(AİHS m. 6)
(Başvuru No. 52782/99)
Strazburg
11 Nisan 2006
OLAYLAR
I. DAVA OLAYLARI
Başvuranlar, sırasıyla 1959, 1965, 1972, 1959 ve 1972 doğumludur ve Aydında ikamet etmektedir. Başvuranlar, olayların meydana geldiği tarihte Emeğin Partisinin Nazilli ilçe yöneticileri idi. 31 Temmuz 1997 tarihinde, İzmir Sulh Ceza Mahkemesi, bir broşüre el konulması talimatını vermiştir. 1 Eylül 1997 tarihinde, bu broşür, Emeğin Partisinin Nazilli İlçe Merkezi tarafından dağıtılmıştır. 1 Ekim 1997 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı, başvuranları, ırk ve bölge ayrımı yapmak suretiyle kin ve düşmanlığa teşvikle suçlayan bir iddianame hazırlamış ve Türk Ceza Kanununun 312 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca yargılanarak mahkûm edilmelerini talep etmiştir. 17 Mart 1998 tarihinde, İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi, başvuranları mahkûm etmiştir. Bülent Çamoğlu, bir yıl dokuz ay on altı gün hapis ve 1.576.566 TL para cezasına mahkûm edilmiştir. Diğer başvuranlar, bir yıl sekiz ay hapis ve 1.433.333 TL para cezasına çarptırılmışlardır. Gülşen Çamoğlu ve Ali Kazanın cezaları, sabıka kayıtları olmadığından ertelenmiştir. 6 Nisan 1999 tarihinde, Yargıtay, birinci derece mahkemesinin kararını onamıştır.
HUKUK
I.AİHSNİN 6. MADDESİNİN İHLAL EDİLDİĞİ İDDİASI
Başvuranlar, kendilerini yargılayarak mahkûm eden İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi heyetinde askeri yargıç bulunduğundan bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanmadıklarını ileri sürerek şikâyetçi olmuştur. Ayrıca, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının yazılı görüşünün kendilerine tebliğ edilmediğini, dolayısıyla bunun, kendilerinin karşı argümanlar ortaya koymalarına imkan vermediğini öne sürmüşlerdir. AİHSnin 6. maddesine atıfta bulunmuşlardır, bu maddenin ilgili bölümlerine göre:
Herkes,
cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının
, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahiptir.
A.Kabuledilebilirlik
Hükümet, AİHSnin 35. maddesi çerçevesinde, başvuranların İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikâyetlerinin iç hukuk yollarının tüketilmemesinden ve altı ay kuralına uyulmamasından dolayı reddedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu bağlamda, başvuranların bu şikâyetlerini yerel mahkemelere götürmediklerini ifade etmiştir. Ayrıca, başvuranların başvurularını AİHMye Devlet Güvenlik Mahkemesinin kararını verdiği tarihten itibaren altı ay içinde yapmış olmaları gerektiğini belirtmiştir.
AİHM, Hükümetin benzer ön itirazlarını halihazırda inceleyerek reddettiğini tekrarlar (bkz. Vural - Türkiye, no. 56007/00, § 22, 21 Aralık 2004, Çolak - Türkiye (no. 1), no. 52898(99, §§ 24-27, 15 Temmuz 2004, ve Özdemir - Türkiye, no. 59659/00, § 26, 6 Şubat 2003). AİHM bu davada, yukarıda anılan davalardaki tespitlerinden sapmayı gerektirecek hiçbir özel durum görmemektedir. Yukarıda anlatılanlar bağlamında, AİHM, Hükümetin bu başlık altındaki ön itirazını reddeder.
Yerleşik içtihadı ışığında (diğerlerinin yanı sıra, bkz. Çıraklar - Türkiye, 28 Ekim 1998 tarihli karar, Reports of Judgments and Decisions 1998-VII) ve kendisine sunulan belgeleri dikkate alarak, AİHM, başvuranların şikâyetlerinin, belirlenmesi, esasların incelenmesine bağlı olan, AİHS kapsamında karmaşık hukuki ve olgusal hususlar ortaya koyduğu kanısındadır. Dolayısıyla, AİHM, AİHSnin 35. maddesi kapsamında başvurunun bu kısmının temelsiz olmadığı sonucuna varmıştır. Kabuledilmez olduğunun ilanı için başka hiçbir sebep belirlenmemiştir.
B.Esaslar
I.Devlet Güvenlik Mahkemesinin Bağımsızlığı ve Tarafsızlığı
AİHM, bu davadakine benzer konular ortaya koyan pek çok dava incelemiş ve AİHSnin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğini tespit etmiştir (bkz. Özel, §§ 33-34 ve Özdemir, §§ 35-36).
Bu davayla ilgili olarak, AİHM, Hükümetin farklı bir sonuca varılmasına sebep olacak herhangi bir kanıt ya da argüman sunmadığı kanısındadır. Milli güvenlikle ilgili suçlara ilişkin olarak Devlet Güvenlik Mahkemesinde yargılanan başvuranların, bünyesinde askeri hakim bulunan bir heyet tarafından yargılanmaya ilişkin olarak endişeli olmuş olmalarının anlaşılabilir olduğu kanısındadır. Bu bağlamda, Devlet Güvenlik Mahkemesinin, davanın niteliğiyle ilgili olmayan mülahazalardan gereksiz bir biçimde etkilenmiş olabileceğinden endişe etmiş olabilirlerdi. Sonuç olarak, başvuranların mahkemenin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile ilgili şüpheleri objektif olarak haklı görülebilir (bkz. İncal - Türkiye, 9 Haziran 1998 kararı, Reports 1998-IV, s. 1568, § 72, in fine).
Sonuç olarak, AİHM, başvuranları yargılayıp mahkûm eden Devlet Güvenlik Mahkemesinin, AİHSnin 6 § 1. maddesi bağlamında bağımsız ve tarafsız bir mahkeme olmadığı kanısındadır. Buna göre, sözkonusu madde ihlal edilmiştir.
2.Yargılamanın adilliği
Başvuranların bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından yargılanma hakkının ihlal edilmesine ilişkin tespitini dikkate alarak, AİHM, yerel mahkemelerdeki yargılamanın adilliğine ilişkin AİHSnin 6. maddesi kapsamında yapılan diğer şikâyetleri incelemenin gerekli olmadığı kanındadır (bkz. diğerlerinin yanı sıra, yukarıda anılan İncal, § 74 ve Ükünç ve Güneş - Türkiye, no. 42775/98, § 26, 18 Aralık 2003).
II. AİHSNİN 41. MADDESİNİN UYGULANMASI
AİHSnin 41. maddesine göre:
Mahkeme işbu Sözleşme ve protokollerinin ihlal edildiğine karar verirse ve ilgili Yüksek Sözleşmeci Tarafın iç hukuku bu ihlali ancak kısmen telafi edebiliyorsa, Mahkeme, gerektiği takdirde, hakkaniyete uygun bir surette, zarar gören tarafın tatminine hükmeder.
A.Tazminat
Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kaya toplam 46.000 Euro maddi tazminat talep etmiştir. Başvuranlar, toplam 25.000 Euro manevi tazminat talep etmişlerdir.
Hükümet, başvuranların taleplerine ilişkin görüş bildirmemiştir.
Mustafa Erçıkdı, Bülent Çamoğlu ve Mehmet Kayanın maruz kaldığı iddia edilen maddi zarara ilişkin olarak, AİHM, başvuranların iddialarını destekleyici herhangi bir belge veya makbuz ortaya koymadıklarını not eder. Dolayısıyla, AİHM, bu talebi reddeder.
AİHM, 6. maddenin ihlal edildiği tespitinin, bu bağlamda başvuranların maruz kaldığı manevi zarar için tek başına yeterli tazmin teşkil ettiği kanısındadır (bkz. yukarıda anılan İncal, s. 1575, § 82 ve yukarıda anılan Çıraklar, § 45).
B. Mahkeme masrafları
Başvuranlar, AİHMdeki masraflar için 3.000 Euro talep etmiştir. Taleplerini desteklemek için herhangi bir makbuz veya belge sunmamışlardır.
Hükümet herhangi bir görüş bildirmemiştir.
AİHM içtihadına göre, bir başvuran, gerçekten ve gerektiği için yapıldığı ve miktar açısından makul olduğu ortaya konduğu sürece masrafların ödenmesine hak kazanır. Bu davada, elindeki bilgi ve yukarıdaki ölçütleri dikkate alarak, AİHM, AİHMdeki yargılama masrafları için 1.000 Euro ödenmesine karar vermiştir.
C.Gecikme faizi
AİHM, gecikme faizi olarak Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın uygun olduğuna karar vermiştir.
YUKARIDAKİ GEREKÇELERE DAYANARAK AİHM OYBİRLİĞİYLE
1. Başvurunun kabuledilebilir olduğuna,
2. İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesinin bağımsızlığı ve tarafsızlığına ilişkin şikayetle ilgili olarak AİHSnin 6 § 1. maddesinin ihlal edildiğine,
3. Başvuranın, AİHSnin 6. maddesi kapsamındaki diğer şikayetini incelemenin gerekli olmadığına,
4. Bir ihlal tespitinin, başvuranların maruz kaldığı her türlü manevi zarar için tek başına adil tazmin teşkil ettiğine,
5.(a)Sorumlu Devletin başvuranlara AİHSnin 44 § 2. maddesi uyarınca kararın kesinleştiği tarihten itibaren üç ay içinde, ödeme tarihinde geçerli olan kur üzerinden yeni Türk Lirasına çevrilerek mahkeme masrafları için 1.000 (bin Euro) ve uygulanabilecek her türlü vergiyi ödemesine,
(b) yukarıda anılan üç aylık sürenin aşılmasından ödeme gününe kadar geçen süre için Avrupa Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranına üç puan eklemek suretiyle elde edilecek oranın gecikme faizi olarak uygulanmasına;
4. Başvuranın adil tazmin talebinin kalan kısmının reddine
KARAR VERMİŞTİR.
İngilizce hazırlanmış, Mahkeme İç Tüzüğünün 77 §§ 2. ve 3. maddeleri uyarınca 11 Nisan 2006 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy