ Sınavına girememe nedeninin sicil notları ile bir ilgisinin bulunmadığı, Yönetmeliğe uygun şekilde düzenlenen bu siciller ile yazılı kanaatlerin tam bir tarafsızlık ve objektif ölçüler içinde kaldığı mevzuata ve hukuka uygun olduğu, diğer taraftan davacının, Tıpta Uzmanlık Sınavına girmesinin uygun görülmemesi işleminin tesisinde, kontrolü devam eden ve raporlarla tevsik edilen uzun yıllardan beri tedavi gördüğü psikolojik rahatsızlığının etkisinin bulunduğu, rahatsızlığına ilişkin hususun nitelik belgesinde belirtilmesi ile 2955 sayılı GATA Kanununun 44 ncü ve GATA Yönetmeliğinin 131 nci maddesi hükümleri gereğince Tıpta Uzmanlık Sınavına girmesinin uygun görülmemesi işleminin de idarenin takdir yetkisi sınırları içinde bulunduğu tesis edilen bu işlemin de mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle;
Davacının gerek 1997, 1998 ve 1999 yılı birinci sicil amirlerince verilen sicil notları ile yazılan kanaatlerin, hakkında düzenlenen nitelik belgesinin ve gerekse Tıpta Uzmanlık Sınavına girmesinin uygun görülmemesine dair idarece tesis edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygun bulunduğu sonucuna varılarak;
1- Yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE,
2- 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 71 nci maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy