Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2006-2-96 (Devralma)
Karar Sayısı : 06-59/772-225
Karar Tarihi : 24.8.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
10
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI,
M. Sıraç ASLAN, Süreyya ÇAKIN, M. Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: Adnan AKGÜN, Evrim Özgül KAZAK
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Türk Telekomünikasyon A.Ş.
D. TARAFLAR : - Türk Telekomünikasyon A.Ş. 20
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara
- Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
Abdi İpekçi Cad. No:75 34367 Maçka/İstanbul
- Telekom Italia Mobile International N.V.
Strawynskylaan, 1629 1077 XX Amsterdam HOLLANDA
E. DOSYA KONUSU: Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin (Avea) Telekom Italia
Mobile International N.V.’ye (TIM International) ait %40,5647 oranındaki
hissesinin Türk Telekom’a devredilmesi işlemine izin verilmesi talebi.
F. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 14.7.2006 tarih ve 4821 sayı ile giren 30
bildirim üzerine, 4502 sayılı Kanun'la değişik 2813 sayılı Telsiz Kanunu'nun
7. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, Telekomünikasyon Kurumu’ndan görüş talep
edilmiş, Telekomünikasyon Kurumu görüşü 17.8.2006 tarih ve 5636 sayılı kayıt
numarasıyla Kurumuza intikal etmiştir. Telekomünikasyon Kurulu görüşünün intikali
üzerine, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 7. maddesi ile 1997/1
sayılı Rekabet Kurulu'ndan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında
Tebliğ'in ilgili hükümleri uyarınca yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 18.8.2006
tarih ve 2006-2-96/Öİ-06–AA sayılı Devralma Ön İnceleme Raporu, 18.8.2006 tarih
ve REK.0.06.00.00-120/129 sayılı Başkanlık önergesi ile 06-59 sayılı Kurul
toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır. 40
G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, TIM International’a ait hissenin Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’ye devri işleminin, 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında bir işlem
olduğu, dosya konusu işlemin 4054 sayılı Kanun'un 7. maddesi anlamında hakim
durum yaratan veya mevcut hakim durumu daha da güçlendiren ve bunun
sonucunda ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran bir
işlem olmadığı bu nedenle bildirim konusu işleme izin verilmesinde bir sakınca
bulunmadığı ifade edilmiştir.
06-59/772-225
2
H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
H.1. İlgili Pazar 50
H.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Dosyada yer alan bilgilerden, birleşmenin bütün GSM altyapısını, bu altyapı
üzerinden sunulan tüm hizmetleri ve tüm kullanıcı gruplarını kapsaması nedeniyle,
ilgili ürün pazarı ‘GSM hizmetleri pazarı’ olarak tanımlanmıştır.
H.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
GSM hizmetlerinin sunulmasında kullanılacak frekans bandı tahsisinin Türkiye
Cumhuriyeti sınırları dahilinde yapılması, GSM işletmecilerinin imzaladıkları imtiyaz
sözleşmelerinde belirlenen süre sonunda tüm ülkeyi kapsama alanına alma
zorunluluğu bulunması, Türkiye sınırları içinde de ilgili pazar açısından rekabet
koşullarının farklılık arz ettiği ayrı bölgeler söz konusu olmaması nedeniyle, ilgili 60
coğrafi pazar ‘Türkiye Cumhuriyeti’ sınırları olarak tespit edilmiştir.
H.2. Taraflar Hakkında Bilgi
H.2.1. Türk Telekomünikasyon A.Ş. (Türk Telekom)
10.6.1994 tarih ve 4000 sayılı “Telgraf ve Telefon Kanununun Bir Maddesinin
Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Ek ve Geçici Maddeler Eklenmesine Dair Kanun”
hükümleri gereğince, PTT İşletmesi Genel Müdürlüğü, T.C. Posta İsletmesi Genel
Müdürlüğü ve Türk Telekom olmak üzere ikiye bölünmüştür. Söz konusu Kanun ile
posta ve telgraf tesis ve işletmesine ilişkin hizmetlerin görülmesi Posta İşletmesi’ne
verilirken, telekomünikasyon hizmetlerinin görülmesi de Türk Telekom’a verilmiştir.
Her iki kuruluş 1995 yılından beri birbirinden bağımsız olarak faaliyetlerini 70
yürütmektedir.
Türk Telekom, 406 sayılı Kanun ve özel hukuk hükümlerine tâbi bir anonim şirket
olup, Bakanlar Kurulu’nun 25.7.2005 tarih ve 2005/9146 sayılı “Türk
Telekomünikasyon Anonim Şirketi'nin %55 Oranındaki Hissesinin Blok Olarak
Satışına İlişkin Nihai Devir İşlemlerine Dair Karar'ın Yürürlüğe Konulması Hakkında
Karar” uyarınca, %55 oranındaki hissesinin blok olarak Ojer Telekomünikasyon
A.Ş.’ye satışı suretiyle özelleştirilmiş bulunmaktadır. Türk Telekom’un bu yeni
statüsüne bağlı olarak kamu kurum ve kuruluşlarına uygulanan mevzuat Türk
Telekom’a uygulanmamaktadır.
406 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesine 80
dair Türk Telekom’un yetkisine ilişkin hak ve yükümlülüklerin görev sözleşmesi
ve/veya görev sözleşmeleri ile belirleneceği hükme bağlanmış olup, bu çerçevede
Telekomünikasyon Kurumu’yla Türk Telekom arasında imzalanmış bulunan Görev
Sözleşmesi, Türk Telekom’da kamu payının %50’nin altına inmesiyle imtiyaz
sözleşmesi olarak yeniden düzenlenmiştir. Türk Telekom’un sermaye yapısı
aşağıdaki gibidir.
Tablo- 1 Türk Telekom’un Sermaye Yapısı
Ortak Adı/ Unvanı Sermaye Payı %
Ojer Telekomünikasyon A.Ş. 55
Hazine Müsteşarlığı 44.999999
Hazine Müsteşarlığı 0.000001
06-59/772-225
3
Ana Sözleşmesi hükümleri uyarınca Türk Telekom Yönetim Kurulu; Ojer Telekom’un
sahip olduğu A grubu hisseleri temsil etmek üzere 6, Hazine’nin sahip olduğu B tipi
hisseleri temsil etmek üzere 3 ve yine Hazine’nin sahip olduğu bir adet imtiyazlı 90
hisseden oluşan C grubu hisseleri temsil etmek üzere 1, toplam 10 üyeden
oluşmaktadır.
Şirketin üst düzey yöneticileri A grubu hisse sahibi tarafından aday gösterilmek
suretiyle yönetim kurulu tarafından atanmaktadır. Yönetim kurulunun toplantı yeter
sayısı en az bir A grubu hisse sahiplerince aday gösterilen yönetim kurulu üyesinin
ve bir B grubu hisse sahiplerince aday gösterilen yönetim kurulu üyesinin hazır
bulunması koşuluyla toplam 7 kişidir.
Ayrıca Bildirim formunda Ana Sözleşme’nin 12. maddesi uyarınca, önemli addedilen
bazı işlemlerde bulunabilmesi için, yönetim kurulu toplantılarında en az 7 üyenin
bulunması ve bu 7 üyenin karar doğrultusunda olumlu oy kullanması zorunluluğu 100
bulunmaktadır. Benzer şekilde, Şirket ana sözleşmesinin 21. maddesinde belirtilen
işlemlerde bulunulabilmesi ve karar alınabilmesi için (Genel Kurul Tarafından
Alınacak Önemli Kararlar) Şirket Hissesinin en az % 75’inin Şirket Genel Kurul
toplantısında hazır bulunması ve en az %75’inin olumlu yönde oy kullanması
zorunluluğu getirilmiştir.
Bunlara ek olarak 406 sayılı Kanunun Ek 17. maddesinde, Türk Telekom’un sermaye
yapısı içersinde devlete ait imtiyazlı hisse ve bu hisseye ilişkin yetkiler
düzenlenmiştir. Bu madde uyarınca, Türk Telekom’un sermaye yapısı içerisinde,
yetkili kurullarında alınacak kararlarda, ekonomi ve güvenlik ile ilgili olarak millî
yararların korunması amacıyla devlete söz ve onay hakkı verecek bir adet imtiyazlı 110
hisse bulunmaktadır.
İmtiyazlı hissenin, millî yararların korunması amacıyla ana sözleşme değişiklikleri,
yönetim kontrolünü etkileyecek oranlardaki nama yazılı hisselerin devri ve nama
yazılı hisselerin devrinin pay defterine işlenmesi konularında söz ve onay yetkisine
sahip olacağı, Türk Telekom Yönetim Kurulu’nda imtiyazlı hisseyi temsilen bir üye
bulunacağı; bu üyenin de Ulaştırma Bakanlığınca atanacağı, imtiyazlı hisse sahibinin
Genel Kurula katılma ve konuşma hakkı bulunduğu, ancak imtiyazlı hisse sahibi,
sermaye artırımlarına katılmayacağı ve kârdan pay almayacağı düzenlenmiştir.
Türk Telekom’un sermayesinin %99,96’sına sahip olduğu, telekomünikasyon
hizmetleri pazarında faaliyet göstermek üzere kurulmuş olan diğer bir şirket Ankara 120
Ticaret Odasına 220906 Sicil No ile kayıtlı TTnet Anonim Şirketi’dir (TTNet). TTNet
09.05.2006 tarihli Telekomünikasyon Kurulu kararı ile kablolu ve kablosuz internet
servis sağlayıcılığı hizmetini sunmak, alt yapısını kurup işletmek için genel izin
kapsamında kayıtlanmak suretiyle yetkilendirilmiş bulunmaktadır.
Bunun yanı sıra Türk Telekom hissedarlarından Hazine, uydu haberleşme ve kablo
TV hizmetleri sektöründe faaliyet gösteren Türksat Uydu haberleşme Kablo TV ve
İşletme A.Ş.’nin hisselerinin tamamına sahiptir.
H.2.2. Telekom Italia Mobile International N.V.
Bildirim formunda, 30.6.2005’ten önce TIM International’ın hisselerinin tamamı
Telekom Italia Mobile S.p.A.’e, Telekom Italia Mobile S.p.A.’in hisselerinin büyük 130
çoğunluğu ise Telekom Italia S.p.A’ye ait olduğu ancak Telekom Italia Mobile
S.p.A’nın 30.6.2005 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere Telekom Italia S.p.A. ile
06-59/772-225
4
birleşmesi üzerine mevcut durumda TIM International hisselerinin tamamının
Telekom Italia S.p.A’ya ait olduğu bildirilmektedir.
Dosya’da yer alan bilgilerden 31.12.2005 tarihi itibarıyla Telekom Italia S.p.A’nın en
büyük ortağının, Olimpia S.p.A olduğu ve Olimpia S.p.A.’in en büyük hissedarının ise
Pireli &C.S.p.A olduğu anlaşılmaktadır.
Bunun yanı sıra TIM International, Türk Telekom’un %55 hissesine sahip olan Ojer
Telekomünikasyon A.Ş. ortaklarından Oger Telecom LLC’nin %13.3’lük hissesine
sahip bulunmaktadır. Bildirim formunda TIM International’ın Oger Telecoms LLC ve 140
Oger Telekomünikasyon A.Ş.’de herhangi bir kontrole sahip olmadığı ve Avea’daki
hissedarlığı dışında Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde doğrudan ya da dolaylı
kontrol sahibi olduğu başka bir teşebbüs bulunmadığı ifade edilmektedir.
H.2.3 Avea İletişim Hizmetleri A.Ş.
Aycell Haberleşme ve Pazarlama A.Ş. ve İş-Tim Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Aria)
18.2.2004 tarihi itibarıyla TT-TIM İletişim Hizmetleri A.Ş. adı altında birleşmeleri ile
faaliyetlerine başlayan Avea “TT-TIM İletişim Hizmetleri A.Ş” ticari unvanını
23.6.2004 tarihi itibarıyla Avea İletişim Hizmetleri A.Ş. olarak değiştirmiştir.
GSM 1800 işletmecilerinin imzalamış oldukları İmtiyaz Sözleşmelerinde yer alan ve
lisansların bu işletmeciler arasında devrini yasaklayan madde nedeniyle, birleşmeye 150
yönelik bir yasal düzenleme ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Bu doğrultuda 1.8.2003
tarihinde, 406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu'na Geçici 7. maddeyi ekleyen 4971
sayılı Kanun'un “Türk Telekom tarafından GSM 1800 mobil telefon hizmeti sunmak
üzere kurulmuş bulunan AYCELL Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri Anonim
Şirketi, GSM 1800 imtiyaz sözleşmesi imzalayarak faaliyet yürüten başka bir
işletmeci şirket ile Türk Ticaret Kanununun hükümleri çerçevesinde kurulacak yeni bir
şirket aracılığı ile birleşebilir. Bu birleşme sonucu gerekli tüm lisans düzenlemelerini
ve işlemlerini yapmaya Kurum yetkilidir” şeklindeki 17. maddesi yasalaşmıştır. Aria ve
Aycell’in hissedarları birleşme işleminin gerçekleşmesi amacıyla, Ekim 2003’de TTI
adlı yeni bir şirket kurmuşlardır. TTI Ana Sözleşmesine göre, şirketin kuruluş amacı 160
esas olarak mobil telekomünikasyon hizmetleri sağlamak ve buna yönelik gerekli
yatırımları yapmaktır. Bu birleşme ile Avea’nın ortaklık yapısı aşağıdaki şekilde
oluşmuştur.
Tablo- 2 Aria-Aycell Birleşmesi Sonrası Avea Ortaklık Yapısı
Ortak Adı-Unvanı Sermaye Payı %
Türk Telekom 40.5647
TIM International 40.5647
İş Bankası Grubu1 18.8706
Toplam 100
Avea Ana Sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca, Avea Yönetim Kurulu 10 üyeden
oluşmaktadır. A grubu hisselerinin çoğunluğunu elinde bulunduranların 4, B grubu
hisselerinin çoğunluğunu bulunduranların 4 ve C grubu hisselerinin çoğunluğunu
elinde bulunduranların 2 yönetim kurulu üyesi adayı belirleme hakları bulunmaktadır.
Bildirim formunda, mevcut durumda Avea Yönetim Kurulu oluşturulurken, A grubu
payları temsilen Yönetim Kurulu üyelerinin 3’ünün Türk Telekom’da çoğunluk payına 170
sahip olan Ojer Telekomünikasyon A.Ş. tarafından, 1 üyenin ise Hazine tarafından,
1 İş Bankası Grubunda yer alan şirketler İş Bankasının kontrolünde olan bu şirketin bağlı ortaklıklarıdır. Bu
şirketler Trakya Yatırım Holding A.Ş., Efes Holding A.Ş. ,Türkiye Şişe ve Cam Fabrikaları A.Ş., Anadolu Anonim
Türk Sigorta Şirketi ve Anadolu Hayat Emeklilik A.Ş.’dir.
06-59/772-225
5
diğer dört üyenin TIM International ve geriye kalan 2 üyenin ise Türkiye İş Bankası
A.Ş. tarafından atanmakta olduğu görülmüştür.
Ana sözleşmenin 11. maddesi uyarınca, olağan şartlarda Yönetim Kurulu en az 8
üyenin katılımı ile toplanmakta ve toplantıya katılanların en az 7’sinin olumlu oyuyla
karar alınmaktadır. Ağırlaştırılmış Nisap Gerektiren Hususlarda ise Yönetim Kurulu
toplantı ve karar sayısı 9’dur. Bu düzenleme, olağan kararlar için kontrol’ün Türk
Telekom ve TIM International tarafından paylaşıldığı ve Ağırlaştırılmış Nisap
Gerektiren Hususlar için ise Avea hissedarlarının hiçbirisinin tek başına ya da diğer
bir ortakla Şirketi kontrol edemeyeceği diğer bir deyişle Şirketin tamamen ortak 180
kontrol edildiği anlamına gelmektedir.
H.3. Değerlendirme
H.3.1 Yapılan İşlem
İncelemeye konu dosya kapsamında Kurumumuza yapılan bildirimde Avea’nın
toplam ödenmiş sermayesinin (…………………..) YTL’lik kısmını temsil eden TIM
International’a ait %40,5647 oranındaki hissenin Türk Telekom’a devir edileceği
bildirilerek söz konusu işleme 4054 sayılı Kanun çerçevesinde izin verilmesi talep
edilmiştir.
Bildirim formunda hisse devir işlemini gerçekleştirmek amacıyla, Türk Telekom ve
TIM International arasında yürürlüğe girmesi Rekabet Kurulu’nun iznine tabi olan 190
Hisse Satış Sözleşmesi’nin (Share and Purchase Agreement) imzalanmış olduğu
bildirilmiştir.
Avea ortaklık yapısı 2.809.946.893.388 Grup A Hissesi, (………………….) Grup B
Hissesi ve (……………………) Grup C Hissesine bölünmüştür. Hisse Satış
Sözleşmesinin Giriş bölümünün 2. maddesinde TIM International’ın, Avea’nın
(………………….) Grup B ve (………………….) Grup C hissesine sahip olduğu
belirtilmektedir. Hisse Satış Sözleşmesinin Giriş bölümünün 4. ve sözleşmenin 2.1.
maddesinde satışa konu olan hisselerin TIM International sahip olduğu Grup A ve
Grup C hisselerinin tamamı olduğu belirtilmiştir.
Sözleşmenin 3. maddesinde devrin tamamlanabilmesi için yine sözleşmenin 4. 200
maddesinde belirlenmiş olan ön koşulların yerine getirilmesi gerektiği ifade
edilmektedir. Bu ön koşullarlardan ilki; “Satıcıya ait Avea Hisselerinin TT’ye
devredilebilmesine ilişkin gerekli Resmi İzinlerin (diğerlerinin yanı sıra, Türkiye
Telekomünikasyon Kurumu ve Türkiye Rekabet Kurumu’nun ön izinleri) usulüne
uygun olarak alındığı ve hala geçerli olduğuna ilişkin kanıtlar olacaktır” şeklindeki
sözleşme hükmüdür.
H.3.2. Telekomünikasyon Kurumu’nun Konuyla İlgili Görüşü
Telekomünikasyon Kurumu’ndan 17.8.2006 tarih ve 5636 sayılı yazıyla Kurumumuza
intikal eden 9.8.2006 tarih ve 2006/DH-10/504 sayılı Telekomünikasyon Kurulu
Kararı’nda konuya ilişkin olarak, GSM mobil telekomünikasyon hizmetlerini içeren 210
pazarda halihazırda Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş., Vodafone Telekomünikasyon
A.Ş. ve Avea İletişim Hizmetleri A.Ş’nin faaliyet gösterdiği, Turkcell’in %(…) üzerinde
bir pazar payını sürekli olarak koruduğu, Vodafone’un 2003 yılından itibaren pazar
payını arttırmaya başladığı, Avea’nın ise durağan bir pazar payına sahip olduğu,
işletmeci bazında abone sayılarının gelişimine bakıldığında Turkcell’in istikrarlı bir
artış ivmesine sahip olduğu ve Aralık 2005’te (…….…….) olan abone sayısını Nisan
06-59/772-225
6
2006 itibarıyla (…….…….) çıkardığı, Vodafone’un 1997 yılından itibaren küçük
dalgalanmalarda bulunan abone sayısının 2003 yılından bu yana sürekli arttığı ve
Nisan 2006 itibarıyla (…….…….) ulaştığı, Avea’nın ise daha yavaş bir artış oranına
sahip olduğu ve aynı tarih itibarıyla (…….…….) toplam aboneye eriştiği, Mart 2006 220
itibarıyla işletmecilerin 3 aylık net satış rakamlarına göre pazar paylarının Turkcell
için %(…), Vodafone için %(…) Avea için %(…) olarak gerçekleştiği belirtilmiş, bu
değerlendirmeler ve Türk Telekom’un ilgili piyasalarda etkin piyasa gücüne sahip
işletmeci olarak Telekomünikasyon Kurumu düzenlemelerine tabi tutulduğu, hisse
devir işlemine muhatap şirketin kendi ilgili piyasasında rekabeti etkileyebilecek
derecede önemli bir piyasa payına sahip olmadığı ve hisse devrinin ölçek ve kapsam
ekonomileri açısından olumlu etkileri göz önüne alındığında, söz konusu hisse
devrinin rekabetçi yapı üzerinde olumsuz bir etkisinin olmayacağı değerlendirmesi
yapılmıştır.
H.3.3. İşlemin Niteliği Bakımından Yapılan Değerlendirme 230
1997/1 sayılı Tebliğ’in 2. maddesinin (b) bendine göre “herhangi bir teşebbüsün ya
da kişinin diğer teşebbüsün malvarlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir
kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları devralması
veya kontrol etmesi” birleşme veya devralma sayılan hallerden biri olarak
belirlenmiştir.
Yukarıda ayrıntısına yer verilen işlem sonucunda Avea’nın sermaye yapısında
aşağıda yer verilen tabloda gösterilen değişiklik gerçekleşecektir.
Tablo- 3 Avea’nın İşlem Öncesi ve Sonrası Ortaklık Yapısı
İşlemden Önce İşlemden Sonra
Ortak Adı-Unvanı Sermaye Payı % Sermaye Payı %
Türk Telekom 40.5647 81.1294
TIM International 40.5647 -
İş Bankası Grubu 18.8706 18.8706
Toplam 100 100
Sermaye yapısının bu değişimine bağlı olarak TIM International’ın sahip olduğu
(………………….) adet Grup B ve (………………….) adet Grup C hissesi de Türk 240
Telekom’a geçecektir. Bu işlemle birlikte Türk Telekom (………………….) adet Grup
B hissesi ve elinde bulunan (………………….) adet Grup C hissesi ile birlikte toplam
(………………….) adet Grup C hissesine sahip olacaktır.
Yukarıda da değinildiği üzere, Avea Ana sözleşmesinin 7. maddesine göre yönetim
kurulu 10 üyeden oluşmakta, A grubu hisselerinin çoğunluğuna sahip olanlar 4, B
grubu hisselerinin çoğunluğuna sahip olanlar 4 ve C grubu hisselerin çoğunluğuna
sahip olanlar 2 yönetim kurulu üyesi belirleme hakkına sahiptirler.
Yönetim Kurulu en az 8 üyenin katılımı ile toplanmakta ve toplantıya katılanların en
az 7’sinin olumlu oyuyla karar alınmaktadır. Ağırlaştırılmış Nisap Gerektiren
Hususlarda ise Yönetim Kurulu toplantı ve karar sayısı 9’dur. 250
Devir işleminin ertesinde Türk Telekom 10 Yönetim Kurulu üyesinden 8‘ini belirleme
yetkisine sahip olacaktır. Bu durumda olağan işler için devirden önce TIM
International ile kullandığı kontrol gücünü devir işlemi ile tek başına kullanıyor
olacaktır. Ağırlaştırılmış Nisap Gerektiren Hususlarda toplantı ve karar sayısı 9 olarak
belirlendiği için her halükarda şirketin idaresinin diğer ortak olan İş Bankası Grubu ile
birlikte yürütülmesi gerekmektedir.
06-59/772-225
7
Bu bağlamda yapılan işlemle birlikte; devir işlemi öncesinde olağan işler için TIM
International ve Türk Telekom tarafından ortak kullanılan kontrol sadece Türk
Telekom’a devredilmiş, Ağırlaştırılmış Nisap Gerektiren Hususlar için ise TIM
International, İş Bankası Grubu ve Türk Telekom’ca sahip olunan ortak kontrol Türk 260
Telekom ve İş Bankası Grubuna geçmiştir.
Yukarıda yer verilen bilgiler doğrultusunda bildirim konusu işlem, 1997/1 Sayılı
Tebliğ’in 2/b maddesi anlamında bir devralma işlemidir.
H.3.4. İşlemin Bildirim Yükümlülüğü Bakımından Yapılan Değerlendirme
1998/2 sayılı Tebliğ ile değişik 1997/1 sayılı Tebliğ’in 4. maddesinde Rekabet
Kurulundan izin alınması zorunlu olan birleşme veya devralmalar düzenlenmektedir.
Buna göre:
“Bu tebliğin 2. maddesinde belirtilen bir birleşme veya devralmayı
gerçekleştiren teşebbüslerin, ülkenin tamamında veya bir bölümünde ilgili ürün
piyasasında, toplam pazar paylarının, piyasanın %25’ini aşması halinde veya 270
bu oranı aşmasa bile toplam cirolarının yirmi beş trilyon Türk Lirası’nı [yirmi
beş milyon Yeni Türk Lirası] aşması halinde Rekabet Kurulu’ndan izin almaları
zorunludur. ”
Bildirim formunda, hisse devrine konu GSM şirketinin GSM hizmetleri pazarındaki
pazar payının %(…) olduğu bildirilmiştir. Dolayısıyla, devir işlemi pazar payı
açısından Tebliğ’in 4. maddesinde belirtilen eşiği aşmamaktadır. Öte yandan,
Avea’nın 2005 yılı sonu itibarıyla ilgili ürün pazarındaki cirosu (………………….) YTL
olarak gerçekleşmiş ve Tebliğ’le belirlenen yirmi beş milyon YTL ciro eşiği aşılmıştır.
Devir işleminin konusunu oluşturan şirketin cirosunun Tebliğ’in 4. maddesinde
belirtilen eşiği aşması nedeniyle, işlemin Rekabet Kurulu’ndan izin alınması gereken 280
bir devralma işlemi olduğu sonucuna varılmıştır.
H.3.5. 4054 Sayılı Kanun ve 1997/1 Sayılı Tebliğ Açısından Devralma İşlemi
4054 sayılı Kanun’un 7. maddesi uyarınca “Bir ya da birden fazla teşebbüsün hâkim
durum yaratmaya veya hâkim durumlarını daha da güçlendirmeye yönelik olarak,
ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki
rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya
herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut
ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi
olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere,
devralması hukuka aykırı ve yasaktır.” 290
Bildirime konu işlemde hisseleri devralacak Türk Telekom’un GSM hizmetleri
pazarında, hisseleri devre konu olan Avea dışında bizzat veya bir teşebbüs
aracılığıyla herhangi başka bir faaliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda Türk
Telekom’um ilgili ürün pazarındaki payı Avea’nın pazar payı kadar olacaktır.
Dosya mevcudu belgelerde Avea’nın pazar payı %(...) olarak bildirilmiştir.
Telekomünikasyon Kurumu tarafından hazırlanan VI. Piyasa Analizi Çalışmaları
Raporu’nda ülkemizde GSM mobil telekomünikasyon hizmetleri sunmak üzere
yetkilendirilmiş olan Turkcell, Telsim ve Avea’nın abone sayıları, abonelik türleri ve
net satışlara göre pazar payları incelenmiş; her üç kategoride de Turkcell’in %(...)’nin
üzerinde bir piyasa payına sahip olduğu, bu durumun son 5 yılda önemli bir değişiklik 300
06-59/772-225
8
göstermediği, Telsim ve Avea’nın piyasa paylarının ise %(...)’in altında seyrettiği
belirtilmiştir. Aynı raporda ayrıca mobil erişim ve çağrı başlatma hizmetlerine yönelik
olarak işletmecilerin piyasa güçlerinin kısa vadede piyasa dinamiklerini önemli ölçüde
etkileyecek biçimde değişmeyeceği değerlendirilmesi yapılmıştır.
GSM hizmetleri piyasasına sonradan girenlerin etkinlik kazanabilecekleri süreci
zorlaştıran ve önceden piyasada var olan operatörlerin konumlarını güçlendiren bir
takım etkenlerden bahsedilebilmektedir. Telekomünikasyon pazarlarının yapısal ve
karakteristik özelliklerinden biri yoğun şebeke dışsallıklarının varlığıdır. Şebeke
dışsallığı; işletmecinin abone sayısının artması nedeniyle şebekeden yararlanmakta
olan abonelerin daha çok kişiyle iletişim kurabilmesi nedeniyle ortaya çıkan faydayı 310
ifade etmektedir. Genellikle şebeke içi tarife indirimlerinden yararlanmak isteyen
tüketici, faydasını azami seviyeye çıkarmak maksadıyla en fazla sayıda aboneye
sahip şebekeye katılmak isteyecektir. Bununla birlikte rakiplerine kıyasla çok daha
fazla sayıda aboneye sahip olunması, tüketicinin şebekenin gelecekteki durumu
hakkında olumlu beklentilere sahip olmasını da sağlayabilmektedir. Bu durumda
potansiyel kullanıcılar hali hazırda daha fazla kullanıcısı olan dolayısıyla kendileri için
daha etkin bir seçenek olan yerleşik GSM işletmecilerinin şebekelerini tercih
etmektedirler. Şebeke dışsallıklarının var olduğu pazarlarda abone sayısının nispi
artışına bağlı olarak yeni abone elde etme potansiyelinde geometrik bir artışın söz
konusu olduğu ‘ilk girenin avantajı’ ya da ‘kartopu etkisi’ denilen etkilerden pazara 320
sonradan giren işletmeciler faydalanamamaktadırlar. Bu etki dolayısıyla pazara
sonradan giriş yapan işletmeciler potansiyel bir kullanıcıyı şebekelerine abone
yapabilmek için yerleşik işletmecilere nazaran daha fazla çaba göstermek
zorundadırlar.
Pazarın rekabetçi dinamiklerine etki eden diğer bir husus şebekeler arasında
kullanıcıların geçişlerini kolaylaştıracak dolayısıyla pazara yeni girecek işletmeciler
için olumlu bir uygulama olan numara taşınabilirliğinin henüz uygulamaya geçmemiş
olmasıdır.
GSM hizmetleri tükenebilir bir kaynak olan frekans bandına dayalı (GSM 900 ve
GSM 1800 bandları) kablosuz şebekeler aracılığı ile sunulmaktadır. Bu piyasada 330
faaliyet gösterecek teşebbüslerin sayısı mevcut frekans kaynağıyla sınırlıdır. Söz
konusu yapısal engelin yanında ilgili piyasada yasal giriş engeli de bulunmaktadır.
Telekomünikasyon Kurumu tarafından verilen lisans olmaksızın herhangi bir aktörün
pazara girişi söz konusu olmamaktadır.
GSM hizmetleri pazarı yüksek sabit maliyet ve yatırımların söz konusu olduğu bir
pazardır. Teşebbüslerin harcamalarının büyük kısmını oluşturan altyapı yatırım
maliyetleri, pazarlama, satış ve dağıtım harcamalarının büyük çoğunluğu batık
maliyetler kapsamına girmektedir. Batık maliyet riskinin yüksekliği piyasaya girişi
zorlaştırmakta ve potansiyel rekabeti azaltmaktadır.
3.6.2003 tarih ve 25127 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Hakim Konumda 340
Bulunan İşletmecilerin Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğ’in 7.
maddesi uyarınca Telekomünikasyon Kurumu her yıl telekomünikasyon pazarında
faaliyette bulunan işletmecilerden Hakim Konumda bulunanları belirlemektedir. Söz
konusu Tebliğ’e göre Hakim Konum ‘İlgili telekomünikasyon pazarında bir veya
birden fazla işletmecinin rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek fiyat,
arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücünü’
ifade etmektedir. Buna göre Telekomünikasyon Kurulu 11.05 2004 tarih ve 2004/24
06-59/772-225
9
sayılı kararı ile GSM Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri Piyasasında, Hakim
Konuma sahip işletmeci olarak Turkcell’i belirlemiştir.
Yine 3.6.2003 tarih ve 25127 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Etkin Piyasa 350
Gücüne Sahip İşletmecilerin Belirlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğ’in 6. maddesi uyarınca her yıl ilgili telekomünikasyon pazarında faaliyette
bulunan işletmecilerden Etkin Piyasa Gücüne sahip olanları belirleyen
Telekomünikasyon Kurulu 15.12.2005 tarih ve 2005/880 sayılı kararı ile Turkcell’i
GSM Mobil Şebekelere Erişim ve Çağrı Başlatma Piyasasında Etkin Piyasa Gücüne
Sahip İşletmeci olarak belirlemiştir. İlgili Tebliğ’de Etkin Piyasa Gücü ‘İlgili
telekomünikasyon pazarında; bir veya birden fazla teşebbüsün diğer işletmeci ve
kullanıcılara sunduğu hizmetlerin alım ya da satım fiyatını, arz ya da talep miktarını,
piyasa şartlarını, telekomünikasyon hizmetlerini vermek için kullanılan ana
telekomünikasyon şebekesi unsurlarını ve kullanıcılara erişimi kontrol etme gibi 360
ekonomik parametreleri etkileyebilme gücü’ olarak tanımlanmaktadır.
Rekabet Kurulu da 20.7.2001 tarih ve 01-35/347-95 sayılı kararında Turkcell’in
yüksek pazar payının yanı sıra, yasal giriş engelleri, ürün bağımlılığı ve dikey
ilişkilerden oluşan diğer giriş engelleri, batık maliyetler, talep esnekliği, stratejik
davranışlar ve grup avantajları, büyüklük ve yaygınlık avantajları kriterlerinin
değerlendirilmesi sonucunda 4054 sayılı Kanun çerçevesinde hakim durumda
bulunduğunu tespit etmiştir. Karara göre Turkcell “4054 sayılı Kanun’un 3.
maddesinde yer verilen hakim durum tanımına uygun olarak ‘rakipleri ve
müşterilerinden bağımsız hareket ederek’ GSM hizmetleri piyasasında talep üzerinde
belirleyici rol oynayan değişkenleri (sübvansiyon miktarı, hat arz miktarı vb) büyük 370
ölçüde kendi stratejileri doğrultusunda belirleme gücüne sahiptir”.
Yukarıda değinilen GSM üzerinden ses iletimi faaliyetinde bulunan aktörlerin pazar
güçlerine ilişkin bugüne kadar Telekomünikasyon Kurulu ve Rekabet Kurulu’nca
yapılan tespit ve değerlendirmeler ışığında Avea’nın GSM hizmetleri piyasasında
hakim durumda olmadığı ve yakın bir zamanda da böyle bir ihtimalin bulunmadığı
görülmektedir. Bu durumda yalnızca Avea hisse dağılımında değişiklik getirecek
dosya konusu devralma işleminin, hisseleri devralacak Türk Telekom’un ilgili ürün
pazarında başka bir faaliyetinin olmadığı göz önüne alındığında, hakim durum
yaratması veya mevcut bir hakim durumu güçlendirmesi söz konusu olmamaktadır.
Rekabet Kurulu İş-Tim Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. ile Aycell Haberleşme ve 380
Pazarlama Hizmetleri A.Ş’nin birleşme taleplerine birleşme sonucu oluşacak TTI
&TIM İletişim ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş.’nin (TTI) ciro ve abone sayıları
üzerinden hesaplanan pazar payı açısından rakiplerinin çok gerisinde kaldığı,
birleşme sonucunda TTI’nın GSM hizmetleri piyasasında hakim duruma gelmesi
veya mevcut hakim durumu güçlendirmesinin mümkün olmadığı gerekçeleri ile izin
vermiştir. Benzer bir değerlendirmenin yapıldığı Rekabet Kurulu’nun Telsim Varlıkları
Ticari ve İktisadi Bütünlüğü’nün Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından satışına
ilişkin 26.1.2006 tarih ve 06-04/61-18 sayılı kararında da Turkcell’in ilgili pazardaki en
güçlü teşebbüs olduğu, Telsim ve Avea’nın pazar payları toplamının bile Turkcell’in
pazar payı rakamına yaklaşamadığı, Telsim varlıklarını alacak inceleme konusu 390
teşebbüslerin her ikisinin de ilgili pazarda herhangi bir faaliyetlerinin bulunmaması
nedeniyle, devir işlemi sonucunda pazarın mevcut yapısında herhangi bir değişikliğin
ortaya çıkmayacağı belirtilmiştir.
Diğer yandan devir işlemine taraf olan işletmecilerden Türk Telekom’un mevcut
telekomünikasyon hizmetlerinin birçoğunun sağlandığı alt yapılarda (kiralık hatlar,
06-59/772-225
10
yerel şebeke) ve sunulan hizmetlerde fiili bir tekele2 sahip olması her ne kadar
taraflar yukarıda tanımlanan ilgili ürün pazarında birlikte faaliyette bulunmuyorlarsa
da, bir değerlendirme yapılmasını gerektirmektedir.
AYCELL Haberleşme ve Pazarlama Hizmetleri A.Ş. ve İŞ-TİM Telekomünikasyon
Hizmetleri A.Ş.’nin TTI İletişim ve Haberleşme Hizmetleri A.Ş. çatısı altında birleşme 400
işlemlerinin incelendiği 15.12.2003 tarih ve 2003-2-87/Öİ-03-Öİ sayılı önaraştırma
raporunda aşağıdaki endişelere yer verilmiştir.
“TTAŞ’ın hakim durumda bulunduğu piyasalardaki( kiralık hatlar, sabit telefon
şebekesinde çağrı sonlandırma vb.) gücünü GSM hizmetleri pazarında
kullanmasının ya da TTI’ ya sağlanan hizmetlerde diğer operatörlere sağladığı
şartlardan farklı ve ayrımcı şartlar uygulamasının kolaylaşacağı görülmektedir.
GSM operatörleri, TTAŞ’tan yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kiralık hat
(yurtiçi ve yurtdışı bağlantıları), arabağlantı (ulusal ve uluslararası) ve altyapı
tesisleri (GSM şebeke elemanları için yer kirası, kule kullanımı, enerji,
klimatizasyon) hizmetlerini almaktadırlar. Sabit telefon şebekesi ve 410
telekomünikasyon altyapısına yıllarca sahip olmaktan kaynaklanan güçlü
konumları nedeniyle yerleşik telekom operatörlerinin telekomünikasyon
sektörünün GSM hizmetleri pazarı gibi diğer alanlarında faaliyette bulunmaları
rekabet ile ilgili endişeleri de beraberinde getirmektedir. Çünkü bu hizmetleri
sunan işletmeciler kiralık hatlar, kuleler, santraller gibi bazı altyapı
hizmetlerinin sağlanması bakımından yerleşik operatöre bağımlı
durumdadırlar. Bu nedenle, yerleşik operatörler zaman zaman sabit telefon
hizmetlerinde ve telekomünikasyon altyapısı alanlarında sahip oldukları gücü,
diğer telekomünikasyon hizmetleri pazarlarında rekabeti bozacak şekilde
kötüye kullanabildikleri görülmektedir. 420
Bu çerçevede, ilgili ürün pazarının lideri konumunda olan Turkcell yetkilileri
TTAŞ ile TTI arasındaki ortaklık ilişkisinden kaynaklanabilecek bazı endişeleri
ifade etmişler, AYCELL’in finansmanının hiçbir zaman bilinmediğini, bu
teşebbüsün bir devlet şirketi olmanın verdiği rahatlık içinde sermayesiyle
orantısız bir biçimde davrandığı, örneğin kamu kurumlarıyla uzun dönemli
VPN sözleşmeleri imzaladığı, ayrıca bu birleşmede GSM-PSTN ilişkisi
açısından TTAŞ ile AYCELL’in ilişkilerine dikkat edilmesi gerektiğini
vurgulamışlardır. Özellikle TTAŞ’tan sağlanan hizmetlerde (TTAŞ’ın santral
sahalarında kurulan baz istasyonları vb) önceliğin TTI’ya verilmesi, hizmetlerin
kalitesinin eşit sunulmaması, bu hizmetlerin fiyatlandırılması ve sabit telefon 430
hizmetleri ile mobil telefon hizmetlerinin bir paket halinde sunulması gibi GSM
2 31.12.2003 tarihi itibarıyla Türk Telekom’un, telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslar
arası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerindeki tekeli kalkmıştır. Bununla birlikte Telekomünikasyon Kurulu
11.05.2004 tarih ve 2004/246 sayılı kararı ile telekomünikasyon şebekeleri üzerinden sunulan ulusal ve uluslar
arası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetleri ile tüm telekomünikasyon altyapısında, Türk Telekom’u fiili tekele
sahip işletmeci olarak belirlemiştir. 17.3.2006 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 26111 sayılı Telekomünikasyon
Kurul’u Kararında ise Türk Telekom, perakende seviyede sabit telefon şebekesine erişim hizmeti piyasasında,
coğrafi olmayan numaralara yapılan aramalar ile mobile doğru yapılan aramalar dahil olmak üzere - sabit bir
yerde sunulan iliçi, iller arası ve uluslararası telefon arama hizmetleri piyasalarında, perakende asgari kiralık hat
grubuna ilişkin ilgili piyasada; perakende seviyede sunulan 2 Mbit/sn üzeri kiralık devrelere, uluslararası kiralık
devrelere ve ulusal bazda kapasite sağlayan diğer kiralık devre hizmetlerine (ATM, F/R, Metro Ethernet,
G.SHDSL vb.) ilişkin ilgili piyasa(lar)da; toptan kiralık hat omurga kısmına ilişkin ilgili piyasada; toptan kiralık hat
sonlandırma kısmına ilişkin ilgili piyasada; toptan seviyede sunulan uluslararası kiralık devrelere ve ulusal bazda
kapasite sağlayan diğer kiralık devre hizmetlerine ilişkin ilgili piyasa(lar)da, sabit şebekede toptan çağrı başlatma
piyasasında ve sabit şebekede toptan çağrı taşıma piyasasında, kendi şebekesi üzerinde toptan çağrı
sonlandırma piyasasında, geniş bant ve ses hizmetlerinin sunumu için bakır kablo ağına paylaşımlı erişimi de
içeren toptan ayrıştırılmış erişim piyasasında ve toptan geniş bant erişim hizmetlerine ilişkin ilgili piyasada, etkin
piyasa gücüne sahip işletmeci olarak belirlenmiştir.
06-59/772-225
11
hizmetleri pazarında rekabeti bozabilecek türde davranışlara başvurulabileceği
dile getirilmiştir.
Telsim yetkilileri ise birleşmenin gerçekleşme şeklinden duydukları
rahatsızlıkları dile getirmişler, bu birleşmenin serbest bir şekilde
gerçekleşmediğini, devlet müdahalesi sonucunda ortaya çıktığını, bu
çerçevede Rekabet Kurumuna serbest rekabet şartlarını temin etme görevinin
verildiğini ifade etmişlerdir”
Rekabet Kurulu yukarıda yer verilen endişelere yönelik 03-81/970-399 sayılı
kararında aşağıdaki şu gerekçeye yer vermektedir. 440
“Rakipler tarafından dile getirilen bu endişeler de göz önünde bulundurularak,
ilgili birleşme işlemi Kanun'un 7. maddesi çerçevesinde ele alındığında, bu
birleşme sonucunda TTI’nın GSM hizmetleri pazarında hakim duruma gelmesi
söz konusu olmadığından ya da bu birleşme sonucunda tarafların veya
TTAŞ’ın sahip olduğu hakim durumun güçlendirilmesi ihtimali olmaması
nedeniyle, bu birleşme işlemi için bu aşamada yukarıdaki endişelere yönelik
olarak herhangi bir koşul getirilmesine gerek bulunmadığı kanaatine
varılmıştır.”
İncelememiz kapsamında Kurul’un daha önceki gerekçesiyle aynı sonuca varılmakla
birlikte, bu görüşe ek olarak konunun telekomünikasyon mevzuatı ve 450
Telekomünikasyon Kurumu’nun yetkileri bakımından da değerlendirilmesinin uygun
olacağı kanaatine varılmıştır.
406 sayılı Telgraf ve Telefon Kanunu’nun 4. maddesinde Telekomünikasyon
hizmetlerinin yürütülmesinde ve/veya telekomünikasyon altyapısı işletiminde ve bu
hususlarda yapılacak düzenlemelerde hangi ilkelerin nitelik ve nicelik itibarıyla göz
önüne alınacağı, 29. maddesinde işletmecilerin telekomünikasyon hizmetlerinin
yürütülmesi ve/veya altyapı işletilmesi karşılığında alacakları ücretlerin
Telekomünikasyon Kurumu’nun düzenlemelerine aykırı olmayacak biçimde serbestçe
belirlenebileceği belirtilerek Telekomünikasyon Kurumu’nun hangi hallerde ücretleri
tayin ve tespite yetkili olduğu açıklanmış ve 30. maddesinde telekomünikasyon 460
hizmetlerinin yürütülmesi ve/veya altyapı işletilmesi karşılığında alınacak ücretlere
ilişkin düzenlemeleri yaparken Telekomünikasyon Kurumu’nun göz önüne alacağı
genel ilkeler ortaya konmuştur.
Telekomünikasyon Kurumu tarafından Telgraf ve Telefon Kanunu’nun anılan
maddelerine dayanılarak hazırlanan ve 28 Ağustos 2001 tarihli Resmi Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren Tarife Yönetmeliği’ne göre Telekomünikasyon Kurumu
tarafından, ilgili telekomünikasyon hizmetlerinde, bir işletmecinin hukuki veya fiili bir
tekel olduğunun veya ilgili hizmet veya coğrafi piyasada hâkim konumda
bulunduğunun veya etkin piyasa gücüne sahip olduğunun belirlendiği hallerde,
işletmecinin kullanıcılara sunduğu telekomünikasyon hizmetlerinde uygulanacak 470
tarifelerin onaylanması gerekmektedir. Tarife Yönetmeliğinin tarifelerin
onaylanmasında uygulanacak esasları belirleyen 6. maddesi aşağıdaki gibidir.
“Tarifelerin onaylanmasında uygulanacak esaslar şunlardır:
a) Tarifeler, hizmetin etkin olarak sağlanması maliyetine dayalı olacaktır.
b) Tarifeler, haklı bir gerekçe olmadıkça;
06-59/772-225
12
1) İşletmecinin etkin piyasa gücünün bir sonucu olarak ortaya
çıkabilecek aşırı fiyatları içermeyecek,
2) Rekabetin kısıtlanmasını hedefleyen fiyat indirimlerini ihtiva
etmeyecek,
3) Aynı veya benzer telekomünikasyon hizmetlerinin sunulmasında 480
kullanıcılar arasında ayrım yapılmasına yol açmayacaktır.”
Yukarıda yer verilen Tarife Yönetmeliğinin tarifelerin onaylanmasına ilişkin esasları
belirleyen hükümlerin, özellikle “aynı ve benzer telekomünikasyon hizmetlerinin
sunulmasında kullanıcılar arasında ayrım yapılmasına yol açmayacaktır” hükmünün
pazarda faaliyet gösteren işletmecilerce dile getirilen kaygıları bertaraf eder nitelikte
olduğu sonucuna varılmıştır.
I. SONUÇ
Düzenlenen rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına göre;
Söz konusu işlemin 1997/1 sayılı Tebliğ kapsamında izne tabi olduğuna, ancak 4054
sayılı Kanun’un 7. maddesi anlamında hakim durum yaratan veya mevcut hakim 490
durumu güçlendiren ve bunun sonucunda ilgili pazarda rekabetin önemli ölçüde
azaltılması sonucunu doğuran bir işlem olmadığına, bu nedenle bildirim konusu
devralmaya izin verilmesine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy