(657 S. K. m. 117, 125, 135, 136)
Davacı 16 Haziran 1998 tarihinde kayda geçen yenileme dava dilekçesinde özetle; 17 yıllık Devlet Memuriyeti döneminde Çamlıca Askeri Hastanesindeki çalışma süresi hariç hiçbir olumsuz halinin bulunmadığını, zaman zaman takdir edildiğini, ancak 1997 yılında hakkında olumsuz sicil düzenlenmiş olmasının ve ayrıca 26 Şubat 1998 tarihli verimsiz olduğuna dair yazılan uyarı yazısının hukuka aykırı düştüğünü iddia ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Devlet Memurları Devlet Memurlarına sicil verilme yöntem ve ilkeleri 657 Sayılı Devlet Memurları. Kanununun 109 ncu maddesinden itibaren 123 ncü maddesine kadar ki 6 ncı bölümde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu maddelerde sicil amirleri, sicil dönemi içinde birlikte çalışma süresi, sicil düzenleme zamanı ve benzeri koşullara ilişkin hususlar ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Ayrıca 121 nci maddede Devlet memurunun mesleki ehliyetinin tespiti amacı ile sicilinde bulunacak bilgiler, ayrılış sicilinin verileceği haller, sicil raporlarının şekli, taşıyacağı sorular, düzenleme zamanı, uygulanacak not usulü ve bunların derecelendirilmesi, muhafaza ile görevli makamlara dair esaslar ile itiraz ve bunu inceleyecek merciler; Vali ve Kaymakamların hangi memurların birinci, ikinci ve üçüncü sicil amirleri olduğu, hangi memurlar hakkında da ek sicil raporu verecekleri ve diğer hususlar genel yönetmelikle düzenlenir. denmektedir.
Bu maddeye dayalı olarak çıkartılan ve 18 Ekim 1996 gün ve 19255 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Devlet Memurları Sicil Yönetmeliğinde bu konuda ayrıntılı bir düzenleme yapılmıştır.
Davacının incelenen özlük ve sicil dosyasından 1997 sicilinin düzenlenmesinde yasa ve yönetmelikte öngörülen yöntem ve ilkelere uygun işlem tesis edildiği görülmüştür. Esasen davacının 1997 yılına ait sicilini sakatladığını ileri sürdüğü somut bir iddiası da bulunmamaktadır. Üç ayrı sicil üstünün ayrı ayrı ve fakat benzer nitelikteki kanaatleri, hizmet safahatında olumsuz olmasa bile yakın sicil ortalamalarının ve benzer kanaatlerinin bulunması ve ayrıca aynı sicil döneminde üç ayrı tarihte disiplin cezası almış olması karşısında davacı hakkında düzenlenen 1997 yılı sicilini hukuken sakatlayan bir hususun bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Uyarı yazısının iptali istemine gelince; sicil bağlamında uyarı yazısı 657 Sayılı Kanunun 117 ve Sicil Yönetmeliğinin 21 nci maddelerinde yer almaktadır.
Bu yöntemin amacı Devlet Memurlarının yetersizliğinin giderilmesi ve gelecekte olumsuz işlemlerden korunmasına olanak sağlanmasıdır.
Bir de 657 Sayılı Kanunun 125 nci maddesinin (a) bendinde öngörülen uyarma disiplin cezası vardır ki hangi hallerde verileceği aynı maddenin (8) nci alt bendinde belirtilmiştir.
Bu duruma göre uyarı yazısı ile uyarma cezasının hukuki neden ve sonuçlan yönünden benzemezliği açıklıkla görülmektedir. Davacının incelenen özlük dosyasından, aldığı olumsuz sicil sonucu olarak 657 Sayılı Kanunun 117 nci ve Sicil Yönetmeliğinin 21 nci maddesinin amir hükmünce uyarıldığı saptanmıştır. Somut bir disiplinsizliği nedenine dayalı bir disiplin cezası değildir.
657 Sayılı Kanunun 118 ve Devlet Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 22 nci maddesine göre bu uyarıya karşı 1 ay içinde yapılabilen idari itiraz yolu söz konusudur. Dava yolu öngörülmemiştir.
Esasen disiplin cezası olsa idi bile, 657 Sayılı Kanunun 135 ve 136 nci maddeleri uyarınca uyarma cezasına karşı, tebliğinden itibaren 7 gün içinde yapılabilecek bir idari itiraz öngörülmüştür. Bu itibarla yetersizliği belirleyen olumsuz bir sicil üzerine yasa hükmünce verilen uyarı yazısının bağımsız ve kendiliğinden uygulanabilir nitelikte sonuç doğuran bir içeriğe ve idari davaya konu olma yeteneğine sahip olmadığından bu yazının iptaline yönelik isteminin incelenme olanağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
Sonuç olarak;
1- Davacının 1997 yılı sicilinin iptali isteminin hukuki dayanağı bulunmadığından REDDİNE,
2- Uyarı yazısının iptali isteminin ise, inceleme kabiliyeti bulunmadığından REDDİNE. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy