(Subay Sicil Yönetmeliği m. 4, 14, 19, 23, 25, 103)
Davacı vekili, 26 Mart 1999 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde Özetle; Müvekkilinin 30.08.1984 tarihinde Kara Harp Okulundan birincilikle mezun olduğunu, 16.04.1985 tarihine kadar Tuzla Piyade Okulunda kurs gördüğünü ve jandarma subayları arasından birincilikle mezun olduğunu, Nisan 1985 ile 06.06.1986 tarihleri arasında okuduğu Jandarma Subay Okulunu da birincilikle bitirdiğini, 1986-1988 tarihleri arasında Foça Komando okulunda öğretmenlik yaptığını, Haziran 1988 tarihinde Silopi 1/119 J.Snr.Tb.3 ncü Bl.K.lığına atandığını, göreve katılmadan dil bilgisi nedeniyle Amerika'da açılan Hava İndirme ve Komando kursuna iki buçuk ay devam ettikten sonar döndüğünü Temmuz 1990 tarihe kadar görevini sürdürdüğünü, bu tarihte inha edilerek Foça Komando okuluna öğretmen olarak atandığını, dört ay görev yaptıktan sonra girdiği dil sınavında aldığı puan nedeniyle Gambiya'ya giden Jandarma Tim Komutanlığı mensubu olarak seçilip görevine başladığını, başarılı hizmetlerinden dolayı Jandarma Genel Komutanlığı Harekat Başkanı ile Gambiya Milli Jandarma Komutanından takdirname aldığını, Gambiya'da görevli iken girdiği Akademi sınavını kazandığını, Eylül 1993-Temmuz 1996 tarihleri arasında öğrenim görerek Harp Akademisini iyi derece ile bitirerek Kurmay Subay olduğunu, 08 Ağustos 1996 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığı Loj.Bşk.lığı Plan ve Kor. Dairesinde Plan Subayı olarak göreve başladığını 02.02.1997 tarihine kadar bu görevde bulunduğunu, 2 ve 3 ncü sicil amirlerince takdirname verildiğini, daha sonra İsrail'in El Halil Kentinde bulunan Uluslararası Geçici Mevcudiyet birliğinde geçici olarak görevlendirildiğini, üçer aylık periyotlarla uzatılan bu görevde bir yıl hizmet gördüğünü, bu görevde de takdirnameler aldığını, 08 Şubat 1998 tarihinde asli görevine katıldığını, Temmuz 1998 tarihinde Jandarma Asayiş Komutanlığı istihbarat şubesi plan sabayı olarak tayin gördüğünü, halen bu görevini yürütmekte olduğunu, Aralık 1998 tarihinde yapılan dil sınavında en yüksek notu almasına ve diğer nitelikleri de müsait olmasına rağmen Gambiya'ya seçilecek Jandarma Subayları arasında ilk sırada seçileceğini beklerken Genelkurmay Başkanlığınca 16.03.1999 tarihinde yayınlanan listede yer almadığından, yurtdışına seçilemediğine muttali olduğunu, seçilememe nedeninin İsrail'den döndükten sonra J.Kur.Yb ............'nın 1998 yılı siciline Görevinde dil çalışmalarına ağırlık verir, asli görevini ikinci plana iter mealinde muhtemelen menfi bir nitelik koymasından şüphelendiğini, müvekkilinin siciline düşülen bu olumsuz kanaatin 1 nci sicil amirinin yeni olması ve davacının yokluğundan dolayı sıkıntı çekmesinden, yurtdışından dönmesi için telefon konuşmalarında dile getirmesinden kapıldığı hissi nedenle ve müvekkilinin aldığı yabancı dil bilgisi notlarını kıskanmasından, astlarını çekememesinden kaynaklandığını, 1 nci sicil amirinin yabancı dil notunun düşük olduğunu, 1 nci sicil amiri tarafından davacıya herhangi bir ikaz, ihtar veya ceza vermeden, savunmaya davet etmeden, askerlik safahatındaki tüm sicillerinin 100 ve civarında düzenlenmiş çok iyi siciller olduğunu gözetmeden, başarı ve takdir belgelerini dikkate almadan müvekkilini karalamak ve onun geleceğini gölgelemek gibi bir maksatla hareket edildiğini, Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesine göre sicil üstlerinin maiyetindeki astlarına objektif olarak sicil takdir etmelerinin gerekli ve zorunlu olduğunu, hukuka aykırı yetki kullanımının kin, garez, öç alma, zarar verme vesair saik ve nedenlere dayalı olduğu takdirde salt kişisel kusur un ve kişisel sorumluluğun doğacağını, davacı hakkındaki olumsuz kanaatin tamamen sübjektif bir sicil olduğunu, Subay Sicil Yönetmeliğinin 15 nci ve 26 nci maddeleri gereğince sicil belgelerinin sicil üstlerince 2 Mayıs tarihi ile düzenlenmesi ve sicil düzenlenebilmesi için sicil süresi içerisinde sicil verilecek subayın sicil amirleri ile birlikte en az 3 ay görev yapmasının gerektiğini İsrail'deki görevinden 08 Şubat 1998 tarihinde Jandarma Genel Komutanlığındaki asli görevine katılan davacının 1 nci sicil amiri ile 3 ay birlikte çalışmadığını, bu nedenle 1998 yılı sicili ile birlikte olumsuz kanaatin iptaline karar verilmesinin gerektiğini davacının yurtdışı göreve seçilmemesi işlemini 1998 yılı siciline konulan menfi kanaatten kaynaklandığını Yurtdışı Sürekli Görevler Yönergesi (MY.52-1(A) hükümlerindeki niteliklere haiz olan davacının yabancı dil bilgisine önem vermesinin hiç bir zaman askerlik görevini ihmal ettiği anlamına gelmeyeceğini, 1998 yılında 1 nci sicil amiri tarafından verilen not ve kanaatin hiçbir sicil amiri tarafından takdir edilmediğini, yurtdışı görevlerde dilbilgisi ağırlıkla olduğundan, Silahlı Kuvvetlerde personelin dil öğrenmesine özen gösterilmesi de dikkate alınarak bunun müvekkilinin yurtdışı göreve seçilmesine engel olmaması gerektiğini, idarenin takdirde hataya düştüğünü yönerge gereğince bir tek menfi hükmün seçim için engel teşkil etmeyeceğini, herhangi bir kötü halinin bulunmadığını, hiçbir sitil amirinden uyarı almadığını, mahkemelik bir durumunun bulunmadığını, yine Yönergenin 9 ncu maddesinin (a) bendinde yer alan bütün koşullan haiz bulunmak mutlaka dış göreve gitmeyi gerektirmez hükmünün bir giriş maddesi olduğunu, maddenin devamında seçilmeye engel olan hallerin gösterildiğini, bu hallerin söz konusu olmadığı ahvalde değerlendirme notunun üstünlüğüne göre personelin dış görev hakkının kısıtlanamayacağını, işlemin bu yönden de yönergeye aykırı olduğunu, kaldı ki dava konusu olumsuz kanaatin mahiyet itibariyle seçilmeye engel teşkil edecek ağırlıkta olmadığını, Yönergenin 11 nci maddesinin b (1) alt bendine göre personelin seçiminde esas unsurun, değerlendirme notunun büyüklüğü olduğunu, davacının değerlendirme notunun bu göreve seçilen Jandarma personelinin notundan yüksek olduğunu, müvekkilinin değerlendirmeye alınmamasının hukuka aykırı olduğu ve iptalinin gerektiğini, Davacının yerine Gambiya'daki göreve seçilen J.Kur. Bnb. ...........'in bu göreve atanması halinde davacının bahse konu göreve atanmasının mümkün olmayacağı, bu durumun davacı yönünden büyük zararların doğmasına mucip olacağı, bu nedenle hakkındaki atama işleminin yürütülmesinin durdurulmasını istemek zaruretinin hasıl olduğunu, bu nedenlerle; davacının 1 nci sicil üstü ile en az 3 ay birlikte çalışmamış olmasından dolayı 1988 yılı sicilinin hissi ve sübjektif olması nedeniyle 1998 yılı siciline konulan olumsuz kanaatin ve yurtdışı göreve seçilmeme işleminin iptaline, yurtdışı göreve atanan J.Kur.Bnb. ............ hakkındaki atama işleminin yürütülmesinin durdurulmasına yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, ayrıca 09 Haziran 1999 tarihinde kayda geçen ek dilekçesi ile davanın açılmasından sonra 1998 yılında müvekkilin 2 nci sicil üstü sıfatıyla sicil veren 2 nci sicil amirinin de birinci sicil üstünün verdiği olumsuz kanaat istikametinde kanaat yazdığını öğrendiklerini, bunun hiçbir müspet bilgi ve belgeye dayanmadığını, birinci sicil üstünün verdiği not ve kanaatin etkisi ile verildiğini sübjektif olduğunu, 2 nci sicil üstüne ait olan olumsuz niteliğin de iptaline karar verilmesi, 02.09.1999 tarihinde kayda geçen dilekçesinde ise İçişleri Bakanlığının cevap layihasından sonra 3 ncü sicil amirinin de olumsuz kanaat yazdığının öğrenildiğini, davacının sicil amirleri ile 3 ay birlikte çalışma koşulunun gerçekleşmediğini, davacının 09.02.1998 tarihinde göreve başladığını, sicil kayıtlarında esas olan belgenin sicil defteri olup sicil belgesinin, sicil defterindeki tüm kayıtları ihtiva etmesinin gerektiğini,1 nci ve 2 nci sicil üst defterlerinde sicil düzenleme tarihi olarak 02.05.1998 tarihlerinin yer aldığını 1 nci sicil üst belgesindeki düzenleme tarihinin 09.05.1998 olmasının bir tahrifattan ibaret olduğunu, 1 nci ve 2 nci sicil üstlerinin davacıya sicil verme tarihinin 02.05.1998 olduğuna göre en azından 1 nci ve 2 nci sicil üstleri yönünden Subay Sicil Yönetmeliğine aykırı düzenlenmiş olup bu durum karşısında davacının 1998 yılı sicilinin diğer üstleri de kapsayacak şekilde tümden iptal edilmesinin gerektiğini, Subay Sicil Yönetmeliğine göre her üst sicil amiri tarafından davacı ile birlikte 3 ay çalışma koşulunun gerçekleşmediğini, bu konunun yaptırılacak bilirkişi incelenmesinden sonra gerçeğin ortaya çıkarılmasını, verilen notlar ile kanaatlerin uyumlu olmadığını, davacının sicil belgesinin tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle düzenlenmediğini, davacının 1999 yılı sicilinin de çok iyi olduğunu görev yerindeki üç sicil amerince de takdirname verildiğini, 1998 yılı sicillerinin gerçeğe uygun olmadığını, yurtdışı göreve seçilmede esas alınan değerlendirme notunun büyüklüğü olduğunu davacının bu notunun herkesten yüksek olduğunu, 1999 yılında sicil amirlerinden aldığı nitelik belgesinin 1998 yılı sicilindeki kanaatleri bertaraf edici nitelikte olduğunu Jandarma Genel Komutanlığının davacıyı önce aday bildirip daha sonra seçime 6 gün kala adaylıktan çıkarmasının keyfi bir uygulama olduğunu belirterek yargılamanın duruşmalı olarak icra edilmesini, davacının sicil üstleriyle en az üç ay birlikte çalışmamış olması noktasından 1998 yılı sicilinin tüm sicil amirlerinin vermiş olduğu sicilleri de kapsayacak şekilde iptaline, 1998 yılına ait sicil amirleri tarafından yazılmış olumsuz kanaatlerin iptaline ve davacının yurtdışına seçilmeme işleminin iptaline karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ait istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulunun 06 Mayıs 1999 gün ve GENSEK No: 1999/473, ESAS No: 1999/55 sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Davanın esasına girilmeden önce usule ilişkin hususlar incelenmiştir.
Davalı İçişleri Bakanlığınca, dava dilekçesinde talep edilmeyen davacıya 2 nci sicil amiri tarafından takdir edilen sicil notu ile kanaatin iptalinin, davacı vekili tarafından süre geçtikten sonra ek dilekçe ile talep edilmesi nedeniyle bu dilekçenin reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, Subay Sicil Yönetmeliğinin 3 ncü maddesinde, bir yılın sicil notunun sicil belgesinde sicil üstlerince verilen notların ortalaması olduğunun belirtildiği bu haliyle idare hukuku kuramı yönünden sicilin, mahiyeti itibariyle bir birleşme işlem olması ve ayrıca davacının iptalini istediği yurtdışı göreve seçilmeme işleminin hukuki sebebi olarak gösterilmiş olması nedeniyle idarenin bu husustaki itirazına itibar olunmayarak, davacıya ait 1998 yılı sicil notu ve kanaatleri hukuka uygunluk denetimi yönünden incelemeye alınmıştır.
Davalı Milli Savunma Bakanlığınca, dava dilekçesinde iptali istenilen işlemlerin Jandarma Genel Komutanlığınca tesis edilen işlemler olması nedeniyle husumet mevkiinden çıkarılmasına karar verilmesinin gerektiği ileri sürülmüştür. 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve Yetkileri Kanununun 4 ncü maddesine göre, Jandarma Genel Komutanlığı ve bu Komutanlığa bağlı birliklerin İçişleri Bakanlığı bünyesinde yer aldığının belirtildiği, davacının Jandarma Subayı olarak Jandarma Genel Komutanlığı Karargahında görev yaptığı sırada bu görev yerindeki sicil amirlerinin sicil notu ve kanaatlerinin iptalinin istendiği, ayrıca başlangıçta yurtdışı göreve aday olarak Genelkurmay Başkanlığına gönderilen listede yer almasına rağmen henüz Genelkurmay Başkanlığınca değerlendirmeye alınmadan yine Jandarma Genel Komutanlığınca bu işlemin geri alındığı anlaşıldığından davacının gerek sicil notu ve kanaatlerinin iptaline, gerekse Yurtdışı göreve aday gösterilme işleminin Jandarma Genel Komutanlığınca geri alınması işleminin iptaline ilişkin işlemlerde İçişleri Bakanlığının hasım mevkiinde olduğu anlaşılmakla davalı Milli Savunma Bakanlığının hasım mevkiinden çıkarılmasına karar verilmiş ve davanın esasına geçilmiştir.
Dava dosyası, davacıya ait kıt'a ve özlük dosyası, sicil ve sicil belgeleri dosyası ile idare tarafından gizli gizlilik derecesi ile gönderilen bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; Davacı J.Kur.Bnb. ........'in 30.08.1984 tarihinde subaylığa ve 30.08.1997 tarihinde Binbaşılığa nasbedildiği, 1996 yılı atamalarında Jandarma Genel Komutanlığı Plan ve Koordinasyon Daire Başkanlığı Plan Şube Müdürlüğü Proje Subaylığına atandırıldığı bu görevine 12.08.1996 tarihinde, katıldığı, 13 Şubat 1997 tarihinden itibaren El Halil/Filistin'de konuşlandırılan Geçici Uluslararası Mevcudiyet kapsamında Telaviv/İsrail'de Gözlemci Heyetinde görevlendirildiği, görev süresinin sona ermesi üzerine 09 Şubat 1998 tarihinde asli görev yerine katıldığı, iptali istenen 1998 yılı sicil belgesine 1 nci, 2 nci ve 3 ncü sicil amirlerince sicil notu takdir edildiği ve kanaatler yazıldığı, her üç sicil amirinin sicil düzenleme tarihi bölümüne önce 02.05.1998 tarihinin yazıldığı, daha sonra 2 rakamının 9 olarak düzeltildiği, bu düzeltmenin her üç sicil amirince de ayrı ayrı parafe edildiği, 1 nci ve 2 nci sicil amirlerince takdir edilen sicil notlarının çok iyi, 3 ncü sicil amirince takdir edilen sicil notunun iyi düzeyde olduğu her üç sicil amirince davacının sicil dönemi içerisindeki faaliyetlerinin değerlendirilmesine ilişkin olumsuz kanaatlerin yazılı olduğu, Jandarma Genel Komutanlığınca başlangıçta yurtdışı göreve aday gösterilerek değerlendirmeye alınması için Genelkurmay Başkanlığına teklifte bulunulduğu, ancak 1998 yılı sicil amirlerinin menfi kanaatleri dikkate alınarak durumunun yeniden değerlendirildiği ve yurtdışı göreve adaylığının uygun görülmemesi üzerine Genelkurmay Başkanlığına değerlendirmeye alınmamasının bildirildiği anlaşılmıştır.
Subayların sicillerinin düzenleniş usul ve esasları Subay Sicil Yönetmeliğinde ayrıntılı kurallara bağlanmış bulunmaktadır. Davacının 1998 yılı sicil işleminin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre, düzenlenen sicilin, yetki ve biçim yönünden geçerli olabilmesi için Yönetmelikte belirtilen yetkili sicil üstlerince ve Yönetmeliğin öngördüğü biçimde düzenlenmesinin gerektiği, bahse konu Yönetmeliğin; 14 ncü maddesinde, bir sicil üstünün asıl veya her ne surette olursa olsun vekil olarak o görev yerinde sicil düzenlenecek kimse ile beraber en az üç ay görev yapmadıkça sicil düzenleyemeyeceği, 23 ncü maddesinde, sicil süresi içinde kurs, izin, istirahat, hava değişimi sürelerinin toplam bir ayının görevden sayılacağı, 25 nci maddesinde, sicil belgelerinin 2 Mayıs tarihi ile düzenleneceği, bu tarihlere göre düzenlenen sicillerin o yılın 30 Ağustos tarihinde düzenlenmiş kabul edileceği, 103 ncü maddesinde, sicil defteri ile sicil belgelerine yazılan not ve kanaatlerin birbirinden farklı olması halinde sicil belgesindeki not ve kanaatlerin geçerli sayılacağı öngörülmüştür. Davacının özlük ve sicil dosyalarının incelenmesi sonucunda, dava konusu 1998 yılı sicilinin yetkili sicil üstlerince düzenlendiği, 1 nci, 2 nci ve 3 ncü sicil amirlerinin takdir ettikleri not ve kanaatlerin sicil belgesi ve sicil defterlerine yazıldığı, sicil belgesindeki 02.05.1998 düzenleme tarihinin 2 rakamının 9 olarak düzeltildiği ve her üç sicil amiri tarafından ayrı ayrı parafe edildiği anlaşılmıştır. Davacının, 1998 yılı sicil döneminde sicil düzenlenen görev yerinde 09 Şubat 1998 tarihinden Jandarma Asayiş Komutanlığı Van'a atanması nedeniyle ilişik kestiği 16 Temmuz 1998 tarihine kadar görev yaptığı, bu süre içerisinde sicil üstlerinde de bir değişiklik olmadığı, 09.05.1998 tarihi itibariyle de üç aylık çalışma koşulunun gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre sicil yılının 30 Ağustostan ertesi yılın 30 Ağustosuna kadar geçen süre olması dikkate alındığında üç aylık birlikte çalışma koşulunun 30 Ağustos tarihine kadar gerçekleşmesi halinde bu koşulun gerçekleştiği tarih itibariyle sicil üstlerince sicil belgesi düzenlenebileceği, davacının üç aylık birlikte çalışma koşulunu 09.05.1998 tarihinde tamamladığı ve bundan sonra da 16.07.1998 tarihine kadar sürdürdüğü davacıya ait sicil belgesindeki 02.05.1998 tarihinin iki rakamının dokuz olarak düzeltilmesi ve bu düzeltmenin yetkili sicil üstlerince ayrı ayrı parafe edilmiş olması nedeniyle bu süre içerisinde gerek davacının görev yerinde ve gerekse sicil üstlerinde bir değişiklik olmaması ayrıca davalı idarenin de sicil belgesinin başlangıçta 02.05.1998 tarihi itibariyle düzenlendiği ancak üç aylık çalışma koşulunun gerçekleşmediğinin anlaşılması üzerine ve sicil amirlerinin not ve kanaatlerinde de herhangi bir değişiklik olmaması nedeniyle düzenleme tarihindeki iki rakamının dokuz olarak düzeltildiği ve sicil belgesinin ilgili hanelerinin her üç sicil amirince de ayrı ayrı parafe edildiği bu suretle sicil belgesinin üç aylık çalışma koşulunun gerçekleştiği 09.05.1998 tarihi itibariyle düzenlendiği yönündeki savunması dikkate alınarak davacı vekilinin üç aylık çalışma koşulunun gerçekleşmediği ve sicil belgesinde tahrifat yapıldığı iddialarına katılınılmayarak, sicil belgesinin 09.05.1998 tarihi itibariyle düzenlendiği yetki ve biçim yönünden mevzuata ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılmıştır.
Esas yönünden incelemeye gelince, Subay Sicil Yönetmeliğinin 19 ncu maddesine göre, sicil belgeleri personelin yeteneklerini, görevdeki başarı derecelerini saptamaya ve dolayısıyla her işi yeterli olana verebilmeye, yüksek seviyedeki işleri yapacak yetenekte olanları meydana çıkarmaya ve bu suretle Silahlı Kuvvetlerin Komuta zincirini düzenlemeye yaramaktadır.
Bu kadar büyük önem taşıdığına göre, sicil belgelerindeki not ve kanaatlerin personelin gerçek durumunu yansıtmasına büyük bir özen gösterilmesi gerekmektedir. Nitekim bu nedenle Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde; sicil üstlerinin, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken üstlük ve komutanlığın en önemli olan özel yetkilerinden birini kullandıkları, bu bakımdan bu görevin önemini göz önünde tutarak, emri altındakiler hakkında sicil düzenlerken sicil belgelerindeki niteliklere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmek, sicil düzenlenecek astı çok iyi tanımak, bu nedenle sicil düzenleyecekleri kişinin günlük eğitim ve çalışmalarını, tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini izlemek, yazılı ve sözlü sınavlar, verecekleri özel görevler ile yapacakları haberli ve habersiz denetlemeler sonucu tutum ve durumu ile yeterlik ve yetenekleri hakkında tam bir kanaat edinmek zorunda oldukları belirtilmiştir.
Sicil üstleri, Yönetmeliğin kendilerine yüklediği bu son derece önemli görev ve sorumluluğun bilincinde oldukları ve bu görevlerini yukarıda açıklanan biçimde yerine getirdikleri sürece sicil belgelerindeki not ve kanaatler personelin gerçek durumunu yansıtmış olacaktır.
Sicil belgesinin bir idari işlem olarak sebep ve amaç öğeleri yönünden hukuka uyarlı olup olmadığının anlaşılabilmesi için belgede yazılı not ve kanaatlerin personelin gerçek durumunu yansıtıp yansıtmadığının saptanması gerekmektedir. Böyle bir saptama aslında sicil üstünün takdir yetkisi alanına girmekte ise de bu takdir yetkisinin hukuka uygun olarak kullanılması gerektiği, bu açıdan yargı denetimine açık olacağı da kuşkusuzdur.
Gerçekten takdir yetkisinin kamu yararına aykırı olarak ya da belirgin biçimde yanlış kullanıldığını gösteren somut olgu ve nedenlerin bulunması durumunda yargı organı idarenin bu yetkisine müdahale edebilecektir. Örneğin yukarıda açıklandığı üzere tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaat ilkeleri bir yana itilerek çeşitli duygusal nedenlerle personele gerçek yeterlilik düzeyinin altında sicil notu verildiği kanısını uyandıran somut olgu ve nedenler varsa takdir yetkisinin kamu yararı amacına aykırı olduğu sonucuna varılacaktır. Öte yandan personelin genel yeterlilik düzeyini yansıtan geçmiş safahatı ile açıkça çelişen biçimde sicil notu takdir edilmiş ve bu takdirin gerçek ve haklı nedenlere dayandığı belgelenmemişse yine takdir yetkisinin yanlış ve amacına aykırı olarak kullanıldığı sonucuna varılacaktır. Çünkü personele hemen her sicil döneminde değişik sicil üstlerince aynı ya da birbirine yakın düzeyde olumlu sicil notu takdir edilmiş olması başka bir deyişle meslek yaşamı boyunca takdir edilen sicil notları ve kanaatlerin genellikle personelin gerekli yetenek ve niteliklere sahip olduğunu yansıtır nitelik ve düzeyde olması, aralarında önemli farklılıklar bulunmaması; personelin meslek yaşamı boyunca sürekli olarak gelişme gösterdiği, belli bir yeterlilik düzeyine ulaşmış olduğu, yeterlilik için gerekli yetenek ve niteliklere sahip olduğu anlamına gelecektir.
Bu açıklamalar ışığında davacının durumuna bakıldığında; 30 Ağustos 1984 tarihinde subaylığa naspedilen davacının, bu tarihten itibaren aldığı siciller teker teker incelenmiş, iptali istenilen 1998 yılı sicilleri ile uyumlu olduğu görülmüştür. Kaldı ki her sicil döneminin bir önceki veya bir sonraki sicil döneminden bağımsız olup her sicilin ayrı bir hukuki işlem olduğu, iyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük bir sicil verilemeyeceğine veya bir sonraki sicil döneminde daha iyi sicil düzenlenemeyeceğine dair bir kural bulunmadığı, davacı hakkında sicil üstlerince verilen sicil notlarının toplamının sicil tam notunun %60'ından aşağı olmaması sicil belgesindeki niteliklere 5 ten aşağı not verilmemesi nedeniyle Subay Sicil Yönetmeliğinin 18 nci maddesi gereğince sicil belgesine belge ekleme zorunluluğunun bulunmadığı, 1998 yılı sicil notu ortalamasının iyi düzeyde gerçekleştiği, 1 nci sicil üstü olarak Şube Müdürü Kur.Yb., 2 nci sicil üstü olarak Daire Başkanı Kur.Kd.Alb. ve 3 ncü sicil üstü olarak Lojistik Başkanı Tuğgeneral tarafından takdir edilen kanaatlerin, davacının sicil dönemi içindeki faaliyetlerine ilişkin edinilen kanaatlerinden ibaret bulunduğu, Subay Sicil Yönetmeliği hükümlerine göre sicil amirlerinin sicil alan personelin sicil dönemi içindeki çalışma, tutum, davranış ve benzeri faaliyetlerine ilişkin edindiği kanaatlerin sicil üstlerinin nitelikler dışındaki kanaatleri bölümüne yazılabildiği davacıya verilen sicil notlan ile kanaatler için belge ekleme mecburiyetinin bulunmadığı her üç sicil amirinin de Jandarma Genel Komutanlığı Karargahında görevli davacı ile bire bir temas halinde çalıştıkları, rütbe ve makam itibariyle birbirlerini etkileme konumunda bulunmadıkları değerlendirilerek davacıya verilen 1998 yılı sicil notları ile sicil amirlerince takdir edilen yazılı kanaatlerin tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle verildiği, objektif ölçüler içinde kalındığı mevzuata ve hukuka uyarlı olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davacı vekilinin aksi yöndeki iddialarına itibar olunamamıştır.
Diğer yandan, yurtdışı göreve personel seçimi Yurtdışı Sürekli Görevler Yönergesi MY.52-1 hükümlerine göre yürütülmektedir. Yurtdışı görevlerde hizmet esas olup hizmetten beklenen amaç; yabancı makamlar veya kurumlarda ulusal çıkarların savunulması, korunması, Türkiye ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin en iyi şekilde temsil edilmesi, Türk Ulusu ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin onur ve itibarının korunması için görevin her bakımdan yerine getirilmesidir. Yönergenin 5 nci maddesine göre, yurt dışında hizmet görecek personelin seçim ve atamasında öncelikle temsil yeteneği ile ahlaki sağlamlık aranmakta bu iki kavram ayrıntılı olarak tanımlanmaktadır. Personelde yurtdışı göreve seçilmeyi engelliyebilecek herhangi bir olumsuz kayıt ve kanaatin bulunmaması gerekmektedir. Anılan tanımlar doğrultusunda ve bunlara ek olarak yurtdışı sürekli göreve seçilebilmek için mesleki bilgi ve yeterlilik, yabancı dil bilgisi, sicil not ortalaması ve sicil amirleri kanaatleri, nitelik belgeleri, hizmet zorunluluğu, kıt'a hizmeti, sakıncalı ve şüpheli personel, daha önce yurtdışında bulunup bulunmama, varsa mahkemesi devam eden personel ile ilgili belge ve bilgiler, mükâfat ve ceza puanları, ceza menfi hükümleri ile ilgili bilgi ve belgeler incelenmekte, personelin bağlı bulunduğu Kuvvet veya Jandarma Genel Komutanı onayına sunulmakta ve değerlendirme sonucunda aday olabilecekler Genelkurmay Başkanlığına bildirilmektedir. Yurtdışı göreve aday seçimi Yönergenin 12 nci maddesi gereğince oluşturulan Genelkurmay Değerlendirme Kurulu tarafından belirlenmektedir.
Nitekim davacı da Jandarma Genel Komutanlığınca yapılan değerlendirme sonucunda Genelkurmay Başkanlığına 05.02.1999 tarihinde bildirilen listede yer almış, ancak daha sonra bahse konu Yönergenin 8 nci madde b. (2) (9) (III) alt bendendeki ceza ve menfi hüküm değerlendirmeleri: ceza ve/veya menfi hükümleri bulunan personel, mensubu bulunduğu Kuvvet Komutanlığı veya Jandarma Genel Komutanlığı tarafından değerlendirmeye tabi tutulur ve ceza ve/veya menfi hükümleri miktar ve mahiyeti itibariyle yurtdışı görevler için adaylığı uygun bulunmayanlar tespit edilir ve ayrı bir ekte belirtilir. Bu personel aday olarak değerlendirilmez hükmü gereğince yeniden değerlendirilen davacının 1998 yılı 1 nci, 2 nci ve 3 ncü sicil amirleri tarafından takdir edilen menfi kanaatleri nedeniyle yurtdışına gönderilmesinin uygun görülmediği Jandarma Genel Komutanlığınca 09 Mart 1999 tarihinde Genelkurmay Başkanlığına bildirilmiş ve 1999 yılı yurtdışı seçim çalışmalarında asil veya yedek olarak değerlendirilmeye alınmamıştır. Bu haliyle iptal davasına konu edilen yurtdışı göreve gönderilmeyiş nedeninin Jandarma Genel Komutanlığının bu işleminden kaynaklandığı anlaşılmıştır.
Davacının, 1998 Yılı sicil amirlerince takdir olunan menfi kanaatlerinin Jandarma Genel Komutanlığınca yeniden değerlendirilerek yurtdışı göreve adaylığının uygun görülmemesi ve aday olarak değerlendirilmeye alınmamasının Genelkurmay Başkanlığına bildirilmesi işleminin de mevzuata ve hukuka uygun olarak tesis edildiği sonucuna varılmış, davacı vekilinin aksi yöndeki iddialarına da itibar olunamamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1- Milli Savunma Bakanlığının hasım mevkiinden ÇIKARILMASINA,
2- Davacı hakkındaki 1998 Yılı sicil notları ve olumsuz kanaatlerin iptali isteminin REDDİNE,
3- Yurtdışı göreve aday gösterilmesi işleminin geri alınmasına dair işlemin iptali isteminin REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy