(926 S. K. m. 8, 22, 112, 113, Geç. m. 22)
Davacı, 20.4.1994 tarihinde kayda geçen dava dilekçesinde, İç Hastalıkları uzmanlığı eğitiminde geçirdiği sürenin, idarece 10 yıllık yükümlülük süresinden sayıldığını, buna paralel olarak, kardiyoloji uzmanlık eğitiminde geçen süre için eklenecek yükümlülüğün de bu dalda uzmanlık öğrenimini bitirdiği 3.1.1992 tarihinde başlaması ve 3.1.1994 tarihinde bitmesi gerektiğini, İç Hastalıkları uzmanlığı eğitimi nedeniyle eklenen 4 yıllık ek yükümlülük süresinden eksik kalan bir yıl on aylık sürenin, kardiyoloji uzmanlık eğitimi içinde tamamlanmış sayılmasını, idarenin bu tür bir uygulamayı Tbp. Kd. Bnb. ................. hakkında yaptığı halde kendisine uygulamamasının, idarenin işlem ve eylemlerinin eşitlik ve genellik ilkesine aykırı olmayacağı yolundaki prensibe uymadığını, uygulamanın tekliğinin zedelendiğini ileri sürmüş, 926 sayılı Kanunun 113 ncü maddesine aykırı olduğundan bahisle, işlemin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
926 sayılı TSK. Personel Kanununun, genel haklar başlığını taşıyan üçüncü bölümünde yer alan 8 nci maddede, subay, astsubay ve askeri öğrencilerin özel kanundaki koşullar altında emeklilik hakları bulunduğuna işaret edildikten sonra, subay ve astsubayların bu kanunda belirtilen yükümlülük sürelerini tamamlamadıkça emekliliklerini isteyemeyecekleri belirtilmiştir. Görülüyor ki yükümlülüklerini tamamlamayan subay ve astsubaylar emeklilik için özel Kanun olan T.C. Emekli Sandığı Kanununda belirtilen süreler kadar hizmet etmiş olsalar bile, yükümlülüklerini tamamlamadan emekliliklerini isteyemeyecekler, isteyecek olurlarsa bu istekleri idarece olumlu karşılanmayacaktır.
Tabip subay olan davacının emeklilik isteminin idarece olumsuz karşılanması üzerine taraflar arasında baş gösteren dava konusu uyuşmazlığın çözümünde bu yüzden 926 sayılı Kanunun yükümlülük ile ilgili hükümlerine, özellikle 113 ncü maddeye verilecek anlam önem kazanmaktadır.
Davacının 14.7.1971 tarihinden önce askeri öğrenci statüsünde bulunduğu taraflar arasında tartışmasız olup, 926 sayılı Kanunun 2028 sayılı Kanun ile değişik geçici 22 nci maddesi karşısında, adı geçenin, subay olmaktan kaynaklanan yükümlülük süresi on yıldır.
Davacı 31.3.1977 tarihinde tabip teğmen nasbe dilmiş, 28.10.1983 tarihinde iç Hastalıkları uzmanlığı öğrenimine başlamış, bu öğrenimi 28.10.1987 tarihinde bitirmiştir. Bu tarihten itibaren 2 yıl 2 ay iç hastalıkları uzmanı olarak görev yapmış, 28.12.1989 tarihinde kardiyoloji uzmanlık öğrenimine başlamış, bu öğrenimi de 28.12.1991 tarihinde bitirmiştir. Davacının kardiyoloji uzmanı olarak Mareşal Çakmak Asker Hastanesindeki görevine başlama tarihi 10.2.1992 dir.
Davacı, uzmanlık öğrenimleri nedeniyle eklenen yükümlülüklerin bitim tarihinin 3.1.1994, idare ise 10.12.1995 olduğunu iddia etmektedir.
Davacının iddiası, iç hastalıkları uzmanlık öğrenimi nedeniyle ortaya çıkan 4 yıllık ek yükümlülükten arta kalan bir yıl on aylık sürenin, kardiyoloji uzmanlık öğrenimi sırasında yerine getirilmiş sayılması gerektiği görüşüne dayanmaktadır, idare ise, davacının kardiyoloji uzmanlık öğrenimine başlamakla dört yıllık ek yükümlülüğünü tamamlamadığını, eksik kalan bir yıl on aylık yükümlülük ile kardiyoloji öğreniminden doğan iki yıllık yükümlülüğü yerine getirmesi gerektiğini, bu duruma göre kardiyoloji uzmanlığı kadro görevine katıldığı tarih de göz önünde tutulduğunda, yükümlülüklerini 10.12.1995 tarihinde tamamlamış olacağını ileri sürmektedir.
Subay nasbedildikten sonra meslekleriyle ilgili ihtisas yapanların yükümlülüklerinin, buralarda geçen süreler kadar uzatılacağı 926 sayılı TSK. Personel Kanununun 113 ncü maddesinin (b) bendinin açık hükmüdür. Bu bendin, 499 sayılı KHK. ile değişik olup, bugün yürürlükte bulunan metni şöyledir. Subay nasbedildikten sonra Silahlı Kuvvetler hesabına yurtiçindeki fakülte ve yüksekokullarda öğrenim, yapanlarla, meslekleriyle ilgili ihtisas yapanların yükümlülükleri, buralarda geçen süreler kadar uzatılır 113 ncü maddenin (b) bendi, 2642, 2870 sayılı Kanunlarla ve 499 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmiş ise de, bu değişiklikler, yurtdışına daimi görevle atanan subayların yükümlülük sürelerinin buralarda geçirilecek süre kadar uzatılmasına (2642 sayılı Kanun), yurtdışı göreve atananların yükümlülükleri ile ilgili bu hüküm kapsamına astsubayların dahil edilmesine (2870 sayılı Kanun) ve yurtdışı göreve atanmanın ek yükümlülük gerektiren bir durum olmaktan çıkarılmasına (499 sayılı KHK.) ilişkin olup, meslekleriyle ilgili tahtisas yapanların yükümlülüklerinin buralarda geçen süre kadar uzatılması kuralı bu değişikliklerden etkilenmemiştir.
Maddenin, ek yükümlülük sürelerinin başlangıcına ilişkin (c) bendi ise, 926 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten bugüne kadar hiç değişmemiştir. Bu bent (Kanunda fıkra olarak isimlendirilmiştir) şöyledir.
(a) ve (b) fıkraları gereğince yükümlülüklere eklenecek hizmet sürelerinin başlangıç tarihleri:
1. Yükümlülük süresini tamamlamadan gidenlerin, yükümlülük süresini tamamladıktan sonra,
2. Yükümlülük süresini tamamlayarak gidenlerle, yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanların,
Kadro görevine fiilen katıldıkları tarihten başlar
Maddede geçen gidenler sözcüğünün, öğrenim veya ihtisas yapanlar açısından öğrenim veya ihtisasa başlayanlar olarak algılanması gerektiği madde metninden anlaşılmaktadır.
(c) bendinin 1 nolu alt bendinde, yükümlülük süresini tamamlamadan uzmanlık eğitimine başlayanlardan söz edildikten sonra, 2 nolu alt bendin ikinci halinde, yükümlülüklerini bu süre içinde tamamlayanlar denildiğinden, 1 nolu alt bentte belirtilen subayların, tıpta uzmanlık öğrenimine, yükümlülük süresi içinde başlayıp, bu öğrenimlerini yine yükümlülük süresi içinde bitiren subaylar olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu duruma giren subaylar, 112 nci maddedeki yükümlülük süresi içinde uzman unvanını aldıklarından, yükümlülüklerinin geri kalan süresi içinde bu unvanla görev yapacaklar, yükümlülük süresi bittikten sonra da o unvanı elde etmek için gördükleri uzmanlık eğitimi kadar süreyi ek yükümlülük olarak yerine getireceklerdir. Bu gruba giren subayların, uzman olarak yapacakları hizmetin süresinin; uzmanlık eğitimine yükümlülük süresini bitirdikten sonra başlayanlar veya uzmanlık eğitimine yükümlülük süresinin sonlarına doğru başlayıp, yükümlülüklerini uzmanlık eğitimi sırasında bitirenlere göre daha uzun süreli olacağı, ancak bunların Silahlı Kuvvetlerdeki asgari hizmet süresinin yükümlülük + uzmanlık eğitimi süresi kadar olacağı ortadadır. Uzmanlık öğrenimine, 112 nci maddedeki yükümlülüğünü tamamladıktan sonra bağlayanlar ile uzmanlık eğitimine yükümlülüğünün son yıllarında başlayanların Silahlı Kuvvetlerdeki asgari' hizmet süreleri ise, yükümlülük + uzmanlık Öğrenimi süresi (öğrenime yükümlülüğünün son yıllarında başlayanlar için, uzmanlık öğrenimlerinin, yükümlülük süresinin bitiminden sonraki tarihe sarkan süresi) + uzmanlık eğitimi süresi olacağı kuşkusuzdur. Böylece uzmanlık öğrenimine daha önce başlayanın, eğer Silahlı Kuvvetlerden ayrılmak istiyorsa, diğerlerine göre daha erken ayrılmasını sağlayan bir sistem getirilmiştir. Bu durum, uzmanlık öğreniminde geçen sürenin, aynı zamanda yükümlülükten sayılması ile sağlanmıştır, ilgili subay, uzmanlık öğrenimi yaparken, aynı zamanda 926 sayılı Yasanın 112 nci maddesinde düzenlenen (ya da davacı açısından olduğu gibi geçici 22 nci maddeye dayanan) ve subay nasbedilmekle başlayan yükümlülüğünü de tüketmektedir. Başka bir anlatımla hem uzmanlık öğrenimini yapmakta, hem de yükümlülüğünü yerine getirmektedir.
Özetlenecek olursa 113 ncü maddenin (c) bendi uzmanlık öğrenimi yapmaktan kaynaklanan ek yükümlülük süresini ve bunların başlangıcını üç duruma göre düzenlemiştir.
Birinci durum, uzmanlık öğrenimine yükümlülük süresi içinde başlayıp, yine yükümlülük süresi içinde bitirmektedir. Bunların uzmanlık öğreniminden doğan ek yükümlülükleri, asıl yükümlülüklerini tamamladıkları tarihten başlar.
İkinci durum, yükümlülük bittikten sonra uzmanlık öğrenimine başlamak ve bitirmektir.
Üçüncü durum ise, yükümlülük süresi içinde uzmanlık öğrenimine başlamak ve bu öğrenimi yükümlülük süresi tamamlandıktan sonra bitirmektir, ikinci ve üçüncü durumlar için ek yükümlülüğün başlangıcı, yeni görev kadrosuna fiilen katılma tarihidir.
Görülüyor ki, yasa koyucu, bütün bu durumlarda, uzmanlık öğreniminde geçen süreyi bir ek yükümlülük olarak, asıl yükümlülüğe eklemekte ve tam olarak yerine getirilmesini öngörmektedir. Yasa koyucu, böylece, uzmanlık öğrenimi yapmasına olanak tanıdığı, bunun sonucu mesleki düzeyinin yükselmesini sağladığı subaya, edindiği yeni formasyonla Silahlı Kuvvetlere hizmet etme zorunluluğu getirmektedir. Bu kural, her nimet bir külfet karşılığıdır biçiminde ifade edilebilecek bir değer yargısının yasaya yansıması olarak belirmektedir.
Yasanın bu kabulünün yan dal uzmanlık öğrenimi görenler için de aynen geçerli olduğu kuşkusuzdur. Uzmanlık öğreniminde geçen süreyi, aynen yerine getirilmesi gereken bir ek yükümlülük olarak gören yasaya, yan dal uzmanlık eğitimi söz konusu olduğunda değişik bir anlam vermek, yan dal uzmanlık öğreniminde geçen süreyi, önceki uzmanlık öğreniminin getirdiği ek yükümlülük süresi içinde geçmiş ve onu tüketmiş bir hizmet kabul etmek, yasaya taşımadığı bir anlamı vermek olur. Uzmanlık öğrenimi süresi nasıl tam olarak yerine getirilmesi gereken bir ek yükümlülük süresi ise, yan dal uzmanlık öğrenimi süresi de, tam olarak yerine getirilmesi gereken bir ek yükümlülük süresidir. Yasa sadece 112 nci maddeden doğan yükümlülüğün uzmanlık öğrenimi yapılırken tüketilebileceğini öngörmüştür. 113 ncü maddeden kaynaklanan ek yükümlülüğe ise tam olarak yerine getirilecek bir yükümlülük olarak bakmış ve o yolda düzenleme getirmiştir, (c) bendinde yer alan yükümlülüklere eklenecek hizmet süreleri ibaresi bunu açıkça göstermektedir.
Belirtilen nedenlerle, davacı Tbp. Yb. .................'nın iddiaları yasaya uygun bulunmamış, iç hastalıkları uzmanlığı öğrenim süresi ile kardiyoloji uzmanlığı öğrenim süresinin kendisi açısından ek yükümlülükler yarattığı, bunların aynen yerine getirilmesi gereken yükümlülükler olduğu, kardiyoloji uzmanlığı öğrenimi için öğrenime başlamakla kesilen iç hastalıkları öğreniminden doğan ek yükümlülüğünün, kardiyoloji uzmanı olduktan sonra kaldığı yerden devam edip, bunun bitmesinden sonra kardiyoloji uzmanlık öğreniminden doğan ek yükümlülüğü yerine getirmesi gerektiği, davacının emsal olarak gösterdiği Tbp. Bnb. ................. ile ilgili uygulamanın, idarenin yasaya aykırı bir uygulaması olduğu, idarenin bu tür yasaya aykırı uygulamalarının, aynı yasa kuralının sonraki uygulamalarında gerek idare gerek yargı organı için emsal olamayacağı, aksini kabulün, yapılan bir yasaya aykırılığın, aykırılık biline biline devam etmesi anlamını taşıyacağı, bunun ise idari işlemlerin hukuka uygun olması ilkesine ters düşeceği, bu yüzden Tbp. Bnb. ................. ile ilgili uygulamanın, Kurulumuzun yukarıdaki yorum ve çözümünü etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı hakkında tesis edilen, yükümlülük süresini tamamlamaması nedeniyle emeklilik isteminin reddine ilişkin işlemde hukuka aykırı bir yön bulunmadığından DAVANIN REDDİNE, (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy