(926 S. K. m. 68)
Davacı dava dilekçesinde, er olarak askerliğini tamamladıktan sonra 08 Ağustos 1994 tarihinde Uzman Erbaş olarak atandığını, bu görevi yaparken astsubaylığa geçmek için açılan sınava katıldığını ve sınavı kazandığını, 02 Eylül 1996 tarihinde Piyade Astsubay Sınıf Okulunda derslerinde birinciliğe tırmanır şekilde başarılı olarak öğrenimini sürdürürken ağabeyi Uğur'un Fatih 3 ncü Asliye Ceza Mahkemesinin 1991 yılında verdiği beraat kararıyla sonuçlanan bir olay nedeniyle önce okuldan, sonra da uzman çavuşluktan ilişiğinin kesildiğini, her iki işlemin de haksız olduğunu, zira bu olayda ağabeyi Uğur'un isnat edilen suça katılmadığının mahkeme kararıyla sabit olduğunu, aile içinde gerek bu şekilde yargılanıp beraat eden bu ağabeyi, gerek tüm diğer kardeşleri ve babasının kamu görevi yaptıklarını, babasının öğretmen olup görevini halen sürdürdüğünü, en büyük ağabeyi Yılmaz Elbir'in de öğretmen olarak görevine devam ettiğini, kardeşi J. Astsb. Kd. Çvş. Vedat Elbir'in de söz konusu Mahkeme kararından bir yıl sonra, 1992 yılında, astsubay naspedildiğini ve halen Samsun-Vezirköprü Köprübaşı Karakol Komutanı olarak görev yaptığını, diğer taraftan öz amcası Kzn. Kd. Bçvş. Hamdi Elbir'in de halen Kurtarma ve Sualtı Komutanlığında görevli bulunduğunu, böylece tüm ailesinin büyük bir şeref ve onurla devlete hizmet etmekte olduğunu, hiçbir yasadışı eylemlerinin olmadığını, astsubay naspedilmesine az bir zaman kala ve okul birinciliği için yarıştığı bir evrede, hiçbir yasal dayanağı olmayan, altı yıl önce beraatla sonuçlanmış ve halen öğretmen olarak görev yapan ağabeyine isnat edilen bir olaydan dolayı kendisinin istikbalinin karartılmış olduğunu, evli ve bir ay sonra doğacak bir çocuk babası olduğunu, idarenin bu işlemiyle ailesinin tüm güzel beklentilerinin yok edildiğini belirterek işlemlerin iptaline ve öncelikle yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini istemiş bulunmaktadır.
Davacının yürütmenin durdurulmasına ilişkin istemi, davalı idarenin birinci savunması ve ekindeki işleme dayanak olan bilgi ve belgeler incelendikten sonra yerinde görülmüş ve 05 Haziran 1997 tarihinde Yürütmenin Durdurulmasına karar verilmiş bulunmaktadır.
Davacının uzman erbaş statüsünde iken Astsubay statüsüne geçirilmek üzere Piyade Astsubay Sınıf Okulunda öğrenimde bulunduğu sırada güvenlik soruşturmasının olumsuz çıkması nedeniyle ilişiğinin kesildiği, bunun dışında herhangi bir nedenin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
TSK Personel Kanunu m. 68/f maddesi uyarınca yürürlüğe konulan TSK Sınıf Okulları Yönetmeliğini 19/B-4 maddesi güvenlik soruşturması olumsuz çıkan öğrencilerin Astsubay Sınıf Okulundan ilişiklerinin kesileceğini amirdir.
Başsavcılık düşüncesinde de belirtildiği üzere, davacının ağabeyi olan ve halen öğretmen olarak görev yapan Uğur Elbir'in izinsiz gösteri yapmak, pankart asmak suçlarından yargılandığı, ancak Fatih Asliye Ceza Mahkemesinin 10.5.1991 tarih ve 1990/876, K. 1991/338 sayılı beraat kararında isnat edilen olaya karıştığına ilişkin yeterli delil bulunmadığı, dolayısıyla adı geçen sanığın atılı suçtan sübut yönünden beraat ettiği görülmektedir. Bu durumda olumsuz güvenlik soruşturmasına dayanarak alınan bu olayın davacı yönünden olumsuz güvenlik soruşturması mevcudiyetini göstermediği, bu nitelikte bir güvenlik soruşturması olmadığı sonucuna varılmıştır. O nedenle, tesis edilen gerek okuldan çıkarma, gerek uzman erbaş sözleşmesinin feshi işlemlerinin sebebi kalmayınca anılan işlemler konu unsuru ve ayrıca kamu yararı bulunmadığından amaç unsuru yönünden da sakatlanmış olmaktadır.
Yukarıda belirtilen nedenlerle, davacının gerek Piyade Astsubay Sınıf Okulundan çıkarılması, gerek uzman erbaş sözleşmesinin feshine ilişkin her iki işlem sebep, konu ve amaç unsurları yönünden hukuka ve mevzuata aykırı olduğundan İPTALLERİNE, yargılama giderlerinin 1602 Sayılı Yasanın 71 nci maddesi uyarınca davalı idareye yükletilmesine, 492 Sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca davalı idare harçtan muaf olduğundan davacı tarafından yatırılan başvurma, ilam ve yürütmeyi durma harçları toplamı olan 2.216.000 TL. (İki milyon iki yüz on altı bin lira)'nın davalı idareden alınmasına yer olmadığına, yine Harçlar Kanununun 31 nci maddesi uyarınca anılan harçların tutarı olan 2.216.000 TL. (iki milyon iki yüz on altı bin lira)'nın istenmesi halinde davacıya İADESİNE, davacı tarafından yatırılan ve harcanan 780.000 TL. (Yedi yüz seksen bin lira) posta giderinin davalı idareden alınıp davacıya verilmesine, davalı idarenin 13 Mayıs 1997 tarihli yazı ekinde gönderdiği belgelerin davalı idareye iadesine, 06 Kasım 1997 tarihinde OYBİRLİĞİ ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy