(Subay Sicil Yönetmeliği m. 5)
Davacının 24 Şubat 1998 tarihinde kayda geçen dava dilekçesi ile savunmaya karşı verdiği ve 22.6.1998 tarihinde kayda geçen cevap layihasında; 1996 yılında yapılan Askeri Hakim adaylık sınavına girmesine J.Gn.K.lığınca izin verildiğini, yazılı sınavı kazandığını ancak kontenjana giremediği için adaylığa kabul edilmediğini, 1996 yılından bu yana hakkında hiçbir cezai işlem ve kovuşturma yapılmadığını, bu dönem içinde değişik tarihlerde takdirname aldığını, buna rağmen 1996 yılında sınava girişine olur veren idarenin 1998 yılı sınavı için yaptığı başvuruyu KKK.lığına göndermeyerek reddettiğini, Askeri Hakimlik için yaptığı başvurunun reddedilmesine dayanak teşkil eden 1993 ve 1994 yılı sicillerinin çeşitli yüz kızartıcı suçlardan hakkında yargılama yapılan J.Kd.Alb. ........... tarafından verildiğini, bu albayın daha sonra görevden alındığını, Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinde rüşvet, görevi kötüye kullanmak, irtikap gibi suçlardan yargılandığını, adı geçen albayın 1992 - 1994 yılları arasında Askeri Ceza Kanununa, 5442 Sayılı İl İdaresi Kanununa, 2803 Sayılı Jandarma Yasasına hem usul hem esas yönünden aykırı olarak iki ayrı disiplin cezası verdiğini, Mülki, Adli, Askeri görevlerin hiçbirisini yapmadın görevini ihmal ettin gibi belirsiz bir ifadeyle hangi somut görevi ihmal ettiğim konusunda bir açıklama bile yapılmadan Askeri Ceza Yasasına göre disiplin cezası ile cezalandırıldığını, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi disiplin cezalarını inceleme konusu yapamaz ise de bu cezalara dayanılarak verilen olumsuz sicil ve kanaatlerin objektif olup olmadığını değerlendirmek yönünden bunların veriliş esas ve usullerini yasaya uygunluk açısından değerlendirebileceğini, adı geçen albayla çalıştığı 1993 - 1994 yılları dışındaki bütün sıralı amirlerince uyum içerisinde çalıştığını, adı geçen albayın kanun dışı, özel menfaatleri için bir çok emir ve taleplerini yerine getirmediğinden olumsuz sicil ve kanaatleri ile karşı karşıya kaldığını, yüz kızartıcı suçlardan yargılanmış olan bir sicil amirinin kanaatini objektif olarak kullandığının kabul edilemeyeceğini, idarenin bu kişilik yapısı ve yaptığı bütün faaliyetlerde şahsi menfaat ölçeğini kullanan bu amirin objektif sicil verdiğini iddia etmesinin akıl ve insaf dışı olduğunu, kendisine verilen cezaların hukuken kaldırılmalarının mümkün olmadığını ancak veriliş şekil ve içeriği incelendiğinde adı geçen albayın kendisine sübjektif yaklaştığını ortaya koyacağını, kendisine verilen cezaların usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, idarenin savunmasında 1994 yılında Balıkesir Valiliğince kendisine verilen mülki sicilden hiç bahsetmediğini, bu sicilinin Albay ............. tarafından verilen sicille mukayese kabul etmeyecek şekilde olumlu olduğunu mukayese yönünden bu sicilinin de dosyaya konulması gerektiğini, 1988 yılı mezunu bir subay olduğunu 10 yıllık meslek hayatında disipline uyma açısından hiç bir sapma olmadığını, bu durumun 1993 -1994 yılları hariç incelendiğinde görüleceğini, Askeri Hakimler Kanunu ile buna ilişkin çıkarılan yönetmelikte Askeri Hakim adaylığı sınavına giriş şartlarının tek tek sayıldığını idarenin, J.Gn.K.lığının şartlan uyan kişileri sınava girişine müsaade etmeme konusunda takdir hakkı bulunmadığını, bütün sicil defterlerinin aldığı cezalarla ilgili savunma ve ceza kararlarının, Albay .........'ın Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 1997/91 esas sayılı dosyasındaki kararının, aldığı takdirnamelerin getirtilerek incelenmesini, aldığı cezalar ile sicil notlarının sınava girişine engel teşkil edecek nitelikte olmadığını, hakkında sübjektif olarak tesis edilen 1993 ve 1994 yıllarına ait sicil not ve kanaatlerinin diğer yıllara ait sicilleriyle olan fahiş farklılığı dikkate alınarak iptalini, 1998 yılı Askeri Hakim adayı sınavına alınmama işleminin iptalini ve Askeri Hakim adayı sınavına alınmaması işlemi hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verilmesi istemi ile işbu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davacının yürütmenin durdurulması istemi Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulunun 16 Nisan 1998 gün ve 1997/72 esas sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Sicil üstleri maiyetleri hakkında sicil düzenlerken, Subay Sicil Yönetmeliğinin 4 ncü maddesinde öngörülen usul ve esaslara uygun hareket etmek durumundadırlar. Buna göre sicil üstleri bu görevin önemini göz önünde bulundurarak emri altındakiler hakkında tam bir tarafsızlık, adalet ve vicdani kanaatle not takdir etmek, sicil düzenlenecek astı çok iyi tanımak, bu nedenle sicil düzenleyecekleri kişinin günlük eğitim ve çalışmalarını tavır ve hareketlerini, disiplin ve itaatini izlemek, yazılı ve sözlü sınavlar, verecekleri özel görevler ile yapacakları haberli veya habersiz denetlemeler sonucu tutum ve durumu, yeterlilikleri ile yetenekleri hakkında tam bir kanaat edinmek ve bu konuda tam bir tarafsızlık içinde olmak zorundadır.
Her sicil dönemi, bir öncekinden ve bir sonrakinden bağımsız olup her sicil ayrı bir hukuki işlemdir. İyi derecede gerçekleşen bir sicilin ardından daha düşük sicil verilemeyeceği veya bir sonraki sicil döneminde daha iyi sicil düzenlenemeyeceğine dair bir kural mevcut değildir. Ne var ki meslek hayatı boyunca ahlaki, askeri, mesleki, zihni kifayeti üst düzeyde sergilenmiş, bu liyakati birbirini tamamlayan istikrar bulmuş ve değişik dönemlerde değişik sicil üstlerince verilmiş sicil notları, takdir ve ödüllerle kanıtlanmış ve bu durumu her dönemde düzenli bir şekilde tekrarlanmış personelin genel durumu da göz ardı edilemez. Aksi takdirde her sicilin, yalnız verildiği dönem için geçerli olduğu, başka bir hüküm ve etkisinin bulunmadığı şeklinde bir sonuca ulaşılır ki bunun kabulü ve açıklanması mümkün değildir. Esasen özellikle sicil yönetmeliğinde olmak üzere mevzuatın kabulü de sicilin süregelen geleceğe de yönelik etkisidir. O halde sürekli ve düzenli bir zaman diliminde mükemmel olarak üstün bir yeterlik seviyesinde olduğu anlaşılıp kanıtlanan bir personelin bu durumuyla çelişen düşük sicil notu ve olumsuz kanaatin haklı nedenlerinin somut olaylara dayalı olarak belgelenmesi gerekir. Aksi takdirde bu sicilin keyfiliği konusundaki iddiaların karşılanması güçleşir, hatta imkansızlaşır.
Bu değerlendirmeler çerçevesinde davacının durumu incelendiğinde, değişik sicil dönemlerinde, değişik sicil üstlerinden çok iyi sicil notları aldığı, çok iyi kanaatler belirtildiği, çok sayıda takdirle ödüllendirildiği görülmektedir.
1993 ve 1994 yılları sicilleri aynı komutanları tarafından verilmiştir. Bu iki yıla ait siciller aynı sicil amirleri tarafından verilmiş olmasına karşın hem sicil notları bakımından hem de kanaatler bakımından birbiri ile çelişkili bulunması, davacının birinci sicil amiri durumundaki Jandarma Albayın Balıkesir Ağır Ceza Mahkemesinin 5.11.1996 tarih ve 1996/144-234 Esas ve Karar Sayılı kararı ile davacı ile birlikte çalıştığı dönemdeki (Eylül 1992 - Ağustos 1994 tarihleri arasında işlediği) irtikap, adiyen zimmet suçlarından 21 yıl ağır hapis cezası ile cezalandırıldığının anlaşılması, davacının 1995, 1996, 1997 ve 1998 yıllarına ait çok başarılı hizmetlerinden dolayı dokuz adet takdirnamesinin bulunması ve Kara Kuvvetleri Komutanı tarafından görevinde gösterdiği üstün başarıdan dolayı şerit rozet verilmesi, davacının takdir aldığı 1997, 1998 yılları görevlerinin ve takdirlerinin terörle mücadele görevlerine ilişkin bulunması nedenleri ile davacının 1993 yılı sicil notu ve kanaatlerinin yeterlik sıralamasında emsalleri arasında gerilere düşecek düzeyde olduğu, 1994 yılı sicil notu ve kanaatlerinin çok düşük olması sebebiyle diğer yıllarda aldığı sicil ve kanaatlerle bağdaşmayacak bir şekilde takdir edildiği, dolayısıyla tam bir tarafsızlık, eşitlik, hakkaniyet ve adaletle verilmiş objektif birer sicil olarak kabulünün mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davacı hakkında verilen 1993 ve 1994 yıllarına ait sicil not ve kanaatlerinin iptaline karar verilmiştir.
Askeri Hakim Adaylarının Seçimi ve Yetiştirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğin 8 nci maddesinde Hukuk Fakültesi mezunu muvazzaf subaylarda aranacak nitelikler belirtilmiştir.
Bu nitelikler;
1- Üsteğmen rütbesinde veya Yüzbaşı rütbesinin ilk üç yılında olmak,
2- Kıtada en az iki yıl hizmet görmüş olmak,
3- İstek tarihine kadar geçen süre içerisinde almış olduğu sicillerinin not ortalamasının sicil tam notunun %60 ve daha yukarısında olmak,
4- Birinci ve ikinci sicil amirlerince (EK-A)'daki örneğine uygun olarak düzenlenecek nitelik belgesi olumlu olmak,
5- Sınıf değişikliğine Kuvvet Komutanlığınca muvafakat edilmiş olmak,
6- Disiplin Mahkemeleri veya disiplin amirlerince toplanı olarak yirmi bir gün (dahil) veya fazla oda veya göz hapsi cezası almamış olmak,
7- Sağlık durumunun askeri hakim olmaya elverişli olduğunun o yıla ait tam teşekküllü bir askeri hastane raporu ile belgelenmiş olmak,
8. Bu Yönetmeliğe göre yapılacak sınav ve mülakatta yeterli not almış olmak.
Davacı bu madde de belirtilen l, 2, 3, 4, 5, 6, 7 nci fıkralardaki şartlara uygun olarak müracaatını yapmıştır. Davacının 5 nci fıkra gereğince sınıf değişikliğine muvafakat edilip edilmemesi için müracaat evrakları Jandarma Genel Komutanlığına çıkarıldığında, 1993 ve 1994 yılları sicil not ve kanaatleri ile 1994 yılında aldığı cezalar dikkate alınarak Jandarma Genel Komutanlığınca Askeri Hakim adayı sınavına girmesine müsaade edilmemiştir. Davacının yönetmeliğin 8 nci madde 6 nci fıkrasında belirtilen 21 günlük ceza sınırını doldurmadığı, sadece 7 günlük oda hapis cezası bulunduğundan ve yine aynı maddenin 3 ncü fıkrasında belirtildiği gibi aldığı sicillerin not ortalaması %60'ın üzerinde olduğundan, davacının Askeri Hakimlik sınavına alınmama işleminin de hukuka ve mevzuata aykırı bulunduğu sonuç ve kanaatine varıldığından iptaline karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle;
1- Davacı .......'ın 1993 ve 1994 yıllarına ait sicil not ve kanaatlerinin İPTALİNE,
2- 1993 ve 1994 yılları sicil notları ve kanaatleri ile verilmiş bulunan disiplin cezalarına dayalı olarak 1998 yılında Askeri Hakim sınavına alınmama işleminin İPTALİNE (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy