(1602 S. K. m. 7, 8, 9, 10, 80, Ek Geç. m. 1) (926 S. K. Ek. m. 18) (5434 S. K. Ek. m. 5, Ek. m. 68) (270 S. KHK. m. 3) (ANY. MAH. 18.12.1975 T. 1975/159 E. 1975/216 K.)
Davacı, 23.7.1993 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde özetle; Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeliğine 15.8.1984 tarihli kararname ile atandığını, iki yıl süre ile fiilen Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üyeliği görevini ifa ettiğini, bu görevinin hitamında Dz. K.Komutanlığı kadrolarında bir süre çalıştıktan sonra 2.9.1991 tarihinde kendi isteği ile emekliye ayrıldığını, 30.9.1992 tarihinde T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvurarak emekli aylığına yüksek hakimlik tazminatının da eklenmesini istediğini, davalı kurumun 9.4.1993 tarihli cevap yazısında kendisine yüksek hakimlik tazminatı verilmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, 1602 sayılı Kanunda 2568 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle, subay üyelerin bu mahkemede devamlı kalmaları ve kıdemli olmaları halinde Daire Başkanlığı yapabilmeleri olanağının kaldırılıp 80 inci maddedeki statükonun değiştirdiğini, subay üyelerin yargı görevini ifa ettikleri sürece hakimlik hak ve salahiyetlerinin devam ettiğini, Emekli Sandığının statükoyu tayin eden kanun hükümlerini yalnız asker üyeleri hakkında yorumlarken, Danıştay'ın da hakim olmayan üyeleri bulunduğunu düşünmediğini, oysa Danıştay'da da hukukçu olmayan üyeler bulunduğunu, bunların diğer hukukçu üyelerin haklarına sahip olduğunu, bu bakımdan davanın 2588 sayılı Kanunla hiçbir ilgisinin bulunmadığını, istemin kaynağı 2588 sayılı Kanundan 6 yıl sonra yürürlüğe giren 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararname olduğu halde, davalı idarenin bir statü kanunu olan 2568 sayılı Kanuna göre talebini reddettiğini, 2568 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden çok sonra gerek Askeri Yüksek İdare Mahkemesinden ayrılıp bilahare emekli olan subay üyelere, gerekse hukukçu olmayan Danıştay ve Bölge İdare Mahkemeleri üyeleri hakkında 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca işlem yapılarak yüksek hakimlik tazminatı ödenir iken, kendisine yüksek hakimlik tazminatı ödenmemesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek emeklilikte bu tazminattan yararlandırılmama işleminin iptalini talep ve dava etmiştir.
Dava, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iki yıl süre ile hakim sınıfından olmayan üye statüsü ile görev yaptıktan sonra, deniz kurmay albay olduğu için bir süre Deniz Kuvvetleri Komutanlığı kadrolarında çalışıp kendi isteği ile emekliye ayrılan davacıya, emekli statüsünde yüksek hakimlik tazminatı ödenmemesine ilişkin T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacı, 270 sayılı KHK. nin üçüncü maddesinin A ve C fıkraları gereğince kendisine yüksek hakimlik tazminatı ödenmesinin gerektiğini iddia etmekte, davalı idare ise 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 80. maddesi ile askeri hakim sınıfından olmayan üyeler ile askeri hakim sınıfından olan üyelerin farklı hükümlere tabi tutulduğunu, askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin, görevde oldukları süre içinde dahi yüksek hakimlik tazminatından yararlanmadıklarını, emekliye ayrılan bu subaylara 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca emeklilik statüsünde yüksek hakimlik tazminatı ödenmesine olanak bulunmadığını savunmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığını konusu; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iki yıl süre ile hakim sınıfından olmayan üye statüsü ile görev yaptıktan sonra kuvvetlerinde başka görevlere atanan ve oradan emekli olan kurmay subaylara emekliliklerinde yüksek hakimlik tazminatı ödenip ödenmeyeceği hususudur.
2 Şubat 1987 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/A maddesinde; Askeri yargıda aşağıda unvanları yazılı görevlerde bulunanlara, hizalarında gösterilen gösterge rakamlarının memur aylıklarına uygulanan katsayı ile çarpımı sonucu bulunan miktarda yüksek hakimlik tazminatı ödenir.
Bu tazminat, damga vergisi hariç herhangi bir vergiye tabi tutulmaz ve ödemelerde aylıklara ilişkin hükümler uygulanır. Bu tazminattan yararlananlara ayrıca 926 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanununun Ek 18. maddesi gereğince makam tazminatı ödenmez... hükmü yer almakta, tazminat verilecek görev unvanlarını belirten 13.7.1998 gün ve 486 sayılı KHK. nin 2. maddesi ile değişik cetvelin 3. maddesinde de, Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Üyeleri ile birinci sınıfa ayrıldıktan sonra bu sınıfta altı yılını tamamlamış ve askeri yüksek yargı organları üyeliklerine seçilme niteliklerini kaybetmemiş olan askeri hakim subayların tazminat göstergelerinin 5000 olduğu belirtilmektedir.
270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/C maddesinde, yüksek hakimlik tazminatı almaya müstahak oldukları tarihten itibaren bu görevlerde en az iki yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrılanlara, bu maddeye göre bulunacak miktarın tamamı hayatta bulundukları sürece 1. C. Emekli Sandığınca ödenir hükmü yer almaktadır.
12 Aralık 1992 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 3856 sayılı Kanunun l inci maddesi ile değiştirilen 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununun Ek 5 inci maddesinin l inci fıkrası ise; Makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya yüksek hakimlik tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir hükmünü taşımaktadır.
Davacıya, emekli deniz kurmay albay olması nedeniyle, T.C. Emekli Sandığınca, 926 sayılı TSK. Personel Yasasının Ek 18 nci maddesi uyarınca makam tazminatı ödenmektedir. Yukarıda belirtilen 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve T.C. Emekli Sandığı Yasasının Ek 68 nci maddesi karşısında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin hakim sınıfından olmayan üyelerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi statüsünde bulundukları süre içinde yüksek hakimlik tazminatı adı altında bir ödeme yapılmakta ise ve ödenen bu tazminatın subay olarak kendilerine ödenen makam tazminatından fazla olması ve tazminatların ödendiği görevlerde toplam iki yıldan fazla bulunmaları halinde, bu tazminatlardan yüksek olanın, Askeri Yüksek idare Mahkemesinin hakim sınıfından olmayan üyelerine ve bu arada davacıya emekli statüsünde de ödeneceği tartışmasız olacaktır.
Ancak, bunun için davacıya, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi statüsünde bulunduğu sırada yüksek hakimlik tazminatı adı altında bir tazminat ödenip ödenmediği konusunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Zira söz konusu tazminatın emekli statüsünde alınabilmesi, görevde iken bu isim altında bir tazminat alınmasına bağlıdır. Bu zorunluluk 270 sayılı KHK. nin 3/C maddesindeki yüksek hakimlik tazminatı almaya müstahak olma ibaresinden anlaşılmaktadır. Görevde iken, bu tazminata müstahak olunmalıdır ki, aynı tazminatın emekli statüsünde de ödenmesi mümkün olabilsin. Davacı, emekli statüsünde kendisine yüksek hakimlik tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia etmekte ise de, bu iddiasını, sadece 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerine yüksek hakimlik tazminatı verileceğine ilişkin hükümlerine ve kendisinin de bu sıfatı iki yıl süre ile taşıdığı olgusuna dayandırmaktadır. Bu dayanak, kurulumuz çoğunluğunca davacının haklılığını kabule yeterli görülmemiştir.
Kamu görevlileri, bir statü yasasına tabidirler ve özlük hakları, statü yasalarında belirlenir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, iki ayrı statüden üyelerin görev yaptıkları bir yüksek yargı organıdır. Bunlardan askeri hakim üyelerin statü yasası, 357 sayılı Askeri Hakimler Yasası ve onun göndermede bulunduğu konularda 926 sayılı TSK. Personel Yasasıdır. Hakim sınıfından olmayan üyeler ise, iki yılını doldurmuş kurmay yarbaylarla, albay rütbesinde üç yılını doldurmamış kurmay subaylar olup, bunların statü yasaları da 926 sayılı TSK. Personel Yasasıdır. 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Yasası, yine bu mahkeme üyeliği ile ilgili bir statü yasasıdır. Bu yasa özlük haklarını düzenlemiş, bunu yaparken üyelerin statü yasalarına da göndermeler yapmıştır.
1488 sayılı Anayasa Değişikliği ve buna dayanılarak çıkarılan 4.7. 1972 gün ve 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Yasasının 80 inci maddesinin ilk metninde, hakim sınıfından olmayan üyelerin yükselme, sicil işlemleri, yaş haddi, emeklilik ve diğer haklar yönünden kendi sınıfındaki emsallerine uygulanan hükümlere tabi oldukları belirtilmiş idi. Ancak bu hüküm, Anayasa Mahkemesinin 18.12.1975 gün ve E. 1975/159, K. 1975/216 sayılı karan ile iptal edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, aynı kararı ile, hakim sınıfından olmayan üyelerle ilgili ve bu üyelerin görev süresinin en az üç yıl olduğuna ilişkin 10 uncu maddeyi de iptal ettiğinden, söz konusu iptal kararından itibaren, hakim sınıfından olmayan üyeler, hakim sınıfından olan üyeler ile aynı statüye girmişlerdir. Zira, 80 inci maddenin, zaten Anayasa Mahkemesinin iptal kararı kapsamına girmeyen üçüncü fıkrasında askeri hakim sınıfından olmayan başkan ve üyelere, bu görevleri süresince hem rütbe aldıkları hakim sınıfından olan üyelere ödenen miktar ve esaslara göre ek göstergeli olarak aylık ödeme yapılır hükmü yer aldığından ve yine hakim sınıfından olmayan üyelere 22.5.1975 gün ve 1903 sayılı, 521 sayılı Danıştay Kanununa Bir Ek Madde İle İki Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun la brüt aylıklarının % 50si oranında yargı ödeneği verileceği hükme bağlandığından, askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin statüleri, yaş haddine kadar emekli edilememe, idarece başka bir göreve atanamama, aylık, ek gösterge ve yargı ödeneği açısından, aynı rütbe ve kıdemdeki askeri hakim sınıfından üye ile aynı duruma girmiş idi, burada gözden kaçırılmaması gereken yön, hakim sınıfından olmayan bu üyelerin gerek aylık ve ek göstergelerinin, gerek yargı ödeneklerinin kendi adlarına bir hak olarak tahakkuk edecek biçimde düzenlenmiş olmasıdır. Başka bir deyişle bu üyeler bu ödemelere müstahak olmuşlardır.
Ancak 26 Aralık 1981 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 2568 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu ile Askeri Hakimler Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun un ek geçici 1 nci maddesi Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin askeri hakim sınıfından olmayan başkan ve üyelerine 4.7.1972 gün ve 1602 sayılı Kanunla tanınan sıfat ve teminat bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte sona erer hükmünü taşıdığından, yukarıda açıklandığı üzere, askeri hakim sınıfına mensup üyelerden hiç bir farklılığı kalmamış olan, hakim sınıfından olmayan üyelerin mahkemedeki varlıkları sona ermiş, bu sonucu doğuran 2568 sayılı Yasa, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Yasasının birçok maddesi yanında konumuzu ilgilendiren 7, 8, 9, 10 ve 80 nci maddelerini değiştirerek, Kanunun yürürlüğe girdiği tarih olan 26.12.1981 tarihinden itibaren yeni bir hakim sınıfından olmayan üye statüsü getirmiştir.
Yapılan değişiklikle, hakim sınıfından olmayan üyelerin kurmay subay olması öngörülmüş, görev süresi dört yıllık bir tavan ile sınırlanmış, eski düzenlemenin aksine, asgari görev süresi gösterilmemiş ve konumuzu ilgilendiren 80 inci madde yeniden düzenlenmiştir. Maddenin ilk metinde yer alan, hakim sınıfından üyelere ödenen miktar ve esaslara göre ek göstergeli olarak aylık ödeme yapılacağı hükmü kaldırılmış, yerine, aylık, ek gösterge, yan ödeme, hizmet ödeneği gibi ödemeler, yükselme ve yaş, emeklilik ve diğer özlük hakları yönünden emsali subaylara uygulanan hükümlere tabi oldukları hükmü getirilmiştir. Böylece, yeniden düzenlenen statü içinde, hakim sınıfından olmayan üyelere aylık ödemelerinin nasıl yapılacağı belirtilmiştir. İlgili üyelere, önce, sanki Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeliğine atanmamış gibi, rütbe ve kıdemlerine göre 926 sayılı Yasanın öngördüğü tüm ödemeler her ay tahakkuk ettirilecek, ancak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi olmaları nedeniyle de ayrıca, yine 80 inci maddenin yeni metninin ifadesiyle yukarıda belirtilen çeşitli ödemeler sonucu bir ayda aldıkları net tutarlar, aynı rütbe ve kıdemdeki hakim üyelerin bir ayda aldıkları net tutarlardan az ise, aradaki fark ayrıca tazminat olarak kendilerine ödenecektir.
Görülüyor ki, Askeri Yüksek idare Mahkemesinin hakim sınıfından olmayan albay rütbesindeki üyelerine, bu görevleri süresince, subaylık sıfat ve statülerinden kaynaklanan makam tazminatı, 926 sayılı Yasanın Ek 18 inci maddesi uyarınca 2000 gösterge üzerinden ödenecek, buna karşılık 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyelerine ödeneceği belirtilen yüksek hakimlik tazminatı ise, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi oldukları halde ödenmeyecektir. 80 nci madde yer alan diğer özlük hakları yönünden emsali subaylara uygulanan hükümlere tabidir ibaresi ile aynı maddede yer alan bu üyelerin yukarıda belirtilen çeşitli ödemeler sonucu bir ayda aldıkları net tutarlar ibaresi açık olup başka biçimde yorumlanması olanaksızdır.
Belirtilen nedenlerle, muvazzaf statüde ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyesi sıfatını taşıdıkları süre içinde, 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, yüksek hakimlik tazminatına bu kararnamedeki deyimle müstahak olmayan, kendilerine bu ad altında bir tazminat ödemesi yapılmayan, ancak, Anayasanın 157 inci maddesinin öngörmesi ve 1602 sayılı Yasa gereği kendisine geçici bir süre hakimlik yetkileri tanınan kurmay subay üyelere, aynı rütbe ve kıdemdeki hakim sınıfına mensup üye ile aralarında bu geçici statüde bulundukları süre içinde parasal bir eşitlik sağlanması yoluna gidilmiş, subay olarak hak ettikleri aylık, ek gösterge, yan ödeme, hizmet ödeneği gibi çeşitli ödemeler sonucu bir ayda aldıkları net tutar, aynı rütbe ve kıdemdeki hakim üyenin bir ayda aldığı net tutardan az ise, aradaki farkın tazminat olarak kendilerine ödenmesi, yasa koyucunun bir tercihi olarak açık biçimde ortaya konularak, söz konusu parasal eşitlik sağlanmıştır. Parasal eşitliği sağlamak amacıyla verilen bu tazminat ise, yüksek hakimlik tazminatı değildir. Bu tazminat, 1602 sayılı Yasanın 80 inci maddesinin öngördüğü özel bir tazminat olup ilgili kurmay subay üyenin rütbesine ve kıdemine göre değişen miktarlarda ödenebilmektedir, ödenebilmektedir diyoruz, zira, kurmay üyenin aldığı aylık fazla ya da eşitse bu fark tazminatını almamaktadır.
Davacıya muvazzaf statüde görev yaptığı süre içinde sadece makam tazminatı ödenmiş olup yüksek hakimlik tazminatı hiç ödenmemiş olduğundan, ortada T.C. Emekli Sandığı Yasasının Ek 68 nci maddesi kapsamında düşünülebilecek bir hukuki sorun bulunmamakta, bu maddenin davada uygulanması söz konusu olmamaktadır. Zira anılan madde, hem yüksek hakimlik tazminatı, hem de makam tazminatı ödenmesi gereken görevlerde bulunmalarla ilgilidir.
1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Yasasının yukarıda değinilen 2568 sayılı Yasa ile değişik 80 inci maddesi yürürlükte olup 270 sayılı KHKnin söz konusu maddeyi yürürlükten kaldırıcı veya değiştirici bir etkisi yoktur. Bu nedenle 270 sayılı KHKnin, kendilerine Yüksek Hakimlik Tazminatı verilmesini öngördüğü Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri kapsamına, Mahkemenin 2588 sayılı Yasa ile değişik 7, 8, 9, 10 ve 80 inci maddeleri ile statüleri yeniden belirlenen hakim sınıfından olmayan üyeler girmemektedir. Anılan kanun hükmündeki kararname, mahkemenin hakim sınıfından üyeler ile 2588 sayılı Yasadan önceki statü ile görev yapmış olan hakim sınıfından olmayan üyeleri kapsamaktadır.
Dosyada mevcut tüm bilgi ve belgelerle açıklanan mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi sonunda; Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde iki yıl süre ile hakim sınıfından olmayan üye statüsü ile görev yaptıktan sonra, atandığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesindeki görevden emekli olan davacının emekliliğinde 270 sayılı KHKnin 3A, C maddeleri uyarınca yüksek hakimlik tazminatından yararlandırılmasına yasal dayanak bulunmadığından davalı idarece tesis edilen işlemin yasaya uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu itibarla; dayanaktan yoksun bulunan DAVANIN REDDİNE,
KARŞI OY YAZISI
5434 Sayılı T. C. Emekli Sandığı Kanununun 3.12.1092 tarih ve 3855 sayılı Kanun ile değişik EK 68 nci maddesi makam tazminatı ile yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görevlerde toplam 2 yıl bulunduktan sonra emekliye ayrılanlara makam veya hakimlik tazminatları bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir. Bu tazminatlar ölenlerin 5434 sayılı Kanunun 67 nci maddesinde belirtilen aylığa müstahak dul ve yetimlerine 68 nci maddedeki oranlar üzerinden ödenir... hükmünü amirdir.
Bu hükme göre, Emekli Sandığından Emekli, dul ve yetim aylığı alanlara yüksek hakimlik tazminatı ödenebilmesi için bu görevlerde en az iki yıl görev yapmak yeterlidir.
Davalı İdarece 1.7.1994 tarihli savunma layihasında da ifade edildiği gibi hakim sınıfından bulunmadıkları halde hakimlik görevi yapanlar hakkında açık bir hüküm getirilmemiştir.
Kanun koyucu, makam ve yüksek hakimlik tazminatlarından yararlanabilmek için bu tazminatların ödenmesini gerektiren görevlerde en az iki yıl bulunmuş olmayı yeterli görmüş, bu tazminatlardan yararlanacak kişilerin herhangi bir sınıfa mensup olması şartını aramamıştır. Bu husus bulundukları en üst görevleri esas alınarak ödenir biçimindeki ifadeden kolaylıkla anlaşılabilmektedir.
Davalı idarece Askeri Yüksek idare Mahkemesi Başkanlığının 9 Şubat 1993 tarihli bir yazısına yollamada bulunularak, 1602 sayılı Kanunda yapılan değişiklikler neticesinde 80 nci madde ile, aylık, ek gösterge, yan ödeme, hizmet ödeneği gibi ödemeler yani tazminat ve yüksek hakimlik tazminatı ile yükselme, yaş hadleri ve emeklilik ile diğer özlük hakları bakımından askeri hakim sınıfından olan üyelerin tabi oldukları hükümlerden ayrı tutularak emsali subaylara uygulanan hükümlere tabi bulundukları, ancak çeşitli ödemeler sonucunda askeri hakim sınıfından olmayan üyelerin bir ayda aldıkları net tutarlar askeri hakim sınıfından olan üyelerin bir ayda aldıkları not tutardan az olması halinde aradaki farkın tazminat adı altında görevleri esnasında kendilerine ödeneceği hükme bağlandığı görevde iken yüksek hakimlik tazminatından yararlanmayan ve daha sonra bulundukları rütbeden emekliye ayrılan subayların 270 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameden yararlanamayacağı savunulmuş ise de; davalı idarece dayanak alınan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanlığının 9.2.1993 tarihli yazısının başında Askeri Yüksek idare Mahkemesi üyelerinin statülerini belirleyen Anayasa ve 1602 sayılı Kanundaki hükümlerinin geçirdiği evreler açıklanmıştır. Bu konuda esasen taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Anılan yazının son paragrafında; Mevcut hukuka perspektif esas alındığında; bugün için hakim sınıfından olmayan üyeler bu görevde kaldıkları sürece işlevlerini, Anayasa ve yasaların tanıdığı bağımsızlık ve teminat ilkeleri doğrultusunda aynen bir askeri hakim üye gibi yerine getirmekle birlikte, aylık, ek gösterge, tazminat, Yüksek Hakimlik Tazminatı, yükselme ve yaş hadleri ile emeklilik ve diğer özlük hakları bakımından askeri hakim sınıfından olan üyelerin tabi bulundukları hükümlere değil, emsali subaylara uygulanan hükümlere tabidirler. Ancak 'çeşitli ödemeler sonucu bir ayda aldıkları net tutarlar, askeri hakim sınıfından olan üyelerin aylık net tutarlardan az ise, aradaki fark yine Kanunun amir ve buyrultucu hükmü gereği kendilerine tazminat adı altında ödenmektedir denilmiş olmasına, kurmay subayların Yüksek Hakimlik Tazminatından yararlandırılamayacağı şeklinde yorumlanamaz. Zara bu yazı kurmay subaylara yapılan ödeme biçimini açıklayan bir yazıdır.
Askeri Yüksek idare Mahkemesi Başkanlığının yazısı ile aşağıdaki açıklamalar bir arada değerlendirildiğinde davacının Yüksek Hakimlik Tazminatından yararlandırılması gerektiği görülecektir. 80 nci maddesindeki değişiklikler, bu değişikliklerin yapılmasındaki amaç, Kanunun gerekçesi, Milli Güvenlik Konseyindeki görüşmeler sırasında üyeler tarafından yapılan konuşmalar nazara alındığında, Askeri Yüksek idare Mahkemesinde görevlendirilecek kurmay subayların, hakimlere ödenen tazminatlardan yararlanmasının engellenmesi değil, bilakis öncelikle emsali subayların aldıkları zam ve tazminatlardan yararlandırılmaları, eğer hakim sınıfından üyelerden fazla aylık alıyorlarsa bunu almaya devam etmeleri, hakim sınıfından üyelerden az alıyorlarsa aradaki farkın da kendilerine ödenmesinin sağlanmasının hem kurmay subayların aldıkları tazminatları hem de hakim üyelerin aldığı tazminatları bir arada almasının önlenmesinin amaçlandığı görülmektedir.
Nitekim uygulamada da, kurmay subayların aylıkları, hakim üyelerin aylıklarından az olduğu için, subaylara her ay hakim subaylardan az aldıkları oranda tazminat ödenmektedir.
Öte yandan yüksek hakimlik tazminatı, 270 sayılı Kanun Hükmün de Kararname ile kabul edilmiş olup Yüksek Hakimlik Tazminatı Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararname adıyla, 2 Şubat 1987 tarih 19360 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kararnamenin 3 ncü maddesinin A Fıkrasıyla Askeri Yargıda aşağıda unvanları yazılı görevlerde bulunanlara hizalarında gösterilen Yüksek Hakimlik Tazminatı ödenir.. hükmü getirilmiştir.
Metninden de anlaşılacağı gibi, kararnamede, Yüksek Hakimlik Tazminatından yararlana bilmek için, Kararnamede yazılı görevlerde bulunmak yeterlidir. Eğer bu tazminattan yararlanmak için mutlaka hakim sınıfından olmak, zorunlu görülseydi kararnamede görevlerde bulunmak deyiminin kullanılmasıyla yekinilmez Hakim sınıfından olmak ve belirlenen görevlerde bulunmak deyimine yer verilirdi.
Nitekim aynı fıkranın devamında; yüksek hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren görev unvanları sayılmış olup 3 ncü bendinde kurmay subay ve Askeri Hakim ayırımı gözetmeksizin Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi üyeleri denilmek suretiyle Askeri Yüksek idare Mahkemesinin tüm üyelerinin Yüksek Hakimlik Tazminatından yararlanacağı açık ve hiç bir kuşkuya sebebiyet vermeyecek biçimde hükme bağlanmıştır.
Anılan 3 ncü maddenin C fıkrasında da Yüksek Hakimlik Tazminatı almaya müstahak oldukları tarihten itibaren bu görevlerde en az iki yıl çalıştıktan sonra emekliye ayrılanlara, bu maddeye göre bulunacak miktarın yarısı hayatta bulundukları sürece T.C. Emekli Sandığınca ödenir. T.C. Emekli Sandığı bu ödemeleri üç aylık devreler halinde faturası karşılığında hazineden tahsil eder hükmü getirtilerek, yüksek hakimlik tazminatını almaya hak kazananların, bu hakkı kazandıran görevde en az iki yıl çalıştıktan sonra, başka görevde iken emekliye ayrılmış olsalar dahi ömür boyu bu tazminattan yararlandırılacağı hükme bağlanmış, daha sonra bu oran tama çıkarılmış, tazminattan dul ve yetimlerin do yararlanmasını sağlayan değişiklik yapılmıştır.
30.6.1988 tarih ve 19858 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 328 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ve 270 sayılı KHK. nin 1 ve 3 ncü maddelerindeki gösterge rakamlarının değiştirilmesi dışında başkaca hiçbir hüküm getirilmemiştir.
Keza 11.4.1990 tarih ve 20489 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 418 sayılı KHK. ile 270 sayılı KHK. nin 3 ncü maddenin 1, 2 ve 3 ncü maddelerinde yer alan gösterge rakamları 1990 yılından 1995 yılına kadar arttırılarak yeniden belirlenmiş (c) bendinin 2 nci fıkrası Askeri Hakim Sınıfı General ve Amirallerle kıdemli albaylara yukarıdaki esaslara göre ödenen tazminat miktarının rütbelerinin karşılığı makam tazminatından az olması halinde, rütbelerinin karşılığı makam tazminatı ödenir hükmü getirilmiştir.
15 Temmuz 1993 tarih 21638 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 486 sayılı KHK. ile de, sadece gösterge rakamlarının değiştirilmesiyle yetirilmiştir.
Eğer Askeri Yüksek idare Mahkemesinde üyelik yapmış kurmay subayların, Yüksek Hakimlik Tazminatından yararlandırılmamalar amaçlanmış olsaydı, 270, 328, 418 ve 486 sayılı KHK. lerde bu konuda açık hüküm getirildi.
Görüldüğü gibi Yüksek Hakimlik Tazminatı 270 sayılı KHK. ve onu değiştiren diğer KHK. ler düzenlenmiş olup bu düzenleme, 1602 sayılı Kanunun 80 nci maddesine nazaran özel bir düzenlemedir. 80 nci maddedeki değişiklik 1981 yılında yapılmış olmasına karşın yüksek hakimlik tazminatı 1087 yılında kabul edilmiştir.
1602 sayılı Kanunun 89 nci maddesinden hareket edilerek Askeri Yüksek İdare Mahkemesindeki kurmay subayların yüksek hakimlik tazminatından yararlanmadığını söylemek, bir noktada uygulamayı ve gerçekleri inkar anlamına gelir zira kurmay yarbay iken üyeliğe seçilen bir kurmay subay, hakim sınıfından olan Kıdemli Hakim Albay kadar aylık almaktadır. Bu da Kanun Koyucunun kurmay subaylarla hakim subaylar arasında, aylık ve tazminatlar bakımından bir fark yaratmak istemediğini gösterir.
Öte yandan, Askeri Hakim Sınıfından olan üyelerin aldığı Yüksek Hakimlik Tazminatından emekli keseneği kesilmemektedir. Bu itibarla kurmay subayların Askeri Yüksek İdare Mahkemesinde görevli oldukları sürece Yüksek Hakimlik Tazminatlarından emekli keseneğinin kesilmemesi sebebiyle emeklilikte bu tazminattan yararlanamayacakları söylenemez.
EK 68 nci madde makam tazminatı ve Yüksek Hakimlik tazminatı ödenmesini gerektiren bir görevde bulunmayı yeterli gördüğü için, görevde iken albaylık makam tazminatından hiç yararlanmayan Askeri Yargıtay ve Yüksek idare Mahkemesinin üyeleri emekliklerinde, albaylık makam tazminatı yüksek hakimlik tazminatından fazla ise albaylık makam tazminatından yararlanabilecektir, oysa bunlardan albaylık makam tazminatını hiç almadan emekliye ayrılanlar olmaktadır.
Bu nedenlerle davacının yüksek hakimlik tazminatından emeklilikte de yararlandırılması gerektiği, davalı idarece davacı hakkında tesis edilen işlemin sebep unsuru bakımından mevzuata ve hukuka aykırı olması sebebiyle iptaline karar verilmesinin gerektiği durumunda olduğunda çoğunluk kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy