AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞME KARARI
Başvuru no. 7281/13
Faruk AVCI/Türkiye
Başkan,
Julia Laffranque,
Hâkimler,
Ivana Jelić,
Arnfinn Bårdsen,
ve Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 12 Kasım 2019 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
12 Aralık 2012 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu göz önüne alarak,
Davaların dostane çözümüne ilişkin resmi deklarasyonları dikkate alarak,
gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
Başvuran Faruk Avcı, 1951 doğumlu bir Türk vatandaşı olup, Ankara’da ikamet etmektedir. Mahkeme önünde Ankara Barosuna bağlı Avukat B. Avcı tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Başvuran, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının ya da karşı tarafın temyiz başvurusunun kendisine iletilmemesi nedeniyle ulusal yargılamalara etkili bir şekilde katılamadığından şikâyetçi olmuştur.
Taraflarca imzalanmış dostane çözüm deklarasyonları, 26 ve 29 Temmuz 2019 tarihlerinde Mahkemeye ulaşmıştır. Buna göre, başvuran, Hükümetin kendisine, vergiler hariç olmak üzere her türlü maddi ve manevi zararı ve ayrıca masraf ve giderleri karşılamak amacıyla 1.500 avro (bin beş yüz avro) ödemeyi taahhüt etmesi karşılığında işbu başvuruya sebebiyet veren olaylara ilişkin olarak Türkiye aleyhine başka herhangi bir talepte bulunmaktan feragat etmeyi kabul etmiştir. Söz konusu meblağ, ödeme tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek olup, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Söz konusu meblağ, Mahkeme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmiştir. Bu ödeme, davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, taraflar arasında ulaşılan dostane çözümü dikkate almaktadır. Mahkeme, çözümün temelinde, Sözleşme ve Protokolleri kapsamında tanımlanan insan haklarına saygı ilkesinin yer aldığı ve başvurunun incelenmeye devam edilmesini haklı kılacak herhangi bir neden bulunmadığı kanısındadır.
Mahkeme ayrıca, 25 Temmuz 2018 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7145 sayılı Kanunu kabul etmesine dikkat çekmek istemektedir. Bu yeni Kanunun 4, 17, 18 ve 19. maddeleri, dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon temelinde Mahkemenin davayı kayıttan düşürme kararının akabinde yerel mahkeme yargılamalarının yenilenmesi talebinde bulunma hakkını öngörmektedir. Özellikle, Mahkemenin içtihadına ve uygulamasına göre, iç hukuk yargılamalarının yenilenmesi, öne sürülen ihlale etkili bir çözüm sağlamak için en uygun yoldur. Bu bağlamda, Mahkemenin Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan hakların ve özgürlüklerin korunmasındaki tali rolü dikkate alındığında, Sözleşmenin herhangi bir ihlalinin giderilmesinin öncelikli olarak ulusal makamların görevi olduğunu hatırlatılmaktadır.
Bu nedenle, Mahkeme davanın kayıttan düşürülmesini uygun bulunmuştur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların, Sözleşme’nin 39. maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 5 Aralık 2019 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıJulia Laffranque
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy