(926 S. K. m. 135, 136, 153, Ek m. 22) (1602 S. K. m. 66) (357 S. K. m. 18) (YİBK 27.01.1973 T. 1972/6 E. 1973/2 K.) (DİBK 22.12.1973 T. 1968/8 E. 1973/14 K.)
Davacı 26 Kasım 1997 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle;
1. Aile yardımı ödeneğinin ödenmemesi işleminin iptali konusunda: 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun 153 ncü maddesinde Evli bulunan Subaylara ve Astsubaylara Aile Yardım Ödeneği verilir. Bu yardım, her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan eşi ve çocukları için Devlet Memurlarına ödenen miktarda ödenir. şeklinde düzenleme getirdiğini, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun aynı ödenek için Evli bulunan Devlet Memurlarına aile yardım ödeneği verilir. Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için... ödenir. düzenlemesini getirdiğini, 926 Sayılı Kanunun düzenlemesinin 657 Sayılı Kanunun düzenlemesinden farklı olduğunu, 926 Sayılı Kanunda; 657 Sayılı Kanunda öngörülen her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almama şartının bulunmadığını, subay statüsünde bulunan kişilere 926 Sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmasının gerektiğini, bu sebeple kendisine çalışmayan ve bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık alan eşi için aile yardım ödeneği verilmesi gerektiğini, aksi yönde tesis edilen idari işlemin iptalini;
2. 15 Ağustos 1997 - 15 Ekim 1997 tarihleri arasında ödenmiş olan aile yardım ödeneğinin geri alınmış olması işleminin iptali konusunda ise; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi İkinci Dairesinin bir kararında açıklandığı üzere, hukuken yok hükmünde idari işlemler ile, ilgilinin gerçek dışı beyanı veya hilesi ile tesis edilen işlemler dışında, idarenin kendi iradesi ile ve kanun hükümlerini yorumlayarak tesis ettiği işlemler nedeniyle idare edilenlere yapmış olduğu ödemelerin, zorla veya maaşından kesilerek geri alınmasının mümkün olmadığını, bu açıklamalar ışığında idarenin hataen ödediğini iddia ettiği 3 aylık aile yardım ödeneğinin resen geri alınmasının mümkün olmadığını belirterek idarenin bu yönde ortaya çıkan idari işleminin iptalini dava ve talep etmiştir.
Yapılan yargılama sonunda;
Davacı tarafından açılan ve davanın konusu bölümünde gösterilmiş olan, aile yardımı ödeneğinin verilmemesi işleminin iptali talebinin reddine ve idare tarafından 15 Ağustos 1997 ile 15 Ekim 1997 tarihleri arasında sehven ödendiği iddia edilerek geri ödenmesi yönünde tesis edilen idari işlemin reddi ile birlikte 14.11.1997 tarihinden itibaren 60 günlük süre ile sınırlı olarak, geriye gidilerek yapılan ödemelerin geri alınmasıyla sınırlı tutulmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Kararın taraflara tebliği üzerine davacının 18 Eylül 1998 tarihinde kayda geçen dilekçesinde; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca kararın düzeltilmesi isteminde bulunmuş olup, isteme ilişkin dilekçesinde özetle;
1. Aile yardımı ödeneği ödenmemesi işleminin iptali konusunda; 357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununun 18 nci maddesinin 1 nci fıkrasına göre; Askeri Hakimler ve Askeri Savcılar ile yardımcılarının ve adayların maaş dereceleri, maaş yükselmeleri ve diğer özlük haklarının subaylar hakkındaki kanun hükümlerine tabi olduğunu,
Subayların aylık ve özlük haklarının ise 926 Sayılı TSK Personel Kanununda düzenlendiğini, anılan kanunun 135 nci maddesine göre ise Subay ve Astsubayların aylık ödenekleri ile hizmetle ilgili her çeşit ödemeler ve askeri öğrencilerin harçlıkları, özel kanun hükümleri saklı kalmak şartı ile bu kanunda yazılı esaslar dahilinde yürütülür hükmünün öngörüldüğünü, yine aynı kanunun 136 ncı maddesinin (a) bendinde ise; aylığın, subay ve astsubaylara fiili kadrolarına, rütbe, kıdem ve kademe yıllarına göre ay itibarıyla ödenen parayı ifade ettiğinin belirtildiğini, bu hükümler karşısında, her ay ödenen aile yardım ödeneğinin aylık kavramı içinde yer aldığı ve Askeri Hakimlerin aylığının ise, 357 Sayılı Kanunun 18/1 nci maddesinin göndermesiyle 926 Sayılı TSK Personel Kanununa göre ödenmesi gerektiği hususlarında kuşku bulunmadığını,
926 Sayılı TSK Personel Kanununun153 ncü maddesinin Evli bulunan subaylara ve astsubaylara aile yardım ödeneği verilir. Bu yardım her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan eşi ve çocukları için Devlet Memurlarına ödenen miktarda ödenir şeklinde olduğunu,
Anılan hukuki düzenlemeler istikametinde idari yargının görevinin, statüyü ve özlük haklarını düzenleyen kanun hükümlerini olduğu gibi uygulamak olduğunu, mevcut yasal düzenlemenin bir kanun boşluğunu içermediğini, zira kanun koyucunun 926 Sayılı Personel Kanununda 29.7.1998 tarihinde 4376 Sayılı Kanunla değişiklik yaparak önceki düzenlemeye ek bir düzenleme getirdiğini, bütün bu nedenlerle davalı idarenin aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminin, en son ödemenin yapıldığı tarih olan 15.10.1997 ile yasanın değişikliğinin yapıldığı 2.8.1998 tarihleri arası için iptaline karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
2. Aile yardım ödeneğinin geri alınmasına yönelik işlemin iptali konusunda;
Çok ciddi ve ağır ölçüde hukuka aykırı olmaları sebebiyle hiç bir hukuki değere sahip olmayan, hukuken yok hükmündeki idari işlemlerle, ilgilinin gerek dışı beyan veya hilesi ile tesis edilen işlemler dışında kalan, idarenin kanunu o şekilde yorumlaması ve değerlendirmesi (hataen bile olsa) sonucu kişilere iradi olarak yapmış olduğu ödemelerin, sonradan zorla veya maaşından kesilerek geri alınmasının mümkün olmadığını, nasıl ki idarenin eksik ödemeleri 60 günlük süre geçtikten sonra talep edilemiyorsa aynı şekilde, idarenin de, hile veya yalan beyan yoksa iradi olarak yapmış olduğu ve sonradan yanlış olduğunu anladığı ödemeyi 60 günlük dava açma süresi geçtikten sonra geri alamayacağı istikametinde, en son ödemenin yapıldığı tarih olan 15.10.1997 tarihinden hesapla 15 Aralık 1997 tarihinde idarenin dava açma süresinin dolduğunu, bu sebeple daha önce yapılmış olan aile yardım ödemelerinin geri alınmasına yer olmadığına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Başsavcılıkça; söz konusu ve ilamın incelenmesinde, 1602 Sayılı Kanunun 66 ncı maddesinde belirtilen a. Kararın esasına etkisi olan iddia ve itirazların kararda karşılanmamış olması, b. Bir ilamda birbirine aykırı hükümler bulunması, c. Kararın usul ve kanuna aykırı bulunması sebeplerinin bulunmadığını, bu nedenle karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesinin uygun olacağı yönünde düşünce bildirilmiştir.
Davacının karar düzeltmesini içeren dilekçesinde ileri sürdüğü sebepler kurulumuzca yerinde görülmekle ve düzeltilmesi istenilen karar kanuna ve usule aykırı bulunmuş olduğundan 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 66 ncı maddesi uyarınca davacının karar düzeltme isteminin kabulüne ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Daireler Kurulunun 25 Haziran 1998 gün ve 1998/57 esas, 1998/82 karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinde; davacı ...................in eşinin, bir sosyal güvenlik kuruluşundan emekliye ayrıldığını beyan eden dilekçe ile idareye başvurmak suretiyle aile yardımı ödeneği ödenmesini talep ettiği, bu talebi davalı idare tarafından uygun bulunarak 15 Ağustos 1997 ile 15 Ekim 1997 tarihleri arasında her ay düzenli olarak aile yardımı ödeneği verildiği, daha sonra Milli Savunma Bakanlığının 28.10.1997 gün ve MLY.: 5010-55-97/Mali Ynt. 378 sayılı yazısı ile Maliye Bakanlığının 1 Ekim 1997 tarih ve SAYI:b.07.0.BMK.0.19.115535-1498 sayılı yazısında savunulan görüşe atfen aile yardımı ödeneği ödenmemesi gerektiği istikametinde 15 Kasım 1997 tarihinden itibaren bu ödeneğin verilmesinin durdurulduğu, ayrıca 15 Ağustos - 15 Ekim 1997 tarihleri arasında ödenen aile yardımı ödeneğinin geri verilmesi yönünde idarenin işlem tesis ettiği,
Davacının, 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesi uyarınca kendisine aile yardımı ödeneği ödenmesi gerektiği, ayrıca daha önce ödenmiş olan bu ödeneğin kesilmesinin hukuka aykırı olduğu iddiası ile AYİMde dava açtığı, açılan bu davanın, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda aile yardımı ödeneği ödenmesi şartlarını düzenleyen 202 nci maddesinde öngörülen Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için... ödenir düzenlemesi doğrultusunda ve her iki farklı yasaya tabi kamu grubunun, aile yardım ödeneği konusunda birbirinden ayrık tutmayı gerektiren yeterli bir neden görülmediğinden, 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesinde bulunduğu öngörülen boşluğun adalete ve hakkaniyete en uygun, hukuka en uyarlı çözüm sağlamak yönünden, anılan ödeneğin şartları ve miktarı bakımından birbirine eşit tutmak gerektiği doğrultusunda doldurularak, aile yardımı ödeneği verilmemesi işleminin iptali isteminin reddine, ödenmiş olan bölüm için geri alınmasına yönelik işlemin iptali isteminin reddine, ancak geri alma işleminin 14.11.1997 tarihinden itibaren 60 gün geriye gidilerek yapılan ödemelerle sınırlı tutulmasına AYİM Daireler kurulunun 25.06.1998 gün ve 1998/57 esas, 1998/82 karar nolu ilamıyla karar verildiği,
Bu karar üzerine davacının 18 Eylül 1998 tarihli dilekçe ile 1602 Sayılı Kanunun 66 ncı maddesine aykırı olduğunu iddia ederek karar düzeltme isteminde bulunduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu olayda, 357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabi bir kişinin Sosyal Sigortalar kurumundan aylık almakta olan eşi için aile yardımı ödeneği alıp almayacağı hususu taraflar arasında uyuşmazlık oluşturmaktadır.
Davacının statüsünü belirleyen kanun maddelerine göre aylık ve ödenek konusundaki düzenlemeler aşağıdaki gibidir:
357 Sayılı Askeri Hakimler Kanunun 18 nci maddesi 1 nci fıkrası şöyledir. Askeri Hakimler ve Askeri Savcılar ile yardımcılarının ve adayların maaş dereceleri, maaş yükselmeleri ve diğer özlük hakları subaylar hakkındaki kanun hükümlerine tabidir. Bu kanuni düzenlemenin işaret ettiği aylık ve özlük hakları 926 Sayılı Kanunun 135 nci maddesine göre Subay ve Astsubayların aylık ödenekleri ile hizmetle ilgili her çeşit ödemeler ve askeri öğrencilerin harçlıkları özel kanun hükümleri saklı kalmak şartı ile bu kanunda yazılı esaslar dahilinde yürütülür şeklinde olup yine aynı kanunun 136 ncı maddesinin (a) bendinde, Aylığın, subay ve Astsubaylara göre ay itibariyle ödenen parayı ifade ettiği belirtilmiştir. Bu hukuki düzenlemeler karşısında her ay ödenen aile yardım ödeneğinin aylık kavramı içinde yer aldığı ve Askeri Hakimlerin aylığının ise, 357 Sayılı Kanunun 18/1 nci maddesinin göndermesiyle 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri personel kanununa göre ödenmesi gerektiği hususlarında kuşku bulunmamaktadır.
Aile Yardım ödeneği 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeye göre, Evli bulunan subaylara ve astsubaylara aile yardımı ödeneği verilir. Bu yardım her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan eşi ve çocukları için devlet memurlarına ödenen miktarda ödenir. Görüldüğü üzere aile yardım ödeneğinin şartları bu madde de düzenlenmiş, ödenmesi gereken miktar yönünden ise 657 Sayılı Devlet Memurları kanununa gönderme yapmıştır. Anlaşılacağı üzere subaylar aile yardım ödeneği verilip verilmeyeceği 926 Sayılı kanunun 153 ncü maddesine göre tespit edilecek, ödenmesi gerekiyorsa bunun ne miktarda ödeneceği ise 657 Sayılı Kanuna göre belirlenecektir.
İdarenin Savunmasında ileri sürdüğü; 926 Sayılı Kanunun Ek-22 nci maddesinin (b) bendinde yer alan hüküm nedeniyle, 657Sayılı devlet Memurları Kanununda yer alan aile yardım ödeneği konusundaki hükmün, 926 Sayılı Kanuna tabi personele de uygulanacağı ve Subay - Astsubaylara emekli aylığı alan eşleri için aile yardım ödeneğinin ödenmemesi gerektiği yönündeki iddianın incelenmesi gerekmiştir. 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun Ek-22 nci maddesi; mali hükümlerin yürürlüğe girmesi başlığı altında şöyledir.
a) 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun aylık ödemeleri ile ilgili hükümleri 14.7.1965 gün ve 657 Sayılı Devlet Memurlar Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesine ve bu kanunun kapsamı dışında kalan kamu personelinin aylık ve ücretlerine dair kanunun aylık ödemelerinin yürürlüğü ile ilgili hükümleri ile birlikte ve aynı usul ve esaslara göre uygulanır.
b) Mahrumiyet yeri ödeneği, öğrenim yurtları ve bursları, aile yardımı ödeneği, doğum yardımı ödeneği, ölüm yardımı ödeneği, temsil giderleri ve yakacak yardımına ait hükümleri 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun bu konuları düzenleyen hükümleri ile birlikte uygulanır.
c) Öğrenci harçlıkları ile ilgili hükümleri bu maddenin (a) fıkrası esaslarına göre uygulanır.
d) 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun153, 158, 176 ve 181 nci maddeleri 1970 mali yılında uygulanamaz. 2005 Sayılı Kanunun pansiyon ücreti indirimi hakkındaki 2 nci maddesi hükmü ile çocuk zammı ödenmesine ilişkin 5049 ve doğum yardımı ödenmesine ilişkin 5504 Sayılı Kanunun hükümlerinin uygulanmasına 1970 mali yılında da devam olunur.
e) Bu kanunun ders ücretleri ile ilgili hükümleri yayımı tarihinde Ek-2, Ek-5, ve Ek-6 ncı maddelerinin hükümleri 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu hükümlerine göre çıkarılacak Genel Kadro Kanununun yürürlüğe girdiği tarihi takibeden aybaşından itibaren uygulanır.
f) Bu maddenin (a) ve (c) fıkrası hükümleri uygulanıncaya kadar bu konuları düzenleyen eski kanunların uygulanmasına devam olunur. hükmünü amirdir.
Bu hüküm 31.7.1970 gün ve 1323 Sayılı Kanunun 18 nci maddesi ile getirilmiştir. Bu kanunun genel gerekçesi ve 18 nci maddeye ilişkin özel gerekçesi konuya tam bir açıklık getirdiğinden ve her türlü kuşku ve tereddüdü ortadan kaldırdığından konuya ilişkin bölüm hakkında aynen alıntılar yapılarak verilmiştir.
31.7.1970 Gün Ve 1323 Sayılı TSK. Personel Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Ve Bu Kanuna Bazı Maddeler Eklenmesi Hakkındaki Kanunun Genel Gerekçesi:
27.7.1967 tarihinde kabul edilerek 10 Ağustos 1967 tarihinde bir kısım hükümleri yürürlüğe giren 926 Sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun mali hükümlerinin, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümleri ile birlikte yürürlüğe gireceği öngörülmüş ancak, 14.7.1965 tarihinde kabul edilen 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu 23.7.1965 tarihinde yayınlanmış ve bazı hükümleri yayınlandığı tarihte yürürlüğe girmiş fakat mali hükümleri bazı sebeplerle günümüze kadar yürürlüğe konamadığından 926 Sayılı kanunun mali hükümleri de uygulanma imkanını bulamamıştır.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesi ve bu kanunun kapsamı dışında kalan kamu personelinin aylık ve ücretlerine dair kanun tasarısı, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun kabulünden bu yana ortaya çıkan yeni durumları değerlendirmek suretiyle gerekli görülen değişiklikleri yapmak, personel reformu kavramını günümüzün ekonomik ve sosyal koşullarına göre yeniden ele almak ve ücret sistemlerinde paralellik sağlamak ve ücret denkliği getirmek gibi gerekçelere dayanılarak hazırlanmış ve Parlamentoya sunulmuştur.
1. 926 Sayılı Devlet Memurları Kanununa paralel olan hükümleri,
2. Silahlı Kuvvetlerin ve hizmetin özelliğine uygun olarak getirilmiş hükümleri...
657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun bir kısım hükümlerinde değişiklik yapılması zarureti duyularak bu kanunun bazı maddelerinin değiştirilmesi için bir kanun tasarısı hazırlanmış bulunduğundan bu hükümlere paralel olarak 926 Sayılı TSK. Personel Kanununda yer alan hükümlerde de değişiklik yapılması gerekli bulunmuş ve bu değişiklik yapılırken 926 Sayılı Kanunun Silahlı Kuvvetlerin ve Silahlı Kuvvetlerdeki hizmetin özelliğine uygun olarak getirdiği hükümlerin ve prensiplerin de aynen muhafaza edilmesine dikkat edilmiştir... şeklinde belirtilmiştir.
926 Sayılı TSK. Personel Kanununun EK-22 nci Maddesini Getiren 1323 Sayılı Kanunun 18 nci Maddesinin Özel Gerekçesi:
926 Sayılı TSK. Personel Kanunun mali hükümlerinin yürürlüğe girmesi 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun mali hükümlerinin yürürlüğe girmesine benzer şekilde tanzim edilmiştir. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununun kapsamına giren personele 1.3.1970 tarihinden geçerli olmak üzere kanunun tespit ettiği esaslar dahilinde aylıkların ödeneceği belirtilmiş bulunduğundan bu konuda atıf yapılmakla yetinilmiştir. Ayrıca maddede kanunun diğer mali hükümleri hakkında bunların uygulanması yönünden hükümler getirilmiştir.
Mali hükümlerin fiilen uygulandığı tarihe kadar yürürlükten kaldırılan kanunların uygulanmasına devam edileceğini belirtmek için de maddeye açıklık getirilmiştir.
Kanunların konuluş amaç, kapsam ve nedenlerinin açıklanmasında ve yorumlanmasında başlıca hukuki kaynak ve mesnedinin gerekçeleri olması ve yukarıda aynen verilen genel ve özel gerekçelerin çok açık ve net ifadelerinden; davalı idarelerin tesis ettikleri işleme hukuki dayanak olarak gösterdikleri 926 Sayılı TSK. Personel Kanununun EK-22 nci maddesinin konuyla hiç bir ilgisinin bulunmadığına karar verilmiştir.
Bu aşamada incelenmesi gereken bir diğer konu ise, 657 Sayılı Kanuna 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ek şart olarak getirilen ...Bu yardım, memurun her ne şekilde olursa olsun menfaat karşılığı çalışmayan veya her hangi bir sosyal güvenlik kuruluşundan aylık almayan eşi için... ödenir düzenlemesinin 926 Sayılı Kanunda yer almamasının bir kanun boşluğu olup olmadığı değerlendirmesidir. Yukarıda açık bir şekilde anlatıldığı gibi 926 Sayılı Kanun ile 657 Sayılı Kanun iki farklı kamu ajanının statülerini düzenleyen kanunlardır, dolayısıyla farklı statülere tabi olan kimselerin farklı ücret rejimlerine tabi olacakları da kuşkusuzdur. Aynı görüşle 31.07.1970 gün ve 1323 Sayılı TSK. Personel Kanununun bazı maddelerinin değiştirilmesi ve bu kanuna bazı maddeler eklenmesi hakkındaki kanunun genel gerekçesinde, Silahlı Kuvvetlerin ve hizmetin özelliklerinin göz önünde tutulduğu ifade edilerek (bir kanun boşluğu bulunmadığı) farklı bir ücret rejimi getirildiği belirtilmiştir. Kanun koyucu daha sonra, aile yardımının farklı şartlar öngörülerek ödenmesi hakkındaki görüşünü değiştirerek 29.07.1998 tarih ve 4376 Sayılı Kanunun (02.08.1998 tarihli Resmi Gazete) 4 ncü maddesiyle 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesinin 1 nci fıkrasında değişiklik yapılarak, 657 Sayılı kanunun 202 nci maddesinde olduğu gibi ...herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunda aylık almayan eşi ve çocukları... kavramını ilave etmek suretiyle önceki iradesini değiştirdiğini açıkça ortaya koymuştur.
Açıklanan gerekçeler istikametinde davanın çözümüne esas alınacak kanuni düzenleme olarak 29.7.1998 tarihinden önceki 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesi öne çıkmakta ve bir kanun boşluğu da bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Yapılan değerlendirme neticesinde; davacı 357 Sayılı Askeri Hakimler Kanununa tabidir. 357 Sayılı Kanun Askeri Hakimlerin aylıkları ve bu aylıkların kapsamına dahil olan ödeneklerin tahsisleri konusunda 926 Sayılı Kanuna atıf yapmıştır. Uyuşmazlığın esasını oluşturan 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesi, aile yardımı ödeneğinin (2.8.1998 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan yasal değişiklik öncesi) çalışmayan eşler için verileceğini emretmiş ve miktarı konusunda 657 Sayılı Kanuna gönderme yapmıştır. Açıklanan tüm gerekçeler birlikte değerlendirildiğinde davacıya 926 Sayılı Kanunun 153 ncü maddesinde değişikliğin yapıldığı 2.8.1998 tarihine kadar aile yardımı ödeneği verilmesi gerektiğine karar verilerek idarenin anılan ödeneğin verilmemesi yönünde ortaya çıkan idari işlemi sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunmuştur.
Ayrıca idarenin 15 Ağustos - 15 Ekim 1997 tarihleri arasında ödemiş olduğu aile yardım ödeneğinin geri alınması işleminin incelenmesinde;
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.1.1973 tarihli ve Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarihli kararlarında aşağıda görüldüğü gibi benzer esaslı kararlar alınmış olup beliren ortak görüş şu şekildedir.
İdarenin; Kanunun terfi veya intibaka dayanarak ödediği meblağı, yokluk, açık hata, memurun gerçek dışı beyanı, hile hallerinde her zaman geri alınabileceği şeklindedir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ile yargı yolunun özdeşliği ve konuya daha fazla açıklık getirdiği düşüncesiyle Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu Kararının 3 nolu bendinde belirtildiği üzere; Yukarıda belirtilen istisnalar dışında kalan hatalı ödemelerin istirdadının, hatalı ödemenin yapıldığı tarihten başlamak üzere 90 gün içinde kabil olduğuna ve 90 günlük süre geçtikten sonra istirdat edilemeyeceği ... dair karar konuya tam bir çözüm getirmektedir.
Yukarıda belirtildiği üzere AYİMin kararları da bu doğrultuda olduğundan istikrar bulmuş içtihatların ve uygulamaların ışığında, idarenin hatalı olarak ödemiş olsa bile (ki ödeme yapılması işleminde herhangi hatalı bir ödeme ve hukuka aykırı bir durumun bulunmadığına karar verilmiştir) geri alma işlemi ancak son ödemenin yapıldığı tarihten itibaren 60 günlük idari dava açma süresinde açılabilecek bir dava ile istenebilirdi. Ancak karar düzeltme isteminden sonra verilen karar uyarınca artık önemini yitirmiş bulunan bu hususun dahi gerçekleştirilmemiş olması ve karar düzeltmesinden sonra verilen nihai karar ile ödemelerin hukuka uygun olarak kabul ve değerlendirilmesi yapıldığı için idarenin 15 Ağustos - 15 Ekim 1997 tarihleri arasında yapmış olduğu ödemeleri geri alma yönünde ortaya çıkan idari işlem konu, maksat ve sebep unsurları yönünden hukuka uyarlı bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda belirtilen nedenlerle dava konusuyla ilgili olarak idarenin tesis etmiş bulunduğu işlemler özellikle sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı bulunduğundan;
1. 15 Kasım 1997 - 2 Ağustos 1998 tarihleri arasında aile yardımı ödeneğinin ödenmemesi işleminin İPTALİNE ve bu tarihler arasında kanuni faizi ile birlikte davacıya ödenmesine,
2. Aile yardımı ödeneğinin geri alınmasına yönelik işlemin İPTALİNE.
KARŞI OY GEREKÇEMİZ
Karar Düzeltme Talebinin Kabulü ile İşlemin İptaline ilişkin çoğunluk kararına, Daireler Kurulunun 25 Haziran 1998 gün ve E.1998/57, K.1998/82 sayılı kararında belirtilen gerekçeler nedeniyle karşı oy kullanmış bulunuyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy